AnasayfaKayıt OlGiriş yap

Paylaş | 
 

 Gambit'in Dönüşü

Önceki başlık Sonraki başlık Aşağa gitmek 
YazarMesaj
Matthew Dean Wood
Karanlık Sanatlara Karşı Savunma Profesörü
Karanlık Sanatlara Karşı Savunma Profesörü
avatar

Mesaj Sayısı : 905
Yaş : 25
Rp Düzeyi : Çığır açan, akla zarar!
Tarafı : Kutsal Güç - Tanrı'nın Aydınlığı
Kan Durumu : Safkan
Asa : Cennet'in Kılıcı
Rp Yaşı : 26
Patronus : Mantikor
Rp Sevgilisi : Kutsal bedenime düşen ilk yağmur damlası;
Eléa...

Özel Yetenek : Çatalağız
Kayıt Tarihi : 17/10/09
Ruh Hali :

MesajKonu: Gambit'in Dönüşü   Çarş. 11 Kas. 2009, 20:09




Gambit'in Dönüşü
Geceyarısı



Kilisedeki olayların ardından yaklaşık bir hafta geçmesine rağmen aldığı derin yaraları kapatmakta zorlanmıştı Tanrı'nın Meleği. Tanrı'ya olan inancı sarsılmamıştı elbette, fakat o'na olan güveninin azaldığı aşikardı. Artık çok daha tedbirliydi, adımlarını çok daha dikkatli atıyordu. Attığı her adımda Şeytan'ın Meleği gibi sihirli ve lanetli yaratıklara rastlama ihtimalini düşünerek tedbir alıyordu. Bu gece, Fransa'nın en ünlü kulesinin tepesinde olmasının bir nedeni de, son günlerde yaşadığı kötü olayların üzerine düşünmeye ihtiyacı olmasıydı. Kimse ile karşılaşmayacağını umuyordu. Şu anda bırakın düelloyu, konuşmaya yetecek enerjisi yoktu...

Kafasında beliren soru işaretlerinin sayısı, son bir ayda dört katına çıkmışken, aldığı cevapların yetersiz ayda olumsuz olması Castiel'ı yormuştu. Reneé felaketini henüz atlatamamıştı, yalnızdı hala. Kendisine en yakınları kaybetmişti ve ruhu bu yalnızlığı kaldıracak güçte değildir artık...

Kulenin tepesinde ayakta duruyordu, aşağı baktığında muggle araçlarının ışıklarını, sokak lambalarını ve evlerin ışıklarını seçebiliyordu. Saat geceyarısını biraz geçiyordu ve Cass, hayatında ilk defa pes etmeyi düşündü. Güçsüz bir insan olsa şimdiye kadar çoktan atmıştı kendini bu kuleden.. Fakat savaşacaktı, Tanrı ona bu görevi yüklemişti ve yarı yolda bırakamazdı...

Azıcık destek olsa ne iyi olurdu!

_________________


Sizler özel değilsiniz, eşi benzeri olmayan kar tanesi değilsiniz. Sizler paranız kadar değilsiniz, sizler işiniz, kredi kartınızın limiti değilsiniz.

Sizler şarkı söyleyen, dans eden pisliklersiniz.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Aaron Darius Dolohov
Seherbaz
Seherbaz
avatar

Mesaj Sayısı : 18
Yaş : 25
Rp Düzeyi : Mükemmel
Tarafı : Aydınlık - Kutsal Güç
Kan Durumu : Safkan
Rp Yaşı : 25
Kayıt Tarihi : 02/11/09

MesajKonu: Geri: Gambit'in Dönüşü   Çarş. 11 Kas. 2009, 20:40

Paris sokakları rengarenk ve cıvılcıvıldı... Aaron'un yanından gülen,eğlenen,şakalaşan ve yanındakine sevgiyle bakan insanlar geçiyor ve kendisini bu dünyadan soyutlanmış gibi hissetmesine neden oluyorlardı. Aaron en son dört yıl önce bu insanlar gibi içten ve samimi güldüğünü hatırlıyordu. O zamanlar yenilmez olduğunu düşünen güçlü bir adamdı. Şimdiyse ne olduğunu sadece paraya ihtiyacı olduğu zamanlar hatırlayan kendini reddetmiş bir düzenbaza dönüşmüştü. Geçmişinden ona kalan tek şey arkadaşlarının taktığı addı. Gambit.. Okuldayken Gambit olarak anılmaktan zevk alır ve bu adı imza olarak kullanırdı. Gambit isminin ona maske olacağı ise hiç aklına gelmezdi.

Dört sene boyunca geçmişinden kaçmış ama kurtulamamıştı. Büyü kullanmayı ve büyücü olduğunu reddetmeyi denese de bir muggle gibi hayatını sürdürmek ona zor gelmişti. O da en az dikkat çekeceği yer olan Las Vegas'ı mesken edinmiş burada az çok büyü kullanarak muugle hayatını kolaylaştırmaya çalışmıştı. Dört sene sonunda Las Vegas'ın her casinosunda tanınan bir kumarbaz haline gelmişti. Bir büyücü için casinolarda hile yapanları avlamak için devriye gezen görevlileri aldatmak bir bebeği kandırmak kadar kolaydı. Kartların ön yüzlerini değiştirerek her seferinde en iyi ele sahip olmak işinin en temel bölümüydü. Gerisi zaten yeşil banknotlar halinde geliyordu...

Yeteri kadar para kazanıp bir muggle'ın yaşayabileceği iyi-kötü herşeyi yaşadıktan sonra geçmişinden daha fazla kaçmanın anlamı olmayacağını fark etmişti. Eski hayatını her geçen gün daha çok özlüyordu. Bu yüzden geçmişinin en önemli parçasını arkadaşı Cass'i bulmaya karar vermişti. Ne yazık ki Cass bir seherbazdı ve kendisini saklamayı iyi biliyordu. Ancak on sene boyunca ayrı geçmeyen tek bir saniyeleri bile olmadığından aralarında Gambit'in kullanmaya ihtiyacı olana kadar fark etmediği bir bağ oluşmuştu ve bu bağ sayesinde Gambit zor da olsa Cass'in izini bulmuştu...

Las Vegas'ta başlayan bu yalancı hayat bugün, burada; Paris'te bitmeliydi. Gambit eski hayatını geri istiyordu ve Cass ona yardım edebilirdi. Gambit yeniden gerçek bir büyücü olmak için sabırsızlanıyordu bu yüzden adımlarını hızlandırdı. Sağ eli içinde asasının bulunduğu bastonu tutuyordu. Sol el parmakları ise sürekli ileri-geri hareket ediyor ve bozuk paradan biraz daha büyük plastik bir casino fişini çeviriyorlardı. Artık yarı koşar yarı yürür bir haldeydi. Sonunda Eyfel Kulesi'nin büyük silueti altında durdu. Yukarıda kulenin en tepesinde siyah bir gölge duruyordu. Bu Cass olmalıydı. Gambit heyecanla fişi cebine koydu. Aynı cepten bir deste kart çıkardı. Cass'in bir aradayken kullandıkları haberleşme yöntemini hatırlamasını umarak elindeki bastonu kaldırdı. Asasını döndürerek kartların havada kalmasını sağladı. Ardından asasını çevik bir hareketle salladı. Kartlar uyarıyı alır almaz havaya ok gibi fırladılar ve Cass'in hizasına gelince alev aldılar. Alev alan kartlar bir ışık huzmesi eşliğinde kayboldular..

Gambit geri dönüşünün ilk adımını atmıştı. Bundan sonrasını kaderi belirleyecekti...


En son Aaron Darius Dolohov tarafından Çarş. 11 Kas. 2009, 21:44 tarihinde değiştirildi, toplamda 1 kere değiştirildi
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Matthew Dean Wood
Karanlık Sanatlara Karşı Savunma Profesörü
Karanlık Sanatlara Karşı Savunma Profesörü
avatar

Mesaj Sayısı : 905
Yaş : 25
Rp Düzeyi : Çığır açan, akla zarar!
Tarafı : Kutsal Güç - Tanrı'nın Aydınlığı
Kan Durumu : Safkan
Asa : Cennet'in Kılıcı
Rp Yaşı : 26
Patronus : Mantikor
Rp Sevgilisi : Kutsal bedenime düşen ilk yağmur damlası;
Eléa...

Özel Yetenek : Çatalağız
Kayıt Tarihi : 17/10/09
Ruh Hali :

MesajKonu: Geri: Gambit'in Dönüşü   Çarş. 11 Kas. 2009, 21:17

Sıkıntıyla iç çektikten sonra, olduğu yere oturup,arkasına yaslanarak demirin soğukluğunu sırtında hissetti. Gözlerini gökyüzüne dikerek bulutların ayın önünü kapamasını izlerken, büyücü dünyasındaki karanlığın, aydınlığı gölgeleyişi geldi aklına. İyilik dünyası kaybediyordu. Büyük bir hızla atağa geçen ölümyiyenler birçok seherbazı harcamıştı, ve neredeyse kayıpsız ilerliyorlardı. Harcananlardan biri, en iyi dostu, kusursuz bir büyücüydü. Yada Cass öyle sanıyordu. Dört yıl önce maruz kaldıkları inferius saldırısından sonra dostunu kaybetmişti. Gambit...

Görüş mesafesine giren yarasalar, ardı ardına kulenin etrafında dönerek seherbazın keyfini iyice kaçırmıştı... Fakat, o da neydi? Yarasaya hiç benzemiyordu, kanatları yok gibiydi. Ne olduğu belirsiz nesne yavaş yavaş yükselmeye devam etti ve Matt ayağa kalkarak asasını çekti. "Lumos..." ile ışıkların artması üzerine cismin ne olduğunu yavaş yavaş kestiriyordu Castiel... Karo ası, kupa ası, bunlar da neydi? Büyücülerin çözemediği muggle işi iskambil kağıtları eyfel kulesinin tepesinde, düzenli bir şekilde uçuyordu... Bi saniye!!

Alevlenen kartların yarattığı görüntü üzerine Castiel'in kalbi küt küt atıyordu. Uzun bacaklarıyla birkaç adım atarak kulenin ucuna gelip aşağı baktı, silüeti görür görmez tanımıştı...


"Gambit..."

İçindeki inanamazlık ifadesi ve sevincin yanında beliren şüphe aklını karmakarışık etmişti. Fakat ifadesiz yüzü bu duyguları her zamanki gibi saklıyordu, Castiel'ın maskesiydi... Aşağıdaki insan Gambit olamazdı, o gitmişti... Onun kılığına girmiş biriydi. Fakat haberleşme numaralarını nereden biliyordu? Tam da onu düşünürken nasıl olmuştu da bir anda ortaya çıkmıştı???

Cevaplar , kulenin tepesinde tam arkasına cisimlenen, az önce aşağında olan yabancıdaydı. Yüzüne ışık vurmuyordu, Castiel asasını kaldırarak aydınlattı onu... O'ydu, bu imkansızdı...

_________________


Sizler özel değilsiniz, eşi benzeri olmayan kar tanesi değilsiniz. Sizler paranız kadar değilsiniz, sizler işiniz, kredi kartınızın limiti değilsiniz.

Sizler şarkı söyleyen, dans eden pisliklersiniz.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Aaron Darius Dolohov
Seherbaz
Seherbaz
avatar

Mesaj Sayısı : 18
Yaş : 25
Rp Düzeyi : Mükemmel
Tarafı : Aydınlık - Kutsal Güç
Kan Durumu : Safkan
Rp Yaşı : 25
Kayıt Tarihi : 02/11/09

MesajKonu: Geri: Gambit'in Dönüşü   Çarş. 11 Kas. 2009, 21:40

Yukarıda, kulenin tepesinde Aaron'un Cass olduğunu umduğu gölge kartları görmüş olmalıydı. Çünkü kartlar kaybolduktan hemen sonra gölge daha da belirgin bir hal almıştı. Bu saatten sonra durup uzaktan seyretmenin anlamı yoktu. Aaron dört sene aradan sonra ilk kez kendi etrafında döndü ve buharlaştı. Dört sene sonra bir anda o tanıdık tüpün içinden geçme hissi biraz garip geldi. Bir saniye kadar sonra Aaron kulenin tepesindeydi ve şüphesiz karşısındaki Cass'di.

Bu anı tam olarak ölçüp biçmemişti. O yüzden dostunu gördüğü anda boğazı tıkandı. Çok büyük bir cisim boğazında kalmış gibi hissediyordu. Dört sene ortadan kaybolduktan sonra ortaya çıkıp ne denebilirdi ki?

Bir süre sessiz kaldı. Bu süre içerisinde Cass'den de ses çıkmadı. Aaron bunu şaşırma alameti olarak algıladı. Cesaretini toplamaya çalıştı. Konuşmak zorundaydı. Derdini telapatik yolla anlatmayı bekleyemezdı. Sonuçta aralarındaki bağ da bir yere kadardı.

Cass'e uzun uzun baktı. Baktıkça içine sevinç doluyordu. Bu tatlı duygu beraberinde cesareti de getirdi. Şimdi tam zamanıydı.

"Cass....Dos-Dostum"

Ne kadar cesaretlenmiş olursa olsun konuşurken geveledi. Dost kelimesini yeni öğrenmiş gibi hissediyordu. Karşısındakinin yabancı olmadığı gerçeği her geçen saniye bedenini kaplıyordu. Hal hatır sormanın çok saçma bir girişim olduğunu düşündü. Bu yüzden nedense daha da saçma bir şey söylemeyi seçti:

"Benim...Döndüm"

Normal koşullarda Cass böyle saçma bir cümleyle dalga geçer ikisi birlikte gülmeye başlarlardı. Ama zaten normal koşullarda Aaron böyle saçma bir cümle kurmazdı. Hatta böyle konuşan birini duysa yerin dibine sokardı. Ne hallere düştüm diye düşündü. Bu düşünce nedense haififten gülümsemesine neden oldu. Cass'i görmesi bile kendi özüne dönmeye başlamasına yetmişti. Bir de Cass konuşsa düz duvara tırmanırdı herhalde. Neşesi gittikçe artıyordu. Dört sene önceki o olay hiç yaşanmamış gibi yaparak Cass'le beraber hayatına devam etmeyi düşündü. Bu düşünce ona o kadar güzel geldi ki bu sefer cidden sırıttı. Dışarıdan komik görünüyor olmalıydı.

Saniyeler dakikalara dönerken Cass sessziliğini bozmadı. Eski Aaron olsa bu duruma müdahale ederdi ve eski Aaron yavaş yavaş ortaya çıkıyordu:

"Bir şey söylemeyecek misin?"
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Matthew Dean Wood
Karanlık Sanatlara Karşı Savunma Profesörü
Karanlık Sanatlara Karşı Savunma Profesörü
avatar

Mesaj Sayısı : 905
Yaş : 25
Rp Düzeyi : Çığır açan, akla zarar!
Tarafı : Kutsal Güç - Tanrı'nın Aydınlığı
Kan Durumu : Safkan
Asa : Cennet'in Kılıcı
Rp Yaşı : 26
Patronus : Mantikor
Rp Sevgilisi : Kutsal bedenime düşen ilk yağmur damlası;
Eléa...

Özel Yetenek : Çatalağız
Kayıt Tarihi : 17/10/09
Ruh Hali :

MesajKonu: Geri: Gambit'in Dönüşü   Çarş. 11 Kas. 2009, 22:19

Zayıflamıştı. Yüz kemikleri belirginleşmişti. Değişmişti. Farklıydı. Konuşurken kekelemezdi o, her zaman havalı, kendine güveni tamdı. En güzel kızlarla o çıkar, en kıyak işlerde hep onun adı geçerdi. En iyi dostu böyleydi. Şimdi gözüne çok farklı görünüyordu. Belliydi, karşısındaki Aaron olamazdı. Ama nasıl emin olunabilirdi?

Eski günlerden kalan bir soru sormak yerine aklına gelen ilk ve en mantıklı şeyi yapmaya karar vermişti Castiel. Birşey söylememeyecek miydi? Hayır söylemeyecekti. Yapacaktı...

Sol elindeki asasını kaldırıp adama doğrulttu, gözleri buluştu eski iki dostun. Bu yapacağı hamleyi önceden bilirse, karşısındaki Aaron'du o kesin.. Castiel'in ifadesiz yüzü Aaron'un gülümseyen yüzüne bakarken, doğru anın o an olduğu anlaşılmıştı... Asasını indirip sağ eliyle, olanca gücüyle muggle usulü yumruk çıkardı Matt karşısındaki adama, fakat tam da beklediği gibi, yılların verdiği deneyim ve reflekslerle Aaron suratını çekip Matt'in yumruğunu yakalamıştı. Aradan bir saniye geçmeden Muggle kıyafetli adam, eski dostuna sarılmıştı.. Sırtına sertçe vurup kahkahalar attı, geri çekilip yüzüne baktı. İnanamıyordu! Aaron yanındaydı, buradaydı işte!


"Nerelerdeydin seni lanet olası kumarbaz!"

Dört yıldır böyle gülmemişti, dört yılın acısını çıkarırcasına damarları, kalbi, beyni mutlulukla dolmuştu. Şu anda herşey boş geliyordu ona, en iyi dostu yanındaydı, hayattaydı, ona gülümsüyordu. İfadesiz olan yüzü bu sefer mutluydu, zaten sadece iki kişinin yanındayken mutlu olabiliyordu. Reneé'yi kaybettiğini biliyordu zaten, ama Aaron buradaydı, yanındaydı...

_________________


Sizler özel değilsiniz, eşi benzeri olmayan kar tanesi değilsiniz. Sizler paranız kadar değilsiniz, sizler işiniz, kredi kartınızın limiti değilsiniz.

Sizler şarkı söyleyen, dans eden pisliklersiniz.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Aaron Darius Dolohov
Seherbaz
Seherbaz
avatar

Mesaj Sayısı : 18
Yaş : 25
Rp Düzeyi : Mükemmel
Tarafı : Aydınlık - Kutsal Güç
Kan Durumu : Safkan
Rp Yaşı : 25
Kayıt Tarihi : 02/11/09

MesajKonu: Geri: Gambit'in Dönüşü   Çarş. 11 Kas. 2009, 22:43

Aaron Cass sevinir diye bekliyordu. Bu yüzden Cass asasını kaldırınca şaşırdı. Aaron'u tanımamış olabilir miydi? Belki de unutmak için çaba harcamış en sonunda da gerçekten unutmuştu. Arkadaşını suçlayamazdı. Nedensiz şekilde dört sene boyunca saklanmış ve kendini arkadaşından uzak tutmuştu. Belki de Cass onu tanımış ama kızgın olduğundan asasını kaldırmıştı. Şu anda Aaron'u öldürse kimse Cass'i suçlayamazdı. Zaten Aaron da asasına uzanmamış kararı Cass'e bırakmıştı.

Çok uzun süre geçmeden Cass assasını indirdi ancak hemen ardından bir yumruk savurdu. Aaron otomatikman kafasını geri çekti ve arkadaşının yumruğunu tuttu. Bu refleksi kazanana kadar ne kadar dayak yediğini hatırladı. Yine ağızındaki sinirler gerilerek bir gülümseme oluşturmaya başlarlarken Cass arkadaşına sıkı sıkı sarıldı.

İki arkadaş yüksek sesle kahkahalar atıp sarıldıktan sonra Cass, Aaron'un hiç de hazır olmadığı bir soru sordu. Cass'in sesi sinirli olmasa da Aaron bu sorudan çok rahatsız olmuştu. Açık bir cevabı yoktu çünkü, ama artık önemi de yoktu. Cass onu kabul etmişti. Bu Aaron'a yeterdi. Uzun süre derinlerde yatan özgüveni ve cesareti eski yerlerini almıştı. Aaron o eski yenilmez adam olma yolunda hızla ilerliyordu.

Kafasında bir şimşek çaktı ve Aaron hayatını netleştirecek bir ayrıntıyı keşfetti. Gücünün ve yenilmezliğinin en büyük kaynağı Cass'le olan dostluğuydu. Bunca zaman yarı öle olarak dolaşmasının en büyük nedeni Cass'i yarı yolda bıraktığı için pişmanlık ve yalnızlıktı. Ancak şimdi daha da güçlü, daha da yenilmez ve daha da gözükaraydı. Geri dönüşünün çok şeyi değiştireceğini hissediyordu.

"Buradayım kardeşim. Geçmişi unut gitsin."

Geçmişi unutmanın Cass için kolay olmasını umuyordu. Geçmiş için kendini öyle ya da böyle affettirecekti ancak arkadaşının kalbinde en ufak bir kin parçası bile kalsın istemiyordu. Hayatının kumarını oynayıp hem kendini hem de arkadaşını tehlikeye atmıştı. Ama şimdi kaybettirdiği her şeyi kazandırmaya gelmişti. Bu sefer her zamankinden büyük oynayacak hiç bir şeyden korkmayacaktı.

"Artık aslar bizde, kimse bizi alt edemez"

Son cümlesiyle beraber tekrar kahkaha atmaya başladı. güneş yavaş yavaş Paris'i aydınlatmaya başlarken iki arkadaş gözleri ışıl ışıl birlikteliklerini kutladılar. Yeni gün çok şeye gebeydi...
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Matthew Dean Wood
Karanlık Sanatlara Karşı Savunma Profesörü
Karanlık Sanatlara Karşı Savunma Profesörü
avatar

Mesaj Sayısı : 905
Yaş : 25
Rp Düzeyi : Çığır açan, akla zarar!
Tarafı : Kutsal Güç - Tanrı'nın Aydınlığı
Kan Durumu : Safkan
Asa : Cennet'in Kılıcı
Rp Yaşı : 26
Patronus : Mantikor
Rp Sevgilisi : Kutsal bedenime düşen ilk yağmur damlası;
Eléa...

Özel Yetenek : Çatalağız
Kayıt Tarihi : 17/10/09
Ruh Hali :

MesajKonu: Geri: Gambit'in Dönüşü   Çarş. 11 Kas. 2009, 23:05

Evet, aslar gerçekten de bizdeydi. Arkadaşlar için yeni gün doğuyordu, yeni umutlar yeşermişti iki seherbaz için. Bu umutlar dört yıldır yoktu, İngiltere'de de o kadar aramıştı Matt... Fakat onu Eyfel kulesinin üstünde, lanet olası bir gece yarısı bulmuştu işte. Hayat sürprizlerle doluydu, burası kesin. Bu zamana kadar genellikle kötü sürprizler Cass'ı bulurdu, fakat sonunda iyi tarafın ümitlerini arttıracak bir sürprizle karşılaşmıştı...

Gambit geçmişini anlatmıyordu, büyük ihtimalle de anlatmayacaktı. Kötü şeyler yaşamıştı, Cass buna emindi. Ona kızgın mıydı? Evet, onu terkedip gitmişti. O durumda elinde değildi, gitmek zorundaydı. Fakat daha sonra neden gelip onu bulmamıştı, neden omuzlarında bunca yükle onu bir başına bırakmıştı? Hogwarts'tan mezun olmadan bir gece önce birbirlerine verdikleri söze ne olmuştu??

Kötü düşünceler aklında belirse de, onları elinin tersiyle aklından çıkardı. Şimdilik bunlar önemli değildi. Ayrıca Castiel zor bulunan biriydi. Dört yıl boyunca olmasa da uzun bir süre aramıştı Aaron onu, bu kesindi. Az önce Matt'in tek başına oturduğu yere oturup gökyüzünü izlemeye başladılar. Bulutlar ayın önünden çekiliyor, Ay tüm parlaklığıyla geceyi aydınlatıyordu. Bu bir tesadüf müydü? Hayır değildi, Castiel'e göre bu kaderdi...


"Bunca zaman aslar hep sendeydi demek.. Beni bulman zor olmuştur herhalde? Yine de belki sen bulursun diye izler bıraktım ardımda. Yardımı dokundu mu ?

Ses tonu yargılayıcı değildi. Her zamanki gizemli haline dönmüştü, bakışları sabit bir şekilde Ay'a odaklanmıştı. Bir mucize olsa, Reneé şimdi şuracıkta belirse...

_________________


Sizler özel değilsiniz, eşi benzeri olmayan kar tanesi değilsiniz. Sizler paranız kadar değilsiniz, sizler işiniz, kredi kartınızın limiti değilsiniz.

Sizler şarkı söyleyen, dans eden pisliklersiniz.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Aaron Darius Dolohov
Seherbaz
Seherbaz
avatar

Mesaj Sayısı : 18
Yaş : 25
Rp Düzeyi : Mükemmel
Tarafı : Aydınlık - Kutsal Güç
Kan Durumu : Safkan
Rp Yaşı : 25
Kayıt Tarihi : 02/11/09

MesajKonu: Geri: Gambit'in Dönüşü   Perş. 12 Kas. 2009, 21:17

Aaron anın tadını çıkarmak için sessizliğre gömüldü. Yeni doğan güneşi seyrederken Cass'i nasıl bulduğunu bir kez daha düşündü. Aramızda bağ vardır o sayesinde bulmuşumdur diyip üzerinde çok durmamıştı. Cass'in dedikleri kulaklarında bir kez daha çınladı: "Beni bulman zor olmuştur herhalde? Yine de belki sen bulursun diye izler bıraktım ardımda. Yardımı dokundu mu ?". Aaron nasıl bir iz bulmuş olabileceğini düşündü. Yaşadıkları olaydan bir kaç sonra, Cass'i aramaya karar verdiğinde gerçekten de Cass bir iz bırakmış olabilir diye düşünüp olay yerine gitmişti. Yaşananları hatırlamak ne kadar acı verse de olay yerinde saatlerce oturmuş, yaşananları düşünmüştü...

Sonra bir anda tam kalkıp gitmek üzereyken gözüne parlak kırmızı bir cisim çarpmıştıı. Bu Cass'in ona bıraktığı işaret olmalıydı. Tam bir büyücü işi diye düşündü Aaron. Çünkü cisim değerli bir şeymiş gibi parlıyordu. Dikkat çekmemesi imkansızdı. Oysa ki ona dönüp bakan yoktu. Aaron eğilip yerden cismi aldı. Kalbi hızla atmaya başlamıştı. Bu arkadaşına son sınıftayken verdiği yakut karo taşıydı. Taşı arkadaşına verdiği günü dün gibi hatırlıyordu. Sınavları bitmişti. Hep beraber ortak salonda eğlence düzenlemişlerdi. Yorulup oturduklarında Aaron taşı çıkartıp arkadaşına vermişti. "Bu sende kalsın. Belki kullanman gerekir" dediğini çok iyi hatırlıyordu.

Aaron taşı bir daha hiç çıkarmamak üzere asasıyla yarattığı kadife bir kututnun içine yerleştirmiş sonra da cebine koymuştu. Bu taş beklediği ve umduğu şeydi.

O günden sonra günlerce taşa bakmış, incelemiş, her yerini yoklamıştı. Altı hafta uğraştıktan sonra hayalkırıklığı içerisinde taşın onu diğer ipuçlarına götürecek bir pusula olmadığını kabul etmek zorunda kalmıştı. Yeni bir şeyler bulmak zorundaydı...

Aylarca yeni ipuçları peşinde koşmuş, hiç bir yere varamamıştı. Sonra en umutsuz anında Cass'in yüzü zihninde parlamıştı. Yüzünü kafası ve ardından vücudunun geri kalanı takip etmişti. Fonda eyfel kulesi Cass ona gülümsüyor "Seni bekliyorum" diyordu.

Bu imge onu buraya; Paris'e getirmişti. Nedense imge kaybolduğu anda Paris'e hemen gitmemesi gerektiğini anlamıştı. İmge gibi bu içgüdüyü de aralarında oluşmuş olabilecek bağa bağlıyordu.

Aaron anılardan kopup gerçekliğe dönmüştü. Bir anda kafasında müthiş bir düşünce belirmişti. Taş bu işe yaramıştı. Cass'i Aaron'a getirmişti.(Ya da Aaron'u Cass'e götürmüştü.) Aralarındaki bu bağın nedeni taştı demek ki. Bunu daha önce düşünemediği için kendine lanetler okurken elini cebine götürdü. Eline her zamanki gibi önce bir deste kart ardından da kadife kutu geldi. Aaron kutuyu çıkardı ve açtı. İçindeki taşı arkadaşına gösterdi.

"İşaretlerin nasıl işe yaradı tahmin bile edemezsin!"dedi.

Yüzünde her zamankinden büyük ve parlak bir gülümseme belirdi. Her şey rayına oturuyordu. Taşı oraya koymayı düşündüğü için arkadaşına olan saygısı bir kat daha arttı. Taşı arkadaşının eline tutuşturup sırtına vurdu

"Sen bunu al en iyisi. Belki tekrar kaybolurum."dedi ve ayağa kalktı.

"Sana yaptığım her şeyi anlatacağım. Ama önce sen anlat. Bensiz hayat nasıldı?"

Bu soruyu bu kadar neşeli sorması ona biraz yüzsüzce gelmişti. Ama her şey bu kadar iyi giderken ciddi olamazdı...



Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Matthew Dean Wood
Karanlık Sanatlara Karşı Savunma Profesörü
Karanlık Sanatlara Karşı Savunma Profesörü
avatar

Mesaj Sayısı : 905
Yaş : 25
Rp Düzeyi : Çığır açan, akla zarar!
Tarafı : Kutsal Güç - Tanrı'nın Aydınlığı
Kan Durumu : Safkan
Asa : Cennet'in Kılıcı
Rp Yaşı : 26
Patronus : Mantikor
Rp Sevgilisi : Kutsal bedenime düşen ilk yağmur damlası;
Eléa...

Özel Yetenek : Çatalağız
Kayıt Tarihi : 17/10/09
Ruh Hali :

MesajKonu: Geri: Gambit'in Dönüşü   C.tesi 21 Kas. 2009, 21:58

Sen gittikten sonra ne yapmıştı Cass? Bu durumu düşünmek bile istemiyordu. Yaşadığı yalnız günler, tek başına yaptığı savaşlar... Zor da olsa Gambit olmadan da hayatta kalmayı, karanlık taraftaki lanet olası insanları yara almadan öldürmeyi başarmıştı. Lakin bir böcek nüfusu gibilerdi, öldürdükçe çoğalıyorlardı ve şu anda sayıları iyi taraftan çok daha fazlaydı. Fakat bundan sonra sayıların bi önemi yoktu. Gambit geri dönmüştü, yenilmez ikili yine sahnedeydi...

"Kolay değildi Aaron, emin ol kolay değildi..."

Çocuğun neşeli ses tonu ona dokunmamıştı elbette. Ama Castiel'in kafası şu an neşeli olamayacak kadar doluydu. Aklındaki planlar ve bu planların yapılış sıralaması tamamen değişmişti. Çok daha aktif olabilirlerdi, eğer Cass'ın çizdiği yolda devam ederlerse bu mümkündü. Fakat Gambit tekrar giderse herşey mahvolurdu... Matt tüm kalbiyle cocuğun bunun bilincinde olduğunu umdu. İşte aklına yine düşmüştü, Reneé... Kız neredeydi? Hayatta mıydı? Lanet olsun...

_________________


Sizler özel değilsiniz, eşi benzeri olmayan kar tanesi değilsiniz. Sizler paranız kadar değilsiniz, sizler işiniz, kredi kartınızın limiti değilsiniz.

Sizler şarkı söyleyen, dans eden pisliklersiniz.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Aaron Darius Dolohov
Seherbaz
Seherbaz
avatar

Mesaj Sayısı : 18
Yaş : 25
Rp Düzeyi : Mükemmel
Tarafı : Aydınlık - Kutsal Güç
Kan Durumu : Safkan
Rp Yaşı : 25
Kayıt Tarihi : 02/11/09

MesajKonu: Geri: Gambit'in Dönüşü   C.tesi 21 Kas. 2009, 22:36

Matt susuyordu. Bu hayra alamet değildi. Aaron bir derdi olduğunu anlamış, yüzündeki gülümsemeyi hemen silip anlayışlı bir yüz ifadesi takınmıştı. Çok açıktı ki yokluğunda bir şeyler ters gitmişti. Ama bu karanlık tarafla olan amansız mücadelelerinden farklı bir şey gibiydi. Matt bu mücadeleyi kafasında bu kadar evirip çevirmezdi. Daha derin bir şey olmalıydı. Aklından çok kalbine yakın bir şey. Canını acıtan onu üzen bir şey...

Hava oldukça serindi. Hafif bir rüzgar esiyor iki adamın da saçlarını uçuruyordu. Aaron derin bir nefes aldı. Ciğerlerine dolan hava onu rahatlattı, gevşetti. Düşünmeye çalışıyordu... Matt'e sormadan sorunun ne olduğunu tahmin edebilirse anlayışlı yüz ifadesi daha çok anlam kazanacaktı. Dört yıl öncesinden itibaren hafızasını geriye sararak Matt'in, Aaron'un da tanıdığı bir sevgilisi olup olmadığını hatırlamaya çalıştı.

Yavaş yavaş bir takım şeyler anımsamaya başladı. Bir kız vardı sanki... Hatta bu kız yüzünden Matt'le kendisi anlaşmazlık yaşıyorlardı. Biraz daha düşününce okul yıllarına döndü. Kız Slytherindendi. Bu yüzden Aaron karşı çıkıyordu. Kızın adını hatırlamaya çalıştı... Bilindik bir isim değildi sanki...'R' ile başlıyor olabilirdi. Aaron biraz daha hafızasını yokladı ve kızın ismini de söküp çıkardı:"Reneé."

Kızın ismini hatırlaması iyi hoştu da mazisi okul yıllarına dayanıyordu. Bu kadar eski bir şeyin Matt'in kafasına takılması imkansız gibi bir şeydi.

Aaron o anda acımasız gerçekle bir kez daha yüzyüze geldi: Matt'le en yakın anısı dört sene öncesine aitti. Bu yüzden her şey olmuş olabilirdi. Şansını denemeye karar verdi.

"Dostum sorun Reneé mi? Hala görüşüyor musunuz?"

Sorunu doğru tahmin etmiş olmayı umuyordu. Bir yandan da içinde bulundukları vaziyete göre Matt'in bir kız yüzünden sıkkın olma ihtimali çok düşük geldi Aaron'a. Ne yazık ki iş işten geçmişti. Ne demişti Lady Macbeth: "What's done cannot be undone"...


En son Aaron Darius Dolohov tarafından C.tesi 21 Kas. 2009, 23:39 tarihinde değiştirildi, toplamda 1 kere değiştirildi
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Matthew Dean Wood
Karanlık Sanatlara Karşı Savunma Profesörü
Karanlık Sanatlara Karşı Savunma Profesörü
avatar

Mesaj Sayısı : 905
Yaş : 25
Rp Düzeyi : Çığır açan, akla zarar!
Tarafı : Kutsal Güç - Tanrı'nın Aydınlığı
Kan Durumu : Safkan
Asa : Cennet'in Kılıcı
Rp Yaşı : 26
Patronus : Mantikor
Rp Sevgilisi : Kutsal bedenime düşen ilk yağmur damlası;
Eléa...

Özel Yetenek : Çatalağız
Kayıt Tarihi : 17/10/09
Ruh Hali :

MesajKonu: Geri: Gambit'in Dönüşü   C.tesi 21 Kas. 2009, 23:12

Bildiği kadarıyla Aaron bir zihinfendar değildi, hatta bu işlerle uğraşmayı da hiç sevmezdi. Her zaman boş olarak düşünmüştü bu işleri, zihninde ne varsa karşısındakinin bilmesini istemiyorsa bir şekilde saklardı zaten. Ama geçen dört yolda bu yetiye sahip olmuştu sanki, çünkü bu gece ne düşünse Aaron bunu dile getiriyordu...

Evet, sorun Reneé'ydi. Kızla son karşılaşmalarının üzerinden neredeyse bir ay geçmişti. Ve ayrılmaları hoş olmamıştı, kız Matt yerine karanlık tarafın lideri, aciz Masenfer'i seçmişti. Arkasını dönüp giderken Matt'e ettiği teklif, söylediği son sözler hala adamın aklındaydı. Karanlık tarafa geçmek Matt için her zaman imkansız görünmüştü. Ama Reneé için... Bilemiyordu..


"Hayır, sorun yok. Burdasın artık, sorun olmayacak..."

Gözünü kırpmadan yalan söylemişti en yakın dostuna, kararsızlığı doruktaydı şu an. Ah Reneé! Neden her şeyi bu kadar zorlaştırmak zorundaydın ki??

_________________


Sizler özel değilsiniz, eşi benzeri olmayan kar tanesi değilsiniz. Sizler paranız kadar değilsiniz, sizler işiniz, kredi kartınızın limiti değilsiniz.

Sizler şarkı söyleyen, dans eden pisliklersiniz.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Aaron Darius Dolohov
Seherbaz
Seherbaz
avatar

Mesaj Sayısı : 18
Yaş : 25
Rp Düzeyi : Mükemmel
Tarafı : Aydınlık - Kutsal Güç
Kan Durumu : Safkan
Rp Yaşı : 25
Kayıt Tarihi : 02/11/09

MesajKonu: Geri: Gambit'in Dönüşü   C.tesi 21 Kas. 2009, 23:45

Aaron her ne kadar sihrin derin kısımlarıyla uğraşmaya onları çözmeye üşenmiş olsa da arkadaşını çözmeye üşenmemişti. Matt'i iyi tanırdı. Bu yüzden sorun olmayacak derkenki samimiyetsizliğini de, konuşmak istemeyişini de anlamıştı. Üstüne gitmenin anlamı olmadığını biliyordu. Bu sadece arkadaşını daha çok geredi.

"Yine beraberiz kardeşim. Yine yenilmeziz.."
dedi.

Ses tonuna yapabildiği kadar çok anlam katmaya çalıştı. Matt'e her konuda destek olurdu ve Matt'in bunu anlamasını istiyordu. Affettirmesi gereken dört sene vardı. Telafi etmesi zor olacaktı.

"Durumumuz nasıl?"

diye sordu iş konuşurmuş gibi bir havaya bürünerek. Uzaklaştığından beri savaş ne durumdaydı merak ediyordu. Hemen katılmak, savaşı kazanmak istiyordu...
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Matthew Dean Wood
Karanlık Sanatlara Karşı Savunma Profesörü
Karanlık Sanatlara Karşı Savunma Profesörü
avatar

Mesaj Sayısı : 905
Yaş : 25
Rp Düzeyi : Çığır açan, akla zarar!
Tarafı : Kutsal Güç - Tanrı'nın Aydınlığı
Kan Durumu : Safkan
Asa : Cennet'in Kılıcı
Rp Yaşı : 26
Patronus : Mantikor
Rp Sevgilisi : Kutsal bedenime düşen ilk yağmur damlası;
Eléa...

Özel Yetenek : Çatalağız
Kayıt Tarihi : 17/10/09
Ruh Hali :

MesajKonu: Geri: Gambit'in Dönüşü   Paz 22 Kas. 2009, 00:03

Aaron'un son sorusu üzerine üstündeki pardesüyü düzelterek ayağa kalktı, derin ve gizemli bakışları eyfel kulesinin tabanındaki, küçük noktalar şeklindeki ışıklara kilitlendi. Durumları süper değildi,şimdi bu durumu Aaron'a açıklamak vardı. Nereden başlayacağını kafasında şöyle bir tarttı ve yapacağı konuşmaya konsantre oldu, kız kafasından bir anlık da olsa çıkmıştı...

"Karanlık taraf gün geçtikçe güçlendi, kötülüğün cazibesina kapılıp, girdiği aptalca yolun doğru yol olduğunu sanan böceklerle doldu. Çoğu işe yaramaz, yetenekli seherbazlar tarafından harcanacak elbette. Buna rağmen sayıları beni endişelendiriyor. Ve işin acı tarafı ne biliyor musun..."

Derin ses tonu, ağzından çıkan bir kelimede bile değişmemişti, genelde değişmezdi zaten. Bakışları kulenin aşağısından dostunun yüzüne döndü, gözlerinin içine bakarak konuştu. Aynı ses tonundaydı fakat gizemden biraz eksilmişti, hüzün vardı sanki...

"Bizim tarafımızda olduğundan emin olduğum birçok insan, o lord denen pisliğin tarafına geçti, güvendiğimiz birçok insan Aaron... Senin geçmeyeceğinden emindim, fakat dört yıl ortadan kaybolduğunda içime bir şüphe düşmüştü. Ama ona aldırmamayı seçtim ve beni bulman için ardımda izler bıraktım. Ve işte sen burdasın... Fakat, Lynn..."

Gözleri dolmadı, sesi titremedi... Fakat ruhu ağlıyordu, o lanet geceden beri bir an durmamıştı, ve içindeki şüphe kemiriyordu aklının her santimini...

_________________


Sizler özel değilsiniz, eşi benzeri olmayan kar tanesi değilsiniz. Sizler paranız kadar değilsiniz, sizler işiniz, kredi kartınızın limiti değilsiniz.

Sizler şarkı söyleyen, dans eden pisliklersiniz.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Aaron Darius Dolohov
Seherbaz
Seherbaz
avatar

Mesaj Sayısı : 18
Yaş : 25
Rp Düzeyi : Mükemmel
Tarafı : Aydınlık - Kutsal Güç
Kan Durumu : Safkan
Rp Yaşı : 25
Kayıt Tarihi : 02/11/09

MesajKonu: Geri: Gambit'in Dönüşü   Paz 22 Kas. 2009, 00:16

Lyn...Lyn..Lyn...Lyn Reneé'nin diğer adı olmalıydı. Matt dayanamamış içini kemiren kurdu Aaron'la paylaşmıştı. Demek o Ravenclaw'lı kız Matt'i satıp Karanlık Tarafı seçmişti. Belliydi zaten öyle yapacağı. Aaron Matt'i defalarca uyarmış ama dinletememişti.

"Sana demiştim" içinde bulundukları durumda söylenebilecek son şeydi. O yüzden sustu. Karanlık Taraf daha da güçlenmişti. Bunu bekliyordu zaten. Nasıl oluyorsa Karanlık Lord'un ikna yeteneği onlarınkinden fazlaydı. Yine de seherbazlar ve tüm Aydınlık Tarafta Karanlık Taraf'ı yenecek yetenek de vardı yürek de. Aaron ne korkuyor ne de endişeleniyordu. Kartları doğru oynadıkları sürece sorun yoktu.

Öte yandan Matt'in ondan az da olsa şüphelenmesi canını yakmıştı. O Matt için böyle bir şey düşünmezdi. Yine de bu konuyu da diğer üstünde durmamaya karar verdiklerinin yanına aklının ücra köşelerine yolladı.

Bunları tartışacak zaman değildi. Matt ona neden dönmedin diye sormamıştı. Aaron da neden şüphelendiğini sormayacaktı. Önemli olan dünyayı kurtarmaktı.

"Sence beni tekrar Seherbaz Bürosu'na kabul ederler mi?"

Bu yeni aklına gelmişti. Ne kadar savaşacak adama ihtiyaçları olsa da bırakıp gittiği için Aaron'u affetmeyebilirlerdi...
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Matthew Dean Wood
Karanlık Sanatlara Karşı Savunma Profesörü
Karanlık Sanatlara Karşı Savunma Profesörü
avatar

Mesaj Sayısı : 905
Yaş : 25
Rp Düzeyi : Çığır açan, akla zarar!
Tarafı : Kutsal Güç - Tanrı'nın Aydınlığı
Kan Durumu : Safkan
Asa : Cennet'in Kılıcı
Rp Yaşı : 26
Patronus : Mantikor
Rp Sevgilisi : Kutsal bedenime düşen ilk yağmur damlası;
Eléa...

Özel Yetenek : Çatalağız
Kayıt Tarihi : 17/10/09
Ruh Hali :

MesajKonu: Geri: Gambit'in Dönüşü   Cuma 27 Kas. 2009, 15:19

Aaron yeniden seherbaz bürosuna kabul ederler miydi? Bir saniyeliğine bu soru kafasında yer edindi, fakat çok geçmeden cevap aklına gelmişti. Şu anda umurlarında olması gereken son şeydi bu, bakanlık... İyi tarafta olan fakat yeteneksiz büyücülerle dolup taşan bir kurumun Aaron gibi yetenekli bir büyücüyü kabul etmemesi saçmalık olurdu herhalde, zaten yardıma ihtiyaç vardı. Bir asker bile savaşı değiştirebilirdi ve Matt tüm kalbiyle bakanın bunu bildiğini umdu...

"Almamaları budalalık olur, almazlarsa da umrumda değil. İkimiz yeteriz karanlık tarafı bitirmeye, endişem yok...

Gizemli ses tonundaki güveni Aaron dışında kimse seçemezdi, gözleri tekrar kulenin aşağısına dönmüştü. Şu anda yalnız değildi, günlerdir rüyalarında gördüğü, gözlerinin önüne gelen sahneden bu gece alabildiğine uzaklaşmıştı. Rüyasındaki sahnede yalnızdı. Kuru bir ayazın olduğu İngiltere'de boş bir muggle caddesindeydi. Karşısında, asasını ona doğrultmuş bir Masenfer vardı. Sağ kolu Renée yanındaydı, içindeki ikilemden kurtulmaya çalışıyordu, aklıyla kalbi ters düşüyordu, hareketsizdi...

Ve düelloya başladıktan kısa bir sonra diğer ölümyiyenlerde olaya müdahale ediyor, canı büyük tehlikede olan lordlarını kurtarıp Matt'i indiriyorlardı. Kanlar içinde yerdeydi, yalnızdı, çaresizdi. Masenfer arkasını dönüp gidiyordu, kolunun altında Renée vardı. Son bir kez dönüp bakmıştı o güzel gözlerle Matt'e ve istifini bozmadan yürümeye devam etmişti...

Aklındaki sahne buydu ve uyanıkken bile gözlerinin önünden gitmiyordu. Yalnızlığı doruk noktasındayken Tanrı'nın ona bir hediyesinin olduğu aklının ucundan bile geçmemişti. Dönüp hediyeye şöyle bir baktı, onu gerçekten özlemişti. En iyi dostu artık yanındaydı, aslar artık onlardaydı. Onlar yenilmezdi...

_________________


Sizler özel değilsiniz, eşi benzeri olmayan kar tanesi değilsiniz. Sizler paranız kadar değilsiniz, sizler işiniz, kredi kartınızın limiti değilsiniz.

Sizler şarkı söyleyen, dans eden pisliklersiniz.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Aaron Darius Dolohov
Seherbaz
Seherbaz
avatar

Mesaj Sayısı : 18
Yaş : 25
Rp Düzeyi : Mükemmel
Tarafı : Aydınlık - Kutsal Güç
Kan Durumu : Safkan
Rp Yaşı : 25
Kayıt Tarihi : 02/11/09

MesajKonu: Geri: Gambit'in Dönüşü   Cuma 04 Ara. 2009, 20:07

Aaron'un kendine güveni her zaman sonsuz olmuştu. Hatta bu yüzden zaman zaman kendini aşırı beğenmiş biri olarak görülebiliyordu. Ancak bu onu rahatsız etmiyordu. Kendisini seherbaz bürosuna kesinlikle kabul edeceklerinden emindi aslında. Ama yine kendine hakim olamamış ve sırf biraz daha haz almak için Matt'e sormuştu.

Aaron Bakanlığın içinde bulunduğu durumu tahmin edebiliyordu. Muhtemelen yoldan geçeni seherbaz yapmışlardı. Kendisi gibi birine ihtiyaç duyacakları aşikardı. Uzun zaman sonra aktif şekilde mücadele etmek için can atıyordu.

Matt'le bu konuyu uzatıp daha fazla can sıkıntısı yaratmak istemiyordu. Hasret gidermek daha mantıklıydı şu anda. Zaten bundan sonra savaşla yatıp savaşla kalkacaktı. Arkadaşına başından geçen eğlenceli anıları anlatıp neşeli bir ortam yaratmayı düşündü. Ancak bu fazla yüzsüzlük olurdu. Bu yüzden hemen vazgeçti. Formalite sorulardan başlayıp muhabbeti ilerletmekte karar kıldı.

"Sormayı unuttum. Neden Paris'tesin?"

Onu buraya neyin getirdiğini gerçekten merak ediyordu. Aaron gibi Matt de mi Paris'te yaşıyordu acaba? Bu pek olanaklı değildi. İngiltere savaşın en ateşli olduğu yer olma özelliğini korurken Matt Paris'te duramazdı. Belki de özel görevdeydi. Ya da kafa dağıtmak istemişti. Paris dinlenmek ve rahatlamak için uygun şehirlerdendi. İnsanın içinde garip bir huzur yaratırdı her zaman. Işıl ışıl sokaklarda dolaşırken ne kadar mutsuz olursa olsun insan hemen neşelenirdi. Aaron bu yüzden Paris'i seçmişti.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Matthew Dean Wood
Karanlık Sanatlara Karşı Savunma Profesörü
Karanlık Sanatlara Karşı Savunma Profesörü
avatar

Mesaj Sayısı : 905
Yaş : 25
Rp Düzeyi : Çığır açan, akla zarar!
Tarafı : Kutsal Güç - Tanrı'nın Aydınlığı
Kan Durumu : Safkan
Asa : Cennet'in Kılıcı
Rp Yaşı : 26
Patronus : Mantikor
Rp Sevgilisi : Kutsal bedenime düşen ilk yağmur damlası;
Eléa...

Özel Yetenek : Çatalağız
Kayıt Tarihi : 17/10/09
Ruh Hali :

MesajKonu: Geri: Gambit'in Dönüşü   Cuma 04 Ara. 2009, 20:26

Gerçekten, neden buradaydı? Işıkların ve aşkın şehri Paris'te, dünyanın en ünlü kulelerinden biri olan Eiffel'in tepesinde ne arıyordu??

Bunun en basit açıklaması, kafa dağıtmak isteyişiydi. Günlerdir aldığı her nefese lanet ederek uyanıyor, aklındaki çelişkilerle boğuşuyor, kısacası kötü günler geçiriyordu. O kadar daralmıştı ki, aklından sadece yüksek bir yerlere gitme isteği geçmişti. Ve buradaydı işte, Eiffel'in tepesindeydi. Bir an için Everest'i de düşünmüştü düşünmesine, fakat gitmediğine memnundu. Gambit yanındaydı sonuçta...


"Temiz hava almak istedim... Aslına bakarsan yeterince aldım da. Gidelim mi ne dersin?

_________________


Sizler özel değilsiniz, eşi benzeri olmayan kar tanesi değilsiniz. Sizler paranız kadar değilsiniz, sizler işiniz, kredi kartınızın limiti değilsiniz.

Sizler şarkı söyleyen, dans eden pisliklersiniz.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Aaron Darius Dolohov
Seherbaz
Seherbaz
avatar

Mesaj Sayısı : 18
Yaş : 25
Rp Düzeyi : Mükemmel
Tarafı : Aydınlık - Kutsal Güç
Kan Durumu : Safkan
Rp Yaşı : 25
Kayıt Tarihi : 02/11/09

MesajKonu: Geri: Gambit'in Dönüşü   Cuma 04 Ara. 2009, 20:34

Matt buradan sıkılmıştı belli ki. Aaron da bu kulenin tepesinde yeterince zaman geçirmişti. Artık İngiltere'ye dönmek istiyordu. Dört sene boyunca cesaret edememişti. Artık zamanı gelmişti. Yıllarca yaşadığı, mutlu bir hayat sürdüğü şehre geri dönme fikri ona heyecan veriyordu. Derinlerde bir yerde Hogwarts'ı görmek isteyen, hem de bunu deli gibi isteyen bir şeyler vardı. Aaron'u dürtüyor ona rahat vermiyordu. Belki de bir fırsat çıkar giderdi.

"İngiltere'ye gidelim. Çok özledim" dedi gülümseyerek.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Matthew Dean Wood
Karanlık Sanatlara Karşı Savunma Profesörü
Karanlık Sanatlara Karşı Savunma Profesörü
avatar

Mesaj Sayısı : 905
Yaş : 25
Rp Düzeyi : Çığır açan, akla zarar!
Tarafı : Kutsal Güç - Tanrı'nın Aydınlığı
Kan Durumu : Safkan
Asa : Cennet'in Kılıcı
Rp Yaşı : 26
Patronus : Mantikor
Rp Sevgilisi : Kutsal bedenime düşen ilk yağmur damlası;
Eléa...

Özel Yetenek : Çatalağız
Kayıt Tarihi : 17/10/09
Ruh Hali :

MesajKonu: Geri: Gambit'in Dönüşü   Cuma 04 Ara. 2009, 21:14

"Pekala..."

Eiffel kulesindeki iki silüet kaybolurken ortalığı inleten şak sesi bazı muggleların kafalarını çevirip yukarı bakmasına sebep olmuştu. İngiltere'ye gidiyorlardı, yollarının ayrılmasına sebebiyet veren ülkelerine... İkisi de dile getirmeseler de gitmek istedikleri yeri çok iyi biliyorlardı.Gençliklerinin geçtiği mekanı istiyorlardı. Hogwarts'ı tekrar görmeyi, orada yaşamlarına devam etmeyi, eski günlerine dönmeyi herşeyden fazla istiyorlardı. Aralarındaki bağ hiçbir şekilde zayıflamamıştı. Ama bu birlikte vakit geçirmelerine ihtiyacın olmadığı anlamına gelmiyordu. Aslar tekrar Gambit ve Castiel'deydi, onlar yenilmezdi...

_________________


Sizler özel değilsiniz, eşi benzeri olmayan kar tanesi değilsiniz. Sizler paranız kadar değilsiniz, sizler işiniz, kredi kartınızın limiti değilsiniz.

Sizler şarkı söyleyen, dans eden pisliklersiniz.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Sponsored content




MesajKonu: Geri: Gambit'in Dönüşü   

Sayfa başına dön Aşağa gitmek
 
Gambit'in Dönüşü
Önceki başlık Sonraki başlık Sayfa başına dön 
1 sayfadaki 1 sayfası
 Similar topics
-
» Gambit'in Dönüşü

Bu forumun müsaadesi var:Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
Verus Magia | Role Play Sitesi :: World Tour :: Paris :: ¨La Tour Eiffel-
Buraya geçin: