AnasayfaKayıt OlGiriş yap

Paylaş | 
 

 Muggle Heyecanı

Aşağa gitmek 
YazarMesaj
Alicia Lily Laurie
Uluslararası Sihirsel Hukuk Bürosu Çalışanı
Uluslararası Sihirsel Hukuk Bürosu Çalışanı
avatar

Mesaj Sayısı : 45
Yaş : 24
Tarafı : Karanlık.
Kan Durumu : Safkan
Asa : Zehirli Cazibe
Rp Yaşı : 27
Rp Sevgilisi : Gönül eğlendirmek, ön planda.
Kayıt Tarihi : 31/01/10
Ruh Hali :

MesajKonu: Muggle Heyecanı   Salı 02 Şub. 2010, 01:40

Yoğun bir iş günü bitmişti, yine.
Günün nasıl geçip gittiğini anlamamıştı. Sabah 8’de odasına girdiğinde elinde olan kahvesi dışında, hiçbir şey geçmemişti boğazından. Masasına oturur oturmaz boğulduğu birbirinden sıkıcı gelen mektuplar, anlaşmalar, programlar, konferans bilgileri… Lanet edilesi bir gündü. Bundan önceki günleri gibi.
Tyler.. Tüm gün Lily’i ayakta tutan neredeyse tek şey idi o. Günün sonunda yine buluşacak olma düşüncesi, her şeye bedeldi. Sabah bu düşünceyle gözünü açıyor, akşam bu düşünceyle kapıyordu. Ve şimdi, bu düşünceyle beraberdi. Sonsuza kadar olacağı gibi..
“Huhuuu! Beni geç de görelim bebeğim!”
Saçlarını müthiş havalandıran rüzgarın etkisiyle dağılmıştı kurduğu cümle. Ama hayatındaki tek adamın onu anladığına emindi. Abandığı gaza, iyice abandı. Onu geçmek istiyordu. Bunun mümkün olmadığını bile bile. Bir süre için, adamı arkasında bırakarak ilerledi yol boyunca. İliklerine kadar işleyen soğuk, umurunda bile değildi. Bu aletin üzerinde, kendini hiç olmadığı kadar mutlu hissediyordu. Tamam, hiç olmadığı kadar yanlış bir tabir oldu. Tyler ile olduğu anlar dışında, en mutlu olduğu yerdi burası. Hiç olmadığı kadar özgür, hiç olmadığı kadar serbest hissediyordu. Hiç durmadan devam edebilirdi! Ölene kadar, geberene kadar. Yanında Tyler olduğu için istediği kadar zorladı hız sınırlarını. Bir Muggle polise yakalanıp içeri atılmak, harika olabilirdi. Şu sıkıcı hayatına atraksyon sadece Tyler ile geliyordu. Hiçbir zaman gitmesini istemediği bir atraksyon.
Hayattaki tek aşkının önünde ilerlerken, onun motorunun sesini dibinde hissedebildiğinde, suratını moral bozukluğu kapladı. Ah, yine geçiyordu işte. Tanrım, bir kere de Lily geçmeliydi! Lütfen! Onu geçebilmek umuduyla gaza iyice yapıştı. Ne kadar hızlı olduğunu bilmiyordu, ama öldüresiye hızlıydı. Bundan emindi. Adamı bir kez daha arkasında bırakınca, mutluluk çığlıkları atmaya başladı. Bağırıyordu, kimin duyacağını umursamadan. İçindeki bütün sıkıntıyı, her şeyi bırakıyordu çığlıklarıyla, evrene. Rahatlıyordu. Bir kuş gibi. Kanatları olmamasına rağmen uçabilirdi. O derece hafiflemişti. İhtiyacı olan tek bir şey kalmıştı; Tyler.
“Artık durmalıyız, seni istiyorum Tyler!”
Şu mükemmel histen onu mahrum edebilecek tek şey idi Tyler. Ve gün boyu onu çok özlemişti. Birkaç saat daha dolandıktan sonra, onunla olmayı istiyordu. Sadece ve sadece onu. Her geçen saniye eskisinin on katı hızla giderken, o pek özlediği adama döndü. Çok yakınındaydı. Geçmesine ramak kalmıştı. Ve artık, yanındaydı. Adamın geçmemesini diledi. Ve tanrı, uzun bir süre sonra ilk defa duymuştu onu. Buradaydı işte, aynı anda ilerliyorlardı. O müthiş vücudu, rüzgarla birlikte dalgalanıyordu adeta. Sapsarı saçları.. Rüzgar dans ettiriyordu. Oha, bu adama ölebilirdi!
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Tyler Durden
Yazar
Yazar
avatar

Mesaj Sayısı : 10
Yaş : 26
Rp Düzeyi : Çığır açan, akla zarar!
Tarafı : Aydınlık
Kan Durumu : Safkan
Asa : Asi Asalet
Rp Yaşı : 28
Özel Yetenek : Animagus | Pegasus
Kayıt Tarihi : 31/01/10

MesajKonu: Geri: Muggle Heyecanı   Salı 02 Şub. 2010, 02:06

İnanılmaz bir hız patlaması...

İki silüet Los Angeles'ın en uzun otobanında müthiş bir hızla ilerliyordu, 200 mps, 210, 230, 270... Yanlarından geçtikleri muggle arabaları şok olmuş şekilde kaçmaya çalışıyordu önlerinden. İnanılmazdı... Bu bebeğin üstüne neredeyse hiç olmadığı kadar mutluydu. Lily... Vazgeçilmez bir kadındı o... Hogwarts'ın son yılında, nihayet çıkmaya başladıklarında çevrelerinden gördükleri tepki devasaydı." Hayır, onlar birlikte olamaz, o burnu havada kız sana gelmez Tyler. Üstelik de Slytherin... Hadi ama dostum!"...

Kaza yapma ihtimalinin geçen her salisede katlanarak arttığı bu durumda iki silüet yanyanaydı şimdi. Saçlarının dalgalanmasını izlemek için yola bakmayı bıraktı Tyler. Bu yaptığı delilikti, evet. Bunu henüz fark etmeyen Lily yola konsantre olmuş bir şekilde haykırıyordu, Tyler da onu istiyordu hem de deliler gibi. Neden aynı motorda değillerdi ki ? Hem hız yapıp hem onunla olma düşüncesi aklına yatar yatmaz harekete geçti. Tek hamlede ayaklandı. Hala direksiyonu tutuyordu, ayakları az önce oturduğu nesnenin üzerindeydi. Lily görmüştü sonunda, ağzı açık bir şekilde izliyordu olan biteni. Sıcacık kalbinin atışları hızlanmıştı adamı izlerken. Biraz uzaklaştı adam, bu kadar kolay olmasını istemiyordu. Ellerini bıraktığı anda dengesini sağladı, direksiyon sadece birkaç salise sabit kalacaktı...


"Geliyorum tatlım, bana yer aç!"

Ayaklarının potansiyelinin tamamını kullanarak diğer motora sıçradı, korkuyla direksiyondan uzaklaşmıştı Lily. Kadın direksiyonu bıraktığı anda Tyler yakaladı ve çevik bir hareketle ayaklarını motorun iki yanına attı. Kendi motoru kontrolden çıkıp bariyerleri aşarak paramparça olmuştu. Şaşırtıcı ve inanılmaz olan tek şey ise, Tyler hala tek parçaydı. Ve Lily beline sarılıyordu...
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Alicia Lily Laurie
Uluslararası Sihirsel Hukuk Bürosu Çalışanı
Uluslararası Sihirsel Hukuk Bürosu Çalışanı
avatar

Mesaj Sayısı : 45
Yaş : 24
Tarafı : Karanlık.
Kan Durumu : Safkan
Asa : Zehirli Cazibe
Rp Yaşı : 27
Rp Sevgilisi : Gönül eğlendirmek, ön planda.
Kayıt Tarihi : 31/01/10
Ruh Hali :

MesajKonu: Geri: Muggle Heyecanı   Salı 02 Şub. 2010, 02:24

"Geliyorum tatlım, bana yer aç!"
Adamın sözleri üzerine, ağzı kocaman açık bir biçimde hayatta en çok değer verdiği varlığa döndü. Delirmiş olmalıydı! Hayır, çığlıklarını zerre kadar tınlamayan adam, motorsikletinden atlamış, Lily'nin birkaç salise önce bıraktığı direksiyonun ardına oturmuştu. Adamı buram buram yanında hissedebiliyordu, bütün vücuduyla. Az önce yaptığı delilik için sövüyordu sövmesine, ama o delilik sayesinde o çok özlediği yanındaydı. Onunlaydı. Hiç gitmemek üzere hem de! Adam hız sınırlarını iyice zorlarken, etrafta Tyler'ın az önceki atlayışına inanamaz gözlerle bakan Muggleların söylentilerini duyuyordu. Delirdiğikleriyle ilgili. Evet, delilerdi. Ama yalnızca birbirlerinin delileri..
Her şeyini hissedebildiği adamın dudaklarına yapışabilmek istedi bütün varlığıyla. Ama adam direksiyondaydı, böyle bir şeyi yapması imkansızdı. O çok sevdiği vücuduna sarıldı, sımsıkı. Kafasını yastladı omzuna. Ve dibindeki kulağına mayoş bir aşk şarkısı mırıldanmaya başladı. İkisinin şarkısıydı, asla ayrılmayacaklarını niteliyordu. Sesi güzeldi. Güzel olmasa bile, Tyler onun her şeyini seviyordu! O sesi de ömrünün sonuna kadar dinlerdi, bundan emindi.
Şarkıyı söyledi uzunca bir süre. Tanrım, onu çok seviyordu! Birlikte aştıkları Los Angeles sokakları, ikisinin suratını birden yalayan soğuk rüzgar.. Müthiş mutluydu şu anda. İlk birlikte oldukları günü hatırlıyordu da, herkesin imkansız baktığı bir aşktı. Gryffindor-Slytherin. Ne aşk ama?! O tüm Hogwarts'ın ayıpladığı aşk, tüm Hogwarts'ın aşkından uzun sürmüştü. Hala birliktelerdi, birbirlerinindiler. Lily'nin ailesi ile arası pek iyi değildi. Fakat Tyler vardı. Tam 12 yıldır. O, her şeye bedeldi. Her şey oydu. Onsuz bir hayat asla düşünemiyordu.
"Seni seviyorum Tyler, hiç olmadığı kadar hem de."
Şarkısının ardından adamın kulaklarına fısıldadı büyük bir arzuyla. Şu yoğun günün ardından onu tekrar diriltebilmişti Tyler. Sabaha kadar onunla olabilirdi, ki öyle olacaktı. Bunları düşünürken düşüncelere kapıldı gitti. Tyler'ın mesleğine bakıyordu da. Ne kadar da rahattı! Özgür ve bağımsız. Lily'nin uzun süredir özlediği gibi. İmreniyordu ona. Ama çok mutluydu onun için, böyle bir rahatlığı yaşayabildiği için. Çünkü şu dünyada her şeyden önemliydi O. Onun mutluluğu, onun varlığı. Onun için her şeyi yapabilir, her şeyi verebilirdi. O tekti, o her şeydi.
"İyi ki varsın tek aşkım! Ve iyi ki hep benimle olucaksın."
Adamın kulağına delicesine aşk sözcükleri fısıldıyordu. Onu öylesine istiyordu ki. Şu motorsikletin üstünde sabredemeyecek gibiydi. Artık durmalılardı. Uzun süredir -yaklaşık 1 saattir- birleşmeyen dudakların birleşme vakti gelmişti. Hatta gecikmişti. Hadi ama! İstiyordu Lily, hayattaki tek aşkını. Ölümsüz aşkını..
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Tyler Durden
Yazar
Yazar
avatar

Mesaj Sayısı : 10
Yaş : 26
Rp Düzeyi : Çığır açan, akla zarar!
Tarafı : Aydınlık
Kan Durumu : Safkan
Asa : Asi Asalet
Rp Yaşı : 28
Özel Yetenek : Animagus | Pegasus
Kayıt Tarihi : 31/01/10

MesajKonu: Geri: Muggle Heyecanı   Salı 02 Şub. 2010, 02:49

İşte Tyler buydu... Motora atladığı sırada kaymış olan güneş gözlüğünü düzelterek omzuna başını koyan tanrıçayı hissetti. Ona duyduğu özlem doruklara çıkmıştı artık, lanet olası işi yüzünden görüşemediklerine tepkiliydi. Bu düşünceyle bir kızgınlık doldu içine, fakat tek aşkının kulağına mırıldandığı aşk ezgileri tuzla buz etti öfkeyi. Nasıl bu kadar kusursuz olabiliyordu? Bu mükemmel fizik, harkulade saçlar, gözler, burun... Her şey o kadar kusursuzdu ki, onunla geçirdiği dakikalar rüya gibi geliyordu adama. Otobanın ikiye ayrıldığı noktada hiçbir arabanın girmediği diğer yola saptı. Tabelayı göremeyecek kadar hızlıydı elbette, mugglelar çığlıklarla durdurmaya çalışmıştı onları. Fakat aldırmamıştı Tyler, en kötü ne olabilirdi ki?

Kulağına fısıldanan aşk sözcüklerinin yarattığı etkiyle içi titredi adamın. Bu kadını istiyordu. Otoban sonlanıp şehre girdikleri anda uygun bir yerde duracak ve özlemini çektiği o sıcacık dudaklara kavuşacaktı. Bu düşünceyle hızını daha da arttırdı, yol onlara doğru akıyordu sanki... Yol demişken, devasa boşluğun ve aşağıdaki uçurumun yerinde betondan bir köprü olması gerekmiyor muydu?

Durumu kavradığı anda duramayacağı bir hızda olduğunu gördü Tyler, kadın olaydan habersizdi. Bir şeyler olduğunu anlaması, motorun önünün kalkmasıyla gerçekleşti. Tek teker üzerinde canlarına susamışlardı resmen. Rampaya benzer bir yapı boşluğun önünde konuşlandırılmıştı. Tek şanslarıydı, ve o şanslarını kullanmaları gereken zaman, hızın da yardımıyla bir anda belirmişti. Motoru tüm gücüyle zıplatarak rampadan uçtu ikili, yarılamışlardı, lanet olsun alçalıyorlardı. Geçeceklerdi, hayır ölüme gidiyordu sonları. O kadar ucu ucunaydı ki durum!

Büyük bir gürültüyle karşıya geçen motorun çıkardığı acı fren sesi Los Angeles'ın girişini inletmişti. Olan biteni izleyen yüzlerce muggle çıt çıkarmadan motorun durmasını izledi. Polis henüz ortada yoktu, ama gelmek üzere oldukları belliydi. Ölümcül sessizliği yaran küçük bir pat sesi duyuldu bir anda, sonra bir pat daha. Ardı ardına yükselen ve çığlıkların da karıştığı coşkulu tezahurat bulaşıcı bir hastalık gibi yayılmıştı mugglelar arasında. Gülümsedi Tyler, motordan indi Lily'le birlikte. Beline sarıldı kıymetlisinin...
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Alicia Lily Laurie
Uluslararası Sihirsel Hukuk Bürosu Çalışanı
Uluslararası Sihirsel Hukuk Bürosu Çalışanı
avatar

Mesaj Sayısı : 45
Yaş : 24
Tarafı : Karanlık.
Kan Durumu : Safkan
Asa : Zehirli Cazibe
Rp Yaşı : 27
Rp Sevgilisi : Gönül eğlendirmek, ön planda.
Kayıt Tarihi : 31/01/10
Ruh Hali :

MesajKonu: Geri: Muggle Heyecanı   Salı 02 Şub. 2010, 03:09

Her dakika artıp, iyice korkutucu bir hal almış hızlarıyla birlikte, çığlıkları havaya karışıyordu Lily’nin. Mutluydu, huzurluydu. Sevdiğiyleydi, daha ne isteyecekti ki? Şehre yaklaştıkları her santimetrekare ile Lily’nin içini muazzam bir mutluluk kaplıyordu. Şehre vardıklarında, duracaklardı. O çok özlediği bedene kavuşacaktı yeniden. Tüm şehir, sabaha kadar onlarındı! Dilediklerini yapacaklardı. Dilediği en büyük şey, dudaklarıydı. Ve ardık bu yol bitmeliydi!
Los Angeles’ın o alışmadık otobanında giderken, ikiye ayrılmış bir yoldan tenha olanına saptı Tyler. Besbelli, insanları rahatsız etmemek istiyordu. Ah, ne kadar düşünceliydi! Her hareketi daha da aşık olmasını sağlıyordu ona. Sevdiği adamın davranışlarıyla içten içe böbürlenirken, her şey bir anda oldu. Motorun önünün kalkıp, düşmemek için Tyler’a iyice sıkındığı anda, kendini koskocaman bir boşlukta buldu.
Tanrım, Tyler aklını kaçırmış olmalıydı!
Bitiyordu işte, her şey bitiyordu. Görebildiği tek şey sonu olmayan bir boşluktu. Havadalardı, şimdilik. Olsun. Ölümden korkmuyordu, Tyler ile birlikte olduktan sonra, nerede oldukları önemli değildi. Ha bu dünya, ha öteki dünya. Onların aşkını hiç kimse hiçbir zaman ayıramazdı ki. Tanrı bile.
Tanrı istemiyordu ayrılmalarını. Bunu motosiklet sonunda zemine deydiğinde anladı. Evet, yaşıyorlardı. Her yerleri sapasağlamdı. Etrafta korkuyla izleyen Mugglelar vardı. Umurunda değildi Lily’nin. Tyler, önündeydi. Hala sımsıkı sarılıyordu ona. İyiydiler, hiçbir şeyleri yoktu!
“Tanrım, bu delilikti!”
Kendini yere indiren adamın kulağına fısıldadı bunları. Ona kızmalıydı aslında. Ama kızamıyordu ki. Ona kızmak mümkün değildi! Her şeydi o. Ona kızmak demek, her şeyi berbat etmek demekti. Hayır, öyle bir niyeti yoktu. Meraklı Mugglelar etraflarına üşüşmüşlerdi. Onları savmak, kolay değildi. Muggleları yeteri kadar tanıyordu. Dünyada onlardan meraklı canlılar yoktu! Ona uzanan her ele tek tek gülümseyerek, açıklamaya koyuldu.
“Ah millet, iyiyiz! Gerçekten! Lanet olası yollar işte, ah, turistiz belli olduğu üzere. Tanrım, bir daha asla motosiklete binmeyeceğim!”
Ah, çok beklerler.
Motosiklet tutkusundan asla vazgeçmezdi, Tyler gibi. Bunu sadece merakli Mugglelardan kurtulmak amacıyla söylemişti. Tyler, bunu anlamış olacaktı ki pişmiş kelle gibi sırıtıyordu. Sırıtışına aynı büyük sırıtışla karşılık verdi. Ve Muggleların tek tek uzaklaşışını izledi.
Tanrım, sonunda.
Nihayet yalnız ve sert zemin üzerinde kalmalarıyla, kollarını açan sevgilisine atladı. O kadar özlemişti ki onu. 50 kilo bedeniyle, ona hiç de ağır gelmiyor olmalıydı. Ağır gelse bile, Tyler’ın şikayetçi olmayacağından emindi. Adamın boynuna doladı ellerini, ah, çok özlemişti onu! Suratında kocaman bir mutluluk ifadesiyle, dudaklarını dudaklarıyla birleştirdi, nihayet. Birkaç dakika çekmediği dudakları, çekilmemek için yalvarıyordu adeta. Tyler’ın üst dudağını önce emip, ardından ısırırken kendine hakim olamıyordu. Onsuzluğu düşünüyordu da. Hayır, asla! Dudakları adeta kenetlenmişken, dilleri dans ediyordu. Ne kadar uzun sürdüğünü bilmiyordu, asla çekmek istemiyordu dudaklarını. Yemek, hatta bitirmek istiyordu onu. Pekala midesinde yaşatabilirdi, değil mi?
"Seninim, sadece senin."
Eme eme bitiremediği Tyler'ın dudaklarından dudaklarını çekti, beş dakika kadar bir sürenin ardından. O kadar özlemişti ki onu, beş dakika yiyişmek bile azdı aslında. Onun o dudaklarının tadına, asla doyamıyordu! Adamın atladığı kucağından indi yavaşça. Elini tuttu ve çekti. Az ileride gördüğü, epey ıssız sokağa doğru yürümeye başladı. İnsanların içinde yiyişmek, pek mantıklı değildi. Sokağın girişine vardığında, ilk bulduğu binaya dayadı Tyler'ı. O kadar özlemişti ki onun vücudunu. Şuracıkta, onun olabilirdi.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Tyler Durden
Yazar
Yazar
avatar

Mesaj Sayısı : 10
Yaş : 26
Rp Düzeyi : Çığır açan, akla zarar!
Tarafı : Aydınlık
Kan Durumu : Safkan
Asa : Asi Asalet
Rp Yaşı : 28
Özel Yetenek : Animagus | Pegasus
Kayıt Tarihi : 31/01/10

MesajKonu: Geri: Muggle Heyecanı   Salı 02 Şub. 2010, 04:34

Mugglelar yavaş yavaş dağılıyordu,Lily'nin insanlara yapmacık bir gülümsemeyle söylediği yalanlar güldürmüştü adamı. Sabrediyor, bekliyordu. Neden insanların ne düşündüğünü önemsiyormuş rolü yapıyordu ki? Tyler onu tanıdı tanıyalı umursamazdı. Bu umursamazlığı onu cezbedici kılan milyarlarca sebepten biriydi. Ona olan aşkı anlatılmazdı. Kelimelerle ifade etmeye çalışmazdı bile Tyler, bir yazar olmasına rağmen Lily'i kelimelere sığdırabilecek kadar yetenekli değildi. Aslına bakarsanız Tanrı dışında hiçbir varlık bunu başaramazdı...

Muggleların dağılmasından sonra ağır ağır adama döndü Lily, kucağına atlayıp güzel yüzünde beliren ifadeyle hayran etmişti kendini. Ve sonra özleme uzun soluklu bir ara verilmişti. Delicesine öpüşüyorlardı, kendilerini kaybettikleri bir andı gerçekten. Tüm kontrolü ona bırakmıştı Tyler, öpüşürken ona itaat etmeyi seviyordu. O'nun Tyler için alelade bir kız olmadığını 12 yıl boyunca O'nun olarak kanıtlamıştı. Ölebilirdi kollarındaki Tanrıça için. Onu çok seviyordu, ölene kadar da sevmeye devam edecekti. Ölene kadar Tyler'ındı o...

Mükemmel geçen 5 dakikadan sonra kollarından indi kadın, elinden tutarak zaten kendisinde olan kontrolü sağlamlaştırdı. İnsanlardan uzak olan ara sokağa saptıklarında, kimsenin göremeyeceği, bir binanın duvarla birleştiği bir araya girdiler. Hareket edecek alanları az değildi, fakat öyleymiş gibi yapışmıştı kadın adama. "Bu kadarı fazla bebeğim..." diye düşünerek üzerine gitti kadının. Duvara yapıştırıp alt dudağını emmeye başladı. Büyüleyiciydi, aşkları gökyüzünü delip geçebilecek kadar yükselmişti. Öpüşmeyi kesti Tyler, geri çekilmeden baktı aşkının gözlerine. Ellerini bileklerinden tuttu ve havaya kaldırarak duvara yapıştırdı. Dudağına sunduğu küçük bir öpücükten sonra yanağına geçti, oradan çenesine ve sonunda boynuna indi..Kulağına doğru yaklaşıp söylediği sözler kadını kendinden geçiriyordu...

"Benimsin. Her şeyimsin. Yaşama sebebimsin..."
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Alicia Lily Laurie
Uluslararası Sihirsel Hukuk Bürosu Çalışanı
Uluslararası Sihirsel Hukuk Bürosu Çalışanı
avatar

Mesaj Sayısı : 45
Yaş : 24
Tarafı : Karanlık.
Kan Durumu : Safkan
Asa : Zehirli Cazibe
Rp Yaşı : 27
Rp Sevgilisi : Gönül eğlendirmek, ön planda.
Kayıt Tarihi : 31/01/10
Ruh Hali :

MesajKonu: Geri: Muggle Heyecanı   Salı 02 Şub. 2010, 04:53

“Benimsin, her şeyimsin, yaşama sebebimsin.”
Adamın ölünesi sesiyle sarf ettiği bu sözlerle iyice kendinden geçtiğini hissedebiliyordu. İlişkide kontrolü eline almayı seviyordu. Özellikle cinsel anlamda. Ama adamın son bir vuruşla, bütün kontrolü ele alması. İşte buna ölebilirdi! Adamın elleri, bileklerindeyken, buz gibi duvara yapışmıştı. Tanrım, soğuktu. Ama Tyler’ın bedeni bütün vücudunu ısıtabiliyordu. Dokunuşları, emişleri, öpüşleri. Ölebilirdi, mutluluktan.
“Ah, hadi ama! Şu buz gibi duvarın tadına biraz da sen bakmalısın bebeğim.”
Bütün gücüyle, Tyler’ın ellerini itip, vücudunu serbest bıraktı. Birkaç adım itti onu ve karşıdaki duvara yapıştırmayı başardı. Tanrım, ne yapıyorlardı? Duvar kapmaca falan mı. Ah, burada yürümeyecekti bu iş. Keşke evde olsaladı. Ama bir yandan da, yeni yerlerde birlikte olmayı seviyordu. Fakat taş duvar, kesinlikle yeni bir yer değildi. Adamı yapıştırdı ve az önce onun tuttuğu biçimde, bileklerini tuttu. Ayaklarının üstüne çıktı. Ve bedenlerini hiç ayırmamak üzere birleştirdi. Her şeyini hissedebiliyordu onun. Onunla olmanın doruk noktasına çıktığı anda, daha fazlasını istediğini fark etti. Adamdan dudaklarını ayırıp, etrafına baktı. Bir yerler arıyordu, bir bank bile olabilirdi!
Ah, işte!
Otel.
Bitli, pireli ve muhtemelen kokuşmuş bir otel odası görüyordu ileride. Bitlenmek umurunda bile değildi. Onu istiyordu, bütün bedeniyle. Ve sokak ortasında alabileceği bir şey değildi bu. Adamın ellerini serbest bıraktı yavaşça, Ayaklarının üstünden indi. Ve elini elinin içine alarak, vücudunda gezdire gezdire ilerlemeye başladı. Hemen peşinden gelen adama kocaman bir gülüşle karşılık verdi. Nereye gideceklerini söylemiyordu, sürpriz! Birkaç adımın ardından önüne vardıkları otelin kapısından geçerken, suratına gelen pis gülümsemeye hakim olamadı. Birkaç dakika sonra, tam anlamıyla birbirlerinin olacaklardı. Otelin kapısından girer girmez, karşılarına çıkan küçük resepsiyona ilerledi. Resepsiyon bomboştu. Resepsiyon tezgahının üzerine oturdu ve adamı kendine çekti. Bir eliyle zili çalarken, bir elini Tyler’ın bütün vücudunda gezdiriyor, dudaklarını kenetliyordu.
Nihayet.
Ayaküstü seviştikleri birkaç dakikanın ardından, yaşlı resepsiyonist gelmişti. Lily, çantasından çıkardığı yüklü bir tomar parayı masaya bırakıp “Bir oda!” dedi sabırsızca. Adamın –muhtemelen hiçbir zaman bir arada görmediği o kadar parayı alıp- anahtarı vermesinin ardından merdivenleri koşa koşa odalarına ulaştı. Kapıdan itibaren öpmeye başladığı adamı, minicik odaya girince daha da şehvetle istemeye başladı. Arkalarından kapıyı kapadı ve adamın tişörtünü çıkardı büyük bir hışımla. Ardından kendi üstündeki elbiseyi çıkarmasına izin vererek, pis yatağa itti adamı. Evet, artık tamamen birbirlerinindiler!
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Tyler Durden
Yazar
Yazar
avatar

Mesaj Sayısı : 10
Yaş : 26
Rp Düzeyi : Çığır açan, akla zarar!
Tarafı : Aydınlık
Kan Durumu : Safkan
Asa : Asi Asalet
Rp Yaşı : 28
Özel Yetenek : Animagus | Pegasus
Kayıt Tarihi : 31/01/10

MesajKonu: Geri: Muggle Heyecanı   Salı 02 Şub. 2010, 15:20

Mutluluk hormanlarının hiç olmadığı kadar çalıştığı şu anda kontrolü tekrar eline alan harika kadına bırakmıştı kendini Tyler. Az önceki konumlarındaydılar, fakat bileklerinden duvara yapıştırılmış olan kusursuz beden adama aitti. Ayağına çıkıp vücudunun her santimini hisseden destansı kadına sahip olmayı her şeyden çok istiyordu şu anda. Fakat sokak ortasında sevişmenin verdiği tat bambaşkaydı. İnanılmaz derecede asi bir karakter olan Tyler'ın tattığı milyarlarca çılgın hissin arasında yer alıyordu bu. Gözü karalığın sınırlarını zorlardı her zaman, iç huzuru bulmuş bir ruh haliyle edebi eserlerinin tadını çıkaran bi yazar değildi. Lanet lordun planlarını geçen her saniyede birer birer uygulaması üzerine isyan bayrağını çekenlerdendi. Bakanlığa, ve sözde bakanlığın yetersiz durumda kaldığı anlarda ortaya çıkması gereken yoldaşlığa atfen yazdığı zehir zemberek yazılar tepki çekiyordu. Ama O'na hak veren kısım çok daha fazlaydı. 'Oturduğun yerden yazmak kolay' tarzı bir durumda kalması ihtimaline karşı kurulan isyankar birliğe katılmıştı, Kutsal Güç...

Kadına ulaşamamak tak etmişti, bedenleri ayıran fazlalıklardan kurtulunmalıydı artık. Lily adamın elinden tutup gördüğü ilk otele çekince onu, yakışıklı yüzü gülümsedi aşkına. Resepsiyonda da süren küçük çaplı sevişmeden sonra odanın anahtarları aşkının sıcacık ellerindeydi. Motorsikletten daha hızlı bir biçimde çıktılar yukarı, odaya girer girmez pat diye kapatılmıştı kapı. İncecik olmalarına rağmen insan icadı fazlalıklar odanın her köşesine fırlatılmıştı. Tanrı'nın onları yarattığı hale dönmüşlerdi, berbat durumdaki muggle otelinin yatağındaki iki ruh birbirini tamamladı sabırsızca. İkisi de titriyordu, huzurun sınırlarını zorlamışlardı beraberce...

Çektiği sert ve dinlendirici uykunun en tatlı yerinde uyanmıştı Tyler. Lily'nin kolları boynuna dolanmıştı. Hala mışıl mışıl uyuyordu, o kadar güzeldi ki... Bu görüntüyü kıyamet kopana kadar izleyebilirdi, hayatında yapacağı son şey bu olsa bile yapardı bunu. Ama yapmadı. Kafasının altındaki yastığı çok yavaş hareketlerle eline aldı, Lily'nin kollarının arasına yerleştirip aşkının kapanından kurtuldu. Yataktan çıkıp tek renk olan teninin düzenini bozdu, kot mavisi karışmıştı. Tüm kaslarını rahatlatmak adına gerindi ve mutfak adı altında geçen odaya doğru attı adımlarını. Asi Asalet'in basit hareketleriyle çalışma alanını tertemiz etti ve çalışmayan dolabı açtı. İçerideki canlı örümceğin her şeyi anlattığı bir tabloydu bu. Örümceğin Lily'e ulaşabilme potansiyeli vardı, Tyler'ın eli tarafından yakalandı ve boşa çıktı denemesi. Açık camdan aşağı uçarken bu berbat otelden kurtulduğu için sevinçliydi sanki. Temiz havayı ciğerlerine çekti adam, ve mucizevi bir şekilde Tanrı O'na yardım etti. Tam karşılarında,neredeyse her şeyin bulunduğu bir muggle marketi vardı. Basit bir çağırma büyüsü iş görürdü... "Accio!"

Kızarmış et ve sebzelerin kokusu oteli sararken ağzındaki sigarasının külünü yere serpti Tyler. Lily kıpırdanmaya başlamıştı, her an gerçekliğe açabilirdi gözlerini. Neredeyse hazırdı sürprizi, hayatının aşkını mutlu etmeye bayılıyordu...
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Alicia Lily Laurie
Uluslararası Sihirsel Hukuk Bürosu Çalışanı
Uluslararası Sihirsel Hukuk Bürosu Çalışanı
avatar

Mesaj Sayısı : 45
Yaş : 24
Tarafı : Karanlık.
Kan Durumu : Safkan
Asa : Zehirli Cazibe
Rp Yaşı : 27
Rp Sevgilisi : Gönül eğlendirmek, ön planda.
Kayıt Tarihi : 31/01/10
Ruh Hali :

MesajKonu: Geri: Muggle Heyecanı   Salı 02 Şub. 2010, 18:22

Motosikletle dünya turu.
Şu dünyadaki en büyük isteğiydi belki de. Tyler ile birlikte tabii. Hayatlarındaki en büyük tutku olan, hız tutkusunu dilediğince gerçekleştirebilirlerdi. Görmedikleri, duymadıkları ülkeler, şehirler, yerler.. Tanrım, hayatta başlarına gelebilecek en güzel şeydi belki de! Bundan olsa gerek, uyuduğu o pis kokulu yatakta, gördüğü rüya olmuştu. Önünde Tyler, uçsuz bucaksız bir yolda, dilleri uçuklatabilecek bir hızla gidiyorlardı. Tanrım, muhteşemdi. Hayatta en sevdiğine sımsıkı sarılmış, özgürlüğe bırakıyordu kendini. Hiç görmediği yerler, şeyler görüyordu. Yine onunla birlikte. Ve rüyanın sonlarına doğru kızarmış et kokusu doldurmuştu ciğerlerini, buram buram. Hayır, rüya değildi bu. Çok daha ulaşılabilirdi..
“Tyler?”
Gözlerini hafifçe araladı yumuşacık yatakta. Kafasının altında –olmasını umduğu- Tyler’ın vücudu yoktu, sararmaya yüz tutmuş beyaz bir yastık vardı. Üzeri örtülmüştü, üşümemesi için. Tanrım, çok düşünceliydi Tyler. Mutfak olduğunu düşündüğü bölmeden gelen sesleri dinledi bir süre. Yemek hazırlıyor olmalıydı, ah, aşkım. Doğruldu yatakta, yanına gidecekti. Bu harika kibarlığı için teşekkür etmeliydi. Ayağa kalktı yavaşça. İleride açık olan pencereye doğru yürüdü, tanrım! Soğuktu. Etrafına bakındı, çıplak vücudunu kapayabilecek bir şey için. Az ileride, fırlatılmış bir gömlek gördü. Tyler’ındı. Lily almıştı, doğum gününde.. Onu geçirdi üzerine, savunmasız bedeninin bir nebze olsun ısınabildiğini hissediyordu. Adımlarını yönlendirdiği mutfağa süzüldü yavaşça. Adam onu görmemişti, duymamıştı. Yaptığı sürprizle o kadar meşguldü ki! Lily iyice yaklaştı adama. Buram buram kızartma kokusunu çekti içine. Adamın bedeniyle arasında hiç mesafe kalmadığında, yaslandı arkasından. İncecik ellerini gözlerine götürüp kapadı. Ayak uçlarında yükselerek, adamın yanağına kocaman bir öpücük kondurdu.
“Ah, tatlım. Harikasın.”
Kendi için hazırlanmış bir yığın şeye bakarken, kendinden geçmeden edemedi. Tyler, çok seviyordu onu. Böyle bir sevgi.. Dünyada herkesin tatması gereken türdendi! Yerleri ayaktan kesici, her an mutluluktan havaya uçurabilecek cinsten. Kurumuş dudaklarını adamın yanağından çekip, adamın ellerinden tutup, kendine çevirdi. Yüz yüze geldiği adamın öpülesi dudaklarına, masum bir öpücük kondurdu ve mutfakta göz gezdirdi. Susamıştı. Az ilerideki masanın üzerinde gördüğü on küsür biradan, ilkini açtı. Ve tek bir dikişte, yarıladı. Tyler’dan sonra sevdiği bir şey varsa, alkol ve sigara idi. Adamın ağzında bitmeye yüz tutmuş sigarayı aldı, upuzun bir soluk çekti içine. Sigarayı ağzından şekiller yaparak çıkarırken, adamın kurumuş olduğunu gördüğü dudaklarını yaladı. Ve elindeki yarılanmış birayı içmesi için uzattı. Kızarmış sebzeler, etler, bira ve Tyler. Şu dünyada daha ne isterdi ki?
“Dünyadaki en harika adamsın.”
Tyler’a devamlı iltifat etmeyi seviyordu. İltifat denilemezdi, gerçeklerdi doğrusunu söylemek gerekirse. Aslında ne kadar iltifat etse bile, ne kadar etse azdı. İltifatların yetmeyeceği kadar mükemmeldi. Birkaç saat önce, bu otel odasında yaptıkları.. Hiçbir şeye değişmezdi. Onun vücudunu, dudaklarını, sözlerini ve kişiliğini. Tanrım, gerçekten aşıktı!
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Tyler Durden
Yazar
Yazar
avatar

Mesaj Sayısı : 10
Yaş : 26
Rp Düzeyi : Çığır açan, akla zarar!
Tarafı : Aydınlık
Kan Durumu : Safkan
Asa : Asi Asalet
Rp Yaşı : 28
Özel Yetenek : Animagus | Pegasus
Kayıt Tarihi : 31/01/10

MesajKonu: Geri: Muggle Heyecanı   Çarş. 03 Şub. 2010, 00:53

Arkasından gelen ellerin gözlerini kapatması sonucu çuvalladığını anladı Tyler. Sürprizi istediği şekilde gerçekleştirememişti, uyanmıştı aşkı. Aldığı küçük öpücük sonrası etleri pişirmeye bıraktı ve arkasını döndü. Ne kadar seksiydi! Gömleğinin omuzlarına saçılmış saçları, gülen yüzü, tatlı dudakları... Saatlerce öpüşmek istese de karnı açtı Lily'nin, küçük bir taneyle yetindi. Güzel gözleri yiyecekleri incelerken biraya kilitlenince gülümsedi Tyler. İçki, sigara ve motor... Tyler'dan sonra bu sıralamaydı Lily'nin hayatında önemli olan. Aşkının attığı yer adımı, aldığı her nefesi izliyor ve bunun tadını çıkarıyordu. Kendisine uzatılan birayı aldı ve bir dikişte bitirdi. Asasını çıkarıp yaptığı tüm yiyecekleri eski bir masanın üzerine uçurdu ve Lily'nin sandalyesini hafiften geri çekerek O'na baktı. Kız gülümseyerek oturdu yerine, Tyler da karşısına geçti. Yemeklerini aşk sözcükleri içinde bitirdiler, kısa süre içinde de giyinip hazırlandılar. Başka bir adrenalin bekliyordu onları şimdi...

Otelin çatısına çaktırmadan tırmandıklarında bembeyaz bir Pegasus'a dönüştü Tyler. Kızı dikkatlice sırtına aldıktan sonra sert bir kalkışla havalandılar. Önlerindeki gün bitmemişti hala, Tyler'ın Lily'e yapacağı çok şey vardı..
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
 
Muggle Heyecanı
Sayfa başına dön 
1 sayfadaki 1 sayfası
 Similar topics
-
» Sun & Shadow -Molarià I-

Bu forumun müsaadesi var:Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
Verus Magia | Role Play Sitesi :: World Tour :: Los Angeles-
Buraya geçin: