AnasayfaKayıt OlGiriş yap

Paylaş | 
 

 Büyük Bar

Önceki başlık Sonraki başlık Aşağa gitmek 
YazarMesaj
Nymph
Aspéctus Bar Sahibi
Aspéctus Bar Sahibi
avatar

Mesaj Sayısı : 41
Yaş : 24
Nerden : İtalya
Rp Düzeyi : Gıpta edilecek türden
Kan Durumu : Vampir
Rp Yaşı : 1455
Özel Yetenek : Vampir
Kayıt Tarihi : 27/10/09
Ruh Hali :

MesajKonu: Büyük Bar   Çarş. 28 Ekim 2009, 23:10


~~ Rp İn ~~

_________________



Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Matthew Dean Wood
Karanlık Sanatlara Karşı Savunma Profesörü
Karanlık Sanatlara Karşı Savunma Profesörü
avatar

Mesaj Sayısı : 905
Yaş : 25
Rp Düzeyi : Çığır açan, akla zarar!
Tarafı : Kutsal Güç - Tanrı'nın Aydınlığı
Kan Durumu : Safkan
Asa : Cennet'in Kılıcı
Rp Yaşı : 26
Patronus : Mantikor
Rp Sevgilisi : Kutsal bedenime düşen ilk yağmur damlası;
Eléa...

Özel Yetenek : Çatalağız
Kayıt Tarihi : 17/10/09
Ruh Hali :

MesajKonu: Geri: Büyük Bar   Çarş. 28 Ekim 2009, 23:35

Pekala... İşte karşında duruyordu koskocaman, dolu dolu, yeni bir gün... Güneş oldukça parlaktı, umut saçıyordu resmen. Herşey mükemmeldi, şimdi sağlam bir kahvaltı ne iyi giderdi...

Bu şekilde uyanmayalı, düşünmeyeli çok çok uzun zaman geçmişti. Ve o şekilde düşünmemeye devam ediyordu Castiel. Pencereden baktığında kasvetli ve bol bulutlu bir hava onu bekliyordu. Kıyafetlerini giyip, çamurlu yağmurluğunu temizledi asasının tek bir hareketiyle. Onu da omuzuna attıktan sonra odasından çıkıp indi merdivenlerden yavaşça. Handan çıkarken kafasıyla barmene şöyle bir selam vermeyi isterdi, ama kafasında bambaşka şeyler vardı ve şu anda herhangi bir diyaloğu çekemezdi. Ve sonunda, temiz havayı ciğerlerine çekmeye başladığında Muggle gözlerinden uzak bir yere yürüyüp sessiz bir biçimde cisimlendi.

İtalya'da güneşli bir hava olmasını lütuftan sayabilirdi aslında. Bir anda ortaya çıkmıştı ses çıkarmadan. Gitmek istediği bar tam karşısındaydı. Bakanlığın onu neden buraya yolladığı hakkında çok da bilgisi olmasa da kendince birşeyler tahmin ediyordu. Sahibesinin avlarıyla ünlüydü bu bar...

Kandan başka birşeyler içebileceğini umarak içeri adımını attı ve doğruca bara gitti Castiel. İşte oradaydı kadın...


"Ateşviskisi..."

dedi bakışları sabit bir şekilde kadının arkasındayken. Gözündeki gizemli tonlar aynıydı, onda değişen birşey yoktu. Belki de tanırdı kadın onu...

_________________


Sizler özel değilsiniz, eşi benzeri olmayan kar tanesi değilsiniz. Sizler paranız kadar değilsiniz, sizler işiniz, kredi kartınızın limiti değilsiniz.

Sizler şarkı söyleyen, dans eden pisliklersiniz.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Nymph
Aspéctus Bar Sahibi
Aspéctus Bar Sahibi
avatar

Mesaj Sayısı : 41
Yaş : 24
Nerden : İtalya
Rp Düzeyi : Gıpta edilecek türden
Kan Durumu : Vampir
Rp Yaşı : 1455
Özel Yetenek : Vampir
Kayıt Tarihi : 27/10/09
Ruh Hali :

MesajKonu: Geri: Büyük Bar   Perş. 29 Ekim 2009, 00:38

Gene aynı yerdeydi! İşte bir kez daha sevgilsinin vahşete kurban gittiği yer. Yerdeki kanlar dahi silinmemiş eski baraka. Sessizlik çökmüştü. Bin yılların üzerinen hala aynı hava sürüp gitti burada. Orphée bir kez daha odanın ortasında dizleri üstünde çökmüştü. Ellerini birleştirmiş, gözleri kapalı dua ediyordu. Sevdiğinin ruhuna karşın duasını sunuyordu. Vampirlerin inançlarına ters düşüyordu; ama sevdiği içindi yaptıkları. Kendi için bir cennet olmasa bile Aspécto için her zaman bir yer olacaktı. Ruhunun sozsuzluğa karıştırğı bu yer Orphée'nin yaşam kaynağı olmuştu. Odanın etrafında örümcek ağları doluydu. Duvarları kanın pusuyla kaplanmıştı. Kan kokusu her taraftaydı. Çürümüş etle karışık bu koku insanın midesini bulandıracak derecede ağırdı. Odada şöminenin karşısında tek bir kanepe vardı. Kanepenin üstünde duran kadın oda kadar yıpranmış görünüyordu. Bu görüntüsünün altında eşsiz bir güzellik saklıydı. Siyah örtüsünü yüzünden aldığında bütün güzelliği kırık camın kenarından gelen bir ışıkla aydınlandı. Beyaz teni, teniyle çelişen kırmızı dudakları ve tabiki büyülü yosun yeşili gözleri. Birbirinin uyumla tamamlayan yüzünü ortasında heykelinki kadar düz, ufak, kusursuz bir burun vardı. Yüzünün beyazlığıyla neredeyse aynı gümüşi sarı saçları siyah elbisesinin üstüne hoyratça bırakılmıştı. Elbisenin bittiği yerde büyük bir kilim ve biraz ötesinde şömine duruyordu. Şömine yıllardır yakılmadığını belli eden çürümüş odunla doluydu. Odada tek yaşam belirtisi insan dışı güzellikte ki kadındı. Orphée her gecesini burada geçirir olmaktan çok mutluydu. Kimsenin anlayamadığı bu bağı asla koparmayacağına yemin etmişti. Geceleri gündüzleri kadar sessiz geçecekti. Aspécto'nun ruhu barın içinde yaşatacaktı. Genç aşıkların güvensiz yerlerde ölmeleri yerine bu barda muhteşem gece geçirmelerini sağlamak için çalışıyordu. Kendinin yaşadıklarını kimsenin yaşamasını istemiyordu. İnsan için bu olanlar bir ömürlük olsa bile vampir için sonsuzdu. Sonsuza dek hatırlayacağı bir bedenin olması berbat bir duyguydu.

Duasını bitirdiğinde ellerini sakince ayırdı. Yüzünde mutluluk, huzur, acı karışımı gereksiz bir duygu vardı. Gözleri yosun yeşilliğinde ki buğusunu kaybetmişti. Ellerinin beyazlığı bir ölüden bile kötüydü. Sarı saçları alnına düşmüş hareketsiz duruyordu. Güneş inatla yüzüne vuruyordu. Ona yeni bir günü hatırlatmak istemesine aldırmıyordu. Orphée için günler çoktan bitmişti. Yaşamı tek bir insana bağlı kalmıştı. Kendini hazırlamadan, sevdiğinin ölümüne sebep olmayı yaşamıştı. Şimdi bir kez daha silkelenip sahte dünyaya gitmeliydi. Eteğini eliyle kavrayıp ayağa kalktı. Zarif hareketleri, yıkılmış görüntüsünden beklenmeyecek çevikliği bir kez daha gözler önüne seriliyordu. Tek hayat, tek acı istiyordu. Oysa yalan dünyada bin defa acı çekmek zorundaydı. Bin farklı kimlikte ve bin farklı müşteri hikayesiyle. Bir gün daha gelmişti; farklı bin hikaye yeniden başlıyordu. Her günün sabahında yeniden doğuyor ve her gece karanlığında acılarıyna boğularak ölüyordu. Genede şimdi gülümseme vaktiydi. Barın ilgi görmesinin sebebi sadece sahibinin efsanesiydi. Erkek avlarının büyüsüne kapılışı ve tartışılmaz güzelliği, barın en ilgi çekici hikayesi ortaya çıkmıştı. Kendinin böyle anılmasına aldırmıyordu. Bazılarının onu böyle görmesi bile hoşuna gidiyordu. Korkutucu çekim gücüne kapılan bazı erkeklerin gerçek yüzünü görmek çok hoştu.


Bara girdiğinde ne kadar susamış olduğunu farketti. Bütün gece bir şey içmemişti. Teninin ölülerden bile beyaz oluşunu böyle açıklıyordu. Barda kimse onun bu haline bakamıyordu. Avlanmak için geç kalmıştı. Her ne kadar sevmese de barda bulunan suni kanlardan bir tane içmek zorundaydı. Müşterilerini tehlikeye atmak şu anda isteyeceği son şey olduğundan elbisesi yerine üzerine geçirdiği dar pantolonunun önüne kapatarak bara girdi. Barın arkasına dolanıp bir suni kan aldı. Kanın yarısını içmez üzere şişeyi kafasına dikti. Bir kaç dedike sırtı kapıya dönük durdu. İçeriye girenlerin sesleri geliyordu. Konuşulanlar hafif mırıltılar halinde zihininde beliriyordu. Sonunda kapının sakince açılışı. Kendinden emin ayak sesleri, tabi birde çanın o bilindik sesi. Bir başka müşterisi daha bara girmişti. Kendinden emin, sakin adımlarla bara yaklaşıyordu. Botlarının sesinden anlaşılacağı gibi bir erkekti. Orphée'nin sezgisini kanıtlayan kalın gür ses ' Ateşviskisi... ', diye buyurdu. Orphée yarım saniye sonra bu sesi tanımıştı. Suni kandan bir yudum aldıktan sonra adamın bilindik kan kokusunu burnuna doldurdu. Dudaklarını kulaklarına doğru genişleterek arkasını döndü. Bir kaç adımın sonunda adama yaklaştı. Suni kanını barın üstüne bırakarak bir bardak çıkarttı. Bardağı adamın tam önüne koyduktan sonra etkileyici sesiyle; ' Ünlü seherbazımısın böyle bir barda ne işi olabilir acaba? ', diye sordu. Elinde çevirdiği viskiyi bardağa nazikçe boşalttı. Adamın pardesüsünün yakasına bakarak suni kanını aldı. Bir dikişte bitirdikten sorna şişeyin barın altındaki kutuya fıralttı. Gözlerini seherbazdan hiç ayırmıyordu. Gene teftiş için geldiği ehr halinden belliydi. Siyah dağınık saçları, kocaman açılmış gözleri, uzun pardesüsü ve tabiki her an asasına gidebilecek olan elleriyle başka bir seçenek olamazdı. Gülümsemesini arttırarak adamdan bir cevap beklemeye başlamıştı. Adamın her hareketini inceliyordu. Bardağı kaldırışına ve yudumunu alışına kadar hepsi zihnine yazılıyordu.

_________________



Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Matthew Dean Wood
Karanlık Sanatlara Karşı Savunma Profesörü
Karanlık Sanatlara Karşı Savunma Profesörü
avatar

Mesaj Sayısı : 905
Yaş : 25
Rp Düzeyi : Çığır açan, akla zarar!
Tarafı : Kutsal Güç - Tanrı'nın Aydınlığı
Kan Durumu : Safkan
Asa : Cennet'in Kılıcı
Rp Yaşı : 26
Patronus : Mantikor
Rp Sevgilisi : Kutsal bedenime düşen ilk yağmur damlası;
Eléa...

Özel Yetenek : Çatalağız
Kayıt Tarihi : 17/10/09
Ruh Hali :

MesajKonu: Geri: Büyük Bar   Perş. 29 Ekim 2009, 00:56

Kadının kendisini tanıyacağını tahmin ettiğinden dolayı ona sıcak davranışlarını garipsemeyen Cass okul yıllarını hatırladı birden. Kanını emmek için ağına düşürmeye çalıştığı erkekleri güzelliğiyle cezbeden cadının hedeflerinden biri olmuştu, ona kanan sıradan büyücülerden farklı olduğu için ayrı bi ilgiye maruz kalmıştı. Fakat Reneé'in de yardımlarının sonucu ondan uzak durmuştu. Ondan uzak durması daha da cezbetmişti cadıyı, ama bir türlü emeline ulaşamamıştı...

Sıradışı bir geçmişe sahip olduğu eski 'dostu'nun barına uğramasının sebebi, karanlık tarafın kölelerinin uğrak yeri olarak kabul edilmesiydi. Bakanlık Matt'in arada sırada o barda görünmesi gerektiğini anlatmıştı ona, bu sayede o kadar rahat olamayacak, biraraya gelmelerinin önüne taş konacaktı. Bunun saçmasapan bir plan olduğunu bile bile görevini yerine getiriyordu. Garipti, fakat bu barın havasını seviyordu...


"Aşığım sana, uzak kalamıyorum senden..."

Gizemli sesindeki iğneleyici tonun fark edilmemesi imkansızdı. Sözlerinden sonra kadının gülümsemesini bekliyordu aslında, rahat bir vampirdi...

_________________


Sizler özel değilsiniz, eşi benzeri olmayan kar tanesi değilsiniz. Sizler paranız kadar değilsiniz, sizler işiniz, kredi kartınızın limiti değilsiniz.

Sizler şarkı söyleyen, dans eden pisliklersiniz.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Nymph
Aspéctus Bar Sahibi
Aspéctus Bar Sahibi
avatar

Mesaj Sayısı : 41
Yaş : 24
Nerden : İtalya
Rp Düzeyi : Gıpta edilecek türden
Kan Durumu : Vampir
Rp Yaşı : 1455
Özel Yetenek : Vampir
Kayıt Tarihi : 27/10/09
Ruh Hali :

MesajKonu: Geri: Büyük Bar   Perş. 29 Ekim 2009, 01:10

Sonunda eski günlerden bir anı. Tatlı günlerinde geçmesi hoşuna gidiyordu. Orphée her geçen gün biraz daha gençleştiğini hissediyordu. Bir gün seherbazın ihtiyar olarak karşısına çıktığında hala genç ve güzel kalacaktı. Bunu düşününce kendine gelmeside kolay oluyordu. Genede adamın şimdiki hali hiç fena deildi. Barı biraz coşturmak için yeterliydi en azından. Kirli sakalları, uzun pardesüsü ve tabiki o bilindik alaycı bakışları. Matthew her ne kadar değiştiğini idda etsede bir türlü değişemeyecekti. Orphée'nin yanında rahat olamsı gerektiğini biliyordu. Bildiği şeyse söylenenlerin aksine Orphée'nin o talihsiz geceden sorna bir daha asla büyücü kanı içmediğiydi. Kimse bu efsanenin derinliğiyle ilgilenmemişti. Orphée'e bir cani gözüyle bakmak onun sexsapalitesini arttıyordu. Kendine has dürtüleri olan garip büyücü erkekleri bu oyunu çok hoş buluyordu. Her gece Orphée'le sabahlamak için gelen binlerce erkekle doluğ taşıyordu. Barın dansçı kızları bir yana yanlarında getirdikleri kadınlar bile Orphée'ye bakmalarını engelliyemiyordu. Bir gün sonunda birini bardan kovsa ertesi gün söylentiler artar olurdu. Bunu bildiğinden bakışlara aldırmamayı alışkanlık haline getirmişti. Bara artık çok sık uğramaya başlayan bu seherbazıda yollamaya hiç niyeti yoktu. Karanlık yanın yandaşlarını beklediği her halinden belliydi. Zavallıcığın buraya sadece eğlenmek adına gelen bir kaç adamdan fazlası olmadığını anlayacağı zamanı merakla bekliyordu. Orphée adamı kendine yakınlaştırmaya çalışmasının ardından gene uzak kalmayı başabilmesi hoşuna gidiyordu. Adamın değişik bir kan kokusu vardı. Seherbaz kanından çok saf bir tat alıyordu.

Adamın ağzı kulaklarına doğru gerildi. Gözlerinin altında hafif kırışıklıklar belirdi. Orphée eline aldığı bezle bardakları silmeye koyuldu. Bir taraftan adama gülümsüyor, diğer taraftan işini ustalıkla görüyordu. Adam bir kaç dakikanın tereddütünü üzerinden atıp; ' Aşığım sana, uzak kalamıyorum senden. ', diyerek ufak bir taşlamada bulundu. Orphée'nin gerilen yüzü bu alaycı konuşmayla daha gülümser bir hal aldı. Beri bara doğru bir şaplak halinde indirerek adama küçük bir öpücük attı. Sildiği bardakları tepsiye yerleştirip yerine bıraktıktan sorna geri bara döndü. Kendine bir suni kan daha açtıktan sonra adama bakarak ' Seksen yaşına geldiğinde bu dediklerini hatırlatırım babacık. ', diyerek kahkaha attı. Barın üzerine oturarak etrafı kolaçan etti. Zarafetinden hiçbir şey kaybetmemişti. Hala ilk günkü kadar çevikti. Genelde büyücülerin korktukları şeyler bu olurdu. Bu seherbazın korkusu olmadığı her halinden belliydi. Orphée adamın en çok bu yönünü seviyordu.

_________________





En son Orphée De Querin tarafından Perş. 29 Ekim 2009, 16:19 tarihinde değiştirildi, toplamda 1 kere değiştirildi
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Matthew Dean Wood
Karanlık Sanatlara Karşı Savunma Profesörü
Karanlık Sanatlara Karşı Savunma Profesörü
avatar

Mesaj Sayısı : 905
Yaş : 25
Rp Düzeyi : Çığır açan, akla zarar!
Tarafı : Kutsal Güç - Tanrı'nın Aydınlığı
Kan Durumu : Safkan
Asa : Cennet'in Kılıcı
Rp Yaşı : 26
Patronus : Mantikor
Rp Sevgilisi : Kutsal bedenime düşen ilk yağmur damlası;
Eléa...

Özel Yetenek : Çatalağız
Kayıt Tarihi : 17/10/09
Ruh Hali :

MesajKonu: Geri: Büyük Bar   Perş. 29 Ekim 2009, 02:51

Ah... Lanet olasıca 'ölümsüzlük' yetenekleri... Yıllar onları bir bir pas geçerken insanlık aleminin ömür yapraklarını teker teker döküyordu adaletsizce... Gerçekten obnlara bu hediye neden bahşedilmişti? Yoksa bir hediyeden çok bir lanet miydi? 'Hiç ölmeme' durumu başlangıçta güzel geliyordu insanın kulağına... Sonrasında düşününce, onca yılın yorgunluğu, onca yükün ağırlığı... Ölüm dinlenmek gibiydi, bir çeşit uykuydu...

Kızın tahrikvari hareketlerine aldırmayarak viskisinden kocaman bir yudum alıp etrafı kolaçan etmeye başladı. Şimdilik bardakilerin tamamının yüzleri görünüyordu, bazılarında kısa kollu cüppeler vardı. Sol kollarının temiz olduğunu vurgulamak istiyor gibiydiler. Şimdilik herşey normaldi, güvenliydi...


"Kırmızı iksirinle aran nasıl? Hani seni şu ölümsüz kılanlardan. Sahi, kaç yaşındaydın sen?"

Onu kışkırtmak hoşuna gidiyordu. Az önce de dediği gibi, yıllar onu eskitememişti. Isırıldığı zamanki en taze haliyle duruyordu. Demlenmeye bırakılan, yıllanmış fakat tozlanmamış, ilk günkü gibi parlayan bir şarap şişesiydi adeta... Bu şarabı yudumlamaksa imkansız gibiydi. Asla kapağının açılmasına izin vermezdi. İzin vermemeye ne kadar devam ederse, çekiciliği, değeri o kadar artacaktı. Neden boşu boşuna kendini harcasın ki?

_________________


Sizler özel değilsiniz, eşi benzeri olmayan kar tanesi değilsiniz. Sizler paranız kadar değilsiniz, sizler işiniz, kredi kartınızın limiti değilsiniz.

Sizler şarkı söyleyen, dans eden pisliklersiniz.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Nymph
Aspéctus Bar Sahibi
Aspéctus Bar Sahibi
avatar

Mesaj Sayısı : 41
Yaş : 24
Nerden : İtalya
Rp Düzeyi : Gıpta edilecek türden
Kan Durumu : Vampir
Rp Yaşı : 1455
Özel Yetenek : Vampir
Kayıt Tarihi : 27/10/09
Ruh Hali :

MesajKonu: Geri: Büyük Bar   Perş. 29 Ekim 2009, 16:17

Uzaklardan insan sesi mırıltıları geliyordu. Güneşli günün sıcağı barın bütün pencerelerinin açılmasına sebep olmuştu. Dışarıdan geçen insanlar merakla içeri bakınıyordu. Roma'nın bilindin insan kokusu hiç değişmemişti. Bin yıldır aşk kıprtıları yaşıyan insanlar akın ediyordu. Hızlı adımlarını arttırmış bir yere yeşitmeye çalışan insanlar göremezdiniz burda. Aşk şehrinin en güzel tarafı hep sakin akmasıydı. Hayatı tatlarıyla yaşayan çok azdı. Şehirde bir aşk uğruna ölenlerin hikayeleri artardı her yıl. Bir vampirle büyücü efsanesi artık alışılmış bir masaldan başka bir şey değildi. İnsanların kendi masallarını yaşamak istemesini sağlıyordu bu şehir. Her hayat bir masal demekti onlara göre. Fotopraflar basılır, ileride anlatılacak masallara anı olsun diye ciltlenirdi. Köşedeki fotoğrafçı sabahın bu erken saatinde bile yerine kurulmuş aşıkları yanına davet ederdi. Kırlaşmış saçları, sol tarafında oluşan tırnak iziyle tıknaz sevimsiz bir adamdı. Dudaklarını müşreti çekebilmek için gülümser vaziyette açtığında porselen dişlerinin arasında bir tane altın diş güneşten parlardı. İnsanların gözlerine girebilen bu ışık bazen kavgalara bile neden olabilirdi. Meydanın biraz ilerisinde duran sokak kitapçısı kendini bu ışıktan koruyabilmek adına kasketini başından hiç çıkartmazdı. Orphée barın sakin saatlerinde bu iki adamla meydanın ortasında oturmaya bayılırdı. Biri saatlerce kitaplarda ki aşk hikayelerini anlatır, diğeri durmadan ne berbat çiftler gördüklerinden yakınırdı. Genede Orphée onların bu sıradan insan dertlerini dinleyince biraz olsun kendini unuturdu. İki adamda bir çok kez Orphée'nin yaşlanmaması konusunda yorum yapsada üzerinde pek durmamışlardı. Bunun sebebinin barda iyi adam dövdüğünü söyleyerek takılma konusu haline getirmişlerdi. Roma'nın her halinin seven bu tatlı bayanın gizli sırrı hakkında pek kafa yormazlardı. Eski efsanelere inanmadıkları gibi bunların safsata olduklarınıda her önlerine çıkana söylerlerdi.

Orphée yarım dakika boyunca gözünü ayırmadan meydana bakıyordu. Uzun süredir görüşmediği bu iki ihtiyarı ne kadar özlediğini düşünürken buldu kendini. Uzun süredir buradan ayrılmamış olması insanı dürtüler vermeşti. Vampirlerin birazda göçebe olmasının sebebi duygularının olmamasıydı. Bir vampir bir yere bağlanırsa sonunda duygularını kazandığını daha önce hiç görmemişti; ama şimdi kendini bu tip insani dürtülerle baş başa buluyordu. Hatta bu iki ihtiyar ölürse meydanın bu neşesini kaybetmesinden dolayı üzüldüğünü bile söyleyebilirdi. Bu tip insani duyguları barındırdığı için çok şaşırarak başını meydandan çevirdi. Yosun yeşili gözlerini karşısındaki kirli sakallı adama dikti. Onun dediğini gayet net anlasada cevap verme lüzumu görmedi. Suni kanından bir yudum aldıktan sonra; ' Şerefe! ', diyerek bara seslendi. Bardan bir kaç vampirin sesi yükseldi. Orphée dudaklarını gülümser pozisyona getirip seherbaza göz kırptı. Bu biraz tehditkar olduğu gibi adamın sorusunada bir cevap olmuştu. Adam tıpkı Orphée gibi alayla gülümsedi. Barın kapısı çanın sesiyle beraber açıldı. İçeriye gereksiz şıklıkta giyinmiş bir adam girdi. Adamın gözleri barı yarım dakika kadar taradıktan sorna Orphée'nin üstünde kitlendi. Orphée bunu hemen farkederek başını tehditkar bir biçimde adama çevirdi. Adam hafif bir referansdan sonra yavaş adımlarla bara yaklaştı. Seherbazın yanında ki iskemleye oturdu. Pardesüsünü horatça çıkarıp iskemlenin arkasına fırlattı. Hareketlerinden bir kibir akan adamın sesi; ' Ateşviskisi güzelim. ', diye buyurdu. Orphée buğazından gelen hafif bir tıslamayla viskiyi uzattı. Adam tok sesiyle bir kahkaha patlattıktan sonra; ' Orphée bu kadar sinirli olmana gerek yok. Sadece bir şeyler içmeye geldim, bebeğim. ', diye soludu. Bu laftan sonra Orphée'nin buğazından gelen hırıltılar artmaya başladı. Artık bütün bar olacakları izliyordu. Adamın kendinden emin duruşu Orphée'nin her geçen saniye sinirine dokunuyordu. Burdan gitmesi gerektiğini anlamamak için aptal olmalıydı. Yüzüne yerleşmiş bir şeyler bekleyen gülüşü, gözlerindeki isterik bakış ve tabiki ellerinin hareketi Orphée'i arzuladığına bir işaretti. Adamın her dakika artan bakışları Orphée'i sinirlendirmeye yetiyordu. Seherbaz ne olduğunu anlamak için ikisine birden bakıyordu. Daha önce Orphée'i böyle görmediği belliydi. Eskiden beri Orphée hiç sinirlenmemişti. Onun yanında daima alaycı vampirdi. Barda çoğu zaman eğlencelerin adamı olarka bilinirdi; ama bazen böyle dengesizler çıkıyordu. Barın neşesini tek bir hareketleriyle silip götürüyorlardı. Adamın bardağı yalıyarak içmesi ve o iğrenç hareketleri her geçen dakika dahada itici olmaya başlıyordu. Bütün bar adamın gitmesi konusunda mırıltılarını artık seslerini yükselterek yapıyorlardı. Orphée hakkında söylentiler çıkması bu adamı bardan atarsa kaçınılmaz olacaktı. Güvenliği çağarsa barda kesinlikle olay çıkardı. Bir seherbazın önünde böyle bir şeyi göze alamazdı. Karanlık büyücüler aramaya gelsede barda çıkan arbade yüzünden kesinlikle birilerinin canı yanardı.


Dakikalar sonra olay dayanılamayacak bir boyut almıştı. Adam her geçen kadehte biraz daha sarhoş oluyordu. Orphée'le seherbazın eski atışmaları kalmamış yerini büyük bir sessizliğe bırakmıştı. Barda bir kaç ufak muhabbet dışında çıt çıkmamaya başlamıştı. Canlı müzik arkada eğlenceli parçalar yerine kasvetli şeyler çalmaya başlamıştı. Her an bir arbade patlsak verecek korkusuyla kimse hareket edemiyordu. Orphée barın arkasında bir ielri bir geri müşterilere bakıyor; bir taraftanda boğazını dindirmek için durmadan suni kan içiyordu. Yoksa adamın üstüne atlaması kaçınılmazdı. Adam bunları anlamamak için direniyordu. Masaların etrafında dolaşan garson kızlara laf atıyor; kimseyi bulamazsa yanındaki seherbaza Orphée'den bahsediyordu. Sarhoşluğu her geçen dakikayla beraber eş orantıda artıyordu. Orphée sonunda ya adamı parçaliyacak yada seherbazın araya girmesiyle Bakanlıkta soruşturma karşısına çıkacaktı. Barı bile kapanma riskine girmişti şu anda. Sakin olmaya çalıştığı her halinden belli oluyordu. Bir kaç siparişi karıştırsada kisme sesini çıkaramıyordu. Korkudan Orphée'nin her hareketini inceliyorlardı. Köşede duran Aspécto'nun resmi bile gerilmiş gözüküyordu. İnsanları yüzlerindeki renk atmıştı. Orphée barın önüne gelip seherbaza doğru eğildi. Adamın kulağına ulaştığında tam konuşacakken yanda ki sarhoşun sesi; ' Tatlım, yanlış adam. Gel babanın kucağına. ', diye böüğürdü. Orphée o an olduğu yerde dona kaldı. Boğazındaki hırıltı bütün barı kapladı. Orphée'nin hırıltısından başka barda ses çıkmıyordu. Adam hiçbir şey anlamamış gibi hala Orphée'nin yüzüne istekli bir biçimde bakıyordu. Barda ki müzik bile kesilmişti. Solist parçayı kaçırmış, ensturmanlar öylesine notaya basılı kalmışlardı. Barın gerginliği son noktaya gelmişti.

_________________



Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Matthew Dean Wood
Karanlık Sanatlara Karşı Savunma Profesörü
Karanlık Sanatlara Karşı Savunma Profesörü
avatar

Mesaj Sayısı : 905
Yaş : 25
Rp Düzeyi : Çığır açan, akla zarar!
Tarafı : Kutsal Güç - Tanrı'nın Aydınlığı
Kan Durumu : Safkan
Asa : Cennet'in Kılıcı
Rp Yaşı : 26
Patronus : Mantikor
Rp Sevgilisi : Kutsal bedenime düşen ilk yağmur damlası;
Eléa...

Özel Yetenek : Çatalağız
Kayıt Tarihi : 17/10/09
Ruh Hali :

MesajKonu: Geri: Büyük Bar   Perş. 29 Ekim 2009, 20:34

Kadının 'şerefe' si barı tek bir ses yapmış, ortamı ısıtmıştı. Castiel kafasını kaldırıp şöyle bir etrafına bakındığında bardaki tüm erkeklerin aklınan geçenleri, onların gözlerinden okuyabiliyordu. Kadın tüm müşterilerini bu sayede burada tutuyordu anlaşılan. Sadece kadını görmek için bile buraya gelebilirdi insanlar. Bu doğaldı...

Sonrasında, kafasını tekrar indirip bakışlarını içki kadehine sabitlediğinde barın kapısının açıldığını duyuran küçük zilin çalındığı geldi Cass'in kulağına. Kafasını kaldırmadan adamın hızlı ve sabırsız adımlarını dinledi. Barda yanına oturuşunu, cadıya laf atışını dinledi. İçtikçe kafa oluyor, kendini aşıp haddini bilmiyordu. Cadının rahatsız ve sert tavırlarından hoşlanıyor gibiydi. Gerginlik adım adım tırmanıyordu ve en sonunda sınırı tamamen aşmış, söylediği sözler tüm barda yankılanmıştı. Cadı birşey yapmadan,söylemeden o derin, gizemli ses konuştu...


"Sınırı aşıyorsun dostum.."

"Sen neden çeneni kapamıyorsun?"

Adam sarhoşluğun verdiği rahatlık ve cesaretin etkisindeydi. Ayağa kalkıp asasını çekmişti, resmen kaşınıyordu. Sinirlerinin bozuk olduğu bir ana gelmişti Cass'ın, kesinlikle, yanlış zamanda yanlış yerdeydi...

Ayağa kalktı Cass, elindeki asasını cadıya uzattı, içkinin verdiği rahatlıkla "Şunu bi tutar mısın tatlım?". Hayatında hiçbir şekilde yapmayacağı hareketlerdi bunlar, barmaid ile konuşmak, bar kavgasına muggle tarzı katılmak...

Bir dakika sonra...

Castiel ayaktaydı hala, nefes alışları artmıştı hafiften. Elinde ise üç ayağı eksik bir sandalye tutuyordu. Yerdeki manzara ise pek hoş değildi. Yarılmış kafasından kanlar barın zeminine akıyordu, kafasının üç yanına dağılmış, yarı yarıya kana bulanmış tahta parçaları vardı. Castiel sandalyeyi aldığı yere fırlatıp az önce oturduğu yere geri döndü. İçkisinden büyük ve son bir yudum aldı. Evet, biraz daha içecekti...


"Doldurur musun, aynısından.."

_________________


Sizler özel değilsiniz, eşi benzeri olmayan kar tanesi değilsiniz. Sizler paranız kadar değilsiniz, sizler işiniz, kredi kartınızın limiti değilsiniz.

Sizler şarkı söyleyen, dans eden pisliklersiniz.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Nymph
Aspéctus Bar Sahibi
Aspéctus Bar Sahibi
avatar

Mesaj Sayısı : 41
Yaş : 24
Nerden : İtalya
Rp Düzeyi : Gıpta edilecek türden
Kan Durumu : Vampir
Rp Yaşı : 1455
Özel Yetenek : Vampir
Kayıt Tarihi : 27/10/09
Ruh Hali :

MesajKonu: Geri: Büyük Bar   Cuma 30 Ekim 2009, 12:50

Genişlemiş ağazın içinde belli olan dişleri, dilinin dişlerine teker teker kayışı, kirli sakallarının sağlarına karışmış hali, hepsi büyük bir iğrençlikteydi. Yosun yeşli gözlerin görmeyi hiç istemeyeceği bir manzaraydı. Adamın bilmesi gereken bir vampire bulaştığıydı; ama bunu anlamamak için direniyordu. Burada oturan kimse aslında gerçek tehlikenin farkında değildi. Beyaz teninin verdiği saflıktan çok bir şeytana kafa tutmak gibiydi. Adam dediğine cevap beklerken içkisinden büyük bir yudum aldı. Gereksiz bir ferahlamayla içini çekti. Sessizliğin içinden genizden gelen gizemli bir ses; ' Sınırı aşıyorsun, dostum. ', diyerek adamı uyardı. Adam başta attığı kahkahasıyla zaten takmadığını belli etmişti. Orphée o an barda bir olay çıkacağını anladı. Kötü tarafı herkes mükemmel aşık Orphée'nin aslında bu seherbazla yaran biri olacağını düşünecekti. Orphée'nin beyaz teni değişmese bile yüzündeki ifade her şeyi anlatmaya yetiyordu. Heykel gibi kala kalmıştı. Barın fısıltıları arasında hiç kıpırdamadan hatta nefes almadan duran bir heykeldi. Yanında ki adamın iğrençliğine bakmak dahi istemiyordu. Yarım dakika sonra gene aynı gizemli ses Orphée'den asayı tutmasını istemişti. Orphée bu anda bile aynı zerafetle asayı aldı. Alırken boğazındaki tıslamayı adama yöneltmekten kaçınmadı. Kimse hareket etmeden hırıltılarının arasında ' Beyler burada kavga istemiyorum. '; diye uyardı. Onu duymadıkları her hallerinden belli olan bu iki adam birbirlerine doğru koştu. Yumruklar etrafda savrulurken Orphée yumrukların arasından barın diğer tarafına süzüldü.

Bar şaşkınlıkla bu iki adamı izliyordu. Orphée izleyicilerin önüne geçerek biraz olsun kavgayı engellemeye çalışıyordu. Şu an istese onları durdurabilecekken bunu yapmak nedense hiç içinden gelmiyordu. Seherbazın adam pataklaması hoş bir görüntüydü. Adamın bir yanağından kan akmaya başladı. Orphée kendini tutamayarak büyük bir hırlama çıkarttı. Onun hırlamasını takip eden bir kaç hırıltı daha duydu. Orphée hemen ' Beyler dışarı! ', diye bağırdı. Barda kavga çıkması zaten kötüydü; birde vampir avı oynanmasını hiç kimse istemezdi. Adamlar hırıltılar arasında dışarı süzüldü. Kendilerini zor tuttukları kırmızı gözlerinden belliydi. Orphée barın kavga tarafına geçmemeleri için kapının o yönünde bekliyordu. Bir vampir aradan çıktı. Orphée'i geçmeye çalıştı; ama yılların deneyimindeki vampiri çocuğun teki geçemezdi. Hemen geri çekildi. Orphée belini dikleştirdi, elini kapıya tutarak dışarıyı işaret etti. Çocuk yarım saniye sonra kapının yanına varmıştı. Çıkarken sinirle küfrettiği duyuluyordu. Orphée bütün vampirler ve aralarında müşterilerin çıktığını görünce arkasını kavgaya döndü.

Seherbaz eline bir sandalye almıştı. Adam yerde eğilmiş kendini korumaya çalışıyordu. Seherbazın hafif meşrep bir halde olduğun yüzündeki ifadeden belliydi. Sandalyeyi tutarken ileri geri sallanıyordu. Yerdeki adam seherbazın ayaklarına sarılmış onu düşürmeye çalışıyordu. Seherbaz yüzündeki gülümsemeyi silmemişti. Aynı alaycılık yüzünden akıyordu. Yerdekinin pardesüsü ayaklarının dibindeydi. Üzerindeki gömleğin kolu yırtılmıştı. Burnundan kan akıyordu. Barın önünde duran bardaklar kırılıp yere saçılmıştı. Orphée hemen; ' Hayır, o kadarda değil Matthew. '; diye bağırdı; ama artık her şey için çok geçti. Matthew adamın kafasına doğru sandalyeyi savurmuştu bile. Orphée oraya doğru koştu. Sandalyenin dağılan ayak parçalarının bir kaçını yakalyarak barın arkasına atladı. Barın önünde duran asayı eline aldı. Asayı sallayarak barın öteki tarafında duran insanlara doğru giden parçaları durdurdu. Matthew'in elinde duran sandalyeye bakıyordu şimdi. Matthew yerde duran kanlanmış başa yarı sallanan bir halde baktıktan sonra tek ayağı kırık sandalyeyi eski yerine bıraktı. Kendi yerine kurularak yarısı kırılmış bardağı aldı. Orphée'e uzatarak aynı içkiden bir tane daha istedi. Hiçbir şey olmamaış gibi burada hala oturabileceğini sanıyordu. Yerde duran bedeni görmüyordu. Adam ölmüş bile olabilirdi; ama Matthew'in umrumda değildi. Orphée adamın kısık kalp atışlarını işitti. Adamın yaşıyor olması iyi bir durumdu. Sinirlerine hakim olarak müşterilere; ' Beyler bar akşama kadar kapalıdır. Bu seferki içkiler benden; şimdi gidebilirseniz çok sevineceğim. '; dedi. Adamlar mırıltılar eşliğinde barın çıkışına ilerledi. Bir kaçı Matthew'in buradan sağ çıkamayacağını söylüyordu. Orphée bunun iyi bir fikir olduğunu bile düşünmüştü. Adamlar çıktığında Matthew'in elindeki bardağı alıp karşı duvara fırlattı. Boğazında ki hırıltıyı arttırdı. Matthew'e gerektiğinden fazla yaklaşarak soluğunu adamın yüzüne tuttu. Adamın asasını önünde bıraktıktan sonra; ' Bir daha bu barda böyle bir şey yaparsan, seni öldürürüm. '; diyerek onu tehdit etti. Farkedilemicek bir hızda geri çekilip arkasını döndü. Yukarıda duran Aspécto'nun resmine baktı. Resim hiçbir şey olmamış gibi sapasağlam duruyordu. Hafif bir gülümsemenin ardından gözlerini kapattı. Derin nefesler alarak sakinleşmeye çalıştı.

_________________



Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Matthew Dean Wood
Karanlık Sanatlara Karşı Savunma Profesörü
Karanlık Sanatlara Karşı Savunma Profesörü
avatar

Mesaj Sayısı : 905
Yaş : 25
Rp Düzeyi : Çığır açan, akla zarar!
Tarafı : Kutsal Güç - Tanrı'nın Aydınlığı
Kan Durumu : Safkan
Asa : Cennet'in Kılıcı
Rp Yaşı : 26
Patronus : Mantikor
Rp Sevgilisi : Kutsal bedenime düşen ilk yağmur damlası;
Eléa...

Özel Yetenek : Çatalağız
Kayıt Tarihi : 17/10/09
Ruh Hali :

MesajKonu: Geri: Büyük Bar   Cuma 30 Ekim 2009, 13:43

Önündeki bardağın duvarda patlamasını kocaman bir kahkaha atarak karşılamıştı Castiel. Gülüyordu, kahkahalarka gülüyordu. Yıllardır, yıllardır olmamıştı bu. Tüm sinirleri boşalmış, tüm kasları gevşemiş, tüm sorunları yok olmuştu, gitmişti bedeninden. Kadının sinirli bir şekilde hırlaması ve neredeyse onu öpecek yakınlığa gelmesi üzerine onun gözlerindeki vampiri görebilmişti. Kafasını eğip ağır ağır sallayarak sandalyenin demirlerine koyduğu ayaklarına bakarken, gülüyordu hala. Ona gülmek yakışıyordu, bunu Reneé söylemişti. Evet, Reneé... Şu anda onu düşünmek acıdan çok mutluluk veriyordu, sebepsiz bir mutluluk... İşte o an, Matt kör kötük sarhoş olduğunu anlamıştı. Dengede durabiliyor, bir bar kavgasında rakibinin kafasında sandalye parçalayabiliyordu. Fakat sarhoştu,mutluydu. Onca yıl mutluluğu aradıktan sonra onu bu lanet barda, bu lanet vampirin karşısında, bu lanet bardakta bulmuştu... Lanet...

Düşünme... Düşünme... Kim anlamış ki sen anlayasın böyle...

İşte o sırada, her ihtimale, her saldırıya karşı yanında bulundurduğu büyük, simsiyah yılanı, vampirin bacaklarının arasından geçip tezgahın oradan çıkarak gelmişti. Barın ön tarafına gelip, uzun bar iskemlesinin bacağından Matt'in bacağına sürünerek gelmişti... Adamın sağ koluna dolanarak omuzunun üstünden kadına bakıyordu. Onun geliş süreci içinde usulca tıslayarak yılanıyla konuşmuştu. Bu kadarı elbette fazlaydı, kadının bunu anlayışla karşılamasını beklemiyordu...

Yılanı omuzunda ayağa kalkıp asasıyla tüm barı bir dakika içinde toparlamış, eski haline getirmişti. Sonrasına tekrar, eski yerine oturup güzel vampirin gözlerine kilitledi gözlerini...


"Üzgünüm, tüm bu olanlar için. Hayatını kurtarmama say.."

Ah, evet... Bir ay öncesine kadar bu olmuştu. Matt gayet iyi hatırlıyordu. Karşısındaki vampirin de hatırladığını çok iyi biliyordu. Tüm bu olanlardan sonra hala, Matt'in br vampire karşı kendisini savunmak zorunda kalmamasının sebebi buydu. Kadının hala onu ısırmamasının diğer insanlar tarafından şaşırtıcı bulunması Matt'i şaşırtmıyordu. Vampirlerde de vicdan vardı herhalde, bu şekilde olmalıydı...

Cevap gelmemesi üzerine yağmurluğunu düzeltip ayağa kalkan Matt, birkaç galleonu bar tezgahına bırakarak çıkış kapısına doğru ritmik adımlarla yürüdü. Çıkar çıkmaz sessiz bir şekilde cisimlenerek , yok olmuştu adeta...

_________________


Sizler özel değilsiniz, eşi benzeri olmayan kar tanesi değilsiniz. Sizler paranız kadar değilsiniz, sizler işiniz, kredi kartınızın limiti değilsiniz.

Sizler şarkı söyleyen, dans eden pisliklersiniz.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Nymph
Aspéctus Bar Sahibi
Aspéctus Bar Sahibi
avatar

Mesaj Sayısı : 41
Yaş : 24
Nerden : İtalya
Rp Düzeyi : Gıpta edilecek türden
Kan Durumu : Vampir
Rp Yaşı : 1455
Özel Yetenek : Vampir
Kayıt Tarihi : 27/10/09
Ruh Hali :

MesajKonu: Geri: Büyük Bar   C.tesi 31 Ekim 2009, 19:39


~~ Rp İn ~~

_________________



Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Sponsored content




MesajKonu: Geri: Büyük Bar   

Sayfa başına dön Aşağa gitmek
 
Büyük Bar
Önceki başlık Sonraki başlık Sayfa başına dön 
1 sayfadaki 1 sayfası

Bu forumun müsaadesi var:Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
Verus Magia | Role Play Sitesi :: World Tour :: Roma :: ¨Aspéctus Bar-
Buraya geçin: