AnasayfaKayıt OlGiriş yap

Paylaş | 
 

 Dindeki Çelişki

Aşağa gitmek 
YazarMesaj
Misafir
Misafir



MesajKonu: Dindeki Çelişki   C.tesi 05 Ara. 2009, 22:42

Ne büyük nimet cisimlenebilmek... Yoksa nasıl duyulurdu Melanie'nin yakarışı? Nasıl çıkardı karanlıklar aydınlığa? Ya da aydınlığı meydana getiren, karanlık nasıl olurdu Mell'e göre? Evet, olmazdı. Dualar havada kalır, değer bulmazdı yüce güçler katında. Melanie bu yüzden şükretti gücüne. Kutsal havayı teneffüs ederken Roma'da, sonuna dek şükretti. Yağmur damlaları cübbesinde birer noktaya sebep olurken, adımları bedeninde yeni bir sarsıntı meydana getirirken, ruhu arınmak için can atarken şükretti. Kutsal bir mekanda yeniden bulunabilmenin hazzını her bir hücresinde tattı. Ağır kapıyı açıp içeri süzüldü.
Mum ışıkları... Ne hoştu. Binlerce cinayete tanıklık etmiş elleri sızladı. Mum ışığı onun için temizliğe emsalken, elleri ne kadar da kirliydi! Ama hayır, düşüncesi benliğine yayılmadan, fazlasıyla yaygınlaştrmış olduğu düşünce onu söndürüverdi; o dengeyi sağlamak için vardı. Eğer birileri öldürmeseydi, gerçekten de, kimse ölmezdi. O zaman insanlar ne için uğraşırdı? Tanrı'ya karşı gelemezler, herkesin ecelden ve hastalıktan ölmesini beklerlerdi. Amaçsızlığın, savaşsızlığın diz boyu olduğu saçma bir dünyada yaşamak ve yaşatmak istemediği için burdaydı. Hem ne diye iyiliğe hizmet edecekti? İyilik babasının bir sürtükle kaçmasına engel olmuş muydu? Hayır. Annesinin kendine affedilmez lanet uygulamasına? Hayır. Şizofreni yüzünden kendini hamile sanıp gerçekle yüzleşince hayatının en büyük hayal kırıklığına uğramasına? Tabi ki hayır. Bu yüzden iyiliğe hizmettense, Tanrı'ya yakaracaktı şimdi. Her zamanki gibi, yüce güçlerin önünde diz çöktü. Gözleri yerde, ve kapalıydı. "Yüce Tanrı'm. Ellerim kanla doluyken beni cezalandırmadın. Hala bana veridğinden emin olduğum güce hizmetteyim. Sonsuza dek dengeyi sağlayacak biri varsa, o benim. Baba, Oğul ve Kutsal Ruh adına." Gözleri kapalı bir şekilde, fısıldamaya devam etti. Yaşadıklarını anlatıyordu. Anlamsız kelimeler, cümleler. Titriyordu. Trans mıydı? Belki. Ruhunu tanrıya açmıştı ve af diliyordu delicesine. Gözlerinin doludğunu hissetti. Hak etmemişti.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Matthew Dean Wood
Karanlık Sanatlara Karşı Savunma Profesörü
Karanlık Sanatlara Karşı Savunma Profesörü
avatar

Mesaj Sayısı : 905
Yaş : 25
Rp Düzeyi : Çığır açan, akla zarar!
Tarafı : Kutsal Güç - Tanrı'nın Aydınlığı
Kan Durumu : Safkan
Asa : Cennet'in Kılıcı
Rp Yaşı : 26
Patronus : Mantikor
Rp Sevgilisi : Kutsal bedenime düşen ilk yağmur damlası;
Eléa...

Özel Yetenek : Çatalağız
Kayıt Tarihi : 17/10/09
Ruh Hali :

MesajKonu: Geri: Dindeki Çelişki   C.tesi 05 Ara. 2009, 23:18

Roma'nın ünlü San Pietro katedrali... Castiel Tanrı'nın birbirinden güzel evlerinin içinden, ona en huzur verenini burası olarak seçmişti kendi içinde.. İtalya'yı çok seviyordu, dinin merkeziydi, her yer Cennet'in karargahlarıyla doluydu. Karanlık kuvvetlere karşı Tanrı'nın askerleri burada birleşiyordu. Ayrıca Tanrı'nın özenerek yarattığı bir şehirdi, doğal güzellikleriyle de dikkat çekiyordu. Kısacası huzur vericiydi...

Tam da buna ihtiyacı vardı Tanrı'nın Meleği'nin, huzura.. Huzur bulmak için iki defa iki farklı yere gitmişti. İkisinde de karanlık tarafın uşaklarıyla karşılaşmış ve girdiği mücadele yüzünden yorgun düşmüştü. Bu durumu şanssızlık olarak nitelendirirdi bazıları, fakat Castiel kaderin kendisiyle oyun oynamasını eğlenceli bulduğunu düşünüyordu. Uzun süredir huzur bulamamasının tek suçlusu buydu. Bu durumdan kurtulmak için Tanrı'yla konuşmalıydı...

Kilisenin kapıları ardına kadar açıktı Castiel içeri girdiğinde.. Gün batıyor, bir başka gece yaklaşıyordu adım adım. Henüz karanlığa kavuşmadan Tanrı'nın evine gitmeyi seçmişti adam, bu düşüncelerle odasında ayrılmış, okul arazisini geçmiş, dışarı çıkınca da buraya cisimlenmişti. İçeride birkaç rahibe dışında kimseyi görememişti ilk bakışta, sonrasında dua eden bir kadın gördü. Büyücü müydü? Karanlık tarafta olabilir miydi? Lanet olsun! Yorgunluktan en sonunda paranoyak olmuştu işte...

Adam en ön sıralardan bir yer seçerek oturdu. Kimseyi önemsemiyordu şu an, etrafında kimse yoktu sanki. Tanrı ile başbaşa kalmıştı ve bu durumdan oldukça mutluydu. İçine yavaş yavaş huzur doluyordu. Dirseklerini dizlerinin üstüne koyarak destek alıp, yüzünü ellerinin arasına aldı Castiel, gelecek emirleri almaya hazırdı...


"Yüce Lord'um, emirlerinizi bekliyorum.."

_________________


Sizler özel değilsiniz, eşi benzeri olmayan kar tanesi değilsiniz. Sizler paranız kadar değilsiniz, sizler işiniz, kredi kartınızın limiti değilsiniz.

Sizler şarkı söyleyen, dans eden pisliklersiniz.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Misafir
Misafir



MesajKonu: Geri: Dindeki Çelişki   C.tesi 05 Ara. 2009, 23:39

Genç cadı durdurulamaz bir şekilde titrerken, her bir anı yeniden yaşıyordu adeta. Zaten boş olan kilisede, Tanrı'yla baş başaydı ve korkuyordu. Kilisede bilinçleniyor, ya da yitiriyordu bilincini; bir şekilde düşünceleri tam tersi hal alıyordu. "Eğer, yüce Tanrı'm, yanlış yoldaysam çevir beni ışığın yoluna. Hayır tabi ki değilim. Bir kuldan ibaret olan budala ruhum beni aydınlığın cilvelerine kandırıp doğru yola saptıracak az kalsın." Kendi kendine konuştuğu anlarda, göz yaşlarıyla dövülmüş yanaklarında garip ve son derece haince bir gülümseme beliriyordu. Evet, lüzumsuz ve bir o kadar da anlamsız. Adeta deliriyordu. Bu konuyu araştırmıştı. Ruhu çok fazla parçaya bölündüğü için, kilisede de ruhu bütünleşebilmek için çırpındığından dolayı acı çekiyor; ruhu buna katlanmakta güçlük çekiyordu. Evet, en azından büyücüler için bu böyleydi. Bu yüzden yadırgamadan söylenmeye devam etti. Bir süre sonra söyleyecek bir şeyi kalmamış, nefesi yorulmuştu. Sessizce oturup maneviyatı tüm benliğinde hissetmeye bıraktı.
Arkasından duyduğu bir ses ile delicesine irkilip kafasını kaldırdı. Bu bir fısıltıydı; ancak algıları o kadar açıktı ki duyması güç olmamıştı. Manevî güçlere kulak kesilmişken dünyevî olanı duymamak aptallık olurdu. Böylesine irkilmesinin sebebi şüphesiz ki 'Lord' kelimesiydi. Yoksa kendi karargahından biri nihayet buraya gelip ruhunu Tanrı'ya teslim mi ediyordu? Yoksa Yüce Lord, Tanrı'nın Mell karanlığı meydana getirebilsin diye yarattığı lider, bir çeşit ayinle burayı bile mi kirletiyordu? Melanie sinirlendiğini hissetti. Hâlâ arkasını dönüp sesin sahibi sîmaya bakmaya cesaret edememişti. İlk önce cübbesinin yeniyle akmış rimel kalıntılarını bir nebze olsun gidermeye çalıştı. Ardından çaktırmamaya özen göstermeyerek arkasını dönüp baktı. Evet, anıdığı; en azından aşina olduğu bir yüzdü bu. Henüz yeni kavuştuğu evinde, Hogwarts'ta, görmeye alışık olmadığı; hatta varlığından hoşnut olmadığı bir yüz. Evet, anımsadı. Kutsal anlarda bile peşini bırakmayan büyü gücüne lanet ederek diz çöktüğü yerden kalktı. Büyücünün onu fark etmemiş olmasını umarak, en ön sıranın oldukça kenarında bir noktaya oturup işlemeli duvarı izlemeye başladı. Ruhunu karanlığa mı teslim edecekti adam? Lord'dan kastı bilinen Karanlığın öncüsü müydü? Sormaya cesaret edemezdi, dinlemeyi yeğleyecekti.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Matthew Dean Wood
Karanlık Sanatlara Karşı Savunma Profesörü
Karanlık Sanatlara Karşı Savunma Profesörü
avatar

Mesaj Sayısı : 905
Yaş : 25
Rp Düzeyi : Çığır açan, akla zarar!
Tarafı : Kutsal Güç - Tanrı'nın Aydınlığı
Kan Durumu : Safkan
Asa : Cennet'in Kılıcı
Rp Yaşı : 26
Patronus : Mantikor
Rp Sevgilisi : Kutsal bedenime düşen ilk yağmur damlası;
Eléa...

Özel Yetenek : Çatalağız
Kayıt Tarihi : 17/10/09
Ruh Hali :

MesajKonu: Geri: Dindeki Çelişki   Paz 06 Ara. 2009, 01:25

Saniyeler, dakikalar, günler... Sabır sınırlarını zorlayarak, kıpırdamadan bekliyordu Castiel, Tanrı'nın ona yeni emirler vermesini bekliyordu. Fakat Tanrı'nın Meleği'nin kiliseye gelmeyi kararlaştırdığı andan beri korktuğu başına gelmişti. Neden cevap gelmiyordu? Neden dünyevi hayattan kopup, Tanrı'nın ona yolladığı düşünceler gözlerinin önünde belirmiyordu? Bu günün emir gelen diğer günlerden farkı neydi?

Sıkıntıyla iç çekerek arkasına yaslandı Castiel, eliyle gözlerini kapatarak düşündü. Sorun neydi? Son emiri aldığından bu yana aylar geçmişti, ve daha önceki iki denemesinde olduğu gibi bu sefer de hiçbir görüntü, hiçbir ses yoktu. Düşündü Castiel, emir aldığı günler ile alamadığı günleri karşılaştırdı kafasında. Son iki denemesi de sonuçsuz kalmıştı. Nedeni neydi?

Son iki denemesini gözlerinin önüne getirdi adam, ilkinde kiliseye girmiş, her zamanki gibi en öndeydi. Fakat sonra.. Elanie gelmiş ve ikisi, kimin yolladığı hala bir muamma olan ruh emiciler tarafından saldırıya uğramışlardı. Sonuçta Tanrı'yla arasındaki bağlantıyı kesen bir 'davetsiz misafir' vardı. Sonraki denemesinde Notre Damme kilisesindeydi. O günü hatırlamak bile istemiyordu, çünkü o gün Emmanuelle Castiel'i bulmuştu. Şeytan'ın Meleği Tanrı'nın Meleğine karşı gelmiş ve orada bir düello başlatmıştı. Sonuçta o denemesinde de bir davetsiz misafirle karşı karşıyaydı.

Yine böyle bi durumda olabilir miydi? castiel Gözlerini açtı ve sol tarafındaki kadına baktı. Tanıyordu sanki, siması tanıdıktı. Gözlerini kısıp düşündü, hala kadına bakıyordu fakat kadın kendisine bakıldığından habersiz gibiydi. Bir kaç saniyeden sonra adam kadını tanımıştı... Hogwarts'ta bir profesördü O da, Bitkibilim'di herhalde. Sorun o olmalıydı, kilisede başka kimse yoktu...


"Stradlin..."

Sesin geldiği yerde kimse yoktu, Castiel diz çökmüş kadının solunda, ayakta ve oldukça yakınındaydı artık. Ustası olduğu sessiz cisimlenme yeteneğini kullanmıştı yine, olabildiğince kusursuz şekilde. Tanrı'nın Meleği yargılamaya başlayacaktı, bu yetki ona verilmişti. Birkaç ay öncesine kıyasla ne kadar değişmişti!

_________________


Sizler özel değilsiniz, eşi benzeri olmayan kar tanesi değilsiniz. Sizler paranız kadar değilsiniz, sizler işiniz, kredi kartınızın limiti değilsiniz.

Sizler şarkı söyleyen, dans eden pisliklersiniz.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Misafir
Misafir



MesajKonu: Geri: Dindeki Çelişki   C.tesi 19 Ara. 2009, 13:57

Yerinde duramıyordu genç cadı. Her ne kadar bir büyücünün orada olduğunu bilip bir tedirginliği bedeninde hissediyor olsa da, Tanrı'ya yakarma güdüsü kendisini bir türlü rahat bırakmıyordu. Oturduğu oturaktan kalktı ve az önce diz çöktüğü yere gidip yeniden pozisyon aldı. Başı önünde, her bir günahı gözünün önünden geçiyordu şimdi. Kafayı yediğini düşündü. Elinde olmadan gözleri doldu. Bir damla yaş yanağından aşağı süzülürken, arkasında soluğunu hissettiği adamın soluğunu kontrol etmeyi bir kenara bıraktı. Göz makyajının büyük bir başkaldırı ile yanağına yayılmasına izin verdi. Bertaraf olmuş kadın imajını öyle iyi veriyordu ki... Her şeyden çok sevdiği Erech'ini yitirmişti bir kere. Unutmamıştı, unutmayacaktı onu. Gölgeli gözlerinin büyüsünü, karanlık nefesini unutmayacaktı. Yanılsamasını da unutmayacaktı; hayatının en büyük deliliğini. Bir bebeği olacaktı. Olmayan bebeği gerçekten sevmişti. Aylar sonra fark ettiği gerçek ise ona asasını kırmayı istetti delicesine. O asa olmasaydı, sadece o* hamile sanacaktı kendisini. Büyü basını, yakınları onun delirdiğini düşünüp kaderine terk edecekti. Ama olmadı. Karnındaki boş şişik, her şeyi mahveden öge olmuştu. Yavaşça karnını yumrukladı Melanie. Sanki bu onun suçuymuş gibi...
Az önce takip ettiği nefes şimdi çok daha yakınında gelince, Melanie tırans anından nihayet kurtulmuştu. Adım sesleri duymadığından emin olunca, büyünün kokusu burnuna doldu adeta. İlk önce bakmadı ona. Varlığını fark etmemiş bir edayla, bir kez daha cübbesinin yenini kullandı yanağındaki karaltıları ve acının nemini gidermek için. Bir nebze düzgün göründüğü kanaatine varınca, Tanrı'ya açmak üzere acizleştirdiği ruhu ve bakışlarını güçlü kadın donanımına sokup çevirdi gözlerini adama. Kilisenin dev avizesinin altında dururken, Melanie onun güneş olduğunu duyumsadı. Ardından da kendini garipsedi. Yerinden kalkmadan ve hala ona bakarak; "Muggle kilisesi fazla tesadüfi bir karşılaşma yeri." dedi. Az önce ağladığı için, sesi çatlamıştı.

Out: Çok uzun süren gecikme için çok özür dilerim.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Matthew Dean Wood
Karanlık Sanatlara Karşı Savunma Profesörü
Karanlık Sanatlara Karşı Savunma Profesörü
avatar

Mesaj Sayısı : 905
Yaş : 25
Rp Düzeyi : Çığır açan, akla zarar!
Tarafı : Kutsal Güç - Tanrı'nın Aydınlığı
Kan Durumu : Safkan
Asa : Cennet'in Kılıcı
Rp Yaşı : 26
Patronus : Mantikor
Rp Sevgilisi : Kutsal bedenime düşen ilk yağmur damlası;
Eléa...

Özel Yetenek : Çatalağız
Kayıt Tarihi : 17/10/09
Ruh Hali :

MesajKonu: Geri: Dindeki Çelişki   Perş. 24 Ara. 2009, 21:07

Gözyaşlarının sebep olduğu ıslaklığı cüppesiyle silen kadın bir süre sonra Castiel'in olduğu yöne bakıp onunla gözgöze gelmişti. Güneşin batışının vurduğu kırmızı-sarı tonlardaki ışık kiliseyi kısmi bir şekilde aydınlatıyordu. Çan hazırlıkları başlamıştı, kimse sıradışı iki insanı fark etmemişti sanki...

Karşılaştıkları yerin bir muggle kilisesi olmasından ziyade karşılaşmalarının tesadüf olmadığı aşikardı. Tanrı'nın bir oyunuydu bu, Castiel'in yargılaması için bir başkasını ortaya çıkarmıştı ve Tanrı'nın Meleği'ni bu yönde görevlendirmişti. Castiel'e düşen ise bu görevi yerine getirmekti, kadının cümlesine her zamanki gizemli bakışlarının eşliğinde, derin ses tonuyla yanıt verdi...


"Tanrı'nın gizemli yolları vardır..."

Kadının diz çökmüş olması onun savunmasız olduğu anlamına gelmiyordu, ve tecrübelerine dayanan Castiel bunun bilincindeydi. Cennet'in Kılıcı her zamanki gibi hazırdı.. Aklına o yılan düştü yine, o orman, Eléa...

_________________


Sizler özel değilsiniz, eşi benzeri olmayan kar tanesi değilsiniz. Sizler paranız kadar değilsiniz, sizler işiniz, kredi kartınızın limiti değilsiniz.

Sizler şarkı söyleyen, dans eden pisliklersiniz.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Matthew Dean Wood
Karanlık Sanatlara Karşı Savunma Profesörü
Karanlık Sanatlara Karşı Savunma Profesörü
avatar

Mesaj Sayısı : 905
Yaş : 25
Rp Düzeyi : Çığır açan, akla zarar!
Tarafı : Kutsal Güç - Tanrı'nın Aydınlığı
Kan Durumu : Safkan
Asa : Cennet'in Kılıcı
Rp Yaşı : 26
Patronus : Mantikor
Rp Sevgilisi : Kutsal bedenime düşen ilk yağmur damlası;
Eléa...

Özel Yetenek : Çatalağız
Kayıt Tarihi : 17/10/09
Ruh Hali :

MesajKonu: Geri: Dindeki Çelişki   Salı 29 Ara. 2009, 22:31

SON

_________________


Sizler özel değilsiniz, eşi benzeri olmayan kar tanesi değilsiniz. Sizler paranız kadar değilsiniz, sizler işiniz, kredi kartınızın limiti değilsiniz.

Sizler şarkı söyleyen, dans eden pisliklersiniz.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
 
Dindeki Çelişki
Sayfa başına dön 
1 sayfadaki 1 sayfası
 Similar topics
-
» Dindeki Çelişki

Bu forumun müsaadesi var:Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
Verus Magia | Role Play Sitesi :: World Tour :: Roma :: ¨San Pietro Kilisesi -
Buraya geçin: