AnasayfaKayıt OlGiriş yap

Paylaş | 
 

 Castiel'in Yargılaması

Önceki başlık Sonraki başlık Aşağa gitmek 
Sayfaya git : 1, 2  Sonraki
YazarMesaj
Matthew Dean Wood
Karanlık Sanatlara Karşı Savunma Profesörü
Karanlık Sanatlara Karşı Savunma Profesörü
avatar

Mesaj Sayısı : 905
Yaş : 25
Rp Düzeyi : Çığır açan, akla zarar!
Tarafı : Kutsal Güç - Tanrı'nın Aydınlığı
Kan Durumu : Safkan
Asa : Cennet'in Kılıcı
Rp Yaşı : 26
Patronus : Mantikor
Rp Sevgilisi : Kutsal bedenime düşen ilk yağmur damlası;
Eléa...

Özel Yetenek : Çatalağız
Kayıt Tarihi : 17/10/09
Ruh Hali :

MesajKonu: Castiel'in Yargılaması   Çarş. 02 Ara. 2009, 18:30

Castiel... Tanrı'ya inancı tam olan meleklerden birinin ismiydi bu, Şeytan'a ve onun kötülüklerine karşı her zaman savaşmaya and içmiş birinin ismiydi. Karanlıktan korkmayan, gerekirse onu yok etmek için canını feda edebilecek biriydi Tanrı'nın Meleği. Babası öldüğünde and içmişti, onun katilini ve kötülüğün kaynağını yok edecekti. En iyi dostlarından birini karanlık tarafa geçtiği için gözünü kırpmadan harcaması, kendi kendine bu konuda ne kadar kararlı olduğunu kanıtlamıştı. Bu kadar kolay olmasını beklemiyordu, fakat belliydi, karanlığa karşı duygusal değildi...

Lakin sevdiği kadın Karanlık Lord'un sağ koluydu, gözdelerinden biriydi, bir şifacıydı. Renée ruhunu karanlığa adamış, bunun için sevgilerini feda etmiş bir insandı. Feda ettiklerinden biri de Castiel'dı, bunu son karşılaşmalarında açıkça olmasa da söylemişti. Lord'u onun herşeyiydi. Bu durumu son günlerde aklına getirmemeye çalışmıştı, sürekli bu konuyu düşünmeyi erteliyor, üstünde durmamaya çalışıyor, kendini işine vermeyi deniyordu. Lakin artık yorulmuştu. Yapılması gereken bir işi ertelemekten nefret ederdi. Kaçtığı aklıyla yüzleşmek zorundaydı, bunu yapabileceği uygun bir ortama ihtiyacı vardı sadece...

Ve işte buradaydı, Roma'da... Hoş ve yüksek bir tepede, ayın olmadığı bir gökyüzünün zifiri karanlığına bakarken yeni bitmiş çimlerin üzerindeydi. Hava soğuktu, üzerinden eksik etmediği krem rengi yağmurluğu onu soğuktan korumaya yetmiyordu. Ama bu sorun değildi, soğuğu severdi. Kulağına çalınan akşam çanından da anlaşıldığı kadarıyla, gökyüzüne bakmaktan vazgeçip hafifçe kafasını kaldırsa, tepenin yamacındaki devasa katedrali görebilirdi. Bu manzarayı izlemek amacıyla gelmişti buraya, geldiğinde güneş batıyordu. Kaç saattir uzanıyordu? Neden hala düşünceleriyle yüzleşmemişti? Aaron neredeydi? Emmanuelle neyin peşindeydi? Castiel'i büyüledikten sonra nereye gitmişti? Neden ona Preston Kilisesi'ni yaktırmak istemişti? Bir sonraki planı neydi? Melekler tekrar karşılaşacak mıydı?

Karanlık Sanatlara Karşı Savunma profesörü olduğunu Aaron'a henüz söyleyememişti, Eiffel'den sonra görüşmemişlerdi. Ama büyük ihtimalle çoktan öğrenmişti, kulağı delikti arkadaşının. Onsuz geçen dört yılın ardından geri dönmüş olması Castiel'in omuzlarındaki yükün büyük ölçüde azalmasına işaretti. O dönmese okuldaki işini kabul etmezdi zaten, dışarısını emniyette tutmak için ondan başka kimseye güvenemezdi. Dışarıdayken aklı hep Hogwarts'taydı. Orada yetiştirilen büyücülerin ne yönde eğitildiğini bilmiyordu, okulda bir ölümyiyen olduğunu da bildiğinden vaftiz kızı da dahil oradaki herkes için endişeleniyordu. Fakat şu an herşey yolunda gibiydi, dışarıda Aaron kol geziyordu, içeride ise Matt vardı...

Uzandığı yerden doğrularak oturdu, katedrali izlemeye kaldığı yerden devam etti Tanrı'nın Meleği. Bu gece düşünmeliydi, gerekirse burada sabahlayacak ama hangi yöne gideceğine bu gece karar verecekti...


Out= İsteyen herkes gelebilir. Yetişkin olması tercihimdir.

_________________


Sizler özel değilsiniz, eşi benzeri olmayan kar tanesi değilsiniz. Sizler paranız kadar değilsiniz, sizler işiniz, kredi kartınızın limiti değilsiniz.

Sizler şarkı söyleyen, dans eden pisliklersiniz.


En son Matthew Dean Wood tarafından Ptsi 07 Ara. 2009, 13:04 tarihinde değiştirildi, toplamda 1 kere değiştirildi
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Eléa Phémbarl
Esrar Dairesi Başkanı
Esrar Dairesi Başkanı
avatar

Mesaj Sayısı : 404
Yaş : 29
Rp Düzeyi : Oldukça depdebeli!
Tarafı : LigHt siDe
Kan Durumu : Pure
Asa : Antéchrista
Rp Yaşı : 24
Patronus : Kraliçe Arı
Rp Sevgilisi : Castiel
Özel Yetenek : Veela
Kayıt Tarihi : 27/11/09
Ruh Hali :

MesajKonu: Geri: Castiel'in Yargılaması   Çarş. 02 Ara. 2009, 19:15

Kurum kokusu genzini yakıyordu. Yürüdüğü sokaklar boyunca serilmiş gölgelerin arasında şekilsiz silüetini izliyordu. Bakışları yerde ilerlemeye devam ederken yavaşladı. Topuklarından çıkan tok seslerden rahatsız olduğunu gizlemedi. Yüzündeki ifadenin akabinde bir kez daha kullanılmamak üzere atmaya karar verdiği çizmelerine katlanmaya karar verdi. Çıkmadan önce şöminenin karşısında bacak bacak üstüne atmış ve nesneleri hareket eder gibi gösteren sıcak hava dalgasının etkisiyle mayışmış olan cadı, hafif hafif göğsünün daraldığını hissediyordu. Kafasında işe dair düşünceler kol gezerken, dimağı kara renkli bir çamurla sıvanmıştı. Ne kurumasına ve acıtmasına engel olabiliyordu, ne de temizlemek için elini götürmeye cesareti vardı. Çabalamadan katlanıyor olması her ne kadar habitatına ters olsa da, uğraşacak hali ve vakti yoktu. Koyuveriyordu o geceliğine. Her şeyi… Roma sokaklarında başladığı geziyi nerede bitireceğini düşünmeden ilerliyordu.

Yolun kenarında beliriveren sapa yolu fark ettiğinde düşünmedi fazla. Adımlarını gece uzak durulması genç bir bayan için sağlıklı bir fikir olan sapa yola yönlendirdi. Topuklarındaki ses iyiden iyice çılgına çevirdiğinde çevik bir hareketle asasına uzandı. Pelerin gibi görünen bol ceketin içine soktuğu soğuk eli bir an için tenine değdi. İçi ürperirken alıverdiği kesik nefesle siniri yükseldi. Sertçe çektiği asa kıyafetini havalandırıp soğuk havayı içeri aldığında, iki topuğundan birini yok etmişti bile. Zararsız bir küçültme büyüsüyle tepinme seslerinden kurtulduğuna sevindi. Büyü, her şeyi kolaylaştırabiliyordu.

Yolun sapalığından kaynaklanan bakımsızlığına aldırmadı. İşine geliyordu toprağa basmak. Ara ara bir önceki günden kalma çiyin yumuşaklığına gömülmek. Çimlerin yeni bitmeye yüz tuttuğu ayrılmış yolda, ayrı bir doğa olduğuna inandı. Farklı bir tarafa bakan tepe yükseldikçe nefesi hızlandı. Engebelere rağmen kibarlığını bozmayan genç kadın, katedralin sesiyle irkildi. ‘’ Tanrı gürültüyü seviyor. ‘’ Şehrin sonbahar manzarasını çıktığı tepedeki oksijenin etkisiyle derin derin soluyan cadı, ufak bir iç çekişle başını hızla çevirdi. Sesin geldiği yönde oturan karaltının şeklinden bir erkek olduğunu anladı. Katedral, sonbahar, gece ve bir erkek dörtlüsünden anlamlı bir bütün oluşturamadığından, elindeki yapbozun parçalarını bir kenara bırakıp, yavaş yavaş adama doğru yürümeye başladı. ‘’ Umarım bir paranoyak değildir. ‘’ Düşüncesinin sebebi, koruma amaçlı bir büyüden kendisini sakınmaktı. Yoksa kim kime gecenin bir vaktinde, sapa bir yolun sonundaki tepede, zarar vermek ister gibi yaklaşırdı ki? Kendi kendine gülümsedi. Burnundan verdiği nefesi geceye hafifçe dağılırken boğazını temizledi ve dudaklarını ıslattı. Annesinin tavsiyelerinden uzak kalmış karakteri, söylenenin aksine, yabancılarla konuşmayı seviyordu. Sırtı dönük adama seslendi:

‘’ Kötü ruhlarla birlikte manzara keyfi için hoş bir yer seçmişsiniz.’’


_________________

Mmm, a little bit of heaven, but a little bit of hell
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Matthew Dean Wood
Karanlık Sanatlara Karşı Savunma Profesörü
Karanlık Sanatlara Karşı Savunma Profesörü
avatar

Mesaj Sayısı : 905
Yaş : 25
Rp Düzeyi : Çığır açan, akla zarar!
Tarafı : Kutsal Güç - Tanrı'nın Aydınlığı
Kan Durumu : Safkan
Asa : Cennet'in Kılıcı
Rp Yaşı : 26
Patronus : Mantikor
Rp Sevgilisi : Kutsal bedenime düşen ilk yağmur damlası;
Eléa...

Özel Yetenek : Çatalağız
Kayıt Tarihi : 17/10/09
Ruh Hali :

MesajKonu: Geri: Castiel'in Yargılaması   Çarş. 02 Ara. 2009, 19:30

Sorularına soru ekleniyor, aradığı cevapları bulamamanın verdiği rahatsız edici durumdan kurtulmak istiyordu. Doğrulup katedrali izlemeye başladığında aklındaki düşünceler daha önce olduğu gibi kafasının arkasındaki bir yere depolanmamıştı, uçup gitmişti. Mükemmel bir manzaraydı, gece ve soğuk tüm gücüyle bastırırken Castiel'in nefes alışı ağzından çıkan buharlar yüzünden belirginleşmişti. Bu anlamlandırılması zor ani soğuğu bir ruh emici alameti olarak düşünebilirdi, fakat iç rahatlatıcı ve bir yandan dondurucu rüzgarın orta şiddette esmesi ve buranın ani soğukluğunu daha önce tecrübe etmesi yüzünden bu ihtimali es geçti. Uzun süredir böyle bir huzura kavuşmamıştı, en yakın dostu da burada, yanıbaşında olsa, burada sonsuza dek oturup bu manzarayı izlemek isterdi. Fakat çok uzun süredir olduğu gibi yalnızdı. Bu yalnızlığın çekilebilir tek yanı gürültü yapan birilerinin olmamış olmasıydı...

"Kötü ruhlarla birlikte manzara keyfi için hoş bir yer seçmişsiniz."

Arkasından, çok da uzaktan gelmeyen ince kadın sesiyle içinde bulduğu huzur uçup gitmişti. Tüm sırt kasları hafifçe kasılmıştı, daha da mı soğuk olmuştu ne? Arkasındaki davetsiz misafire kafasını çevirip bakmadı, her zaman yaptığı gibi bakışlarını sabit bir noktaya kilitleyerek kıpırdamamayı seçti. Onu tanıyanlar öğrencilik yıllarından beri böyle bir huyunun olduğunu, bunun değişmediğini ve değişmeyeceğini gayet iyi bilirlerdi. Gerçi onu doğru düzgün tanıyan üç kişi vardı, birini de Castiel kendi elleriyle harcamıştı zaten. Uzun lafın kısası gizem küpü Castiel, sevdikleri dışındaki insanların gözlerine kolay kolay bakmazdı...


"Her tarafın katedrallerle donatıldığı Roma'ya bakan sessiz bir tepede kötü ruhların dolaştığını sanmıyorum."

Gizemli,derin,huzur verici ses tonu yine kendini göstermişti. Esrarengiz bakışları gecenin karanlığında parlayan katedralin haçındaydı..

_________________


Sizler özel değilsiniz, eşi benzeri olmayan kar tanesi değilsiniz. Sizler paranız kadar değilsiniz, sizler işiniz, kredi kartınızın limiti değilsiniz.

Sizler şarkı söyleyen, dans eden pisliklersiniz.


En son Matthew Dean Wood tarafından Çarş. 02 Ara. 2009, 20:08 tarihinde değiştirildi, toplamda 1 kere değiştirildi
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Eléa Phémbarl
Esrar Dairesi Başkanı
Esrar Dairesi Başkanı
avatar

Mesaj Sayısı : 404
Yaş : 29
Rp Düzeyi : Oldukça depdebeli!
Tarafı : LigHt siDe
Kan Durumu : Pure
Asa : Antéchrista
Rp Yaşı : 24
Patronus : Kraliçe Arı
Rp Sevgilisi : Castiel
Özel Yetenek : Veela
Kayıt Tarihi : 27/11/09
Ruh Hali :

MesajKonu: Geri: Castiel'in Yargılaması   Çarş. 02 Ara. 2009, 20:03

Kötülük, kibarlıkla taçlandırıldığında, şeytani bir tören, en keyif verici haline bürünür.*

Genç kadın soğuk havanın etkisiyle kuruyan dudaklarını büzüştürdü. ArDından yeniden eski halini alan yüz hatlarının gerildiğini hissetti. Rüzgar ağır ağır eserken, girizgahı derin yaptığını düşünüyordu. Zira adamın kısa süre düşünmesi, hayra alamet değildi. Cevabını beklerken hafifçe dikleşen sırtını izliyordu. Ayaz, katı ayrıntılara çarpa çarpa ilerlerken hafifçe ıslık çalıyor ve katedralin hemen dibindeki tepeyi üç boyutlu bir sanata dönüştürüyordu.

Kibar davranılmaya pekte alışkın olmayan cadı, yadırgamadı. Sırtı dönük adamın tok sesini işittiğinde, algılarında yanıldığını fark etti. Beklediği gibi bir cevap alamayışından kısa bir açıklmaya girişti. Endişesi kanıtlamak değil, hislerini söylemekti.

‘’ Yanılıyorsunuz. Kötü ruhlar her zaman dışarıdadır. Bahsettiğiniz katedral bekçileri içerideler. Sınırlarından çok da uzaklaşıyor olduklarını da sanmıyorum. Hem bilirsiniz, düşmanı yakından tanımak, en iyi yöntemdir. ‘’

Yeterince açıklayıcı. Melekler ve şeytanlar, her zaman yan yanaydılar. Biri savaşmak için, diğeri etkileme şansına sadık kalmak için bunu yapıyordu. Ancak kendisinden o yaşında oldukça uzak olan bir dünyanın gerçekleriyle meşgul olmak istemedi Eléa. İşi sebebiyle yeterince sisliydi görüşü ve günleri. Hala beyninde bir yerlerde birilerine soracağı soruları düşünüyor ve cevap ihtimallerini değerlendiriyordu. Şah ve mat sesleri arasında olasılıkları kurcaladıkça da, baş ağrısı artıyordu. Olduğu yerde kalmaya devam etti bir süre. Nemli toprağın üstünde bir iki adım attı kısa süre sonra. Paltosunun etekleri havalandıkça ürperiyordu. Başını şehir manzarasına çevirdi. Etrafında hissettiği kutsallıkla ürperdi. Katedraller ve türevleri, iyiliği sembolize eden yapılardı. Damarlarında temiz izler bırakarak dolaşan kanı donduran manzaralar yaşamış olan cadı, kendini sorguladı. Öyle bir yerde bulunmanın kişiliğine iyi geleceğini düşündü bir an için. Korkularından, etrafında kendisine destek olacak insanlarla birlikte sıyrılmak fikri kulağa mucizevi geliyordu. Ancak; ardından ondan beklendiği gibi kötü oluşunu tek bir sebebe bağladı. Orada bulunuşunun anlamsızlığını da…Siyah içine ne kadar beyaz katılırsa katılsın asla beyaza dönmüyordu. Ancak, gri oluyordu.


*E.P.

_________________

Mmm, a little bit of heaven, but a little bit of hell
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Matthew Dean Wood
Karanlık Sanatlara Karşı Savunma Profesörü
Karanlık Sanatlara Karşı Savunma Profesörü
avatar

Mesaj Sayısı : 905
Yaş : 25
Rp Düzeyi : Çığır açan, akla zarar!
Tarafı : Kutsal Güç - Tanrı'nın Aydınlığı
Kan Durumu : Safkan
Asa : Cennet'in Kılıcı
Rp Yaşı : 26
Patronus : Mantikor
Rp Sevgilisi : Kutsal bedenime düşen ilk yağmur damlası;
Eléa...

Özel Yetenek : Çatalağız
Kayıt Tarihi : 17/10/09
Ruh Hali :

MesajKonu: Geri: Castiel'in Yargılaması   Çarş. 02 Ara. 2009, 20:24

Ah,elbette... Tanrı'nın Meleği Castiel, kötü ruhların kendisinden dolayı bu tepede olmadığını söylemeyi unutmuştu. Unutmasa bile söyleyecek değildi zaten, bu güzel akşamda herhangi bir varlığa herhangi bir şeyi anlatmak istemiyordu. Kadının sözlerini dinledikten sonra, Notre Damme Kilisesi'ndeki büyüsünü tekrarlayarak gözlerini kapadı. Bu sefer başından aşağı düşen bir ışık kümesi yoktu, görsellik gerekli olduğu zaman geliyordu demek ki. Büyünün etkisiyle yavaş yavaş yerden yükseldi ve oturma pozisyonundaki ayaklarını açtı. Ayakta durabileceği yüksekliğe ulaştığında yükselmeyi kesti ve ayak tabanları yeryüzüne indi. Tanrı'nın ona bahşettiği güçleri kullanmak ona inanılmaz derecede huzur vermese ayağa kalkmak için kaslarını kullanırdı elbette...

Bu etkileyici seramoniden sonra ağır ağır arkasını dönerek kadını tepeden tırnağa süzdü. Neredeyse alıcı gözüyle bakıyordu, fakat amacı bu değildi. Hareketlerinin ağırlığı ise ortama garip bir gerginlik havası katmıştı besbelli. Kadın bir ölümyiyen gibi giyinmemişti, bu olumlu bir gelişmeydi. Asasına yönelmemişti bile, bu doğaldı. Şeytan'ın Meleği'yle girdiği düellodan sonra zaten tepelerde olan kendine ve düellosuna olan güveni kat kat artmıştı, bu da onu destansı kılıyordu...


"Bana ismini bahşet..."

Gizemli ses tonuyla derin bakışlarının esrarengiz kombinasyonu sonucu tehdit edici görünmüyordu. Ölümyiyen olsa bile içindeki huzuru bir düelloyla bozmak istemiyordu, en azından zorunda kalmadıkça karşısındaki güzel kadını öldürmeye hevesli değildi...

_________________


Sizler özel değilsiniz, eşi benzeri olmayan kar tanesi değilsiniz. Sizler paranız kadar değilsiniz, sizler işiniz, kredi kartınızın limiti değilsiniz.

Sizler şarkı söyleyen, dans eden pisliklersiniz.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Eléa Phémbarl
Esrar Dairesi Başkanı
Esrar Dairesi Başkanı
avatar

Mesaj Sayısı : 404
Yaş : 29
Rp Düzeyi : Oldukça depdebeli!
Tarafı : LigHt siDe
Kan Durumu : Pure
Asa : Antéchrista
Rp Yaşı : 24
Patronus : Kraliçe Arı
Rp Sevgilisi : Castiel
Özel Yetenek : Veela
Kayıt Tarihi : 27/11/09
Ruh Hali :

MesajKonu: Geri: Castiel'in Yargılaması   Çarş. 02 Ara. 2009, 21:11

Gösterişten uzak yaşadığı hayat, mütevaziliğin izlerini sindirmişti tavrına. Her hareketi zarafet dolu ve bir o kadar plancıydı. Elinden gelse kendine tapacak olan egosunun sindirilmişliği ustaca belli ediyordu kendini. Eléa, ebruli bir duman gibiydi. Hızla ilerliyordu zaman zaman ve istediği ciğerlere doluyor, öksürük gibi uçlardaki hislerle vücut buluyordu karşısındakinde. Ancak; bu seferki etkisini göremeyişini bağlayacağı tek neden, havadaki karanlıktı. Adamın kendisine dönük sırtı yavaş yavaş yerden yükselmeye başladığında gözlerini açtı. Bir çeşit kadim büyüden haberi olmuş büyücünün şovunu bölmedi. Ayakları toprağa değene dek bekledi. Zaman yavaşlamış gibi hafif hafif nefes alıyordu. Büyünün etki alanı dışına çıkması gerektiğini düşünerek bir iki adım geriledi. Korkmuyordu. Böyle yerlere gelmek bir kötü için iyi bir fikir değildi. Bu sebepten fazla düşünmedi. Yalnızca biraz geride kaldı.

Nefes almaya yeniden başlar gibi olan büyücünün ağzından çıkan sözler karşısında kaşlarını çattı. İsmini bahşetmesiyle ilgili kendisine verilen emre itaat etmeyecekti. Eléa, sınırlarını kendisi koyan ve kendi isteğiyle kaldıran bir cadıydı. Ne sebeple olursa olsun eğlenceden geri kalmayacak ruh hali karışmıştı. Bir yandan aynı renkleri aynı tarafta toplamaya çalışacağı oyuncak bir küpe bakıyordu, diğer yandansa egolarını tatmin etmeyeceği bir adam. Yine de kibarlığı elden bırakmamaya karar verdi. Yalnızca adap dersi vermekle zaman harcamayacağını umduğu adamın ona bakışına dikkat etti. Saçlarından omuzlarına, paltosunun üstünden bileklerine kadar inen inceleyen bakışlara bedeni tepki verdi. Hafifçe dikleştirdi iskeletini, ardından başını hafifçe sağa yatırdı. Cevap verirken sıkıntılıydı.

‘’ Adım Eléa Phémbarl. ‘’

Sinirlenmemek için kendini tutan cadı ne kadar belli etmese de derin bir nefes aldı. İnip kalkan göğsünde vücut bulan hırsını gözlerini bir kez açıp kapayarak kovdu. Başını kaldırıp adamın ona bakmayan gözlerine dikti gözlerini. Yüzündeki keskin erkeksi hatlarda gezen bakışlarından sonra başladığı yerde durdu. Sesi sakladığı sinirinden ötürü buğuluydu.

‘’ Peki yaz siz, siz bana isminizi lütfeder misiniz bayım? ‘’

Kinayesini anlamasını umuyordu.

_________________

Mmm, a little bit of heaven, but a little bit of hell
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Matthew Dean Wood
Karanlık Sanatlara Karşı Savunma Profesörü
Karanlık Sanatlara Karşı Savunma Profesörü
avatar

Mesaj Sayısı : 905
Yaş : 25
Rp Düzeyi : Çığır açan, akla zarar!
Tarafı : Kutsal Güç - Tanrı'nın Aydınlığı
Kan Durumu : Safkan
Asa : Cennet'in Kılıcı
Rp Yaşı : 26
Patronus : Mantikor
Rp Sevgilisi : Kutsal bedenime düşen ilk yağmur damlası;
Eléa...

Özel Yetenek : Çatalağız
Kayıt Tarihi : 17/10/09
Ruh Hali :

MesajKonu: Geri: Castiel'in Yargılaması   Çarş. 02 Ara. 2009, 21:29

"Castiel..."

Kadına cevap verirken onunla gözgöze geldi, sakin durmasına,rahat hareket etmesine rağmen gözlerinden yükselen gücu, hırsı, cesareti, gizemi görmesini istiyordu. Belki de rahatsız olup gitmesini istiyordu, bilmiyordu. Tek bildiği beş dakika öncesine kadar sahip olduğu sükunet ve huzurun, kim olduğu belli olmayan biri tarafından bozulmasıydı. Onun neden burada olduğunu umursamıyordu. Matt'i bulmaya mı gelmişti yoksa sadece yürüyüşe mi çıkmıştı bilmiyordu. İki durumda da Tanrı'nın Meleği sağlıklı düşünebileceği sükünetli ortamı kaybetmişti. Her zamanki gibi dik duruyordu, karşısındaki kadının da vücudunu dikleştirdiğini fark etmişti. Konuşmaları gayet uysal olsa da birbirlerine meydan okur gibi bir halleri vardı. En azından kadın gergindi, bu gerginliğe korku mu, sinir mi, nefret mi, soğuk mu sebep oluyordu belli değildi...

"Neden buradasın?"

Aynı ses tonunda, rica edermişcesine seslendi tekrar Castiel, fakat emir kipini kullanmıştı yine. Karşısındaki bir yabancıydı, ve ufak ufak otoritesini ortaya koymak istiyordu. Cennet'in Kılıcı hala cebindeydi, son ana kadar da ortaya çıkacağı yoktu. Sonra sebepsiz bir merak belirdi adamın aklında, acaba Hogwarts mezunu muydu, eğer öyleyse hangi binadan mezun olmuştu?

_________________


Sizler özel değilsiniz, eşi benzeri olmayan kar tanesi değilsiniz. Sizler paranız kadar değilsiniz, sizler işiniz, kredi kartınızın limiti değilsiniz.

Sizler şarkı söyleyen, dans eden pisliklersiniz.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Eléa Phémbarl
Esrar Dairesi Başkanı
Esrar Dairesi Başkanı
avatar

Mesaj Sayısı : 404
Yaş : 29
Rp Düzeyi : Oldukça depdebeli!
Tarafı : LigHt siDe
Kan Durumu : Pure
Asa : Antéchrista
Rp Yaşı : 24
Patronus : Kraliçe Arı
Rp Sevgilisi : Castiel
Özel Yetenek : Veela
Kayıt Tarihi : 27/11/09
Ruh Hali :

MesajKonu: Geri: Castiel'in Yargılaması   Çarş. 02 Ara. 2009, 22:33

Kaşları kalktı adamın ismini duyduğunda. Kulislerde işittiğini düşündüğü bir isimdi bu, kötücül güçlerin sahnelerinin kulislerinde. Çok sık girip çıkmasa da, ara sıra ziyaret ettiği kulisler. İster istemez diken gibi sivrilen önyargılarını bastırmaya çalıştı. Ellerine batan sivri parçalara aldırmadan itti onları. Ancak ne kadar zaman geçerse geçsin kapanmayan yaralarına yenilerini eklemek anlamsızdı. İzin verdi kötülüğün aklını izin vermesine ve içinden gelen yakıcı hisse kulak verdi. ‘’Uzak dur.’’ Algılarının ona söylediği kadarıyla karşısındaki büyücü güçlüydü. Asasına hala gitmemiş olan ellerine baktığında bedenen de güçlü olabileceğini düşündü. Ancak ne savaşmaları ne de dostça durmaları için sebep olmayan iki insan, neden bu kadar uzun süredir bir aradaydılar. Burası onların ortak noktası değildi. Eléa, katedralleri sadece içinde saklanmak kolay olduğu için severdi. Ya da bir şeyleri saklamak. Bu sebepten geriye attığı iki adımı yineledi. Biraz daha uzaklaştı adamdan. Ancak bunu fark ettirmeden yaptı. Aynı anda konuşarak.

‘’ Sizinkiyle aynı nedenden. Biraz sükunet.’’

Amacına tersti söyledikleri. Sükuneti bulmak için geldiği yerde bir başkasının özgürlüğüne müdahale ediyordu. Kendisine kızsa da, bir şeyin büyüsüne takılmıştı. Bilinmezliğin. Adamda onu her an daha da iten bir kabalık vardı. Sesindeki rica eder ton, kelimelerindeki kaba üslubu bastırmıyordu. Ancak cevap vermekten de geri kalmıyordu. Meraklarını kişisel sorunlara dönüştürmeden sordu.

‘’ Peki siz neden buradasınız Castiel? Neden katedralin yanında? ‘’

Stratejik sorular sormayı seviyordu. İşine sadık bir cadıydı o. Esrar Dairesi’nde çalıştığı süre boyunca öğrendiklerini kullanmıştı. Yine yapıyordu. Ancak ne karşısındaki büyücü kolay bir lokmaydı, ne de Eléa pes edecek kadar sıkılmıştı. Elinden geldiğince kibar olmaya çalışarak konuşmanın akıbetini belirleyecek soruyu sordu. Dişiliği, ona yardım ediyordu. Zarif bir hareketle ince boynunu sağa yatırdı. Saçları soğuk rüzgarda dalgalanıyordu. Yüzündeki heykelsi ifade derinleşen bakışlarıyla değişti. Karşısındaki adamın aksine, göz teması kurmaktan çekinmiyordu. Soruyu sorarken nazikti.

‘’ Sizi rahatsız etmedim ya? Castiel?’’

Güzel bir bayanın sesiyle yaptığı narin dokunuşu, bir erkek, nasıl reddedebilirdi?

_________________

Mmm, a little bit of heaven, but a little bit of hell
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Matthew Dean Wood
Karanlık Sanatlara Karşı Savunma Profesörü
Karanlık Sanatlara Karşı Savunma Profesörü
avatar

Mesaj Sayısı : 905
Yaş : 25
Rp Düzeyi : Çığır açan, akla zarar!
Tarafı : Kutsal Güç - Tanrı'nın Aydınlığı
Kan Durumu : Safkan
Asa : Cennet'in Kılıcı
Rp Yaşı : 26
Patronus : Mantikor
Rp Sevgilisi : Kutsal bedenime düşen ilk yağmur damlası;
Eléa...

Özel Yetenek : Çatalağız
Kayıt Tarihi : 17/10/09
Ruh Hali :

MesajKonu: Geri: Castiel'in Yargılaması   Çarş. 02 Ara. 2009, 22:53

Demek sükünet için gelmişti.. Karşısındaki kadının tavırları, ses tonu, hareketleri itibariyle zeki olduğu aşikardı. Sükünet için gelip de başkasının huzurunu bozacak biri olduğunu sanmıyordu. Baştansavma verilen cevabın ardından aralarındaki mesafenin arttığını fark etti Castiel, kadın ondan uzaklaşıyordu. Tepkisiz yüzündeki ifade değişmemişti,bakışlarının yönü değişmemiş, herhangi birşey söylememişti. Kadının gelen ikinci cümlesi soru içerikliydi, şaşırtıcı da değildi. Neden katedrali izlediğini merak ediyordu demek? O zaman ona gerçekleri söylemenin vaktiydi. Anlayacağı dilden anlatacaktı hemde. Sonrasında gelen dişisel tavırlar ve baştan çıkarma yöntemleri... Emmanuelle'den sonra, karşısındaki kadından Castiel'e göre beş gömlek üstün olan Şeytan'ın Meleğinden sonra bu umutsuzca taktikler Castiel'a sökmezdi. Bu hataya bir kere düşmüştü, ve düştüğünde Şeytan'ın Meleğini öpmüştü. Sonrasında, kurtulana kadar tamamiyle onun kontrolüne girmiş, gereksiz yere bir cadıya işkence etmişti. Zaten oldukça tecrübeli olan Cass'a acı bir tecrübe olarak kalmıştı bu durum...

"Hayır etmedin. Katedralin yanındayım, Çünkü ben Tanrı'nın bir Meleğiyim."

Sözcükleri söylerken nadiren kurduğu göz temasını tekrar kurmuştu Castiel, ve o anda, kendisinden herhangi bir büyü çıkmadığı halde, kollarının vücuduna birleştiği yerde, simsiyah ve açılan iki kanat belirmiş, saliseler içinde kaybolmuştu...

_________________


Sizler özel değilsiniz, eşi benzeri olmayan kar tanesi değilsiniz. Sizler paranız kadar değilsiniz, sizler işiniz, kredi kartınızın limiti değilsiniz.

Sizler şarkı söyleyen, dans eden pisliklersiniz.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Eléa Phémbarl
Esrar Dairesi Başkanı
Esrar Dairesi Başkanı
avatar

Mesaj Sayısı : 404
Yaş : 29
Rp Düzeyi : Oldukça depdebeli!
Tarafı : LigHt siDe
Kan Durumu : Pure
Asa : Antéchrista
Rp Yaşı : 24
Patronus : Kraliçe Arı
Rp Sevgilisi : Castiel
Özel Yetenek : Veela
Kayıt Tarihi : 27/11/09
Ruh Hali :

MesajKonu: Geri: Castiel'in Yargılaması   Çarş. 02 Ara. 2009, 23:31

Yüzündeki ifadesizliğin ardında barındırdığı duygu fırtınası, aldığı ve havalandırdığı taşları çarpıyordu adamın gözlerinden dışarı. Bakışlarındaki keskinlik bundan sebep diye düşündü genç cadı. Ellerini ister istemez sıkmış, içinde peydah olan korkuya anlam verememişti. Her ne kadar iyi görünüyor olsa da, bu adamda onu ölesiye rahatsız eden bir şey vardı. Derin bir nefes alıp, cevabını bekledi C asitel’in. Kenetlenmiş gibi duran dudaklarının oynamaya başladığı anda, vermekte olduğu nefesini gürültüyle verdi.

Sebepler , sonuçlar ve beklentiler arasında sonuca varan cümleyle afallamıştı Eléa. Kaşlarını yeniden çatıp beklerken, karşısında birden bire kanatları beliren adama baktı. Beceriksizce yapılmış bir biçim değiştirme büyüsüne benzemiyordu bedenin yaptığı. Karanlık kanatlarda yüklü kokuyu aldı. Aydınlık gölgeler içinde kaybolurken kanatları, karşısında merak ve dehşet içinde kalan cadı sadece bir kesik nefes daha alabildi.

Düşünmek ve yorumlamak o an için beyninin kıvrımlarını zorlamaya başlamıştı. Sık sık böyle manzaralarla karşılaşmayan Eléa, Tanrı’nın meleği olduğunu iddia eden yabancının bu denli kolay itiraf edişine, görünüşüne, ona bakakalışına anlam veremiyordu. Düşüncelere dalıp kendine sordu çöktüğü yerde.

‘’ Eğer Tanrı’nın meleğiyse beni neden incitmiyor? Neden onun savaştığı tek şey damarlarımdaki kötülükken beni de ortadan kaldırmak istemiyor? ‘’

Sorularına yanıt bulamayacağını biliyordu. Bu ihtimaller zincirindeki tek zayıf halkayı buldu. Elinde evirip çevirip durdu. Sormaya cesaret edemediği soruyu aklından savuyor fakat bumerang gibi dönmesine engel olamıyordu. İçinden konuşmaya bir son verdi. Katedralin etrafında olduklarını sandığı kötü ruhların varlıklarına dair algısı sönerken, rahatsız bir ihtimalle sarsıldı bedeni.

‘’Bana zarar vermeyişinin nedeni…Hala?’’

Eskisi gibi olabilir miydi? Eskisi gibi iyi? Eskiden olduğu gibi yüce gönüllü. Sorularına bulacağı tek cevabın meleğin karanlık kanatlarında saklı olduğunu biliyordu. Hırsından tırnaklarını avuçlarına geçirirken hırladı.

‘’Demek kötü ruhların yokluğunu sağlayan sendin Castiel. Ben de neden bu kadar huzursuzum diyordum. Hah! ’’

Korktuğu karşısında duran adam değil, ona söylemesi muhtemel olan gerçeklerdi.

_________________

Mmm, a little bit of heaven, but a little bit of hell
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Matthew Dean Wood
Karanlık Sanatlara Karşı Savunma Profesörü
Karanlık Sanatlara Karşı Savunma Profesörü
avatar

Mesaj Sayısı : 905
Yaş : 25
Rp Düzeyi : Çığır açan, akla zarar!
Tarafı : Kutsal Güç - Tanrı'nın Aydınlığı
Kan Durumu : Safkan
Asa : Cennet'in Kılıcı
Rp Yaşı : 26
Patronus : Mantikor
Rp Sevgilisi : Kutsal bedenime düşen ilk yağmur damlası;
Eléa...

Özel Yetenek : Çatalağız
Kayıt Tarihi : 17/10/09
Ruh Hali :

MesajKonu: Geri: Castiel'in Yargılaması   Perş. 03 Ara. 2009, 20:42

Kötü ruhların burada olmamasının sebebi sadece Castiel'in saf ruhu değildi. Katedrallerin yarattığı hava ve onların bekçileri yüzünden gerçekten de ortamdaki kötülük azalıyordu. Melek karşısındaki kadınla göz temasını kesmemişti henüz, iliklerine işleyen korkuyu hissedebiliyordu. Ve bu korku ona güç veriyordu, ruhu karanlıktı çünkü...

Ona henüz zarar vermemişti. Yaklaşan büyük savaşta zararlı olacağı kesin olan, karanlık tarafın başka bir 'böceğini' neden hala yeryüzünde tutuyordu? Sebebi belliydi. Castiel insanları öldürme konusundaki tutumunu yeniden gözden geçirmişti. Oturup ciddi ciddi, insanların neden karanlık tarafa geçtiğini düşünmüştü. Bunu düşünme sebebiyse karanlık olmayacağından neredeyse emin olduğu, fakat lordun şu an sağ kolu olan kızdı. Bunun bir sebebi olmalıydı, O kötülük özentisi olduğu için geçmemişti karanlık tarafa.. Daha sonrasında ufku genişledi ve kendini karanlık gören her varlığı yok etmeden önce yargılamayı seçti. İçinde biraz olsun iyilik bulunan insanların, içinde bulunmaması gereken karanlığı çekip almayı deneyecekti bundan sonra...

Yere indiğinden beri kıpırdamayan ayaklarını kullanarak kadına doğru ilerledi, nefeslerinin birleşmesine bir adım kala durdu. Kadının korku dolu bakışları şaşkınlığa ulaşmışken, cebindeki Cennet'in Kılıcı sonunda kendini gösterdi. Asasını çekti Castiel, fakat doğrutmadı...


"Ruhundaki karanlığın sebebi nedir?"

Gizemli ses tonuna pek baskın olmasa da tehdit unsuru da katılmıştı. Bakışları deliciydi, uzun boyu kadına tepeden bakmasına sebep oluyordu. Yargılanmaya dayanabilecek miydi acaba? Yoksa karşı koyup yaşama şansını azaltacak mıydı? Kadından gelecek hareket tam bir muammayken Castiel sabırla onu bekliyordu...

_________________


Sizler özel değilsiniz, eşi benzeri olmayan kar tanesi değilsiniz. Sizler paranız kadar değilsiniz, sizler işiniz, kredi kartınızın limiti değilsiniz.

Sizler şarkı söyleyen, dans eden pisliklersiniz.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Eléa Phémbarl
Esrar Dairesi Başkanı
Esrar Dairesi Başkanı
avatar

Mesaj Sayısı : 404
Yaş : 29
Rp Düzeyi : Oldukça depdebeli!
Tarafı : LigHt siDe
Kan Durumu : Pure
Asa : Antéchrista
Rp Yaşı : 24
Patronus : Kraliçe Arı
Rp Sevgilisi : Castiel
Özel Yetenek : Veela
Kayıt Tarihi : 27/11/09
Ruh Hali :

MesajKonu: Geri: Castiel'in Yargılaması   Perş. 03 Ara. 2009, 21:38

Zaman yavaşlamış mıydı? Etrafında dönüp duran düşüncesinden sarkanlar mıydı? Karaltılar arasında geceye dahil olan iki bedenden biri hareketlenmişti. Eléa, ne yapacağını düşünmeye zaman bulmak şöyle dursun, karşısındaki adamın nefesinin sıcaklığını hissettiğinde afallamıştı. Üstünde kurmaya çalıştığı hakimiyetten haberdar olması için fazla soruya gerek yoktu. Aşikardı durum. Kadının gözlerinde büyüyen gözbebekleri, karanlıkta gözünün yeşilini kapamaya başlamıştı. Aydınlık yüzüne düşmüş karaltı, Casitel’e aitti. Kanatların görünüp kaybolmasından beri aynı koku vardı adamın teninde. Güçlüydü duyuları. Cennetin olduğunu varsaydığı, o kutsal, ferah ve dinlendirici koku. Onunla vücuda bürünmüş, nefes yoluyla içine doluyor ve bulanık suyu aydınlatıyordu.

Bir melekle bu kadar yakın durma fikrine alışmak konusunda acemiydi genç kadın. Etrafında döner gibi olan şehir manzarası yüzünden sendeledi. Elinde beliren asanın keskin hatlarını görebildi, gözlerini Castiel’den ayırabildiği kadar. Kendisine lanet yağdırmaya başladı. Ne oraya giderken böyle bir amacı vardı, ne de bir yabancının garip tuzağına düşme ihtimalini umuyordu. Tesadüflerle şekillenen hayat oyunlarını Eléa’nın hayatı üzerinde oynarken cüretkardı. Gözlerindeki çizgilere baktı. Gözbebeklerine saplanan koyu lacivert çizgilere…Castiel’in yaraları olmalıydı her biri. Hayatında kalan acıların izdüşümleri. Derin bir nefes aldı yine onun nefesinden aldığı huzur verici cennet kokusuna katlanamayarak. Sorusuna cevap vermemek için bir adım geriledi. Korkuyordu. Bunu sesindeki tonla itiraf etti.

‘’ Uzak dur benden. ‘’

Sebep arayışı içinde gibi görünmüyordu Castiel. Daha çok ölmeden önce kurbana sorulan son soruyu tekrarlar gibiydi sorusu. Ona ruhundaki karanlığın sebebini anlatamazdı. Anlarsa, onu öldürmekten keyif alacağını biliyordu. Kendi iyiliği için bile olsa bir hayata son vermiş bir ruh, ne kadar temiz ve saydam kalabilirdi. Hele ki bu dünyaya gelişine sebep olan insanlardan birinin ruhuysa. Ve, bu ruhu bedeninden alırken, zevk dolu çığlıklar, hırıltılarla birlikte boğazından dökülüyorsa. Sustu… Sessizliğin baskın hali kulak zarlarını zorlamaya başladığında, hafif bir baş dönmesi hissetti. Onu ele mi geçiriyordu? Kendisine soru sormaya fırsat bulamadan beyninde gürültüler duymaya başladı. Elini düşmemek için adamın göğsüne vurur gibi dayadı. Düşünceleriyle ona acı verdiğini düşünüyordu. Yanılsamanın kendisiyle hesaplaşmasından kaynaklandığını aklına bile getirmiyordu.

Katedral, şehrin ışıkları, Castiel…Hepsi etrafında dönüyordu. Meleğin bedenine dayadığı elini yumruk yaptı gözlerini kısarak. Ve kendi hesaplaşmasını ona mal ederek, suçlayarak tısladı.

‘’ Kes şunu. ‘’

Kendisine fısıldadı.

‘’ Yeniden iyi olmak istemiyorum.’’

_________________

Mmm, a little bit of heaven, but a little bit of hell
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Matthew Dean Wood
Karanlık Sanatlara Karşı Savunma Profesörü
Karanlık Sanatlara Karşı Savunma Profesörü
avatar

Mesaj Sayısı : 905
Yaş : 25
Rp Düzeyi : Çığır açan, akla zarar!
Tarafı : Kutsal Güç - Tanrı'nın Aydınlığı
Kan Durumu : Safkan
Asa : Cennet'in Kılıcı
Rp Yaşı : 26
Patronus : Mantikor
Rp Sevgilisi : Kutsal bedenime düşen ilk yağmur damlası;
Eléa...

Özel Yetenek : Çatalağız
Kayıt Tarihi : 17/10/09
Ruh Hali :

MesajKonu: Geri: Castiel'in Yargılaması   Perş. 03 Ara. 2009, 22:22

Castiel'in yargılayıcı bakışları ve onunla gözgöze gelip kendini Tanrı'nın kürsüsünde bulan kadın, Cennet'in kokusu ve soğuk havanın etkisiyle kendisinden geçmeye başlamıştı. İçindeki karanlık huzursuzdu ve Castiel'in bakışları, kadının içinde kapana kısılmış iyiliğinin ümitlenmesine, açığa çıkmaya çalışmasına sebep oluyordu. Kadın kötü şeyler yapmıştı, bu yaptıklarından zevk almıştı, burası belliydi. Kötüşükten zevk almış olması Castiel'in gözüne hoş görünmemişti elbette..

Baş dönmesinin gitgide artması sonucu, destek almak amacıyla elini adamın göğsüne dayamıştı kadın. Meleğin ondan uzak durmasını istiyordu, fakat güçsüz düşmüştü. İçinde bulduğu huzuru inatla reddediyor, karanlık tarafta olduğuna kendini inandırmaya çalışıyordu. İçindeki iyilik henüz savaşmayı bırakmamıştı, fakat yardıma ihtiyacı vardı. Castiel'da yardım edecekti o zaman...

Kadının yumruk yaptığı elini görmezden gelerek, onun gözlerine bakmaya devam etti Tanrı'nın Meleği. Dengesini sağlamak için eğik duruyordu, diğer eliyse vücudundan ayrılıp boşlukta sallanıyordu. Castiel, bakışlarının yönünü değiştirmeden, asa tutmayan eliyle kadının bileğini kavradı kibarca.. Bu hareket ile Castiel'in vücudu, kadının içindeki iyilikle daha rahat iletişime geçebilecekti, karanlık ise olanlara anlam verememiş ve panik içindeydi.. Kadının nabzı normalden oldukça hızlı atıyordu ve anlamlandıramadığı duygular iliklerine kadar işlemeye devam ediyordu...


"İnsanlar Tanrı'nın yolundan çıkmış olsalar da, O'nun affediciliğine sığınanları geri çevirmez..."

_________________


Sizler özel değilsiniz, eşi benzeri olmayan kar tanesi değilsiniz. Sizler paranız kadar değilsiniz, sizler işiniz, kredi kartınızın limiti değilsiniz.

Sizler şarkı söyleyen, dans eden pisliklersiniz.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Eléa Phémbarl
Esrar Dairesi Başkanı
Esrar Dairesi Başkanı
avatar

Mesaj Sayısı : 404
Yaş : 29
Rp Düzeyi : Oldukça depdebeli!
Tarafı : LigHt siDe
Kan Durumu : Pure
Asa : Antéchrista
Rp Yaşı : 24
Patronus : Kraliçe Arı
Rp Sevgilisi : Castiel
Özel Yetenek : Veela
Kayıt Tarihi : 27/11/09
Ruh Hali :

MesajKonu: Geri: Castiel'in Yargılaması   Cuma 04 Ara. 2009, 01:12

Elinden gelmiyordu dayanmaya çalışmak. İçinde bir ateş topu bir büyüyor bir küçülüyordu.Nefretinin ve hırsının izleri damarlarında yoğunlaştıkça, bir baş ağrısı peydah olmuştu. Gözlerini tamamen kapatmıştı, ne büyü yapacak hali vardı ne de olduğu yerde daha fazla doğrulacak. Karşısında hala varlığına inanmak istemediği bir melek ve saçlarının arasında onu kendine getirmekten çok uzak bir şiddette esen rüzgar vardı. Tek duyumsadığı rüzgarın zannettiği uğultuydu. Oysa kulaklarına çarpan ve şiddetle beynine yükselen kan, narin bedenindeki akışını hızlandırmıştı. Yavaş yavaş tükeniyordu takati. İnadıyla darboğaza gelmişti. Kim kazanır bilmiyordu. Yalnızca bekleme sürecini daha dayanılır hale getirmek için dişlerini sıktı.

Nefesinin kokusunu aldıkça sarhoş gibi hissetmeye başladı kendisini. Herkesin mutlu olduğu, istediklerini her an elde edebildiği, huzurun ve barışın kucağında olduğu bir dünyanın en derin yerlerinden gelen misk kokularıyla dolan ciğerleri, aslında yanıyordu. O anda içine serpilmeye çalışılan suyun etkisiyle duman soluduğunu hissetmeye başladı kendisine gelir gibi olduğunda. Ancak gözlerini açmaya çabaladığında yüzüne dikilmiş bakışları gördü ve ardından tenine dokunan sıcak eli. Olduğu yerde sendeledi yeniden. Ancak bu sefer daha rahat durdu ayaklarının üstünde. Savaş veriyordu. Bu gece, bu sınama için hiç hazır değildi. Elinden geldiğince böyle olmasına sebebiyet veren anılarını hatırlamaya çalışıyordu. Hatırlamaya başladıklarıyla birlikte eskisi gibi yanmaya başladı içi. Acısı yüz ifadesinden belliydi. Yumruğunu açıp, bütün parmak uçlarıyla bastırarak, kalbini söküp almak ister gibi Castiel’in göğsüne dayadı yeniden. O bileğine dokundukça, Eléa, baskıyı arttırıyordu. Pes etmeyeceğini hırlıyordu nefesindeki gürültüyle. Başını arkaya yatırıp, boynunu yarım tur çevirdi. O gücünü kanıtlamaya çalıştıkça, bileğindeki temasın sertleştiğini hissediyordu. Onun karşısında aciz olduğunu kabul etmeyecekti. Pes etmek istemiyordu.

Ne olduysa iyilik yüzünden gelmemiş miydi başına? Güven duygusu, kötülüklerin anasına açılan kapıların en büyüğü ve en genişiydi. Ardına kadar kapılarını aralayıp, içeri girmesine izin verdiği nefretin rüzgarlarıyla savrulan saçları, şimdi cennetin ırmaklarından gelen esintiyle dövülüyordu. İçinde filizlenmeyi arzulayan iyilik tohumlarına serpiliyordu cennetin suları. Castiel’in dokunuşu, Eléa için, zehirliydi. Genç kadın can çekişir gibi , birkaç kelime sıraladı.

‘’ Bunu yapmana…izin…vermeyeceğim. Bırak beni, Castiel ya da öldür…’’

İntihar değildi bu, değildi. Yalnızca kurtulmak istiyordu. İçinde çığlık atmaya başlayan bir başka Eléa vardı. Boğazına ulaşmadan çığlıklar, onu susturmanın bir yolunu bulmalıydı. Yoksa Castiel, onu dönüştürmek için, daha fazla çaba harcayacaktı,buna şüphesi yoktu. Teslim olmak,nefesi yaklaştıkça, daha zor, daha can yakıcı ve daha karşı konulmaz oluyordu.

_________________

Mmm, a little bit of heaven, but a little bit of hell
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Matthew Dean Wood
Karanlık Sanatlara Karşı Savunma Profesörü
Karanlık Sanatlara Karşı Savunma Profesörü
avatar

Mesaj Sayısı : 905
Yaş : 25
Rp Düzeyi : Çığır açan, akla zarar!
Tarafı : Kutsal Güç - Tanrı'nın Aydınlığı
Kan Durumu : Safkan
Asa : Cennet'in Kılıcı
Rp Yaşı : 26
Patronus : Mantikor
Rp Sevgilisi : Kutsal bedenime düşen ilk yağmur damlası;
Eléa...

Özel Yetenek : Çatalağız
Kayıt Tarihi : 17/10/09
Ruh Hali :

MesajKonu: Geri: Castiel'in Yargılaması   Paz 06 Ara. 2009, 04:20

Kadının kendini kaybetmeye başlaması, yargılama sürecinin ortalarına geldiklerinin işaretiydi. Şimdi burada bir karar verilmesi gerekiyordu, ya kadın serbest bırakılacaktı, ya da ölüme varabilme ihtimali de olsa zorlanmaya devam edilecekti...

Sakin bir şekilde cevap bekledi Tanrı'nın meleği, ve beklenen cevap gelmişti. İlginç bir tesadüf olsa gerek, Castiel'in önündeki iki seçeneği de biliyor gibiydi...


Onun içindeki kötülüğü çıkarmaya çalışıyordu, ve aldığı karar doğrultusunda bunu yapmaya devam edecekti. Fakat kadın dayanabilir miydi bilmiyordu, daha önce kimseye bunu yapmamıştı. Daha önce ne yapmıştı ki ? Sorgusuz sualsiz öldürmemiş miydi? Babasını kaybetmesinin verdiği hırs ile yoluna çıkan her karanlık taraf mensubunu katletmişti. Bazılarının işini çabuk bitirmiş, bazılarıyla ise resmen oynamış, işkence etmişti...

Fakat şu an kadına yaptığı da bir işkence sayılabilirdi, sonu ölümle de bitebilirdi. Yani Castiel'in yaptığı iş değişmemiş gibiydi. Tek fark, asa kullanılmamasıydı. Böyle düşündükçe acıma duygusu yerleşiyordu Tanrı'nın Meleği'ne, kendini kötü hissediyordu. Fakat amacı kötü değildi, aksine iyiliği bulmak için kötülüğü silmeye çalışıyordu. İçinde onca şey olurken ifadesiz yüzü bunu mükemmel şekilde saklamayı başarıyordu her zamanki gibi...


"Sen kötü biri değilsin Phémbarl, izin ver içindeki zehri çıkarayım..."

Hangi yöne gideceklerine karar verme işini kadına bırakan Castiel, kavradığı bileği bırakarak yukarıya çıktı. Kadının eğik başını çenesinden tutarak kaldırdı, göz teması sağladı. Dokunduğu yer alev almış gibiydi, Cennet'in de bir ateşi vardı demek..

_________________


Sizler özel değilsiniz, eşi benzeri olmayan kar tanesi değilsiniz. Sizler paranız kadar değilsiniz, sizler işiniz, kredi kartınızın limiti değilsiniz.

Sizler şarkı söyleyen, dans eden pisliklersiniz.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Eléa Phémbarl
Esrar Dairesi Başkanı
Esrar Dairesi Başkanı
avatar

Mesaj Sayısı : 404
Yaş : 29
Rp Düzeyi : Oldukça depdebeli!
Tarafı : LigHt siDe
Kan Durumu : Pure
Asa : Antéchrista
Rp Yaşı : 24
Patronus : Kraliçe Arı
Rp Sevgilisi : Castiel
Özel Yetenek : Veela
Kayıt Tarihi : 27/11/09
Ruh Hali :

MesajKonu: Geri: Castiel'in Yargılaması   Paz 06 Ara. 2009, 04:47

Tepkisi kesindi. Neden anlamak istemiyordu. Israrının sınırlarına yaklaştığını fark ediyor olsa da, korkmuyordu Eléa. Ucunda her türlü kurtuluş vardı. İyiliğe doğru atacağı en ufak bir adımda, içinde boğulmaktan bile keyif alacağı berrak bir suya düşeceğini hissediyordu. Serin ve yoğun bir bulutun içinde gibi yavaş yavaş öldürecekti mutluluk onu. Ya da tek bir şok darbesiyle, hızla kirli elleri arasına alacaktı. Beklentilerini ilk ihtimale yoğunlaştırmaya gayret ederek bekledi bir süre. Onun sesini duymamayı , sağır olmayı her şeyden çok diledi. Elinin altında atan kalp, onunki miydi, yoksa kendi nabzı mıydı bilmez hale geldiğinde, açmak için zorladı gözlerini. Faydasız… Tanrı, beni her zaman en zor sınavlarla oyalıyor.

‘’ Ben değersiz bir kulum Castiel.’’ Acı çekiyordu. ‘’ Tanrı’nın dokunuşu…’’ nefesi kesiliyordu. ‘’ …bana uzak. ‘’ Susmadan önce son kez denedi. ‘’ Aslına bakarsan, hiçbir zaman, yanımda olduğunu hissettirmedi.’’

Sözler ele verdi gerçeği. Perde kapanmadan önceki son vurucu replikler söylenmişti. Alkışları duyuyordu cehennemden. Kaba ve kanlı ellerin tok seslerini dimağında bir bir iplik gibi çözüyordu. Dizlerinin bağı çözülürken karşısındaki kutsallığın çenesini kavrayışını hissetti. Başı yukarı kalkmıştı. Gözlerini açarken, önce beyazı göründü, ardından açık yeşilleri. Sabitlenen bakışlarında inanmışlık vardı. Sorulardan eser yoktu. Kendine güvenen güçlü bir beden, kişiliğinin her sınırını huzurlu bir nefesin sonunda verilen kararlarla çizmiş biri vardı. Hayal gibiydi içinde bulunduğu an. Kabusa dönüşmüş geleceğiyle kıyaslamaya cesaret edemedi. Yutkundu. Tek laf edemiyordu. Tek bir değersiz lafıyla, yüzü ve vücudu paramparça olacak kadar acizdi Castiel’in karşısında. Kesik bir nefes aldı sadece. Sonunda edebildiği tek kelime, sonraki hayatının akıbetiydi.

‘’ Castiel…’’

_________________

Mmm, a little bit of heaven, but a little bit of hell
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Matthew Dean Wood
Karanlık Sanatlara Karşı Savunma Profesörü
Karanlık Sanatlara Karşı Savunma Profesörü
avatar

Mesaj Sayısı : 905
Yaş : 25
Rp Düzeyi : Çığır açan, akla zarar!
Tarafı : Kutsal Güç - Tanrı'nın Aydınlığı
Kan Durumu : Safkan
Asa : Cennet'in Kılıcı
Rp Yaşı : 26
Patronus : Mantikor
Rp Sevgilisi : Kutsal bedenime düşen ilk yağmur damlası;
Eléa...

Özel Yetenek : Çatalağız
Kayıt Tarihi : 17/10/09
Ruh Hali :

MesajKonu: Geri: Castiel'in Yargılaması   Paz 06 Ara. 2009, 05:15

Tanrı'ya isyan etme kısmı başlamıştı sonunda.. Karanlık taraftaki neredeyse her varlığın mazeretiydi bu. Tanrı'nın kendilerine acımasız davrandığını düşünürler, bu yüzden ona inanmaktan vazgeçip, karizmatik görünen fakat özünde basit olan yeni liderlerine tapmaya başlarlardı. Bazılarıysa (Emmanuelle gibi kaçıklar), Tanrı'nın isyankar varlığına tapar, çıkar çatışmalarından uzak olarak, genellikle kanlı geçen hedeflerini gerçekleştirmeye çalışırlar ve bundan zevk alırlardı...

İsyanlar son bulduktan sonra meleğin adını fısıldamıştı kadın, ve Castiel o anda ne yapacağına karar verdi. Zorlamaya devam edecek, iyilik için savaşacaktı...


"Baba oğul ve kutsal ruh adına..."

Sözcükleri söyler söylemez, Tanrı'nın kitabından ona bahşedilen büyülerden birini fısıldadı Castiel. O anda kadının çenesindeki elini çekip, işaret parmağıyla alnına bir kez dokundu...

Hareketsiz beden meleğin kollarına düşerken, yargılamanın son kısmına gelmişlerdi. Kadın kendi içinde bir savaşa girmişti, içindeki iyilikle kötülük sonunda, arada hiçbir engel olmadan karşı karşıya gelmişlerdi. Bu savaşın sonunda kadının yaşayıp yaşamayacağı belli olacaktı Castiel'e göre. Çünkü uyandığı andaki göz bebekleri akıbetine karar verecekti...

_________________


Sizler özel değilsiniz, eşi benzeri olmayan kar tanesi değilsiniz. Sizler paranız kadar değilsiniz, sizler işiniz, kredi kartınızın limiti değilsiniz.

Sizler şarkı söyleyen, dans eden pisliklersiniz.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Eléa Phémbarl
Esrar Dairesi Başkanı
Esrar Dairesi Başkanı
avatar

Mesaj Sayısı : 404
Yaş : 29
Rp Düzeyi : Oldukça depdebeli!
Tarafı : LigHt siDe
Kan Durumu : Pure
Asa : Antéchrista
Rp Yaşı : 24
Patronus : Kraliçe Arı
Rp Sevgilisi : Castiel
Özel Yetenek : Veela
Kayıt Tarihi : 27/11/09
Ruh Hali :

MesajKonu: Geri: Castiel'in Yargılaması   Paz 06 Ara. 2009, 05:44

Takatini tüketen içinde mikroplar gibi savaşan taraflardı. Uçlara yaklaşmış olmanın iç gıcıklayıcı havasını hissediyordu. Elinden gelse, bulduğu ilk uçurumdan aşağı atlayabilirdi. Kendini hiç bilmediği bir belaya sokarken, bilgisizdi. Yabancıydı onun olmayı sevdiği huzurlu düşlere. Hızla bir duvara çarpmış ve bilincini acı içinde yitirmiş gibiydi alnına değen ateşle birlikte.

Hayaline daldığında kirli bir ekranın arkasında kendini seyrediyordu. Kendi hayalini. Bir seferde var oldu bedeni ve ardından eteklerini savuran çocukluğu bir dönüşte kıvrımları belli bir genç kıza dönüştü. Saçları ensesindeki buklelerden çözüldü ve kürek kemiklerine indi hafif dalgalı düzlüklerle. Nefes alabildiğini gördüğünü düşündü kısa bir an için. Sonra yavaş yavaş daha da kirlendi ekran. Kana bulandı. Yavaş yavaş akarken kızıl sıvı, demir kokusu burnuna ulaştı. Kendi pişmanlığında yüzmeye başladı. Kendini böylesine kötüleştirmiş olmanın verdiği pişmanlıkta… Yaptıklarının acısından çok, yaşadıklarının isyanını çıkarıyordu düşüncelerinden. Çığlık atıyor, çıldırıyordu anıların yakıcılığından ve keskinliğinden kurtulmak için. Bir yanına şekilsiz ve çirkin bir gölge düştü. Diğer yanındaysa gözle görmeye başladığı sıcak bir parıltı. Oturduğu sandalyeden düştü. Sert zemine çarpışını hissetti. Yavaş yavaş ışığı göremez oldu. Hesaplaşması sona eriyordu. Bitiyordu işte acı gerçekler.

Kötülük, buzlar ülkesinin soğuk gerçekliğine benzeyen duvarlarla sarıyordu etrafını. Sonsuz uyku hissi bedenini tatmin ediyordu. Doyurucu ve ölümcül… Eléa, yok oluyordu. Başı üstünde sıcacık bir nefes hissedene dek, varlığını adadığı her gerçeklikten uzak durdu. Sıcak ve yumuşak hisle, yeniden görür olduğunda ışığı, sarsılmaya başladı tabuları. Çatladı siyah kurumdan çerçeveleri. Nefes almasını bunca zaman engelleyen prangalardan kurtuluşu sırasında başını kaldırmaya uğraştı. Tam o sırada yüzünü geri, karanlığa çevirmesine sebep bir temas hissetti kolunda. Son kez gördü eziyetini. Hızla çekti bedenini.

Gözlerini derin bir nefesle açtı. Simsiyah gözlerine, küçükten büyüğe dağılan açık yeşil yayıldı. Yavaş yavaş büyüdü ve normal halini aldı. Castiel, karşısında ışıldıyor gibiydi. Gözlerinden iki küçük damla süzüldü. Hissediyordu. Kalbinin gerçekten çarptığını. Biliyordu, artık bir koruyucu meleği var. Bilse de, sordu.

‘’ Bitti mi? ‘’

Hala kollarındaydı. Ve, güvende.

_________________

Mmm, a little bit of heaven, but a little bit of hell
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Matthew Dean Wood
Karanlık Sanatlara Karşı Savunma Profesörü
Karanlık Sanatlara Karşı Savunma Profesörü
avatar

Mesaj Sayısı : 905
Yaş : 25
Rp Düzeyi : Çığır açan, akla zarar!
Tarafı : Kutsal Güç - Tanrı'nın Aydınlığı
Kan Durumu : Safkan
Asa : Cennet'in Kılıcı
Rp Yaşı : 26
Patronus : Mantikor
Rp Sevgilisi : Kutsal bedenime düşen ilk yağmur damlası;
Eléa...

Özel Yetenek : Çatalağız
Kayıt Tarihi : 17/10/09
Ruh Hali :

MesajKonu: Geri: Castiel'in Yargılaması   Paz 06 Ara. 2009, 05:57

Bir kaç saniye içinde, kadının kendi içinde savaşması sürerken kıpırdamadan sonucu bekliyordu Castiel. Huzur ortamından eser kalmamıştı, dondurucu soğuk iyiden iyiye kendini göstermeye başlamış, rüzgar dinmişti. Gerginlik en üst seviyedeydi, bu sırada kadının kısık sesle söylediği bir kaç anlamsız söz Tanrı'nın Meleği'nin kulağına çalındı. Vakit geliyordu, Cennet'in Kılıcı daha sıkı kavranmıştı...

Birdenbire açılan simsiyah gözler kadının içindeki iblisin göstergesiydi, sonrasında dipsiz bir kuyuya düşer gibi kayboldu, yemyeşil tonlar aldı yerini.. Kadın yorgun düşmüştü, fakat nabzı normaldi. Gözlerinden süzülen damlalar, yeniden huzura kavuşan tepenin yeni bitmiş çimlerine damladı. "Bitti mi?" demişti usulca. Konuşan, kızın aylardır kapana kısılmış aydınlık yüzüydü. Etrafına bambaşka gözlerle bakıyordu, mutlu gibiydi...

Castiel cevap vermedi. Hayatındaki ilk yargılamayı yapmış ve başarılı olmuştu. Kadının ölmesine gerek kalmamıştı ve Tanrı'nın dediği gibi olduysa içindeki kötülük sonsuza dek yok olmuştu. Kızı doğrultarak tekrar ayakları üzerinde durmasını sağladı. Ellerinden destek oluyordu, sonrasında ellerini bıraktı ve arkasını dönerek az önce izlediği manzaraya doğru bir kaç adım attı. Tepenin ucuna geldiğinde, gitmeden önce katedrale son bir bakış atmak istiyordu, içi huzurla dolmuştu. Rahatlamış hissediyordu, arkasındaki kadını bir anlığına da olsa unutmuştu...

_________________


Sizler özel değilsiniz, eşi benzeri olmayan kar tanesi değilsiniz. Sizler paranız kadar değilsiniz, sizler işiniz, kredi kartınızın limiti değilsiniz.

Sizler şarkı söyleyen, dans eden pisliklersiniz.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Eléa Phémbarl
Esrar Dairesi Başkanı
Esrar Dairesi Başkanı
avatar

Mesaj Sayısı : 404
Yaş : 29
Rp Düzeyi : Oldukça depdebeli!
Tarafı : LigHt siDe
Kan Durumu : Pure
Asa : Antéchrista
Rp Yaşı : 24
Patronus : Kraliçe Arı
Rp Sevgilisi : Castiel
Özel Yetenek : Veela
Kayıt Tarihi : 27/11/09
Ruh Hali :

MesajKonu: Geri: Castiel'in Yargılaması   Paz 06 Ara. 2009, 06:15

Alnında hissettiği nefesin kime ait olduğunu biliyordu artık. Onu hayata geri çağıran ve eziyetine sırt çevirmesini sağlayan sıcaklığın kimin dudakları arasından yüzüne çarptığını. Mutlu hissederken gözlerinden zemine kayan gözyaşları kadar saf ve berrak hissediyordu. Onun kadar saf olmaya yaklaştığı saniyeleri hazmetmeye çabalıyordu. Temizlenmişti. Diken diken günahların ruhunun zayıf çıtalarını hunharca sarışından arınmıştı. Büyüyüşleri gibi zehirlenmiş ve iyiliğin renkli kanatlı perilerinin elleriyle çözülmüşlerdi. Kurumuş toprağa geri çekip köklerini, saf adaletin gücüne saygı duyup, geldikleri yere, geri dönmüşlerdi.

Savaşı tek başına kazanmamıştı. Bunu biliyordu. Beklemediği bir anda gelen bir tokat gibi afalladı düşüncesi. Onu olduğu yere bırakırken kurtarıcısı, konuşmuyordu. Uzaklardan gelen hafif bir melodi ilişti kulağına. Soğuk rüzgarın uğultusuydu duyduğu. O rahatsız edici gürültü, ne kadar da değişmişti. Her yer gecenin siyahlığıyla parlaktı. Ve ciğerlerine çektiği hava, genzini yakmıyordu. İçini temizlemiş, ruhundaki lekeleri yitirmeyi başarmıştı onun sayesinde. Yeni doğmuş bir yavru gibi sendelediğinde ellerini tuttu Castiel. Minnet değildi duyduğu. Daha fazlasıydı. Kelime bulamadı. Mutlu edebilmişti onu.

Adımları yavaş yavaş ondan uzaklaşırken, dudakları kesik bir nefesle aralandı yine. Panikledi. Uçuruma dönen yüzünü görmeye çalıştı koruyucu meleğinin. Hafifçe kamburlaştığını hissetti. Hiçbir zaman yapamadığını yaptı bu sefer. Kendisi için bir şey yaptı.

‘’ Castiel. Gitme… Benimle kal.’’

Göğsü heyecandan aldığı sık nefeslerle ve endişeyle inip kalkıyordu. Henüz tamamlanmış olan parçasını böyle kaybetmeyi hazmedebileceğini sanmıyordu.

‘’ Lütfen.’’

_________________

Mmm, a little bit of heaven, but a little bit of hell
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Matthew Dean Wood
Karanlık Sanatlara Karşı Savunma Profesörü
Karanlık Sanatlara Karşı Savunma Profesörü
avatar

Mesaj Sayısı : 905
Yaş : 25
Rp Düzeyi : Çığır açan, akla zarar!
Tarafı : Kutsal Güç - Tanrı'nın Aydınlığı
Kan Durumu : Safkan
Asa : Cennet'in Kılıcı
Rp Yaşı : 26
Patronus : Mantikor
Rp Sevgilisi : Kutsal bedenime düşen ilk yağmur damlası;
Eléa...

Özel Yetenek : Çatalağız
Kayıt Tarihi : 17/10/09
Ruh Hali :

MesajKonu: Geri: Castiel'in Yargılaması   Paz 06 Ara. 2009, 06:27

Arkasından gelen ince bir sesin etkisiyle, cisimlenmek üzereyken durdu Castiel. Kadın gitmesini istemiyordu, mahkum olarak geçen onca aydan sonra kendini yalnız hissetmesi normaldi. Yardıma ihtiyacı vardı. Lakin bu yardımı Castiel verebilir miydi?

Yüzünü kadına döndü, ona doğru bir adım attı. Bakışları her zamanki gibi derin ve yargılayıcıydı. Onunla bir süre daha kalmayı kararlaştırdı aklında, tekrar yolundan sapmaması için ona yardımcı olmalıydı. Ama bi yandan da onu yalnız bırakmak geliyordu içinden, daha önce yakın iki dostu dışında hiç kimse ile yakın bir ilişki kurmamış, kendisine yada iyiliğe fayda sağlamayacağı kimseye yardım etmemişti. Hiç kimse yardıma muhtaç olmamalıydı, bu şekilde düşünüyordu...


"Artık özgürsün..."

Ses tonundaki gizem her zamanki gibi yerindeydi, fakat bu sefer huzur verici bir tona da bürünmüştü. İfadesiz yüzü değişmese de, gözleri, zorlu bir savaştan zaferle ayrılmış iyiliğe gülümsüyordu...

_________________


Sizler özel değilsiniz, eşi benzeri olmayan kar tanesi değilsiniz. Sizler paranız kadar değilsiniz, sizler işiniz, kredi kartınızın limiti değilsiniz.

Sizler şarkı söyleyen, dans eden pisliklersiniz.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Eléa Phémbarl
Esrar Dairesi Başkanı
Esrar Dairesi Başkanı
avatar

Mesaj Sayısı : 404
Yaş : 29
Rp Düzeyi : Oldukça depdebeli!
Tarafı : LigHt siDe
Kan Durumu : Pure
Asa : Antéchrista
Rp Yaşı : 24
Patronus : Kraliçe Arı
Rp Sevgilisi : Castiel
Özel Yetenek : Veela
Kayıt Tarihi : 27/11/09
Ruh Hali :

MesajKonu: Geri: Castiel'in Yargılaması   Paz 06 Ara. 2009, 06:54

Endişesi Castiel’in bedeninin kendisine doğru dönmesiyle son bulmuştu. Gidişinin sebebi büyük olasılık Eléa’nın uyum süreci olmalıydı ya da melekler de yorulabiliyordu. Sebep ne olursa olsun, onu yanında istiyordu. Bedeni, iyiliğe ve getirdiklerine çabuk alışmıştı. Huzurla nefes alıp verdiğini hissediyordu. Bu duyguların hepsi eğlenceli çocukluk anıarı gibiydi. Çok eski olmalarına rağmen içinde bıraktığı sıcaklık ve özlem duygusu asla bitmiyordu. Hafifçe gülümsedi genç kadın. Adımları ona gelen adamın gözlerine baktığında çekinmediğini fark etti. Hala gizemliydi ve hala mesafeli. Gördüklerinden ötürü, etrafına, cennetin geçilmez, aşılmaz kapılarından örmüş olabileceği ihtimali mantıklı geldi. Derin bir nefes aldı.

Kelimeler tatlıydı. ‘’Biliyorum.’’ Özgürlüğünü ilan eden adama tepkisi bu oldu sadece. ‘’ Bunun nasıl olduğunu unutmamışım, sadece görmezden geliyormuşum.’’ İçinden bir ses bu görmezden gelişin oldukça kuvvetli olduğunu söylese de, acemi çıkışıyla vicdanını hissetmişti. Yeniden gülümsedi. Rahat hissediyordu. Ve kesinlikle daha güçlü. Kollarından ve bileklerinden bağlayan zincirler, mantıksız kısıtlamalar ve yüreksiz arkadan vuruşlar olmadan daha rahat ve daha kuvvetliydi.

‘’ Benimle yürü biraz Castiel. Eğer birden bire gitmek istersen, bana söyleme. Sen olmadan da başa çıkabilirim sonrasıyla artık. Kalacaksan, bunun için kalmamalısın. ‘’

İçtendi. Onu yargılayamazdı. Henüz yargılanmış olan kendisiydi. Korkusunu hissedeceğine emin olsa da, neye dair olduğunu belli ederek işini kolaylaştırmayı ona bıraktı. Eğer giderse, kendisini bulmaya bir kez daha geleceğini biliyordu. Sadece, sordu:

‘’ Bütün bunların bir tesadüf olduğuna inanıyor musun? ‘’ Adımlarını yavaş yavaş tepeden, sapa yolun başlangıcına, geldiği yere çevirdi. Ardında güçlü bir bedenin ayak seslerini duyabiliyordu. Tek umduğu, rüzgarın uğultusunun onu yanıltmamasıydı.

_________________

Mmm, a little bit of heaven, but a little bit of hell
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Matthew Dean Wood
Karanlık Sanatlara Karşı Savunma Profesörü
Karanlık Sanatlara Karşı Savunma Profesörü
avatar

Mesaj Sayısı : 905
Yaş : 25
Rp Düzeyi : Çığır açan, akla zarar!
Tarafı : Kutsal Güç - Tanrı'nın Aydınlığı
Kan Durumu : Safkan
Asa : Cennet'in Kılıcı
Rp Yaşı : 26
Patronus : Mantikor
Rp Sevgilisi : Kutsal bedenime düşen ilk yağmur damlası;
Eléa...

Özel Yetenek : Çatalağız
Kayıt Tarihi : 17/10/09
Ruh Hali :

MesajKonu: Geri: Castiel'in Yargılaması   Paz 06 Ara. 2009, 23:03

Biliyorum demişti kadın, demek gerçekten de özgür olduğunu düşünüyordu. Tanrı'nın ne kadar kuvvetli olduğu adeta yeniden gözler önüne serilmişti. Kitabından, emirlerine amade meleğine bahşettiği bu güçlü büyü kadının içindeki kötülüğü silip götürmüştü. Tanrı'ya olan inancı zaten sağlamdı, ama olmasaydı daha da güçlenirdi...

Onunla birlikte yürümesini istiyordu, bunu yalnız kalmaktan korktuğu için değil, gerçekten Castiel ile yürümeyi arzuladığı için istemişti. Arkasını dönüp yürümeye başladığında ona eşlik etti ağır adımlarla. Hiçbir şey söylememişti, soğuk rüzgar yüzlerine vuruyordu artık. Bir süre yürüdükten sonra ilginç bir soru geldi kadından. Tüm bu olanlar tesadüf müydü? Hayır değildi...

Castiel açısından düşünüldüğünde tam da ihtiyacı olan bir olaydı bu aslında. Tam da karanlık taraf mensuplarına karşı kullandığı yöntemlerin sertliğini sorgularken karşılaşmıştı kadınla. Bir kaç gün öncesine kadar kullandığı eski büyüye, okul zamanından kalma kitaplarının arasında rastlamıştı. Kullanma fırsatı eline geçmemişti, ve ne işe yaradığını tam olarak bilmiyordu. Bu gece öğrenmişti işte, oldukça da kullanışlıydı. Bu olay tesadüf değildi, Tanrı'nın ona hediyesiydi...


"Hayır. Az önce yaşadıkların, Tanrı'nın sana tanıdığı ikinci bir şanstı. Bu şans tekrar eline geçmeyecek..."

_________________


Sizler özel değilsiniz, eşi benzeri olmayan kar tanesi değilsiniz. Sizler paranız kadar değilsiniz, sizler işiniz, kredi kartınızın limiti değilsiniz.

Sizler şarkı söyleyen, dans eden pisliklersiniz.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Eléa Phémbarl
Esrar Dairesi Başkanı
Esrar Dairesi Başkanı
avatar

Mesaj Sayısı : 404
Yaş : 29
Rp Düzeyi : Oldukça depdebeli!
Tarafı : LigHt siDe
Kan Durumu : Pure
Asa : Antéchrista
Rp Yaşı : 24
Patronus : Kraliçe Arı
Rp Sevgilisi : Castiel
Özel Yetenek : Veela
Kayıt Tarihi : 27/11/09
Ruh Hali :

MesajKonu: Geri: Castiel'in Yargılaması   Ptsi 07 Ara. 2009, 02:48

Tanrı’nın şansı… Bir daha eline geçmeyecek olan şans. Zamanında koca bir hayatı cehenneme çevirmek için düşünmeden harcadığı fırsatı. Dayanamadığı anıları.

Bir anda aklına düşen manzarayla duraksadı genç kadın. Ardından gelen güçlü bedenin de duraksadığını duyabiliyordu. Susmak en iyisiydi bazen. Konuştukça içine batacağı bir bataklığı düşledi. Soğuk çamurun yavaş yavaş pütürleriyle tenine değeceği, onu çırpındıkça içine çekeceği anları düşledi. Derin bir nefes aldı başı gömülmeden önce alacağı son nefes gibi. Ardından yürümeye devam etti; ama bu sefer daha yavaştı. Castiel’i yanında istiyordu. Ardından, yüzünü görüp onunla konuşamadan yürümek istemiyordu. Kurtarıcısının Tanrı yoluyla verdiği yeni hayatın kurallarını bilmeye ihtiyacı yoktu. Bunu, ona baktığında anlayabiliyordu. Işıl ışıldı gözünde kararlılığı ve idealleri. Kalbinin atmaya devam edeceği her an, istediğinde, yanında olmak isteyeceğini biliyordu Eléa. İyi olduğu sürece. Onun yapabileceklerini hayal etmesi bile yeterdi. Bir tek kişiyi bile gülümsetebildiği sürece.

Aklında sakladığı sırrı çıkardı dışarı. Şatafatsız paketini açtı. Ona anlatmak için doğru zaman mıydı? Bilmiyordu. Bu sebepten düşünmeden konuşmaya başladı. Anlamakla ilgili bir problem olacağını sanmıyordu. Castiel’in kalp atışlarını bile duyumsadığından emindi. Ona dokunduğu anda, ondan bir parçayı alıp, kendisine hapsetmişti. İyiliğinden ufak bir parça. Ama etkili.

‘’ Ailemi kendi ellerimle dağıttım. Babamın boğazına dayadığım asayı kendi dudaklarımla mühürledim. Bunu bilerek ve keyif alarak yaptım Castiel. Ailemin kalanına karanlığa saplantılı biri olarak eziyet etmesine tahammül edemedim. İşkencelerinden uzak kalan tek kişi bendim. Rol yaptım. Sempati duyar gibi davrandım gölgelerin gücüne. Yalnızca annemi ve kardeşimi korumak içindi… Ama babam öldüğünde, başarmıştı da istediğini. Artık ben de kötüydüm. Bu yüzden onları terk ettim. Bensiz ve sorunsuz bir hayatları olduğuna eminim. İşkenceleri, yaşanan felaketleri anlatmayı bırak, hatırlamak bile istemiyorum.’’

Nefesini hızla verdi. ‘’ Uf…’’ dercesine omuz silkti. Sebepsiz bir gülümseme yayıldı yüzüne. Artık her şey için şansı vardı. En azından izini kaybettirdiği yere geri dönebilirdi. Belki onu yeniden görmeyi isteyecek kadar sevmişlerdi. Bütün bunları heyecanla sıraladı beyninde. Ardından meleğin yüzüne baktı. Öyle güven verici duruyordu ki. Öylece bekliyordu yanı başında. Vücudunu ona çevirdi. Hayal kurmayı severdi Eléa. Bir an için çok istedi. Ardından yine sıkılarak verdi nefesini. Gözlerini kaçırdı Castiel’den. Yürümeye devam etti yine onun yanında geldiğine emin olduğunda.

‘’ Keşke senin gibi olabilme şansım olsaydı. ‘’

O güne dek kendisine destek olmamış, bunu düşünmemiş insanları sıraladı. Castiel…Derin bir nefes daha verip, adımlarına devam etti. Düşüncesinden hislerine uzanan boşluğun kapanmasını diledi.

_________________

Mmm, a little bit of heaven, but a little bit of hell
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Matthew Dean Wood
Karanlık Sanatlara Karşı Savunma Profesörü
Karanlık Sanatlara Karşı Savunma Profesörü
avatar

Mesaj Sayısı : 905
Yaş : 25
Rp Düzeyi : Çığır açan, akla zarar!
Tarafı : Kutsal Güç - Tanrı'nın Aydınlığı
Kan Durumu : Safkan
Asa : Cennet'in Kılıcı
Rp Yaşı : 26
Patronus : Mantikor
Rp Sevgilisi : Kutsal bedenime düşen ilk yağmur damlası;
Eléa...

Özel Yetenek : Çatalağız
Kayıt Tarihi : 17/10/09
Ruh Hali :

MesajKonu: Geri: Castiel'in Yargılaması   Ptsi 07 Ara. 2009, 13:29

Tanrı'nın affediciliğinden bahseden Castiel'in sözlerinden sonra kadın olduğu yerde durup aklına akın eden düşünceleriyle başbaşa kalmıştı. Yaptığı hataları düşünüyordu elbette, yaşadığı kötü anılar, yaptığı kötü şeyler aklına gelmişti. Ve şu anki rahatlama sonucu da bunu Castiel'e anlatacaktı. Yaptığı elbette bir hataydı, kimseye bu kadar kolay güvenmemeliydi. Lakin az önce zor bi durumdan kurtulmuştu ve bunu Castiel'in yardımıyla yaptığına inanıyordu...

Duraksaması bittikten sonra derin bir nefes alıp aklındakileri ortaya dökmüştü kadın. Babasının baskıları sonucu karanlık tarafa sempati duyuyormuş gibi davranıp, sonunda karanlığın ruhuna sahip olmasına izin vermişti. Bu yaptığı istemdışıydı, ailesini korumak için bunu yapmıştı. Yaptığı kötülüğün cezasını çekmişti zaten, karanlık ruhuna durmadan usanmadan işkence etmişti. Tanrı'nın ona verdiği şans iyiliğe dönmesi ve ruhundaki yaraları sarması için bir fırsattı...

Daha sonrasında derin bir iç çekip Castiel gibi olmak istediğini söylemişti. Bununla ne kast etmişti? Hayatı boyunca iyilikten sapmamış biri olmak yaşamak istiyordu demek. Bunu istemesi güzeldi, lakin kendisinde bulunan ve inatla dik duran vücudunu ezmeye çalışan sorumluluğu kaldıramazdı. Şeytan'ın Meleği peşindeydi, yapması gereken milyonlarca şey vardı. Karanlık Lord'a ulaşmaya çalışıyordu. Hayatı boyunca kaybettiği insanların intikamını alacaktı...


"Ruhun artık temiz, kötülükten arındırıldı. Tanrı günahlarını affedecektir, eğer af dilersen..."

Tepelik yavaş yavaş kendini eğimli bir ormana bırakıyordu. Buradaki çimler daha uzundu,neredeyse ayaklarını kapatacak boydaydılar. Ağır adımlarla yürüyen Castiel, kadının yanıt vermesini bekliyordu. Fakat duyduğu ses dikkatini ormana doğru yöne çekmişti. Normal değildi...

"Casstiel..."

Çatal dilindeki bu fısıldamayı kadın fark edememişti, fakat Castiel'in yüzünün değiştiğini, süphe ve dikkatle kaplandığını fark etmişti. Gelen ses yılanı Salazar'dan gelmiyordu, başka bir yılandı. Daha önce bu sesi duymuştu, fakat neredeydi?? Ah! Cadılar bayramında yanına gelip, ismini fısıldayıp giden yılanın sesi olmalıydı. Tanrı'nın Meleği sesin kaynağını arıyordu, ve ormandan kendilerine doğru ağır ağır süzülen, oldukça büyük bir kütleyi fark etti. Kadının omuzunu kavrayıp yavaşça arkasına doğru çekti. Yaratıkla son karşılaşmalarında Blossom büyük bir tehlike atlatmıştı, Castiel olmasa öldürülebilirdi. Aynı durumu tekrar yaşamak istemiyordu, yavaşça cebinden çıktı Cennet'in Kılıcı...

_________________


Sizler özel değilsiniz, eşi benzeri olmayan kar tanesi değilsiniz. Sizler paranız kadar değilsiniz, sizler işiniz, kredi kartınızın limiti değilsiniz.

Sizler şarkı söyleyen, dans eden pisliklersiniz.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
 
Castiel'in Yargılaması
Önceki başlık Sonraki başlık Sayfa başına dön 
1 sayfadaki 2 sayfasıSayfaya git : 1, 2  Sonraki
 Similar topics
-
» Phpbb2 En Fazla 60% Küçülüyor!

Bu forumun müsaadesi var:Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
Verus Magia | Role Play Sitesi :: World Tour :: Roma :: ¨Fontana Di Trevi -
Buraya geçin: