AnasayfaKayıt OlGiriş yap

Paylaş | 
 

 Gardenya | Kabahatsiz Aşk

Önceki başlık Sonraki başlık Aşağa gitmek 
YazarMesaj
Diantha Effie O'Quin
Hufflepuff 5. Sınıf
Hufflepuff 5. Sınıf


Mesaj Sayısı : 256
Yaş : 26
Tarafı : Aydınlık.
Kan Durumu : Safkan
Asa : ღ Venüs' ün Güneşi
Rp Yaşı : 17
Patronus : Kırlangıç
Rp Sevgilisi : Cutie Pie
Kayıt Tarihi : 21/02/09
Ruh Hali :

Ek Bilgiler
Hogwarts Görevi: Tüy Kalem Yazarı & Okul Korosu Görevlisi Ve Lideri

MesajKonu: Gardenya | Kabahatsiz Aşk   Salı 06 Nis. 2010, 15:37


***
Kırmızı loş bir ışığın vurduğu masa çiftler için idealdir. Dans pistinin
gürültüsünden uzak, müziğin uygun seviyede ulaştığı masa iki adet mum ile
süslenmiştir. En köşede bulunmasından ötürü kapıdan ve camlarda
uzaktadır. Ve elbette meraklı bakışlardan.

Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Edlyn Tyler Allison
Gryffindor 4. Sınıf & Bina Başkanı
Gryffindor 4. Sınıf & Bina Başkanı
avatar

Mesaj Sayısı : 525
Yaş : 24
Rp Düzeyi : Çığır açan, akla zarar!
Tarafı : Aydınlık
Kan Durumu : Safkan
Asa : || Sevgi Krallığı ||
Rp Yaşı : 16
Patronus : Sibirya Kurdu
Rp Sevgilisi : Sonsuza dek kalbimde...
Özel Yetenek : Veela
Kayıt Tarihi : 15/02/09
Ruh Hali :

Ek Bilgiler
Hogwarts Görevi: Tüy Kalem Yazarı & Gryffindor Quidditch Takımı Kovalayıcısı

MesajKonu: Geri: Gardenya | Kabahatsiz Aşk   Çarş. 07 Nis. 2010, 16:56

Pernell ile kısa sohbetin ardından Sachie'yi aramaya başladım. Arada bir tanıdık isimleri de görüyordum. Lea'ya başımla selam verirken oyalanmak istemiyordum. O da bunu anlamış olacak ki, beni tutmadı. Malikane tıklım tıklım dolmaya başlamıştı. Truax'ı gördüğüme emindim hatta. Sachie'yi çabuk bulmam konusunda haklı olduğumu, bir kez daha kendime kanıtlamıştım. Odille ve Bernard'ın konuştuğunu da görebiliyordum. Bir ara Eff'i bulup partinin kritiğini yapmam gerekiyordu. Cory'yle ikisini tebrik etmekte gerekiyordu tabii ki. Bir an kulağıma Eff'in sesini duyduğuma emindim. Odanızı göstereyim, diyen sesi kulağıma gelmişti. Sachie ile kalacağımı düşünerek, kendimi eylemeye çalıştım. Çapkınları da görüyordum arada tabii. Ewan her zamanki hallerindeydi. Bizimkilere de huylarını bulaştıracak diye korkuyordum. Tabii Sachie'de bir zamanlar öyleydi. Ama şu anda oynadığı başı bağlı erkek rolü ona yakışıyordu. Çoğu kızın sevgilimi hayran olması sinirime dokunmuyor değildi hani. Ona yiyecek gibi bakmaları hoşuma gitmiyordu. Ama bir yandan da beğenilen birinin benim sevgilim olması da gurur vericiydi. Benimdi... Onu boş bir masada otururken buldum. Etrafına bakınıyordu. Tabii ki gözler benim yakışıklı sevgilimin üzerindeydi. Sessizce yanına sokulup gözlerini kapadım. Ellerimi açmak için bir hamlede bulunmadı. Her zamanki eğlencelerimizden biriydi bu. "Bil bakalım, ben kimim?"
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Sachie Theodore Pratt
Gryffindor 5. Sınıf & Öğrenci Başı
Gryffindor 5. Sınıf & Öğrenci Başı
avatar

Mesaj Sayısı : 222
Nerden : Buralarda bir yerden
Tarafı : Işığı seviyorum, karanlık yerlerde kasvet boğuyor beni.
Kan Durumu : Safkan, canım.
Asa : Doğrunun Hükmü
Rp Yaşı : 17
Patronus : Az kaldı, bu sene belli olacak.
Rp Sevgilisi : Edlyn. İlk, gerçek, tek.
Özel Yetenek : Hele bir mezun olalım, nasılsa o da olur.
Kayıt Tarihi : 24/02/09
Ruh Hali :

Ek Bilgiler
Hogwarts Görevi: Gryffindor Quidditch Takımı Kaptanı & Arayıcısı

MesajKonu: Geri: Gardenya | Kabahatsiz Aşk   Perş. 08 Nis. 2010, 18:17

Uzun süren Edlyn arayışlarım başarısızlıkla sonuçlanınca, onun beni kolayca bulabileceği, ortalık bir masaya oturmanın daha mantıklı gelmesinden sonra bir masa buldum. Masa, en sevdiğim rengin temel iki kaynağından birisi olan kırmızıyla donanmış vaziyetteydi. Çok hafifçe vuran loş ışık hoşuma gitmişti, bu yüzden seçmiştim zaten burayı. Etrafı gözlerken yapacağım tek şey Edlyn'in bir an önce gelmesini ve başka bir yere takılmadığını ummaktan başka bir şey değildi. Takılıp kalabileceği yerler burada fazlacaydı, ama Edlyn'in böyle bir şey yapmayacağını, beni daha fazla bekletmeyeceğini biliyordum, zira bu şartla ayrılmıştık birbirimizden. Kapıdan geçip, fazlaca kalabalık olan partide elbette ikimizinde onlarca arkadaşı vardı ve hepsine, özellikle de Eff'e en azından bir kez görünmek ve ayak üstü de olsa birkaç şey konuşmak bir şey kaybettirmezdi. Bu şartlarla ayrılmıştık evet, ama ben hiç kimseyle konuşmadan onu beklemeyi tercih etmiştim, Ewan hariç. Onu da yalnız gördüğüm için gitmiştim yanına zaten. Yoksa şu an herhangi birisiyle konuşmak istediğim söylenemezdi pek. Bu nedenle bir an önce Edlyn'le kavuşabileceğim yerde, kendimi onu beklemeye vermiştim.
Oturduğum sandalyede ellerim ceplerimde beklerken, üstümde olan gözlerden hoşlanmadığım söylenemezdi. Birçok kişi benim bunları fark ettiğim halde, yüz vermememi narsistlik olarak tanımlardı, ki ben de öyle tanımlıyordum. Bundan memnundum, narsist olmak hoşuma gidiyordu, kendime olan güvenimi bir şekilde tazeliyor, artmasını sağlıyordu. Üstümde olan gözlerden, evet, rahatsız olmuyordum, çünkü ilginin üstümde olduğunu hissetmek her zaman beni mutlu eder, kendimi farklı hissetmemi sağlardı, ki öyleydim, farklıydım. Bunun birçok kişiyle birlikte ben de farkındaydım ve bu benim narsist kişiliğimi yansıtan bir diğer nedendi. Bütün bunların, yani ilginin üstümde olmasının Edlyn'in hoşuna gitmediğini biliyordum, ama bunları aştığımızı düşünmek istiyordum. Bu konuda yaşadığımız birkaç tartışmadan sonra, sonunda tamamen onun olduğumu ve diğer hiç kimseyi umursamadığımı ispatladığımı umuyordum bir şekilde. Her ne kadar son konuşmamızdan sonra yüz ifadesi fazlaca tatmin edici olmasa bile, Edlyn'in içten içe benim düşünmesini istediğim gibi düşünmesini istiyordum, doğru olan buydu çünkü, düşünmesi gereken şey buydu. Onunla hiç olmadığı kadar mutluydum ve onun da benimleyken öyle olduğunu biliyordum, ki önemli olan da buydu. Birbirimizin yanında ne denli mutlu olduğumuz. Bazen bu genç yaşta gerçek aşkı bulduğum için ne kadar şanslı olduğumu düşünüyordum. Eh, diğer birçok kişinin söylemesine göre bu bahtsızlıktan başka bir şey değildi, ama kesinlikle öyle düşünmüyordum.
Oturduğum yerde yaklaşık beş dakika geçmişti ve Edlyn hala ortalıkta yoktu. Tıpkı evden çıkmasını bekliyormuş gibi hissetmeye başlamıştım kendimi. Kızların hepsinin gerçekten tamamen aynı şekilde yaratıldığının kanıtı, hepsinin evden çıkışlarının en az yarım saat gibi, fazlasıyla uzun bir süre oluşuydu. Hiç kimseyi, bir kızı kapısının önünde beklediğim kadar beklediğimi hatırlamıyordum. Bu konuda özellikle Muggle erkeklerine acımamak elimde değildi. Bizim gibi sihre yatkın olan genç kızların bile hazırlanması bu kadar uzun sürerken, hiçbir artı yeteneği olmayan Muggle kızlarının, partnerlerini ne kadar süre beklettiğini düşünmek bile korkutuyordu beni. En kısa zamanda bunu test etmem veya öğrenmem gerektiğini fark etmiştim burada beklerken. Yine beklerken! Özellikle Edlyn'i beklerken verdiğim saçma veya mantıklı bütün kararların toplamı devasa bir parşömen kağıdı uzunluğunda olabilirdi ve bu büyük ihtimalle hiç kalırdı. İçten içe yakınmaya devam ederken, gözlerimin önüne inen perdeyle kısa bir şoka uğradım, ama o perdenin hemen ardından gelen dünyanın en güzel ve en eşsiz kokusu bu şokun oldukça kısa sürmesini sağladı. Edlyn'in her zamanki gibi yapmaktan pek hoşlandığı ufak oyunlardan birisiydi bu da. Benim gözlerimi kapatanın o olduğunu anında anladığımı, bildiğini biliyordum, en azından hissediyordum, ama bunu genel anlamda yapmaktan vazgeçecek gibi görünmüyordu. Merlin'e şükürler olsun ki oturduğum sandalye, dönüyordu, yoksa bu kadar karizmatik bir giriş yapabileceğimi pek sanmıyordum. Eh, tam düşündüğüm gibi olduğum yerde döndüm ve onunla burun buruna geldiğimde, ellerim doğrudan beline gitti. "Dünyanın en eşsiz kokusu ve en muhteşem renk tonlarını barındıran saçlara sahip bir melek olabilir misin?" derken gözlerimi onun gözlerine diktim ve suratımı yaklaştırdım. Sadece öylece kaldım, olabildiğince yakın bir şekilde beklemeyi tercih ettim. Onu yakında incelemek, gözlerinin derinliklerine doğru dalmak muhteşemdi.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Edlyn Tyler Allison
Gryffindor 4. Sınıf & Bina Başkanı
Gryffindor 4. Sınıf & Bina Başkanı
avatar

Mesaj Sayısı : 525
Yaş : 24
Rp Düzeyi : Çığır açan, akla zarar!
Tarafı : Aydınlık
Kan Durumu : Safkan
Asa : || Sevgi Krallığı ||
Rp Yaşı : 16
Patronus : Sibirya Kurdu
Rp Sevgilisi : Sonsuza dek kalbimde...
Özel Yetenek : Veela
Kayıt Tarihi : 15/02/09
Ruh Hali :

Ek Bilgiler
Hogwarts Görevi: Tüy Kalem Yazarı & Gryffindor Quidditch Takımı Kovalayıcısı

MesajKonu: Geri: Gardenya | Kabahatsiz Aşk   Paz 11 Nis. 2010, 09:10

But the answer is simple
He's one to blame
....
Cuz we belong together now
Forever united here somehow
You got a piece of me
And honestly
My life would suck without you



Küçük oyunumuz, yüzyüze gelmemizle sona ermişti. Gözlerimi görebiliyordum onun gözlerinde. Gülüyorlardı. O anda tek şey vardı aklımda. Sachie ile geçirdiğim her an için ne kadar mutlu olduğumu düşünüyordum. İlk gördüğüm günü, ona aşık olduğum ilk günü -ki ikiside aynı gün- çok iyi hatırlıyordum. O gülümseyişini ilk gördüğümde kalbimin ne kadar hızlı attığını hatırlıyorum. O zaman ne kadar imkansızdı her şey. Sadece hayaldi, uzaktı bana. Şimdi ise ben onun kollarındayken, birbirimize aittik. Beni tanımlamak için kullandığı tabirler hoşuma gitmişti aslında. Özellikle de onun söylemesi. Başka bir erkek söylemiş olsaydı bunları, şimdiye annesinden doğduğuna pişman edebilirdim. Son anda farkettiğim bir şey ise yüzümü inceliyor olmasıydı. Dikkatini dağıtma çabalarım sonuç vermeyince, elimdeki son koza başvurmak zorunda kalmıştım. Hafifçe yanaklarıyla dudaklarının birleştiği yere bir öpücük kondurdum. O ne olduğunu anlamamıştı bile. Fakat dikkatini dağıtmaya yetmişti. Gözlerimi kısarak öylece durdum biraz. Birden gülmeye başladım. Anlam veremiyordum ama kahkaha atasım geliyordu. Kendimi zor da olsa zaptettikten sonra, Sachie'nin kollarına bıraktım vücudumu. Omzuna koydum her zaman ki gibi başımı. Bir süre öylece sessiz kaldıktan sonra başımı kaldırıp boynuna bir öpücük kondurdum. Fısıltı gibi ama onun duyacağına emin olduğum bir sesle konuşmaya başladım. "Parti eğlenceli ha? Hiç güzel kız var mı bakalım etrafta?" Gülüyordum ve onunda sırıttığını hissedebiliyordum. Bir kaç kızın bizi izlediğini de biliyordum. Doğruyu söylemek gerekirse, onların içinde Sachie'ye yakın olmayı seviyordum. Sachie'nin bana ait olduğunu anlamalı ve bilmeliydiler. Şarkıda da dediği gibi "Çünkü biz birbirimize aidiz şimdi, daima bir şekilde burada birleşeceğiz".
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Sachie Theodore Pratt
Gryffindor 5. Sınıf & Öğrenci Başı
Gryffindor 5. Sınıf & Öğrenci Başı
avatar

Mesaj Sayısı : 222
Nerden : Buralarda bir yerden
Tarafı : Işığı seviyorum, karanlık yerlerde kasvet boğuyor beni.
Kan Durumu : Safkan, canım.
Asa : Doğrunun Hükmü
Rp Yaşı : 17
Patronus : Az kaldı, bu sene belli olacak.
Rp Sevgilisi : Edlyn. İlk, gerçek, tek.
Özel Yetenek : Hele bir mezun olalım, nasılsa o da olur.
Kayıt Tarihi : 24/02/09
Ruh Hali :

Ek Bilgiler
Hogwarts Görevi: Gryffindor Quidditch Takımı Kaptanı & Arayıcısı

MesajKonu: Geri: Gardenya | Kabahatsiz Aşk   Paz 11 Nis. 2010, 17:39

Yüzünün güzelliklerini büyük bir dikkatle veya tamamen dalgınlıkla, ya da gerçek bir tabir bulmam gerekirse, tamamen kapılmışçasına süzerken, dudaklarıma bıraktığı küçük ve pek masum öpücükle tekrar hayata döndüm ve kırmızı ışığın farkına vardım. Pek farkında değildim o ana kadar hiçbir şeyin, etrafımda çalan müziğin veya karşımdaki kızın benim dikkatimi çekmek için yaptığı şeylerin. Nasıl bir şeye kapılmıştım ki ben, tamamen hayattan kopup, hayaller alemine dalabiliyor, benliğime dair hiçbir şey hissetmiyordum. Birçok şeyin bir anda kafamdan süzülüp gitmesini sağlıyordu bu en çok da; tamamen uçuyordum. Tıpkı şişelerce Ateş Viskisi'ni bir anda içmiş bir sarhoş gibi. Büyük ihtimalle böyle bir rüzgara, ayaktayken, yürüyorken, dans ediyorken veya iki ayağımın üzerinde başka herhangi bir şey yapıyorken kapılsam, yüzümün profilini zemine çıkartırdım. Bunu düşünürken bir yerlere dayandığım bölgelerimin sadece ayaklarımla kalmadığına şükrettim. Onun karşısında yerlere kapaklanmak pek hoş olmazdı, daha da önemlisi böyle bir ortamda hoş olmazdı. Gerçi benim hakkımda, benim tanımadığım insanların ne düşündüğünü umursamazdım, ki ben öyle bir duruma düşsem, Edlyn'in bunu rezillik olarak nitelendireceğine de hiç inanmıyordum. O kadar da değildi.
Kızın beni öptükten sonra attığı kahkaha, beni içten içe mutlu etmişti. Bir şekilde onun mutlu olduğunu düşünmemi sağlamıştı. Öyleydi, bunu biliyor, hissediyordum. Benimleyken mutluydu ve bu; benim ona aşık olmamın yüzlerce nedeninden sadece birisiydi. Suratımda ufacık bir tebessümle bekledim kahkahasının bitmesini, aklımdan binlerce düşünce geçerken. Onun ne kadar muhteşem olduğu, mutlu olduğu, benimleyken mutlu olduğu, onu mutlu edebildiğim... Onu mutlu edebildiğim. Bunu hissetmek muhteşemdi, birisini hiçbir şey yapmadan, sadece yanında olarak ve ona her zaman yanında olacağını hissettirerek omuz vermek hissi olağanüstüye yakın bir mutluluk yaşatıyordu bana. Boynuma gelen öpücük de, benim şu an yaşadığım mutluluğa artı bir mutluluk katmış, rahatlamamın etkisini gözlerime yansıtarak bir anda mayhoşça kapanmalarını sağlamıştı. Öpücük belki gerçek zamanda bir saniye sürmüştü ya da iki, ama bana aylar sürmüş gibi gelmişti. Dudaklarının sıcaklığı benim hafiften üşümeye başlamış olan vücudumun isyanlarını susturmuştu adeta, bunu anlamış ve yardım etmek istemişçesine sürtünmüştü dudakları boynuma. Gözlerim kapalıyken, beş saniye önce suratımda olan tebessüm yerini gülümsemeye bırakmıştı ve onun benden ayrıldığını konuşmaya başladığında fark etmiştim. O anda hiçbir şey söylemese, belki birkaç saniye daha öylece kalabilir ve o ufacık öpücüğün benim içimde koparttığı fırtınalarla boğuşurken, Edlyn'a benim oldukça komik olabilecek resimlerimi çekme fırsatı vermiş olabilirdim, ama neyseki konuşup beni bu duruma gelmekten kurtarmıştı ve bir mükemmellik daha katmıştı mükemmelliğine.
Etraftaki kızların gözlerinin üzerimde olduğunu, tıpkı benim fark etmem gibi o da fark etmişti. Büyük ihtimalle bana doğru gelirken, etrafta beni süzen birisi var mı diye bakınarak gelmişti. Bunu düşünmek, onun bu soruyu sorduktan sonra sırıtmamı sağlamıştı ve pek yerinde sırıtmadığımı fark ederek, tekrar özüme dönmemin doğru bir karar olacağını düşünmem de çok zamanımı almamıştı. Bir an ne diyeceğimi bilemediğimi fark ettim. Beni her zaman kimin gözlediğini bir şekilde anladığımı veya hissettiğimi bildiğinden adım gibi emindim. Evet, hissederdim bunları her zaman, bu tamamen iç güdüsel bir şeydi çünkü. Ya da daha çok yılların verdiği tecrübeyle alakalıydı. Bunu düşündükten sonra yüzümdeki gülümsemenin daha çok büyümesine engel olamadım, çünkü aptalca düşündüğümün farkındaydım. Sanki yirmi yıldır etrafımdaki kızların dikkatini çekmek konusunda hiçbir şey yapmadan sadece bekliyormuşum gibi. Oysa daha nefes aldığım süre. bile o kadar etmezdi.
Artık bir şeyler söylemem gerektiğini fark ettim, yüzümdeki aptalca gülümsemeyi silmeye çalıştığım halde silemeden telaşa kapıldım. Daha fazla uzatmadan bir şeyler söylemem gerektiğini fark ederek konuştum sadece. "Evet, haklısın. Mesela şuradaki sarı elbiseli," dedim, hemen onun arkasındaki bir grupta, uzun zamandır Edlyn'a sinsice bakan kızı kastederek "uzun zamandır bana bakıyordu. Eh, bu tabi ki normal karşılanabilecek bir şey. Yalnız sen geldiğinden beri de bakışlara tamamen sana kilitlendi. Pek dostça baktığını da söyleyemem." Tekrar ona döndüğümde, ona bir kez daha aşık olduğumu fark ettim. O kadar çocukçaydı ki yüz ifadesi... Sanki gerçekten dediklerimi kastetmişim gibi hayal kırıklığına uğramıştı. Tamamen istemsizce kahkaha attım ve yerimde doğrulurken, belindeki ellerimi daha sıkı sardım ve onu olabildiğince kendime çekerek vücutlarımızı birbirine yapıştırdım. Yüzlerimiz birbirine çok yakındı, dudaklarımız da. Ama bu sefer hızlı davranmak gibi bir niyetim yoktu. Gece daha yeni başlıyordu, hızlı davranmak sadece anlamsızlıktı. "Aptallaşma," diye fısıldadım, dudaklarımı onun dudaklarının yakınından çekip, tam kulağına getirerek. "Burada senden daha güzel olan hiç kimse yok. Veya senden fazla herhangi bir etkeni olan hiç kimse yok. Hatta," derken tekrar gözlerine baktım ve suratıma bir gülümseme yerleştirdim, "burada şu anda benim umursadığım başka hiç kimse yok. Sanki sadece sen varsın burada, başka hiç kimse yok. Sadece ikimiz." Ne diyebilirdim ki başka? Daha önce birlikte olduğum herhangi bir kıza durmadan güzel bir şeyler söylemek gibi bir alışkanlığım olmamıştı, ama Edlyn öyle değildi işte. Diğer hiç kimse gibi değildi, o yüzden onun yakınındayken veya onunlayken hiç olmadığım kadar farklı bir Sachie olarak davranıyordum. Genelde olmayan alışkanlıklarım ortaya çıkıyor, onu mutlu etmek için çabalıyordum. Kesinlikle olduğum gibiydim, ama onun için yaşıyormuş gibi bir his doğuyordu içimde, o kadar.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
 
Gardenya | Kabahatsiz Aşk
Önceki başlık Sonraki başlık Sayfa başına dön 
1 sayfadaki 1 sayfası

Bu forumun müsaadesi var:Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
Verus Magia | Role Play Sitesi :: Gloucestershire :: Tall Ships :: ¨O'Quins-
Buraya geçin: