AnasayfaKayıt OlGiriş yap

Paylaş | 
 

 Cinayet ve Masumiyet

Önceki başlık Sonraki başlık Aşağa gitmek 
YazarMesaj
Persephone Nyks
Büyüceşûra Hâkimi
Büyüceşûra Hâkimi
avatar

Mesaj Sayısı : 66
Yaş : 22
Rp Düzeyi : Çığır açan, akla zarar.
Tarafı : Tarafsız.
Kan Durumu : Safkan.
Asa : Engin Sır.
Rp Yaşı : 24
Patronus : Pegasus
Kayıt Tarihi : 12/03/10
Ruh Hali :

MesajKonu: Cinayet ve Masumiyet   C.tesi 08 Mayıs 2010, 15:57

Sabahın erken saatlerinde, dün gece ki cinayet için kalkmıştı. Gerekli araştırmaları yapan bakanlık çalışanları, sonunda dosyaları Büyüceşûra'ya getirmişlerdi. Büyüceşûra tarafından bu konuya bakılması içinse Persephone'yi görevlendirmişlerdi. Tüm gece boyunca dosyaları incelemekten uykusuz kalmış olsa da sabaha doğru bir - iki saatlik kestirmeyle ayakta duruyordu. Cinayetin ölüm yiyenler tarafından işlendiği söylense de bunun gerçeklik payı tartışılırdı. Bu cinayet herkes tarafından işlenebilirdi, etrafta bir çok psikopat dolaşıyordu. Yine de küçük kızın mensubu olduğu ailenin Yoldaşlık'tan olduğunu göz önüne aldığında bunun imkânsızlığının oldukça düşük olduğuna karar veriyordu. Üzerine uzandığı masadan doğrularak kollarını esnetti. Pencereden masada ki parşömenlere yansıyan güneş ışıkları, karanlığa alışan gözlerini acıtıyordu. Oturduğu sandalyeden kalkarak pencerenin yanına doğru yürüdü. Dışarısı şimdi, öldürülen küçük cadının ailesinin acısından habersiz capcanlıydı. Güneş ise adeta onlara inat tüm gücüyle parlıyordu. Elini başına doğru götürerek alnına parmaklarıyla nazikçe masaj yaptı. Kafasını toparlaması ve bir an evvel olay yerine gitmesi gerekiyordu. Banyoya doğru ilerlerken üzerinde ki gömleğinin düğmelerini açıyordu. Uyurken beyaz gömleğini oldukça kırıştırmış ve bir kaç düğmesinin açılmasına sebep olmuştu. Musluğu açtı ve avuçlarını akan suyun altına bıraktı. Soğuk su avuçlarından taşarken hızla yüzüne çarptı. Musluğu kapatarak yüzünü duruladı. Artık hareketlerini hızlandırmıştı, her ne kadar daha vakti olsa da işine geç kalmaktan nefret ediyordu. Üstüne zarif bir şeyler ve siyah cüppesini geçirerek masasında bıraktığı asasını almaya gitti. Asasını eline aldığında boğazında hissettiği kuruluğu gidermek için masasında bulunan bardağa asasını doğrultarak, ''Aguamenti'' dedi ve asasını beline sıkıştırdı. Bardağın içinde oluşan sudan bir kaç yudum içerek tekrar masaya bıraktı ve cisimlenerek Spinner's End'e gitti. Çocuk parkında olmuştu tüm olay. Onun gibi görevini yapan bir çok sihirbaz da orada, olanlarla ilgileniyorlardı. Kalabalığa doğru ilerlerken vücudunda hissettiği tuhaf soğukluk, titremesine sebep olmuştu. Sanki cinayetin işlendiği sırada orada bulunmuş ve tüm olanları görmüştü. Kendi kafasında oluşturduğu kareler adımlarını attıkça gözlerinin önüne geliyordu. Bu çok sık yaptığı bir durum değildi, sadece küçük bir cadının taraf çatışmaları gibi saçma bir nedenden dolayı öldürülmesi onu oldukça sinirlendirmişti. O küçük kızı öldürenleri bulmak, Büyüceşûra'da yargılanmasını sağlamak bir nebze olsun onu rahatlatacaktı, buna inanıyordu. ''Bu olayı yapanlar arasına birisini daha ekledik Bayan Nyks'' Görevlilerden birisi elinde bir çok ismin bulunduğu parşömeni Persephone'ye gösterirken, Persephone düşüncelerinden uzaklaşmıştı. Bu listenin bir kopyası da Persephone'nin elinde bulunuyordu. Listesinde ekli olmayan o ismi merak ederek sordu, ''Kim?'' dedi yanında onunla birlikte yürüyen genç büyücüye meraklı gözlerle bakarak. ''Bay Valente, efendim. Maximilano Giamor Valente. O saatlerde Bay Valente'yi yakınlarda gören güçlü tanıklarımız var'' Bu Persephone'nin şüphelerini Maximilano'da toplanmasına sebep olsa da biraz daha düşündükten sonra tekrar büyücüye dönerek sordu, ''Size bunları söyleyen büyücülere nasıl güvenebiliyorsunuz peki? Belki de kendi suçlarını örtmek için böyle bir şey söylediler'' dedi kararsızlık artık onun için çok daha derindi. ''Elbette buna tam olarak karar veremeyiz Bayan Nyks fakat adı geçen kişi şuan da Kentish Town Cafe'de oturuyor'' Bu bilgi, araştırma yapması ve onun bu konuyla ilgisinin olup olmadığını anlaması için gerekli olanakları sağlıyordu. ''Teşekkürler, ben onunla ilgilenirim'' diyerek genç büyücünün yanından hızlı adımlarla ayrıldı. Cafenin içerisine girerek oturanları inceledi. Bir masa da beyaz saçları omuzlarına kadar gelen yaşlı bir büyücü, karşısında oturan yüz hatları belirgin genç büyücü ile sıkıntılı bir biçimde konuşuyordu. Gözlerini onlardan çekerek köşede oturan Maximilano'ya odaklandı. Arkası dönük olduğundan Persephone'nin Cafe'ye girdiğini fark edememişti. Önünde ki içeceğini yudumlarken yanına geldi ve ''Affedersiniz. Bay Valente?'' diyerek onun Maximilano olduğundan emin olmak istedi.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Maximilano Giamor Valente
Gezgin
Gezgin
avatar

Mesaj Sayısı : 87
Yaş : 26
Rp Düzeyi : Etkileyici
Tarafı : Yerimi bilmem ne taraftayım.
Ne zamandır Araftayım.
Kan Durumu : Safkan
Asa : Lakayt Meraklar
Rp Yaşı : 23
Patronus : Scylla
Özel Yetenek : Kurtadam
Kayıt Tarihi : 25/04/10
Ruh Hali :

MesajKonu: Geri: Cinayet ve Masumiyet   C.tesi 08 Mayıs 2010, 18:49

Maximilano yeni günün ilk ışıkları ile beraber uyandı ve güneşin tüm ihtişamı ile penceresinden içeri süzülmesine biraz olsun şaşırtmıştı. Birkaç haftadır macera aramak için geldiği İngiltere’de oradan oraya sürüklüyordu kendini ve geldiği günden beri hiç bu kadar parlak bir güneş görmemişti. İngiltere’nin dört mevsim kapalı olan havasında güneşle karşılaşmak Maximilano için mutlu bir günün başlangıcı sayılabilirdi. Hemen yatağından fırlayıp kaldığı küçük otel odasındaki penceresini açtı ve içeriye dolan temiz hava ile beraber derin bir nefes aldı. Pencereden gelen güneş ışıkları tenini yakıyordu ve bu yakıcı güneşi hissetmeyeli epey bir zaman olmuştu. Birkaç dakika bu muhteşem güneş karşısında gerindikten sonra banyoya doğru yavaş adımlarla yürüdü. Aynanın karşına geçtiğinde dün akşam ne kadar çok muggle votkası içtiğini anladı. Kırmızı gözleri bir kurt adamdan çok kana susamış bir vampirin gözlerine benziyordu. Dağınık saçları,solgun yüzü gecenin kısa bir özeti gibiydi ve dün geceden geriye hiçbir şey kalmamıştı aklında. Hafızasını bir süre daha yokladı ama zihnide dün gece ile ilgili herhangi bir anı canlanmadı. Ama bu durumu önemsemeden hemen kendisine çekidüzen vermeye koyuldu, çünkü bu muhteşem havayı kaçırmak istemiyor ve dışarıda dolaşmak istiyordu. Hemen ılık bir duş aldı ve saçlarını yarı dağınık kalacak bir şekilde düzelti. Üzerine çok sevdiği mavi tişörtünü ve buz mavisi kot pantolonu geçirdi. Son bir kez aynada kendisine baktıktan sonra otelin lobisine doğru yürüdü.

Otelin lobisinde oturan yaşlı Bayan Daisy her sabah olduğu gibi kahvesini yudumlamaktaydı ve elinde tuttuğu Gelecek Postası’nı dikkatlice okumaktaydı. Bayan Daisy 65-70 yaşında sevimli bir koftidiydi. Maximilano Bayan Daisy’nin yüzünde şaşkın ve üzgün bir ifade görünce neler olduğunu öğrenmek için yanına kadar gitti. Bayan Daisy’nin yanındaki koltuklarından birine oturduktan sonra ‘‘ Günaydın Bayan Daisy. Nasılsınız? Gerçekten güzelliğiniz her zamanki gibi göz kamaştırıcı. ’’ diyerek meralı gözlerle kadından gelecek cevabı beklemeye başladı. Bayan Daisy yarı ağlamaklı sesi ile ‘‘ Günaydın Max. Sende her zaman olduğun gibi çok zarifsin ve bu yaşlı kadını şımartmayı çok iyi biliyorsun. Maalesef bugün pekiyi değilim Max. Gazetede yazan haberler beni epey bir üzdü. ‘‘ dedi ve gazeteyi Maximilano’ya doğru uzattı. Maximilano Bayan Daisy’den gazeteyi aldı ve hızlıca manşette yazan habere göz gezdirmeye başladı. Büyük ve kalın harflerde manşette ‘‘ Vahşet ! ‘‘ yazmaktaydı. Maximilano manşettin altında duran fotoğraftaki ölü bedeni görünce bir an için irkildi ve haberin detaylarını okumaya başladı. ‘‘ Spinner End yakınlarındaki çocuk parkında dün gece saatlerinde dehşet verici bir olay yaşandı. 12 yaşlarındaki bir kız çocuğun cansız bedeni parkta dolaşmakta dolan bir çift tarafından bulundu. Olay yerine hemen ulaşan yetkililerden ilk açıklamalarında ölen kızın hepimizin öldüren lanet olarak bildiği Avada Kadevra laneti ile öldürdüğünü söylediler.Ayrıca yetkililer olayla ilgili hemen bir soruşturma başladığını ve katilin en kısa sürede yakalanacağını belirttiler... ’’ Maximilano haberi bir çırpıda okumuştu ve haber ayrıntıları ile devam etmekteydi. Yüzünde bir dehşet ifadesi ile gazetedeki fotoğrafa bakmaktaydı. İçinden bunu yapanlara bildiği bütün küfürleri bir anda savurdu.


Gazetedeki fotoğrafa dikkatlice baktığında aklında bir anda bir şimşek çaktı Maximilano’nun. Genç kızın öldürüldüğü yer olan çocuk parkı sanki bir yerlerden tanıdık gelmişti Maximilano’ya. Maximilano’ya aklını iyice kurcaladı ama bir türlü bu parkı nereden hatırladığını anımsayamadı. Birkaç dakika böyle düşüncelerle sessizce oturmuştu Maximilano otel lobisindeki koltukta. Bu düşüncelerden Bayan Daisy’nin sesi ile uyanabildi. ‘‘ Max iyi misin? Görünüşe göre sen de benim kadar etkilendin bu haberden. ’’ Maximilano hemen Bayan Daisy’ye döndü ve yarı silik bir ses tonu ile ‘‘ Evet Bayan Daisy beni de etkiledi galiba. Çok üzücü bir olay bu ve umarım Bakanlık bunu yapanları en kısa sürede bulup cezanlandırırlar. Sanırım biraz dışarıya çıkmaya, hava almaya ihtiyacım var. Dışarıdan istediğiniz herhangi bir şey var mı Bayan Daisy? ‘‘ dedi. Bayan Daisy yumuşak ses tonu ile ‘‘ Hayır bir şeye ihtiyacım yok. Sorduğun için teşekkürler Max. Kendine iyi bak ve olanları kafana takmaya çalış! ’’ dedi.

Maximilano otelden ayrıldıktan sonra bir süre yürüyüş yapmanın kendine iyi geleceğini düşündü.Kaldırımda sakin adımlarla yürürken fotoğraftaki çocuk parkını düşünmeye başladı. Bir süre daha bu düşünceli halde yürüdükten sonra karnı guruldamaya başlamıştı. Ne de olsa uzun süredir ağzına bir şey almamıştı. Yemek için en uygun yerin muhteşem muggle lezzetlerinin olduğu Kentish Town olduğuna karar verdi ve çıkmaz sokaklardan birine girip etraftaki mugglelara çaktırmadan hemen Kentish Town’un yakınlarına cisimlendi. Kafeye vardığında tek istediği gazetedeki olayı aklından çıkarmak ve karnını bir güzel doyurup güne kaldığı yerden devam etmekti. Hemen şiparişini verdi ve masalardan birine sırtı girişe dönük olacak şekilde oturdu. Masaya oturduktan sonra masada duran gazete dikkatini çekmişti. Gazeteyi eline aldı ve diğer bir masaya doğru gazeteyi fırlatmak isterken gözü gazetenin manşetine takıldı. Bir muggle gazetesi olan The Guardian sabah Gelecek Postası’nda okuduğu olayın aynısını manşete koymuştu. Tek fark manşetteki fotoğrafın hareketsiz ve biraz daha sönük renkte olmasıydı.Ayrıca gazete olayın nedenin tam olarak anlaşılmadığını yazıyordu. Maximilano gazeteyi hemen gözünün önünden kaldırdı ve bu olayı aklından silmek için etrafı incelemeye koyuldu. Kentish Town mugglelarla doluydu ve bu muggleların arasındaki birkaç büyücü hemencecik göze çarpıyordu. Yan masadaki uzun beyaz saçlı yaşlı bir büyücü hararetli bir şekilde yanında oturan genç büyücü ile konuşmaktaydı. Maximilano’ya siparişin gelmesi ile bir yandan kahvaltısını yapıp çayını yudumlarken bir yandan da yan masadaki bu iki büyücü süzmekteydi. Dalgın gözlerle etrafı izlerken arkasından genç bir kadının kendisine dopru yaklaştığını fark etmedi Maximilano. Genç kadının naif sesi Maximilano’yu kendine getirdi. Siyah bir cüppe giymiş bu kadın kibar bir ses ile ''Affedersiniz. Bay Valente?'' dedi. Maximilano çok şaşırmıştı ve aniden beliren bu sarı saçlı güzel kadının adını nereden bildiğini merak ediyordu. Çekingen gözlerle kadını süzdükten sonra nazik bir şekilde ‘‘ Buyurun. Ben Maximilano Valente. Size nasıl yardımcı olabilirim Bayan…? ’’ dedi. Maximilano şaşkın bakışlarla bayanın uykusuzluktan kızarmış gözlerine bakmaya devam ediyordu. Bu sırada genç bayan Maximilano’nun masasına oturdu ve birkaç saniye şüpheli gözlerle onu süzdükten sonra konuşmaya başladı.



En son Maximilano Giamor Valente tarafından Ptsi 10 Mayıs 2010, 16:41 tarihinde değiştirildi, toplamda 2 kere değiştirildi
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Persephone Nyks
Büyüceşûra Hâkimi
Büyüceşûra Hâkimi
avatar

Mesaj Sayısı : 66
Yaş : 22
Rp Düzeyi : Çığır açan, akla zarar.
Tarafı : Tarafsız.
Kan Durumu : Safkan.
Asa : Engin Sır.
Rp Yaşı : 24
Patronus : Pegasus
Kayıt Tarihi : 12/03/10
Ruh Hali :

MesajKonu: Geri: Cinayet ve Masumiyet   C.tesi 08 Mayıs 2010, 20:06

Genç büyücü Persephone'nin ona seslenmesiyle irkilerek ona baktı. Oldukça çekimser davranmasını Persephone doğal karşılıyordu. Sonuçta daha önce hiç konuşmuşlukları yoktu. ''Buyurun. Ben Maximilano Valente. Size nasıl yardımcı olabilirim Bayan?'' Büyücü hâlâ şaşkındı ve gözlerini Persephone'den ayırmıyordu. Anlatacakları uzun sürebilirdi. Maximilano'ya sorma gereği duymadan, hemen yanında ki sandalyeye oturdu. Öksürükle boğazını temizleme gereği duymuştu. Çok fazla bekletmeden kendisini tanıttı, ''Ben Bakanlık Hakimlerinden Persephone Nyks'' Bunu söylemesiyle belki aklında ki soruların bir kısmına cevap verebileceğini düşünmüştü. Sözlerinin hemen ardından devam etti, ''Sizinle neden görüşmeye geldiğimi merak ediyor olmalısınız. Yanılıyor muyum?'' Her hangi bir tepki beklemiyordu, sonuçta her şeyi söyleyecekti ve şu durumda onun da kendisini dinlemesi gerekiyordu. ''Buraya gelmemin sebebi, dün gece işlenen bir cinayettir. Küçük bir cadı birileri tarafından öldürüldü. O saatlerde sizin de çocuk parkı yakınlarında olduğunuz bilgisi elimize ulaştı.'' Söylediklerinin düşünülmesi için duraksadı. Gözleri cafede dolaşırken yere atılan gazetenin manşeti dikkatini çekmişti. Dün gece ki cinayetten bahsediliyordu. Ürpermişti. Araştırdığı bu konu üzerine böyle tesadüflerin olması onu tedirgin etmişti. Özellikle gazetenin bir muggle gazetesi olduğu düşünülünce haberin bu kadar çabuk yayılması onu ister istemez huzursuzlandırmıştı. Bu haberi Gelecek Postası'nda da görmüştü. Gazetelerin bir haberi kesinleşmeden yazmaları sinirlerini bozuyordu. Avada Kedavra lanetiyle öldürülüp öldürülmediği hâlâ incelenen bir konuydu. ''Ah, artık hiç bir şey gizli kalmıyor'' Masaya dayadığı kollarını oradan çekerek göğsünde kavuşturdu. Artık tamamen karşısında ki büyücüye bakıyordu. Gözlerini kısmış, büyücünün her hareketini adeta kafasında değerlendirmeye alıyordu. Vereceği tepkiler de şu konumda önemliydi. Eğer cinayeti o işlemişse, davranışlarından belli edeceği şüphesiz bir gerçekti. ''O saatte neden ve ne amaçla orada bulunduğunuzu söyleyebilir misiniz?'' Evet, işte başlıyordu. Büyücünün şu dakikadan sonra söyleyeceği her sözü ve hareketi normal ölçütlerle kıyaslayacaktı. Her ne taraftan olursa olsun bir çocuğu öldürmek büyük suçtu. Bunun için acımadan kararlar alabilecek bir yapıya sahipti. Bu bir ölüm yiyen çocuğu da olabilirdi ki bu, onun araştırmasında daha az özverili olmasını sağlamazdı. Tam olarak konuya odalandığı sırada yanda ki masadan kalkan yaşlı adam bütün dikkatini dağıtmıştı. Gözleri bir anda onlara kaymıştı. Genç büyücü elinde ki bira bardağını hızla masaya çarparak içinde ki sıvının yerlere dökülmesine sebep olmuştu. Kısa bir süre sonra yaşlı adamın arkadasından koşarak cafeden çıktı.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Maximilano Giamor Valente
Gezgin
Gezgin
avatar

Mesaj Sayısı : 87
Yaş : 26
Rp Düzeyi : Etkileyici
Tarafı : Yerimi bilmem ne taraftayım.
Ne zamandır Araftayım.
Kan Durumu : Safkan
Asa : Lakayt Meraklar
Rp Yaşı : 23
Patronus : Scylla
Özel Yetenek : Kurtadam
Kayıt Tarihi : 25/04/10
Ruh Hali :

MesajKonu: Geri: Cinayet ve Masumiyet   C.tesi 08 Mayıs 2010, 22:27

Genç kadın tüm cüretkârlığı ile bir anda masaya oturdu. Maximilano’nun kafasında onlarca soru işareti aniden belirmişti ve bu soru işaretlerinden en önemlisi ise bu kadının kim olduğuydu. Neyse ki genç bayan Maximilano’nun merakını bir çırpıda gideriverdi ve sakin bir ses tonu ile ''Ben Bakanlık Hakimlerinden Persephone Nyks'' dedi. Lakin bu cevabı Maximilano’yu soru işaretlerinden kurtarmamış aksine birçok cevapsız sorunun arasına itivermişti. Gözlerinde büyük bir merak vardı ve bakanlıktan birilerinin onu neden aradığı konusunda hafiften olsa kaygılanmaya başlamıştı. Zihninde çeşitli komplo teorileri arasında yüzerken kadının resmi ses tonu Maximilano’yu bu meraktan kurtardı. Hakim Nyks sert bir ses tonu ile ''Buraya gelmemin sebebi, dün gece işlenen bir cinayettir. Küçük bir cadı birileri tarafından öldürüldü. O saatlerde sizin de çocuk parkı yakınlarında olduğunuz bilgisi elimize ulaştı.'' dedi. Maximilano olanları anlamakta gerçekten güçlük çekmeye başlamıştı. Sabahtan beri gazete haberini gördüğü ölen kız keyfini kaçıyordu. Ne zaman ondan kurtulmaya çalışsa bir şekilde ona bulaşıyordu. Ölen kız sanki lanetli bir hayaletti, ilk başta gazete parçaları ile keyfini kaçırmıştı ve şimdi de karşısına bir hâkim çıkarmıştı. Maximilano bu durum karşısında bir süre durakladı ve Hakim Nyks’nin sorusuna odaklanmaya çalıştı. Dün gece hakkında zihnini yokladı ama zihninde bulduğu kocaman bir boşluktu. Alkol yüzünden dün gece hakkında hiçbir şey hatırlamıyordu. Yine de şüpheci gözlerle kendisine bakan Nyks’e hemen bir cevap vermek zorunda olduğunu hissetti ve titrek bir ses tonu ile ‘‘ Bayan Nyks dün gece talihsiz olaylar hakkında gazete sayesinde bu sabah haberim oldu ve inanın bana çok üzüldüm. ’’ dedi. Üzerinde oluşan hafif gerginliği atmaya çalışarak sözlerine devam etti. ‘‘ Dün geceye gelecek olursak aşırı derecede sarhoştum ve açıkçası dün geceye ait pek bir anım yok. Sadece bir süre kendime gelebilmem için o parktaki bir bankta oturduğumu hatırlıyorum. Bir süre sonra az da olsa kendime gelebildikten sonra konaklamakta olduğum Cenn Oteli’ndeki odama cisimlenmeye çalıştım. O halde hedefimden biraz savruldum ama neyse ki otelin yakınlarında bir yerlere cisimlendim ve yalpaya yalpaya da olsa kendimi odamın içine atabildim. ’’ dedi. Bu sözleri bir çırpıda ağzından çıkarıvermişti Maximilano. Boğazının konuşmasından dolayı aşırı derecede kuruduğunu hissetti ve çayından bir yudum aldı. Küçük cadı cinayetinde şüpheli bir konumunda olmasına inanamıyordu ne de olsa o kimseye zarar vermeden dolaşan kendi halinde bir gezgindi. Tamam, kurtboğan iksirinden uzak kaldığı dolunay geceleri yırtıcı bir hayvana dönüşebiliyordu fakat yine de kimseye zarar verecek birisi değildi Maximilano. Buna kendisi gönülden inanıyordu ve içine dolan bu inanç Maximilano’yu Bayan Nyks karşısında biraz olsun rahatlattı. Sözlerine daha rahat bir ses tonu ile devam etti ‘‘ Bayan Nyks buraya gelmenizdeki amacınızın şüpheliler arasında benim de yer almam diye tahmin ediyorum. İnanın bana ben Maximilano Giamor Valente olarak hayatımda bir küçük karıncayı dahi incitmedim. Zaten geçmiş sicilime bakarsanız bunu kolaylıkla anlayabiliriniz.’’ dedi. Maximilano sakin gözlerle Bayan Nyks’nin yorgun gözlerine bakıyordu ve sözlerine temin edici bir bakış sergiliyordu. Bir süre masada derin bir sessizlik hâkim oldu ve geçen bu süre zarfında Bayan Nyks etrafı dikkatlice incelemeye koyulmuştu. Maximilano çayından son yudumu alırken yan masadaki hareketlilik Maximilano’nun dikkatini hemen dağıtıverdi.Yan masada oturmakta olan yaşlı büyücü bir hışımla oturduğu masadan hızla kalkmıştı ve yanında oturan genç bir büyücü bu duruma çok sinirlendi. Genç büyücü elinde tuttuğu bira bardağını yere fırlatıp koşarak yaşlı büyücünün peşinden gitti. Kafedeki herkes şaşkın gözlerle bir süre olanları anlamaya çalıştı.Maximilano ve Bayan Nyks de bu duruma oldukça şaşırmıştı. Neyse ki Maximilano üzerindeki şaşkınlığı aniden attı ve karşısındaki genç ve güzel bayana hala bir şeyler ısmarlamadığını fark etti. Ne kadar sert bir hâkim de olsa karşında giyimi ve fiziki görüntüsü ile zarif bir hanımefendi masasında oturmaktaydı. Nazik bir ses tonu takınarak ‘‘ Ne içmek istersiniz Bayan Nyks? Sanırsam bu nahoş konu hakkındaki sohbetimiz bir süre daha devam edecek ve inanın bana boğazının kurumasını ikimiz de istemeyiz değil mi? ’’ dedi. Karşısındaki sert görünümlü kadına hafifçe tebessüm etti ve ondan gelecek cevabı beklemeye koyuldu.


En son Maximilano Giamor Valente tarafından Ptsi 10 Mayıs 2010, 16:30 tarihinde değiştirildi, toplamda 1 kere değiştirildi
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Persephone Nyks
Büyüceşûra Hâkimi
Büyüceşûra Hâkimi
avatar

Mesaj Sayısı : 66
Yaş : 22
Rp Düzeyi : Çığır açan, akla zarar.
Tarafı : Tarafsız.
Kan Durumu : Safkan.
Asa : Engin Sır.
Rp Yaşı : 24
Patronus : Pegasus
Kayıt Tarihi : 12/03/10
Ruh Hali :

MesajKonu: Geri: Cinayet ve Masumiyet   Ptsi 10 Mayıs 2010, 13:10

Şüpheli Maximilano gergin bir ifadeyle sözlerine başladı, ''Bayan Nyks dün gece talihsiz olaylar hakkında gazete sayesinde bu sabah haberim oldu ve inanın buna çok üzüldüm.'' Bu üzüntünün gerçek mi yoksa tamamen farklı bir üzüntü olup olmadığı konusunda kararsızdı. Zarif ve ince parmaklarını alnına dayayarak sözlerine devam etmesini bekledi. ''Dün geceye gelecek olursak aşırı derecede sarhoştum ve açıkçası dün geceye ait pek bir anım yok. Sadece bir süre kendime gelebilmem için o parktaki bir bankta oturduğumu hatırlıyorum. Bir süre sonra az da olsa kendime gelebildikten sonra konaklamakta olduğum Cenn Oteli’ndeki odama cisimlenmeye çalıştım. O halde hedefimden biraz savruldum ama neyse ki otelin yakınlarında bir yerlere cisimlendim ve yalpaya yalpaya da olsa kendimi odamın içine atabildim.'' Kendinden bir haber olan bu adamın, cinayeti onun işlediği üzerinde ki şüphelerini artırmıştı Persephone. Sözleri birçok soruyu da beraberinde getiriyordu. Söylediklerinde samimi olup olmadığını anlamak çok zordu, yine de şimdiye kadar söylediği sözler onu, listesinde üst sıralara çıkarmıştı bile. Gayet rahat bir hareketle, masada duran çayından yudumladı. Böyle bir suçlama karşında bu kadar serbest olması, Persephone'nin sinirlerini bozmaya başlıyordu. Hemen ardından sözlerine devam etti. ''Bayan Nyks buraya gelmenizde ki amacınızın şüpheliler arasında benim de yer almam diye tahmin ediyorum. İnanın bana ben Maximilano Giamor Valente olarak hayatımda bir küçük karıncayı dahi incitmedim. Zaten geçmiş sicilime bakarsanız bunu kolaylıkla anlayabiliriniz.'' Kayıtlara bakma fırsatını henüz bulamamıştı, tabii ki bu görüşmeden sonra onu incelemeye başlayacaktı. Sonuç olarak üzerinde ki suçlama, basit bir şey değildi. Genç büyücü Nyks'in gözlerine bakarken kafasının içinde kendi kendine bir değerlendirme yapıyordu. Onu düşüncelerinden ayıran karşında oturan adamın kibar bir ses tonuyla söze başlamasıydı, ''Ne içmek istersiniz Bayan Nyks? Sanırım bu nahoş konu hakkında ki sohbetimiz bir süre daha devam edecek ve inanın bana boğazınızın kurumasını ikimiz de istemeyiz değil mi?'' Bu teklif üzerine Persephone oldukça şaşırmıştı, sonuçta şuan işi üzerindeydi ve böyle ihtiyaçları düşünemezdi. Üzerinde ki şaşkınlığı atarak ciddi ve bir o kadar da nazik bir ses tonuyla konuşmasına başladı. ''Hayır, teşekkür ederim.'' Her ne kadar karşısında oturan bu büyücünün bir katil olabilme ihtimali olsa da, sert bir biçimde karşılık vermek kabaca olurdu ki büyücünün suçlu olup olmadığı henüz kesinleşmemişti. Hemen ardından kendini toparlayarak sözlerine başladı. ''Bay Valente, açıkcası sarhoş olmanız sizin üzerinizde düşünmeme sebep oldu. Şöyle ki, siz kendinizden haberdar değildiniz o gece ve bu sarhoşlukla küçük kızı siz öldürmüş olabilirsiniz ki o gece orada görüldüğünüz de göz önüne alınırsa...'' Devamını getirmeden yaptığı suçlamayı düşündü ve hemen ardından devam etti. ''Bu konu hakkında ciddi bir araştırma yapacağım ve ifadenizi değerlendireceğim. Eklemek istediğiniz başka bir şey var mı Bay Valente?'' Derin bir nefes alarak rahatlamaya çalıştı.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Maximilano Giamor Valente
Gezgin
Gezgin
avatar

Mesaj Sayısı : 87
Yaş : 26
Rp Düzeyi : Etkileyici
Tarafı : Yerimi bilmem ne taraftayım.
Ne zamandır Araftayım.
Kan Durumu : Safkan
Asa : Lakayt Meraklar
Rp Yaşı : 23
Patronus : Scylla
Özel Yetenek : Kurtadam
Kayıt Tarihi : 25/04/10
Ruh Hali :

MesajKonu: Geri: Cinayet ve Masumiyet   Ptsi 10 Mayıs 2010, 15:42

Maximilano yaptığı nazik teklif ile bu gergin ortamın dağılacağını düşünüyordu ne de olsa kendisini basit bir masum şüpheli olarak görüyordu. Rahat tavırlarla hareket etmekte olan Maximilano Bayan Nyks’ten gelecek cevabı bekliyordu. Bayan Nyks bir süre duraksadı ve nazik ama soğuk bir sesle ''Hayır, teşekkür ederim.'' dedi. Maximilano bu soğuk ses ile kendine gelebilmişti ve işte o zaman bir gerçeğin farkına vardı. Karşısında Bayan Nyks değil, bakanlıktan tarafından gönderilmiş Hâkim Nyks oturmaktaydı. Evet, sivil hayatında nazik ve hoş bir kadın olabilirdi ama şu an için sadece soğuk bir hâkimden başkası değildi. Maximilano bu soğukluğun getirdiği sağduyu ile olanları daha iyi anlamaya başlamıştı. Aklındaki büyük resim yavaş yavaş tamamlanıyordu artık. Küçük bir cadı öldürülmüştü ve o sıralarda olay yerinde yarı sarhoş bir halde bulunmaktaydı. Bu düşünceler beyninde şimşeklerin çakmasına neden olurken Hakimin resmi sesini bir kez daha işitti. Hakim Nyks gayet ciddi bir ses tonu ile '' Bay Valente, açıkcası sarhoş olmanız sizin üzerinizde düşünmeme sebep oldu. Şöyle ki, siz kendinizden haberdar değildiniz o gece ve bu sarhoşlukla küçük kızı siz öldürmüş olabilirsiniz ki o gece orada görüldüğünüz de göz önüne alınırsa... '' dedi. Maximilano’nun içinde hafif bir korku belirmeye başlamıştı artık. Masum olduğunu kendisi bildiği halde karşısındaki bu genç hakime anlatamadığını anladı bir an için. Hakim Nyks aynı ciddiyeti koruyarak sözlerine devam etti ve '' Bu konu hakkında ciddi bir araştırma yapacağım ve ifadenizi değerlendireceğim. Eklemek istediğiniz başka bir şey var mı Bay Valente? '' dedi. Maximilano bu sorudan sonra bir şeyler yapması gerektiğini anlamıştı, çünkü hakimin gözlerindeki şüpheci bakışları artık daha iyi görüyordu. Maximilano ilk önce sereserpe olan oturuş tarzını değiştirdi ve sandalyesini düzeltip daha dik oturmaya başladı. Ellerini masanın üzerine koyup tüm ciddiyeti ile hakimin gözlerinin içine baktı ve saygılı bir ses tonu ile konuşmaya başladı. ‘‘ Sayın hakim ifademe ilave etmek istediğim birkaç bir şey daha ver. Öncellikle Bakanlık’ın bu konuda yapacağı araştırmalara ve vereceği adil karardan hiçbir şüphe duymadığımı belirtmek isterim. Bu talihsiz olayın yaşandığı olay mahallinde yarı bilinçsiz bir halde olmam başka bir talihsizlikten başka bir şey değildir. Bu hunharca işleyen cinayet için büyük bir soğukkanlılık ve katilin en ufak bir tereddüt duymadan işini yapması gerektiğini düşünüyorum. Ama o halim göz önüne alındığında 12 yaşındaki küçük ve sevimli bir cadıyı öldürmek için gerekli olan soğukkanlılıktan ne kadar uzak olduğum aşikârdır. Evet, yarı bilinçsiz halim ile ayakta durmakta ve bir gezgin olarak en sık yaptığım cisimlenme büyüsünü bile yapmakta zorlandığım bir halde iken böyle bir cinayeti işlemiş olmam herhalde söz konusu olamaz.’’ dedi. Kısa bir süre içerisinde kendisinden beklenmeyen bir ciddilik içerisinde bu kadar sözü bir araya getirmek Maximilano’yu oldukça yormuştu. Bir süre derince nefes aldı ve hakimin gözlerine bakmaya devam ederek konuşmasını sürdürdü. ‘‘ Ayrıca Bakanlık’ın bu konudaki yoğun çalışmasını, bir an önce suçluları yakalama isteğini anlıyorum, çünkü büyücü dünyasındaki üzüntü gerçekten çok büyük. Ama suçluları yakalamaya çalışırken masum insanları bu olaydan sorumlu tutulmamalı.Benim hakkımda derince bir araştırma yapacağınıza eminim ve size bu konuda elimden geldiğince yardımcı olmak isterim Sayın Hakim. O gece saatinde asamda çıkan büyüler Bakanlık tarafından incelenebilir ve eminim ki cinayet saatinde asamdan sadece bir bardak su için gerekli olan Aguamenti den başka bir büyü çıkmamıştır. Aslında o büyüyü de ne kadar doğru düzgün yapabildim bilemiyorum. Ne de olsa cinayet saatinde elime asa almakta zorlanacak kadar sarhoştum. Umarım bu sözlerim adaletin yerini bulması için küçük de olsa bir katkı sağlar.Size yardımcı olabilmek için elimden gelen yapacağıma emin olabilirsiniz. Eğer başka bir merakta ve kuşkuda kaldığınız bir soru varsa lütfen şimdi sorun ’’ dedi. Sözlerini tamamladı ve hızlıca nefes aldı. Maximilano bu sözlerinden sonra biraz olsun rahatlayabilmişti ve uzun bir süre boyunca aralıksız konuşmak onu gerçekten yormuştu. Boğazın tamamen susuz kaldığının farkındaydı ve karşısında duran ciddi hakime dönüp nazik bir sesle ‘‘ Sizi bilemem ama benim boğazım fena halde susuz kaldı ve bir şeyler içmeye ihtiyacım var eğer sizin için bir mahsuru yoksa? ‘‘ dedi. Nyks’nin olur veren bakışlarından sonra Maximilano’ya garsona döndü ve ‘‘ Bakar mısınız, acaba çayımı tazeleyebilir misiniz? ‘‘ dedi. Daha sonra Nyks’nin gözlerinin içine bakıp ondan gelecek konuşmayı beklemeye koyuldu.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Persephone Nyks
Büyüceşûra Hâkimi
Büyüceşûra Hâkimi
avatar

Mesaj Sayısı : 66
Yaş : 22
Rp Düzeyi : Çığır açan, akla zarar.
Tarafı : Tarafsız.
Kan Durumu : Safkan.
Asa : Engin Sır.
Rp Yaşı : 24
Patronus : Pegasus
Kayıt Tarihi : 12/03/10
Ruh Hali :

MesajKonu: Geri: Cinayet ve Masumiyet   Çarş. 12 Mayıs 2010, 15:53


Duruşunu düzelten sihirbaz, şimdi çok daha kendinden emin gözüküyordu. Ellerini masanın üzerine koyarak Nyks'e bakmaya başladı. Bu bakışları, öncekilerden daha ciddiydi. Büyücü sözlerine başlarken Nyks aynı ciddiyetini koruyordu. ''Sayın hakim ifademe ilave etmek istediğim birkaç bir şey daha var. Öncellikle Bakanlık’ın bu konuda yapacağı araştırmalara ve vereceği adil karardan hiçbir şüphe duymadığımı belirtmek isterim. Bu talihsiz olayın yaşandığı olay mahallinde yarı bilinçsiz bir halde olmam bir talihsizlikten başka bir şey değildir. Bu hunharca işlenen cinayet için büyük bir soğukkanlılık ve katilin en ufak bir tereddüt duymadan işini yapması gerektiğini düşünüyorum. Ama o halim göz önüne alındığında 12 yaşındaki küçük ve sevimli bir cadıyı öldürmek için gerekli olan soğukkanlılıktan ne kadar uzak olduğum aşikârdır. Evet, yarı bilinçsiz halim ile ayakta durmakta ve bir gezgin olarak en sık yaptığım cisimlenme büyüsünü bile yapmakta zorlandığım bir halde iken böyle bir cinayeti işlemiş olmam herhalde söz konusu olamaz.'' Sözleri ikna edici gibi gelse de ters bir şeylerden şüphelenmek ve bunu belirtmek Persephone'nin göreviydi. Böyle bir gezginin bu kadar düzgün bir biçimde kendisini savunması da Persephone'yi oldukça etkilemişti. Yine de şimdilik bu söyledikleri suçlamalar için yetersizdi. Karşısında oturan bu büyücü derin bir nefes aldıktan sonra büyük bir soğukkanlılık içerisinde sözlerine devam etti. ''Ayrıca Bakanlık’ın bu konuda ki yoğun çalışmasını, bir an önce suçluları yakalama isteğini anlıyorum, çünkü büyücü dünyasında ki üzüntü gerçekten çok büyük. Ama suçluları yakalamaya çalışırken masum insanlar bu olaydan sorumlu tutulmamalı. Benim hakkımda derince bir araştırma yapacağınıza eminim ve size bu konuda elimden geldiğince yardımcı olmak isterim Sayın Hâkim. O gece saatinde asamda çıkan büyüler Bakanlık tarafından incelenebilir ve eminim ki cinayet saatinde asamdan sadece bir bardak su için gerekli olan Aguamenti den başka bir büyü çıkmamıştır. Aslında o büyüyü de ne kadar doğru düzgün yapabildim bilemiyorum. Ne de olsa cinayet saatinde elime asa almakta zorlanacak kadar sarhoştum. Umarım bu sözlerim adaletin yerini bulması için küçük de olsa bir katkı sağlar. Size yardımcı olabilmek için elimden geleni yapacağıma emin olabilirsiniz. Eğer başka bir merakta ve kuşkuda kaldığınız bir soru varsa lütfen şimdi sorun'' Asasını buradan çıktıktan sonra mecburen incelemeye aldıracaktı. Karşısında ki bu büyücünün henüz tam olarak söyledikleri onu temize çıkarmasa da, şimdilik söylediği sözler Persephone'ye oldukça mantıklı gelmişti. Düşündüklerini farklı bir açıdan anlatmıştı. Persephone, büyücünün kontrolsüz olduğundan dolayı bu cinayeti işlediğini düşünürken, Maximilano ise bunu, asayı elinde tutmaktan bile aciz olarak değerlendirmişti. Bu gözden kaçılır maması gereken bir konuydu. Henüz şüphelilerden sadece Maximilano'nun ifadesini almıştı, listede bulunan diğerleriyle ilgilenmekte onu oldukça yoracağa benziyordu. Bu süre zarfı içerisinde Maximilano'nun gözetim altında tutulacağı da aşikârdı. Sözlerini tamamlayan sihirbaz hızla nefes aldı, yorulmuş olabileceğini düşünüyordu Persephone. Sanki mahkeme salonundaymışçasına bir savunma yapmıştı. Bir gezginin, hukukçu düzeyinde konuşma yapması oldukça şaşırtmıştı onu. Genç büyücü içecek içmek için Nyks'ten izin istedi. Persephone başını yana doğru olumlu anlamda salladıktan sonra hemen yanlarında bir çalışan belirdi. Büyücü kendisine bir şeyler sipariş verdi. Düşünceleri arasında yoğunlaşmış ve söyleyeceklerini bir sıraya koyacakken dükkânın kapısından hızla giren yardımcısı nefes nefese masasının yanına geldi. Persephone hızla oturduğu sandalyeden kalkarak büyücüye baktı. Yardımcısı yirmili yaşlarda, zeki, uzun boylu ve çalışkan birisiydi. Koyu kahverengi saçları ve masmavi gözleriyle güzel bir siması vardı. ''Bayan Nyks! Yaklaşık yarım saat önce, sizin hemen gelmenizden sonra cafeden çıkan bir büyücüymüş efendim. Sizin bu cinayetle ilgilenen hâkim olduğunuzu öğrenince hemen çıkmış Biz cafenin hemen aşağısında bekliyorduk ve sizin girmenizin ardından aceleyle çıkmaları şüphelenmemize sebep oldu. Asıl katili yakalayamadık fakat suçunu itiraf eden büyücü şuanda dışarı da bekliyor.'' Bruce'un sözleri adeta Persephone'nin kafasını karıştırmıştı. Hemen yanında oturan Maximilano'ya baktı. O kadar saat boş yere sorguladığını ve vaktini bu yüzden harcadığını düşünüyordu. Yine de büyücünün masum olması güzel bir şeydi. Hemen kendisini toparlayarak hızla cafeden dışarı çıktı. ''Neler söyledi?'' dedi soğuk sesiyle yardımcısına dönerek. Tekrar gözlerini cafede oturan yaşlı adama dikti. Bakanlığa bağlı görevliler onu iki kolundan tutmuşlardı. Siyahla karışık beyaz saçları omuzlarına dökülüyordu. Sakalları ise yüzünü kapatacak kadardı. Persephone yaşlı adamın söyledikleri hakkında yardımcısından bilgi alırken yanlarına Maximilano geldi. Yüzünde utangaç, küçük bir tebessümle ona baktı. Görevliler ve yardımcısı, yaşlı adamla birlikte bakanlığa gidiyorlardı. Henüz hiçbir şey bitmemişti. Yine de asıl katilin en azından yüzünü biliyorlardı ve kimin olduğunu. Maximilano'ya doğru ince bir sesle konuşmaya başladı, ''Kusura bakmayın, lütfen. Bu benim görevimdi ve ben bunu yapmak zorundaydım. Fakat eğer isterseniz bu sefer ben size bir şeyler ısmarlamak isterim'' dedi bu sefer onun ilk başta gösterdiği kibarlığı ona şimdi göstererek.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Maximilano Giamor Valente
Gezgin
Gezgin
avatar

Mesaj Sayısı : 87
Yaş : 26
Rp Düzeyi : Etkileyici
Tarafı : Yerimi bilmem ne taraftayım.
Ne zamandır Araftayım.
Kan Durumu : Safkan
Asa : Lakayt Meraklar
Rp Yaşı : 23
Patronus : Scylla
Özel Yetenek : Kurtadam
Kayıt Tarihi : 25/04/10
Ruh Hali :

MesajKonu: Geri: Cinayet ve Masumiyet   Perş. 13 Mayıs 2010, 16:10

Maximilano garsonun az önce tazelemiş olduğu çayından küçük yudumlar alarak düşünceli bir şekilde Hâkim Nyks’e doğru bakıyordu. Biraz önce yarı profesyonel bir avukat gibi kendini savunmuştu ve bu savunmanın Hâkim Nyks’i kesinlikle etkilediğine inanıyordu. Bu etki davaya yön verecek kadar güçlü bir etki değildi ama yine de Maximilano Nyks'nin gözlerindeki ifadeden memnundu. Hâkimin gözlerindeki şüpheci bakışlar gitmiş ve yerine sadece merak dolu bakışlar kalmıştı. Üzerindeki şüpheyi biraz olsun kaldırabilmek Maximilano’yu rahatlamıştı. İçinden amcasına büyük bir teşekkür etti,çünkü onun sayesinde karşındaki hakimi etkilemeyi başardığını düşünüyordu.Amcası Bernado Felixis Valente bir muggle olmasına karşın Kuzey İtalya’nın önemli savcılarından biriydi. Maximilano için bu sert ama tatlı adam her zaman büyük bir öneme sahip olmuştu. Yıllar geçtikçe aralarındaki ilişki öylesine sıcak bir hal almıştı ki neredeyse babasından çok amcası ile vakit geçirir olmuştu. Beraber geçen bu vakitlerde amcası ona ilginç muggle davalarından bahseder ve başarılı avukatların nasıl müvekkillerini savundukları anlatırdı. Bu kısa ama tecrübe dolu hukuk dersleri ilk defa gerçek hayatta işine yaramıştı. Maximilano amcasını ve onunla yaşadığı anıları düşündüğü sırada cafeye yirmili yaşlarda genç bir adam girdi. Nefes nefese bir halde içeriye giren bu genç adam hızla Maximilano ve Nyks’nin oturdukları masaya doğru yönelmişti. Gözlerindeki parıltından anlaşıldığı kadarıyla çok önemli bir mevzu için koştura koştura buraya gelmişti. Genç adam hâkimin yanına kadar gelip birkaç saniye soluklandıktan sonra heyecanlı bir ses tonu ile konuşmaya başladı ve ''Bayan Nyks! Yaklaşık yarım saat önce, sizin hemen gelmenizden sonra cafeden çıkan bir büyücüymüş efendim. Sizin bu cinayetle ilgilenen hâkim olduğunuzu öğrenince hemen çıkmış Biz cafenin hemen aşağısında bekliyorduk ve sizin girmenizin ardından aceleyle çıkmaları şüphelenmemize sebep oldu. Asıl katili yakalayamadık fakat suçunu itiraf eden büyücü şuanda dışarı da bekliyor.'' dedi. Maximilano bu sözler karşında bir an için çok şaşırdı ve anlamsız gözlerle bu genç adama doğru baktı.Daha sonra bu sözlerinin kendisini temize çıkmasını sağlayacağını anladı. Kendisinin temize çıkacağını hissetmek Maximilano da büyük bir sevinç uyandırmıştı ama bir yandan da içinde küçük de olsa bir kızgınlık vardı ve bu kızgınlık bakışlarına yansıyordu. Ne de olsa geride kalan gerilim dolu birkaç saat boyunca boşu boşuna sorguya maruz kalmıştı. Hakim Nyks Maximilano'nun bu bakışlarını önemsemedi ve yardımcısını da alıp hızla cafenin dışına çıktı. Maximilano yalnız başına kalmış ve birkaç saattir olan tüm bu olaylara bir anlam vermeye çalışıyordu. İçinde büyük bir merak vardı ve artık bu merak onu yerinde durdurmuyordu. Bir anda ani bir kararla sandalyesinden ayrıldı ve cafenin çıkışına doğru yöneldi. Dışarıya çıktığında ilk önce temiz havayı tekrar ciğerlerinde hissetti ve meraklı gözerle etrafına bakmaya başladı. Bir süre sonra Nyks’nin altın saçlarını görmesi ile Nyks’nin bulunduğu yöne doğru yönelmesi bir oldu. Nyks’in yanına vardığında üzerlerindeki resmi cüppelerden bakanlık görevlisi oldukları anlaşıldığı iki kişinin yaşlıca bir adamın yoluna yapıştıklarını gördü. Yaşlı adam uzun saçı ve sakalı ile ilginç bir tipti. Maximilano bu yaşlı adama biraz daha dikkatlice baktığında onun biraz önce yan masada oturan yaşlı adama ne kadar benzediğini fark etti. Tüm bu olanlara bir anlam verememişti ve boş gözlerle Nyks doğru bakmaya başladı. Nyks yardımcısına birkaç talimat verdikten sonra Maximilano’ya döndü. Nyks’nin yüzünde küçük bir kız çocuğu tatlılığında utangacımsı bir ifade vardı ve yüzü hafifçe tebessüm ediyordu. Bu bakış Maximilano’yu oldukça etkilemişti. İçinden kendi kendine Aman Allahım, bu kadın istediğinde soğuk bir hakimden olmaktan çıkıp ne kadar da tatlı bir kadına dönüşüyor dedi. Yine de bu sesi bastırması gerektiğini biliyordu, çünkü karşısında duran hala görev başında olan bir hâkimden başkası değildi. Bu sırada görevliler yaşlı adamla birlikte uzaklaştı ve Maximilano ile Nyks bir süre yalnız kaldı. Nyks, Maximilano’ya o çok tatlı bakışlarından birini attı ve ince sesli ile ''Kusura bakmayın, lütfen. Bu benim görevimdi ve ben bunu yapmak zorundaydım. Fakat eğer isterseniz bu sefer ben size bir şeyler ısmarlamak isterim'' dedi. Nyks’nin bu teklifi karşısında Maximilano oldukça şaşırmıştı. Ama bu şaşkınlığı üzerinden atması pek uzun sürmedi ve küçük bir tebessüm eşliğinde kibar bir ses tonu ile ‘‘ Bu teklifinizi kabul ediyorum ama daha fazla sorgulamaya filan yok değil mi? Yani bir kez daha o şüpheci bakışlarınız karşında gerilim dolu dakikalar yaşamak istemiyorum ‘‘ dedi. Bu sözlerinden sonra tebessüm etmeye devam etti ve bir süre Nyks’nin gözlerine doğru baktı. Nyks’nin gözlerinde birkaç saat önceki o sert hâkimin soğukluğundan eser kalmamıştı.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Persephone Nyks
Büyüceşûra Hâkimi
Büyüceşûra Hâkimi
avatar

Mesaj Sayısı : 66
Yaş : 22
Rp Düzeyi : Çığır açan, akla zarar.
Tarafı : Tarafsız.
Kan Durumu : Safkan.
Asa : Engin Sır.
Rp Yaşı : 24
Patronus : Pegasus
Kayıt Tarihi : 12/03/10
Ruh Hali :

MesajKonu: Geri: Cinayet ve Masumiyet   Perş. 20 Mayıs 2010, 10:10

Meraklı bakışlarla Nyks'in gözlerinin içine bakıyordu. Persephone'nin gülümsemesine karşılık vermişti şimdi. ''Bu teklifinizi kabul ediyorum ama daha fazla sorgulama filan yok değil mi? Yani bir kez daha o şüpheci bakışlarınız karşında gerilim dolu dakikalar yaşamak istemiyorum'' Gülümsemesi biraz daha yayıldı yüzüne. ''Daha farklı bir karşılaşma olmasını elbette bende isterdim ama tabii koşullar'' dedi çekimser ifadesiyle. Birlikte cafenin içerisine doğru yürürlerken kısa süreli bir sessizlik oldu. Aynı masaya tekrar oturdular. Bu sefer Nyks'in yüzünde ki ciddiyet yok olmuştu ama yine de asıl katili düşünmeden edemiyordu. Artık ilanları her yere asılacaktı ve en kısa zamanda bulunmasını ümit ediyordu. İçerisinde biraz su bulunan masanın üzerinde ki bardağı alarak bir yudum içti ve tekrar yerine koydu. Karşısında oturan genç adama bakarken ona neler çektirdiğini şimdi daha iyi anlıyordu. Bunu yapmak istememişti. Listede ismi geçmişti ve o da görevini yapmıştı. Kısa bir nefes alarak hızla geri verdi ve etrafta kol gezen sessizliği bozmak adına söze başlamayı düşünse de, aklına konuşacak bir şeyin gelmemesi bu isteğini geri çeviriyordu. Maximilano soğuyan çayından yudumlarken Persephone'ye bakıyordu. Bir süre böyle oturduktan sonra dükkanın girişinde yardımcısı tekrar belirmişti. Gitmesi gerektiğini anlayarak ayağa kalktı. Kalkmasıyla gözlerinin önüne düşen bir tutam saçını parmaklarıyla nazikçe kulağının arkasına yerleştirdi. ''Ah, sanırım yine işlerim beni çağırıyor'' dedi dudağında beliren küçük gülümsemeyle. ''Sizinle sonra tekrar çay içmek isterim Maximilano. Hoşçakalın.'' İlk kez ismiyle hitap etmişti. Gözlerini genç büyücüden ayırarak gelen yardımcısına çevirdi ve ona doğru hızlı ve sık adımlarla ilerleyerek dükkandan çıktı.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Sponsored content




MesajKonu: Geri: Cinayet ve Masumiyet   

Sayfa başına dön Aşağa gitmek
 
Cinayet ve Masumiyet
Önceki başlık Sonraki başlık Sayfa başına dön 
1 sayfadaki 1 sayfası

Bu forumun müsaadesi var:Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
Verus Magia | Role Play Sitesi :: İngiltere :: Spinner's End :: ¨Kentish Town Cafe -
Buraya geçin: