AnasayfaKayıt OlGiriş yap

Paylaş | 
 

 Castiel'in Yargılaması

Önceki başlık Sonraki başlık Aşağa gitmek 
Sayfaya git : Önceki  1, 2
YazarMesaj
Eléa Phémbarl
Esrar Dairesi Başkanı
Esrar Dairesi Başkanı
avatar

Mesaj Sayısı : 404
Yaş : 29
Rp Düzeyi : Oldukça depdebeli!
Tarafı : LigHt siDe
Kan Durumu : Pure
Asa : Antéchrista
Rp Yaşı : 24
Patronus : Kraliçe Arı
Rp Sevgilisi : Castiel
Özel Yetenek : Veela
Kayıt Tarihi : 27/11/09
Ruh Hali :

MesajKonu: Geri: Castiel'in Yargılaması   Salı 08 Ara. 2009, 21:46

Tesadüfler kişinin kendisini aldatmak için uydurduğu pembe yalanlardı. Ve Eléa’nın orada yaşadığı arınışın tek bir saniyesi bile, en ufak bir tesadüfün parçası değildi. Yavaş yavaş hatırlıyordu öncesini ve öncesinde hissettiklerini. Castiel, yanı başındaki kutsal adam, yüzündeki ışık ve verdiği kusursuz rahatlık… En ufak serzenişten uzaktı kendisine yaptıkları için Eléa. Kanına girecek her kötü düşünceye uzaktı artık. Yalnızca soğuktan üşüyen elleriydi canını yakan. Tek kelime etmek istemiyordu sahip olduğu hazinenin ardından. Yalnızca tadını çıkarmak ve bunun için planlar yapmak istiyordu. Görüşünü açıp, kanatlarının kokusunu hatırladığı meleğin hayalinin gölgesindei hesabını iyilikle ödeyeceği kötülükleri bir bir nasıl temizleyeceğinin planını yapmak. Eléa…O artık, tam bir insan olma yolunda ilerleyen büyülü genç bir kadındı. Saç diplerinden tırnak uçlarına arındırılmış, konsantre bir iyiliği içindeki kanla sulandırmış ve heyecanla çarpan yüreği en ufak bir gülümsemeden alacağı hazza şimdiye kadar hiç olmadığı halde yakın duran, genç bir kadın.


Sıkılmayacağı bağışlanma ihtimalleri üzerinde düşündü kısa süre adımlarını atarken. Çimlerin uzamaya başladığı yere yaklaşıyorlardı. Elinden geldiğince düşünerek konuşuyordu Eléa. Sözlerinde sınır yoktu o akşam. Vücudu hafif hafif titreme nöbetlerine girmekten çekinmiyordu hala. Gecenin siyah örtüsü altında ne yaptığı belli olan bir şekle benziyordu. Yönünü izleyen, içini bilen ve gideceği her yerden haberdar olan biri vardı. Tanrı… Onunla aşık atamayacağını anlaması geç olsa da, bunu sağladığı için ona minnettardı. Castiel’in tek cümleden oluşan kısa konuşmasına cevap vermek üzereydi. Ağzını açmak için başını kaldırdığında, geceden daha siyah bir gölgenin meleğin yüzüne düştüğünü gördü. Endişeyle harmanlanmış bu bakış hiç de hoş bir alametin habercisi değildi elbette. Eléa o anda sadece tek bir ihtimal düşündü. ‘’ Bir şey ona zarar verebilir mi? İstese bile? ‘’

Yavaşça omzuna değen güçlü elin sahibine itaat etti. Ses çıkarmadan arkasına geçti. Kalbi küt küt atarken, elini asasına götüren Castiel, sessiz ve beklenti içinde görünüyordu. Her an atılmak üzere bekleyen vahşi bir hayvan gibi dinliyordu sessizliği. Hamlesinden önce beklediği her neyse, yüzünü görmeyi istiyor olmalıydı. Ancak merakına karşılık gelen cevap dehşet vericiydi. Castiel’e doğru süzülen, hayatında görmediği büyüklükte bir yaratıktı. Nefesi boğazında düğümlenirken, ne çeşit bir büyünün işe yarayacağını bilmediğinden, kontrolsüz biçimde asasını çıkardı hafif hareketlerle. Bir eliyle Castiel’in bileğine uzandı arkasından. Panik yapmayışından anladığı kadarıyla, koruyucu meleği yaratığı daha önce görmüş olmalıydı. Fısıldadı, büyücünün ona geride kalmasını söyleyeceğini bilerek.

‘’ Ne yapacağız? ‘’

Çok önceleri yaptığını hatırladığı bir şeyi yaptı yeniden. Yatağının kenarına çöküp kardeşiyle birlikte geçirdiği birkaç dakikayı ve ardından minnet dolu konuşmalarını hatırladı. Sadece seslendi. ‘’ Lütfen… Ona…Bize yardım et.’’ Tanrı, onu duymuş muydu?

_________________

Mmm, a little bit of heaven, but a little bit of hell
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Matthew Dean Wood
Karanlık Sanatlara Karşı Savunma Profesörü
Karanlık Sanatlara Karşı Savunma Profesörü
avatar

Mesaj Sayısı : 905
Yaş : 25
Rp Düzeyi : Çığır açan, akla zarar!
Tarafı : Kutsal Güç - Tanrı'nın Aydınlığı
Kan Durumu : Safkan
Asa : Cennet'in Kılıcı
Rp Yaşı : 26
Patronus : Mantikor
Rp Sevgilisi : Kutsal bedenime düşen ilk yağmur damlası;
Eléa...

Özel Yetenek : Çatalağız
Kayıt Tarihi : 17/10/09
Ruh Hali :

MesajKonu: Geri: Castiel'in Yargılaması   Çarş. 09 Ara. 2009, 19:55

Çatal dilinde kendisine ulaşmış olan, adını söyleyen tıslama çoğu insanın kanını donduracak kuvvetteydi. Normal bir yılan değildi bu, onun gelişi sebebiyle ezilen çimler böyle söylüyordu en azından. Arkasına geçirdiği kadının asasını çıkardığını hissetmişti, bileğinde hissettiği soğuk eller hafif hafif titriyordu. Yaratık gittikçe yaklaşıyor, yaklaştıkça büyüyordu sanki..O bir basilisk miydi?

Eğer basiliskler muggle arabalarını çöp kutusu büyüklüğüne getirebilecek gibi duruyorsa, karşılarında bir basilisk vardı. Kadının ne yapacağız sorusuna, boş elinin işaret parmağını kendi dudaklarına götürerek yanıt verdi. Yaratık adını tıslamaya devam ediyor, yaklaştıkça ses netleşip yükseliyordu. Castiel, kadının az önce bileğini kavrayan elini tutarak, onun gözlerine götürdü. Basilisk'in bakışları ölümcüldü, aynı şey Castiel için de geçerliydi. Tanrı'nın ona bahşettiği ve kilisede de kullanmış olduğu büyüyü kullandı, gözlerini kapattı. Açtığında göz bebekleri yerini bembeyaz kütlelere bırakmıştı, önlerindeki çalılığı spot ışığı gibi aydınlatıyordu...

Dikkatlice yaratığa baktı Castiel, bir basilisk değildi. Fakat oldukça büyüktü ve yavaş yavaş ikilinin etrafını sarmaya başlamıştı. Adam kadının kapalı gözünü açtı tekrardan, tehlikeyi görmesini istemişti. Tehlikeyi görmeli ve Castiel'i dinlemeliydi.


"Git buradan, cisimlen..."

Fakat içindeki hisler ısrarla onu dinlemeyeceğini söylüyordu. Devasa yılan etraflarını tamamen sarıp, kafasını kaldırarak çatallı diliyle onlara doğru tısladığında Tanrı'nın Meleği siyah kanatlarını ikinci defa ortaya çıkardı. İlk seferine oranla devasa duruyorlardı ve bembeyaz gözleriyle Castiel, en az yılan kadar korkutucu duruyordu...


"Ne istiyorsun..."

_________________


Sizler özel değilsiniz, eşi benzeri olmayan kar tanesi değilsiniz. Sizler paranız kadar değilsiniz, sizler işiniz, kredi kartınızın limiti değilsiniz.

Sizler şarkı söyleyen, dans eden pisliklersiniz.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Eléa Phémbarl
Esrar Dairesi Başkanı
Esrar Dairesi Başkanı
avatar

Mesaj Sayısı : 404
Yaş : 29
Rp Düzeyi : Oldukça depdebeli!
Tarafı : LigHt siDe
Kan Durumu : Pure
Asa : Antéchrista
Rp Yaşı : 24
Patronus : Kraliçe Arı
Rp Sevgilisi : Castiel
Özel Yetenek : Veela
Kayıt Tarihi : 27/11/09
Ruh Hali :

MesajKonu: Geri: Castiel'in Yargılaması   Çarş. 09 Ara. 2009, 22:40

Titreyişlerine engel olamıyordu genç cadı. Boğazına yakıcı korku düğümleri atılmış gibi yutkunamıyordu da. Nefesini sesli sesli verdiğini fark edip kendini zorladı. Daha yavaş verdiği nefesler yüzünden boğulur gibi oluyordu. Kalbi vücuduna daha fazla kan pompalıyordu ve kadın ciğerlerine hükmedemiyordu. Başı döner gibi olduğundan kendini sakinleşmeye zorladı. Ancak nefes alır gibi sürtünüşlerini duyduğu yaratığın gölgesi giderek belirginleşmeye başlamış ve gecenin aydınlığında, sapa yolun sokak lambalarından ulaşan cılız ışıkla, pulları gözüne çarpmaya başlamıştı. Bakışlarını yoldan tarafta tutan Eléa, kendilerine varana kadar onca yolun olduğunu da hesaba katarak, yaratığın gövdesinin ne kadar büyük olduğunu hesaplamaya çalıştı. Artık nefesleri düzensizleşmişti. Rüzgarın üzerinden yalayıp geçtiği bedenin devasalığını hayal ederken, Castiel’in eli gözlerini kapadı. Kalbi küt küt atarken meleğin dokunuşunun onu sakinleştirmesi gerekiyordu. Ancak çağrıştırdıklarıyla iyiden iyiye deliye döndü. Olabilir miydi? Tarih öncesi bir yaratık… Bir kez daha, yakınlarında bir yerlerde…Olasılıklarla başı dönerken Castiel elini Eléa’nın gözlerinden çekti.

Gözüne ilk çarpan Castiel’den geldiği apaçık ortada olan ışık oldu. Hemen ardından karşısındaki korkunç kütleyi fark etti. Aralarındaki boşluğun yavaş yavaş yaratığın kıvrılan bedeniyle dolmaya başladığını hissettiğinde, çığlık atmamak için zor tuttu kendini. Her kıvrılış kafasının içinde tiz çıkışlarla yankılanıyordu. Yaratığın bedeni kendinden emin şekilde sararken etraflarını, Eléa, Castiel’in kendisinden istediği şey karşısında şaşkına döndü. Hızla yutkundu, sessizce cevap verdi.

‘’ Asla.’’

Fısıltısı meleğin kulaklarına ulaştığında, nefesini gürültüyle içine çekmesini gerektiren bir başka şey oldu. Castiel yeniden Tanrı’nın hediyesi kanatlara büründü. Öyle güven verici görünüyordu ki, gözleri bu kusursuz manzara karşısında dolan cadı, bir an için bile baktığı yerden gözünü ayırmadan tehlikeyi unutur gibi oldu. Gözlerinden gelen tılsımlı ışık, kanatlarındaki muazzam simetrik uyum ve varlığının huzuru hala yerinde duruyordu. Son anını rengarenk bir çiçeğin üstünde yaşayan kelebek gibi hissetti kendini. Bu manzaranın tadını aldığı için, huzurla ölebilirdi.

Sessizlik bilmediği bir lisanda bozuldu. O anda sapa yolun kenarından biraz uzakta başlayan yılanın gövdesini çok daha iyi görebildi Eléa. Korkunun vücut bulmuş hali karşısında dururken, bedenini arkadan görebildiği Castiel’in yılanla konuştuğunu gördü. ’ Çataldil…Bir melekte…’’ Algıları alt üst olan genç kadın, faydasız olduğunu düşündüğü asasıyla bir şaşırtma büyüsü yapmaya hazırlanıyordu. Ne kadar etkili olacağından şüphesi yoktu, ancak karşısındaki yaratığın hisleri hakkında bir şey bilmediğinden beklemeye başladı. Konuşmanın bitmesini bekliyordu. Konuşmanın bitiş şekline göre, bir şeyler yapacağı anın gelmesini. Huzurun kendi ayaklarıyla gelip, onları buradan götürmesini. Ciddileşen yüzü ifadesiz aşağı indi hafifçe. Yukarı kayan bakışları içindeki mırıltıyla seyiriyordu. Burada kalacak beden, ne koruyucusuna ait olacaktı, ne de cadıya. Doğru zamanı bekliyordu.

_________________

Mmm, a little bit of heaven, but a little bit of hell
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Matthew Dean Wood
Karanlık Sanatlara Karşı Savunma Profesörü
Karanlık Sanatlara Karşı Savunma Profesörü
avatar

Mesaj Sayısı : 905
Yaş : 25
Rp Düzeyi : Çığır açan, akla zarar!
Tarafı : Kutsal Güç - Tanrı'nın Aydınlığı
Kan Durumu : Safkan
Asa : Cennet'in Kılıcı
Rp Yaşı : 26
Patronus : Mantikor
Rp Sevgilisi : Kutsal bedenime düşen ilk yağmur damlası;
Eléa...

Özel Yetenek : Çatalağız
Kayıt Tarihi : 17/10/09
Ruh Hali :

MesajKonu: Geri: Castiel'in Yargılaması   Cuma 11 Ara. 2009, 13:21

Castiel'in çataldilindeki sorusunu yaratık gayet güzel anlamıştı, fakat yanıt vermek için bekliyor, kocaman gözlerini Meleğin kanatları arasında gezdiriyordu. Kendisine yansıyan ışıktan rahatsız olmuşcasına gerilemişti, hareketleri ani ve keskindi. Eléa hala adamın arkasındaydı, "asla" demişti. Tanrı'nın Meleği onun gitmesini istemeye devam etseydi kadının fikrini sormadan, alnına dokunacağı işaret parmağı hamlesiyle onu uzaklara yollayabilirdi. Fakat yaratık saldıracak olsa ağır ağır ve tam karşılarından süzülerek gelmezdi. Şu dakikadan sonra da zarar vermeye çalışırsa Castiel ona engel olabilecek güçteydi...

"Casstiel... Liderimiz ordunun başına gelmeli, savaşta bizi yönetmeli..."

Lider? Lideriniz kimdi? Sizin savaşınız neydi? Düşmanınız kimdi? Castiel'in aklında birbiri ardına, binlerce düşünce soru belirdi. Fakat hiçbiri mantık çerçevesinde değildi. İfadesiz yüzü ve bembeyaz gözleriyle kıpırdamadan bekledi, düşündü. Yılan sabırsızdı..

"Yarın, günbatımında. Monstrosity. Liderimiz gelmeli..."

Tıslamasının bitmesinden sonra Meleğin kanatları ardına saklanan Eléa'yı fark etti yaratık. Kurduğu çember etrafında bir yarım daire çizerek görüşünü genişletti, devasa dişleri ortaya çıktı. Fırlamaya hazır bir ok gibi gerildi...

Aynı büyü.. Hayatında bir kere kullandığı bu buyüyü daha önce Emmanuelle'in üzerinde denemişti. O zaman ıskalamıştı fakat şu an karşısında Emm kadar güçlü olmayan bir rakip vardı...

Parçalı bulutlu gökten beklenmeyecek bir hamle gerçekleşti. Castiel Tanrı'nın ona bahşettiği büyülerden bir başkasını kullanmış, gürleyen gökün ve ışığının yarattığı anlaşılmaz kaosta ne dediği kadın tarafından seçilememişti. İki varlığın tam ortasına, Castiel'in elini kaldırmasıyla müthiş bir hızla yıldırım düştü, atlamaya hazır yılan korkuyla geriledi, hiçbir şey söylemeden Meleğe baktıktan sonra geldiği hızla, geldiği yönden , geldiği yere dönmeye koyuldu. Yaratığın gidişini izleyen Castiel aklında milyonlarca soru işaretiyle eski haline dönüştü. Gözleri yine o bilindik kahverengiydi, kanatları kapanarak yok olmuştu...

_________________


Sizler özel değilsiniz, eşi benzeri olmayan kar tanesi değilsiniz. Sizler paranız kadar değilsiniz, sizler işiniz, kredi kartınızın limiti değilsiniz.

Sizler şarkı söyleyen, dans eden pisliklersiniz.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Eléa Phémbarl
Esrar Dairesi Başkanı
Esrar Dairesi Başkanı
avatar

Mesaj Sayısı : 404
Yaş : 29
Rp Düzeyi : Oldukça depdebeli!
Tarafı : LigHt siDe
Kan Durumu : Pure
Asa : Antéchrista
Rp Yaşı : 24
Patronus : Kraliçe Arı
Rp Sevgilisi : Castiel
Özel Yetenek : Veela
Kayıt Tarihi : 27/11/09
Ruh Hali :

MesajKonu: Geri: Castiel'in Yargılaması   C.tesi 12 Ara. 2009, 00:36

Antéchrista elinde ısınır gibiyken, hafifçe sertleşen konuşmayı anlamasa da, dinliyordu Eléa. Hala Castiel’in kanatlarının ardında gizleniyordu. Gözlerinden çıkan ışığın karşısındaki yılanı daha net görmesini sağlayışı, cadının merakını tetikledi. Bir yandan ikisini dinliyor, diğer yandansa mırıldandığı sözcükleri tamamlayacağı hedefe bakmak için yana doğru adımlıyordu. Hafif bir nefes verdi Castiel’in hala yılanla konuşuyor olmasından cesaret alarak. Aralarında geçen bir şey olduğu belliydi. Uzun sayılabilecek bu konuşmanın biteceği anı beklemeden, kendini gösterdi.

Derin bir tıslamanın ardından gelen hırıltılı bir sürünüş izledi yaratığın hamlesini. Genç cadı yaptığı aptallığın farkına yeni varıyordu. Faydasız bir hareket olmasından korktuğu şaşırtma büyüsünü mırıldanmayı bıraktı. İşe yaramayacağı aşikardı. O an için, orada, varlığı, bir yılanın dişleri arasında sona erebilecek faydasız ve zavallı bir beden olmaktan ibaretti. Görünüşünün manasızlığını yılanın tek çizgi halini almış gözbebeklerinden okudu. Ruhunun üşümeye başladığını sandığı anda, gökyüzünden Tanrı’nın nefesi indi önce. Sonra öfkesi. Büyük bir gürültüydü ve gözlerini kör edecek kadar parlaktı. Etkisiyle geriye yalpaladı ve şiddetle yere düştü cadı. Dirseklerinin üzerine düşüşünün verdiği bir anlık sızlama hissinden çabuk kurtuldu. Castiel, onu korkutacak kadar güçlüydü. Ve ona beslediği saygıyı, bağlılığı arttıracak kadar mütevazı. Tanrı’nın ufak bir gölgesi halinde, hala kanatlarını kapamayan meleğe baktı. Kudretinin kaynağını düşünmek için zamanı olacaktı. Yılanın yenilgiyi kabul eder gidişinin ardından yerden kalkmak istedi, beceremedi. Gözleri hala bir anlık aydınlığın şiddetiyle bulanık görüyordu. Beynindeki uğultu görüşünü daha da bulanık hale getiriyordu. Hafifçe kendisine yaklaşan bedendeki büyük iki ayrıntı yok olmuştu. Kanatlarını saklayıp yeniden normale dönen bakışları hakkında ikna olsa da, henüz doğru dürüst yüzündeki ifadeyi seçemiyordu.

Ufak bir iniltiyle doğrulmayı denedi. Yapabildiği sadece bacaklarını hafifçe yana çekmek ve ellerini yere dayamak oldu. Hala başı dönüyordu. Bir ömürde görülmesi olanaksız pek çok şeyi, birkaç saat içerisine sığdırmıştı. Yanındaki varlığın kutsallığına, gücüne ve ona duyduğu bağlılığa anlam veremiyordu. Yaşadığı yer normal insanların olduğu yerlerden uzak ve farklı olsa da, böyle anlar büyülü dünyalarda bile sık sık görülmüyordu.

Derin bir nefes aldı. Meleğin yanı başında bekler halinden güç alsa da, kalkmayı reddeden bedenine ve henüz taşlarını bir araya toplayamamış bilincine teslim oldu. İnce bir çınlama hissediyordu kulaklarında. Anlamsız olduğundan emin olsa da, sordu.

‘’ İyi misin?’’

Bu soruya cevap vermesi gerekenin kendisi olduğunu düşündüren bir gülümseme duyduğunu sandı. Ancak Castiel’den gelmeyeceğine emin olduğu bu tepkiyi algısının bir oyunu olarak değerlendirdi. Ardından bütün olanları tek tek aklının eleğinden geçirdi. Takılanları eline alıp inceledi. O güne dek varlığına acı veren her ayrıntıyı kendi elleriyle, kor halini almış bir şişle, geniş ve derin bir ocakta şekillendiren bir zanaatkar gibi hissediyordu. Küçük şeytan heykelleri yapıp, dünyaya bırakır halde buldu kendini temsilinde. Ruh üflediği yaratıkları bir bir vesveseleriyle dolduruyor ve ardından oyun oynamalarını söylüyordu. Castiel’in dokunuşunu hissedene dek, kötü oyunlar düzenliyordu. Kendisi için bile. Onun varlığıyla, yaşam ve ölüm arasındaki ince çizginin sınavını, bir iyi olarak vermiş olduğuna inanmaya zorladı kendini. Ancak vicdanı buna öyle kolay ikna oluyordu ki. Ruhunu ebruli günahların etkisinden kurtarıp saydamlaştıran sebebe baktı netleşmeye başlayan görüşüyle.

Kendini zorlaması ve kalkması gereken biri için fazla şey yaşamıştı. Gözlerini kapadı birkaç saniyeliğine. Elini adama uzattı. Haline bakıldığında isteyebileceği en normal şeyi istedi kendisine uzanan iki ele tutunduğunda. Sorularını, anlaması gerekenlerin sonuçlarını, korkudan arta kalan gerginliği sonraya bıraktı. Düşüncesiz bir kendini koyuverişle doladı kollarını meleğin boynuna. Şimdi, güvendeydi.

‘’ Bizi buradan götürür müsün?’’

_________________

Mmm, a little bit of heaven, but a little bit of hell
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Matthew Dean Wood
Karanlık Sanatlara Karşı Savunma Profesörü
Karanlık Sanatlara Karşı Savunma Profesörü
avatar

Mesaj Sayısı : 905
Yaş : 25
Rp Düzeyi : Çığır açan, akla zarar!
Tarafı : Kutsal Güç - Tanrı'nın Aydınlığı
Kan Durumu : Safkan
Asa : Cennet'in Kılıcı
Rp Yaşı : 26
Patronus : Mantikor
Rp Sevgilisi : Kutsal bedenime düşen ilk yağmur damlası;
Eléa...

Özel Yetenek : Çatalağız
Kayıt Tarihi : 17/10/09
Ruh Hali :

MesajKonu: Geri: Castiel'in Yargılaması   Çarş. 23 Ara. 2009, 20:32

Yaratığın ağır ağır gidişini izlemeyi bıraktığında Eléa'nın yerde olduğunu fark etmişti Castiel. Eski görünümüne büründüğünde kadının yerden kalkmaya çabaladığını fakat başarısız olduğunu gördü. Sıradan bir insan için çok şey yaşamıştı, kesinlikle dinlenmeye, derin ve rüyasız bir uykuya ihtiyacı vardı. Belki de onu St Mungo'ya bırakırdı...

Ayağa kalkması için destek oldu, kadının boynuna sarılması ruhunda bir gülümseme bıraktı. Gitmek istiyordu, yaşadıklarını düşünmeye ihtiyacı vardı. Daha sonra tekrar Castiel'i bulmaya çalışabilirdi, aralarında istese de istemese de Tanrı'nın yoluyla bir bağ oluşmuştu. Kadının titreyen bedeninin hala kendisine bitişik olması üzerine Tanrı'nın Meleği usulca konuştu;


"Korkma, Tanrı hep yanında..."

Kadından ayrılıp hala elinde tuttuğu Cennet'in Kılıcı'nı cebine koydu. Onun bu öğüte ihtiyacı vardı, çünkü Castiel onu iyi tarafta tutmak ve Tanrı'nın mucizelerini ona göstermek için her zaman yanında olmayacaktı. Kendi başının çaresine bakabilmeli ve aydınlıktan şaşmamalıydı...

Sağ elinin işaret parmağını kadının anlına koydu, cisimlenmeden önce onun gözlerine son bir kez baktı. Ve karanlığın yok olduğundan emin olmaya çalışarak onu cisimledi. Dinlenebileceği bir yerdi, orası kesin..

Yılanın gittiği tarafa doğru son bir bakış atsa da o tarafa doğru yönelmedi, usta olduğu gibi çıt çıkarmadan oradan cisimlendi. Yargıladığı ilk insanın aydınlığı bulması onu mutlu etmişti. Fakat bu mutluluğu gölgeleyen yılanın ortaya çıkması Castiel'in aklında milyonlarca soru işareyi bırakmaya yetmişti. Bu soruların cevaplarını bulmak içinse gitmesi gereken adresi almıştı zaten...

_________________


Sizler özel değilsiniz, eşi benzeri olmayan kar tanesi değilsiniz. Sizler paranız kadar değilsiniz, sizler işiniz, kredi kartınızın limiti değilsiniz.

Sizler şarkı söyleyen, dans eden pisliklersiniz.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Eléa Phémbarl
Esrar Dairesi Başkanı
Esrar Dairesi Başkanı
avatar

Mesaj Sayısı : 404
Yaş : 29
Rp Düzeyi : Oldukça depdebeli!
Tarafı : LigHt siDe
Kan Durumu : Pure
Asa : Antéchrista
Rp Yaşı : 24
Patronus : Kraliçe Arı
Rp Sevgilisi : Castiel
Özel Yetenek : Veela
Kayıt Tarihi : 27/11/09
Ruh Hali :

MesajKonu: Geri: Castiel'in Yargılaması   Perş. 24 Ara. 2009, 03:31

...SON...

_________________

Mmm, a little bit of heaven, but a little bit of hell
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
 
Castiel'in Yargılaması
Önceki başlık Sonraki başlık Sayfa başına dön 
2 sayfadaki 2 sayfasıSayfaya git : Önceki  1, 2
 Similar topics
-
» Phpbb2 En Fazla 60% Küçülüyor!

Bu forumun müsaadesi var:Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
Verus Magia | Role Play Sitesi :: World Tour :: Roma :: ¨Fontana Di Trevi -
Buraya geçin: