AnasayfaKayıt OlGiriş yap

Paylaş | 
 

 Masal... -İlk Masalım*

Önceki başlık Sonraki başlık Aşağa gitmek 
YazarMesaj
Diana B. Walter Aurel
Sihir Tarihi Profesörü & Hufflepuff Bina Sorumlusu
Sihir Tarihi Profesörü & Hufflepuff Bina Sorumlusu
avatar

Mesaj Sayısı : 819
Yaş : 24
Rp Düzeyi : Afet
Tarafı : Aydınlık
Kan Durumu : Safkan
Asa : Zerafetin Hükmü
Rp Yaşı : 22
Patronus : Kuğu
Rp Sevgilisi : Florentin Teodor Aurel
Kayıt Tarihi : 16/02/09
Ruh Hali :

MesajKonu: Masal... -İlk Masalım*   Cuma 19 Şub. 2010, 21:47

Ama bu masal diğerlerinden farklı bir masal.Bu masalın sonu güzel bitmiyor. Hayaller dünyasında yaşayan, sürekli hayal kuran, Polyanna'nın küllerinin arasında farkedilme çabasını anlatıyor. Hadi okuyun ve görün kimmiş bu saf kız.Başlasın upuzuuun masalımızz...

Bir varmış bir yokmuş evvel zaman içinde kalbur saman içinde saf, iyi mi iyi kalpli ama çok da güzel olmayan bir kız varmış. Her zaman kötülüklerin aşılabileceğini düşünmüş. Dünyadaki herkesi iyi kalpli insanlar yapmak istermiş. Tabiki sihirli periler ona henüz uğramadığı için bunu kendi elinden geldiği şekilde yapmaya çalışmış. Herkese iyilik yapıyor kimseyi kırmamaya çalışıyormuş. Kötü insanlara bile iyilik yapıyor hallerinden utanıp iyi olmaya karar vermelerini bekliyormuş. Tek istediği herkesin içlerindeki iyi kalpleri ortaya çıkarmakmış. Bu yüzden arkadaşları ona Polyanna dermiş.Yıllar geçmiş ve Polyanna'mız büyümüş güzelleşmiş. Hayal kurmaya devam etmiş. Kötü insanlar hakkındaki hayallerine kendi hayalleri de eklenmeye başlıyormuş. Bir gün annesi ondan pazara gitmesini istemiş. Kızımız takmış sepeti koluna girmiş pazar yoluna. Yol kenarındaki çiçekleri toplarken söylediği şarkıları oralarda avlanan simsiyah atlı bir prens duymuş. Yakışıklı prens atını güzel kızın yanına sürmüş: " Hey tanışalım mı ben siyah atlı prens " demiş kız da elini uzatır uzatmaz kızı atının arkasına almış ve beraber gitmişler pazara. Kız alması gerekenleri alırken prens de ona taşımasında yardım etmiş. Herşey toplandıktan sonra prens "Hava çok karardı yalnız gitmene izin veremem" deyip kızı tekrar atının arkasına atıp evine kadar bırakmak istemiş. Yolda giderlerken prens ona başından geçen hikayesini anlatmış. Çok önceleri bir prensesi sevdiğini ama kızın onunla hiç ilgilenmediğini ve bu yüzden ona kırıldığını anlatmış. Ama şimdi kimseyi sevmiyormuş bu yakışıklı prens. Neyse bunlar eve varmışlar prens kıza " Benim sarayım buralarda ben seni niye hiç görmedim ki, bundan sonra görüşelim tamam mı" demiş kız da şokla başını sallayıp koşarak evine girmiş. O gece yatağına yattığında uyuyamamış. Sürekli o prensi düşünüyormuş. Aklından çıkaramıyormuş. Bu haline çok gülmüş çünkü onu buralarda defalarca görmüş ama neden görmezden gelmiş bunu bilmiyormuş. Belki de onun kalbiyle ilk defa tanışdığı için seviyormuş. Ya da onun bu sıcak davranışları buna sebep olmuş. Ama şimdi bunları düşünücek hali yokmuş çünkü aşık oluyormuş. Günler aylarca onlar hep beraber pazara gitmişler. Prens ona yardım etmiş ve onu evine geri getirmiş. Bazı günler beraber şarkı söylerlermiş. İkisinin de sesi o kadar güzelmiş ki muhteşem bir uyum içinde harika şarkılar çıkarmış ortaya. Prens ona her zaman sıcak ve arkadaşca tavırlar sergilermiş ama bazen bizim kız prensi kendine bakarken yakalarmış. Prens de o sırada ona baktığı için ikiside utanır başlarını çevirirlermiş. Bu kaçamak bakışlar ve şarkılar saf Polyanna'mızı o kadar etkilemiş ki ona daha çok bağlanmış. Hayatları çok güzel ve eğlenceli bir şekilde sürüyormuş, ikisi de çok mutlularmış. Aylar sonra kızın annesi o pazardan değil de başka bir pazardan alışveriş edilmesini istemiş. Prensin babası da başka bir yerde ava gitmesini söylemiş. Bunlar vedalaşamadan ayrılmışlar. Evleri neredeyse karşılıklıymış ama birbirlerini hiç görmüyorlarmış. Polyanna bu duruma çok üzülüyormuş çünkü önceden hep beraber olacaklarını sanıyormuş. Bir gün prens onu peni pazar yolunda bulmuş. Onun Polyanna'yı bulmak istemesi ve bulması bizim saf kızın çok hoşuna gitmiş ve daha çok ümitlenmiş. Beraber gidememişler yine ama arada bir aynı yerde buluşup konuşuyorlarmış. Polyanna onu gerçekten çok sevmiş. Ama onun ne düşündüğünü hiç bilemiyormuş. Bizim kız gelinlik çağında olduğu için prens bir gün sormuş. "Bir nişanlın var mı Polyanna? " demiş Polyanna hayır demiş "Peki sevdiğin biri var mı? " demiş Polyanna hiç bir şey söyleyememiş. Çünkü onu seviyormuş ve bunu ona söylemekte çok utanıyormuş. Prens defalarca yeni avlandığı yoldan hiç hoşlanmadığını eskisi gibi beraber gezmek istediğini söylermiş bizim saf kıza. Polyanna, Polyanna'ya yine iyi şeyler düşünüp onun da onu sevdiğini sanmış. Bizim prens hiç bir zaman duygularını söylemezmiş.Gel zaman git zaman prensin babası ona avlanmak için eskisinden daha güzel bir orman bulmuş. Bizim prens yeni ormanı görünce artık Polyanna'nın yanına hiç uğramamış Polyanna kahrından mahfoluyormuş. Hatta ağlamış bile perileri çağırmış ama gelmemişler. Arkadaşlarına bu olayı anlatmış onlar da hep " Merak etme Polyanna bir gün gelir yine" Diye onu avutmaya çalışmışlar. Ama olmuyormuş. Bizim Polyanna bu konuda artık iyi düşünemiyormuş. O kadar üzülmüş ki ne yapacağını bilememiş. Bir gün patlama derecesine gelip prense küçük bir mektup göndermeye karar vermiş.Ama duygularının da anlaşılmaması gerekiyormuş. Şöyle yazmış

"Sevgili Prensim
Nasılsınız sizden haber alamayınca çok meraklanıyoruz. Lütfen bizi haberdar ediniz.
Polyanna"

Prens bu notu almış ve iyi olduğuna dair resmi bir mektup göndermiş. Bizim saf kız bu resmiyetin nedenini bilmediği için daha fazla üzülmeye başlamış. Aylarca ondan kendi isteğiyle mektup atmasını beklemiş. Ama bu bekleyiş boşaymış. Prens artık onu unutmuş. Kız aylarca üzgün kalmış bu olay onu çok üzmüş prense olan platonik aşkının karşılıksız olması çok acı vericiymiş. Bir gün bunlara son vermeye karar vermiş ama prense son bir şans vermesi gerektiğini düşünmüş ve ona şöyle yazmış.

"Selamlar
Eski bir arkadaşı arıyorum. Ama sanırım onu sonsuza kadar kaybetmişim. Rahatsız ettiğim için özür dilerim. Ona Polyanna'sı olmadan geçicek iyi yıllar diliyorum. "

Polyanna bu anlamlı mektuba karşılık özür mektubu da alamayınca artık onu daha fazla beklememeye kara vermiş. Ve ailesinin taşınma planını ertelemeyi bırakmış. Polyanna sahil kenarında yeni bir köye taşınmış. Artık tek eğlencesi deniz kenarında köpeği ile birlikte yürümek olmuş.Evet mutluymuş tabiki ama...

O artık hayallere inanmıyormuş...


************************

Heyyy durun bir dakka masalın sonunu değiştirme kararı aldım. =D Polyanna hayallere inanıyormuş tabiki niye inanmasın. Öyle çok hayali varmış ki şimdi artık. Herkes hayattan birşeyler ister ama herkes istediğini almak zorunda değildir. Bir dilek kabul olmazsa başkası olur bu hayatın sonu değildir. Üstelik Polyanna'nın hislerinden habersiz olan daha büyümemiş bir prens için hayaller bir hamlede çiğnenip atılamaz ki. Prensin aklına nerden gelebilir ki o söylememişse hiç bir şeyi. Zaten artık ortalıkta söylenilcek bir şey de kalmamışken... Sonuç olarak, zırırırırıtt biraz geriye sarıyoruzz...

************************

Polyanna sahil kenarında yeni bir köye taşınmış. Orada günleri çok hızlı ve mutlu geçiyormuş. Arkadaşlarıyla zaman geçiriyor, köpeğini gezdiriyor, oyunlar oynayıp danslar ediyormuş. Hayat en baştaki gibi güzel olmaya başlamış onun için. Yıllar sonra büyüyünce de uzaklardaki bir sarayda yaşayan onu herşeyden çok seven bir prense aşık olmuş ve onunla evlenmiş. Ve beraber çoook mutlu ve huzurlu upuzuuunn bir hayat sürmüşlerrr

_________________

Aimer C'est un soleil dans la vie,une étoile qui nous guide
la nuit, une mélodie sans bruit..
Mon aimé, Je t'aime


En son Diana B. Walter Aurel tarafından C.tesi 10 Nis. 2010, 14:01 tarihinde değiştirildi, toplamda 1 kere değiştirildi
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
John Constantiné
Uluslararası Büyücüler Konfederasyonu Çalışanı
Uluslararası Büyücüler Konfederasyonu Çalışanı
avatar

Mesaj Sayısı : 326
Yaş : 23
Nerden : Tanrının Yanından...
Rp Düzeyi : Düzenli, düzgün
Tarafı : Aydınlık * -
Kan Durumu : Safkan
Asa : Geleceğin Yolu
Rp Yaşı : 22
Patronus : Kurt
Rp Sevgilisi : Yok ki. (İsteyen Varsa O Ayrı!? )
Kayıt Tarihi : 12/02/10
Ruh Hali :

MesajKonu: Geri: Masal... -İlk Masalım*   Cuma 19 Şub. 2010, 21:58

Güzelmiş Very Happy Baba Bi Masal Anlat Bana İçinde Tüm Sevidklerim. İçinde İstanbul Olsuuuun Very Happy
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Diana B. Walter Aurel
Sihir Tarihi Profesörü & Hufflepuff Bina Sorumlusu
Sihir Tarihi Profesörü & Hufflepuff Bina Sorumlusu
avatar

Mesaj Sayısı : 819
Yaş : 24
Rp Düzeyi : Afet
Tarafı : Aydınlık
Kan Durumu : Safkan
Asa : Zerafetin Hükmü
Rp Yaşı : 22
Patronus : Kuğu
Rp Sevgilisi : Florentin Teodor Aurel
Kayıt Tarihi : 16/02/09
Ruh Hali :

MesajKonu: Geri: Masal... -İlk Masalım*   Cuma 19 Şub. 2010, 22:33

Saol =D

_________________

Aimer C'est un soleil dans la vie,une étoile qui nous guide
la nuit, une mélodie sans bruit..
Mon aimé, Je t'aime
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Diana B. Walter Aurel
Sihir Tarihi Profesörü & Hufflepuff Bina Sorumlusu
Sihir Tarihi Profesörü & Hufflepuff Bina Sorumlusu
avatar

Mesaj Sayısı : 819
Yaş : 24
Rp Düzeyi : Afet
Tarafı : Aydınlık
Kan Durumu : Safkan
Asa : Zerafetin Hükmü
Rp Yaşı : 22
Patronus : Kuğu
Rp Sevgilisi : Florentin Teodor Aurel
Kayıt Tarihi : 16/02/09
Ruh Hali :

MesajKonu: Geri: Masal... -İlk Masalım*   C.tesi 10 Nis. 2010, 14:02

Masalın sonunu değiştirdim şimdi daha hoşş =D

_________________

Aimer C'est un soleil dans la vie,une étoile qui nous guide
la nuit, une mélodie sans bruit..
Mon aimé, Je t'aime
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Sponsored content




MesajKonu: Geri: Masal... -İlk Masalım*   

Sayfa başına dön Aşağa gitmek
 
Masal... -İlk Masalım*
Önceki başlık Sonraki başlık Sayfa başına dön 
1 sayfadaki 1 sayfası
 Similar topics
-
» Masal Yazısı
» masal bölümü
» Çok Acil Masal Sorunu
» Masal'ın altına ek rütbe ?
» İstediğiniz Nick, Masal ve Link Şekillendirme (vBulletin Sitili)

Bu forumun müsaadesi var:Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
Verus Magia | Role Play Sitesi :: Rp Out :: Paylaşımlarınız :: ¨Sizin Kaleminizden -
Buraya geçin: