AnasayfaKayıt OlGiriş yap

Paylaş | 
 

 Catherine'in Odası

Aşağa gitmek 
YazarMesaj
Misafir
Misafir



MesajKonu: Catherine'in Odası   C.tesi 17 Ekim 2009, 20:14

...
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Catherine Lettice Karle
Slytherin 3. Sınıf
Slytherin 3. Sınıf
avatar

Mesaj Sayısı : 204
Yaş : 23
Nerden : Bursa
Tarafı : Karanlık
Kan Durumu : Safkan
Asa : Seçim Şansı
Rp Yaşı : 15
Kayıt Tarihi : 16/02/09
Ruh Hali :

MesajKonu: Geri: Catherine'in Odası   C.tesi 17 Ekim 2009, 20:28

Sonunda ev!
Cath, uzun ve kendisi için pek de eğlenceli olmayan bir okul yılının ardından eve gelmenin, odasına,yatağına kavuşmanın, öğleye kadar uyumanın tarifi mümkün olmayan zevkini tadıyordu. Kendine ait bir yerde uyumayı öyle özlemişti ki! Yatağından zor çıkıyordu. Ama yazın bu taptaze havasında, üstelik Fransa'da, evde oturmak hiç de mantıklı değildi. Burayı gerçekten özlemişti. Arkadaşları, ailesi.. Hogwarts'ta pek tadamadığı duygulardı bunlar. Gerçi evdeki binadaş olmalarının dışında hakkında hiçbir şey bilmediği onca çocukla şuan pek mutlu değildi. Ama Ada ve Oli sayesinde katlanabiliyordu bu duruma. Şimdi de üçü bir olmuş Hogwarts dedikodusu yapıyorlardı. Tabiiki gündemde Olivia ve Cesar vardı. Cath dayanamayıp sordu;

''Kendini aptal Hufflepufflular gibi hissetmiyor musun Olivia?''

Bu soruyu sorarken sesinde ilk defa alay tınısı yoktu. Gerçekten de merak ediyordu. Cesar ona sarıldığında ne hissetmişti?
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Adalicia Bérnard
Ravenclaw 5. Sınıf & Öğrenci Başı
Ravenclaw 5. Sınıf & Öğrenci Başı
avatar

Mesaj Sayısı : 919
Yaş : 25
Nerden : Marsilya
Rp Düzeyi : Çığır açan, akla zarar!
Tarafı : Karanlık
Kan Durumu : Safkan
Asa : Ay Işığı
Rp Yaşı : 17
Patronus : Denizatı
Kayıt Tarihi : 17/02/09
Ruh Hali :

Ek Bilgiler
Hogwarts Görevi: Okul Korosu Görevlisi & Tüy Kalem Yazarı & Ravenclaw Quidditch Takımı Kaptanı & Arayıcısı

MesajKonu: Geri: Catherine'in Odası   C.tesi 17 Ekim 2009, 20:47

Hiç tanımadığı bir evde, çok sevdiği insanlarla birlikteydi. Uzun zamandır ilk defa tam anlamıyla huzur bulmuştu. Aptal ve iyilik düşkünü insanlardan çok uzakta, kendi ülke sınırları içinde, çok farklı bir ailenin yanındaydı. Fransa’nın ülke sınırlarının içinde olmak bile, Adalicia’nın bembeyaz suratına canlılık ve renk katmaya yetiyordu. Sıkıntıdan katılaşmış saçları, Fransa havası alır almaz yumuşayıp omuzlarına dökülmeye başlıyordu. Başkalaşıyordu bu ülkede. Kendi benliğine dönüyordu daha doğrusu..
Kendi benliği.. Son günlerce bu kelimenin anlamını çok daha iyi anlar olmuştu. Olduğu şey, değiştirilemezdi. Hiç kimse tarafından. Bunu isteyen üç yıllık sevgilisi olursa hele.. Hayır, insanlar olduğu gibi kabul edilmeliydi. Karanlıksa karanlık, aydınlıksa aydınlık. Bu sorgulanamazdı. Sorgulamaya çalışan insanların, zaten Adalicia’nın hayatında yeri olamazdı.
Hayatın öğretici yanlarının yanında, eğlendirici yanları da varı tabii. İşte bu eğlenmeyi en iyi yapabileceği insanlardan ikisi ile birlikteydi şuan. Catherine ve Olivia! Catherine’in odasında, yatağa bağdaş kurmuş, söylenenleri dinliyordu. Son günün popüler konusu! Olivia ve César. Balo akşamı, Olivia ile koparken Olivia’nın Adalicia’yı bırakıp, César ile bahçede öpüşmelerinin ardından resmileşen aşkları, bu dedikodu masasına yığılmıştı işte.
''Kendini aptal Hufflepufflular gibi hissetmiyor musun Olivia?''
Olivia’nın kızardığını için için hissediyordu Adalicia. Bir an ona acıyıp, üstüne gitmemeyi düşünse de bu düşünce geldiği gibi gitti. Bu gece eğlenecekti, Olivia’nın tazecik aşkından daha güzel ne eğlence olabilirdi ki?
“Ahh! Bence Hufflepufflular gibi hissetse daha iyi! Tanrım, Catherine! Her buldukları yerde sevgi pötürcüğü oluyorlar! Hufflepuff’u bile geçti! Mide bulandırıcı. Dillerini ağızlarının içinde dans ettirmenin zevkini bir ben anlayamadım. Olivia iki günde kapmış ama.”
Olivia’nın kırılacağını düşünmeden, gevşekçe çıktı sözler ağzından. Ah, seviyordu aşıklarla dalga geçmeyi. Hele durum Olivia gibi aptal aşık boyutuna ulaştıysa.. Aslında Olivia’nın mutlu olduğu düşüncesi harikaydı. Ama César’ın da elbet bir gün gideceğini biliyordu. Tüm erkekler böyleydi! Sorumsuz, güvenilmez. Olivia’nın bir an önce sıkılmasını diliyordu, onun yararına. Yanlızken mutsuzdu Olivia, çok şikayet ediyordu yanlızlıktan. Ama kısa bir süre anlayacaktı ki, yanlızlık mükemmel bir duyguydu! Sürekli bakımlı görünme derdin yoktu, sürekli dişlerini fırçalamana gerek yoktu. Yaptığın her şeyi ince ince gözlemleyen aptal bir aşığın yoktu. Olivia'nın kısa bir süre sonra bu duygulara geri döneceğini hissediyordu..

_________________
~

No matter what you say, I ain't going no where.
No matter what you think, I'm a always be there.
The love that we share relieves inside of me..

Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Misafir
Misafir



MesajKonu: Geri: Catherine'in Odası   C.tesi 17 Ekim 2009, 21:14

Karle malikanesinde olmak hoş bir duyguydu Olivia için. Evet, bu doğruydu. Normalde bir şeylere özenmeyen benliği, Erech ve Melanie'nin her zamanki yuvası olan bu devasa malikaneyi merak etmişti. Ve Cath'i bu yüzden kıskanmıştı sık sık. Şu an ise o malikanede, son derece sıcak bir ortam olan Cath'in odasında oturmuş sohbet ediyorlardı. Buraya gelişleri keşke bir gerginlik ortamından ötürü olmasaydı. Plan yüzünden burda olmaları olaya ket vuruyor gibiydi. Kendilerini korumak için... Bir de Aethra'dan uzak oluşunun yarattığı tedirginlik vardı. Yine de pek dert etmemeye çalıştı. Zaten burda mutlu hissediyordu kendini. Sadece bir tatil olarak düşünmek hayli keyif veriyordu hatta.
Yatağın üstünde dedikodu yapmak normal şartlarda Olivia'ya keyifli gelebilirdi. Ama dedikodunun ana konusu kendisi olunca konu dedikodudan çok ruhsal saldırıya dönüşüyordu. Her ne kadar Cesar'la olan ilişkisinden memnun olsa da, herkesin ağzına sakız edilmiş olması hoşuna gitmiyordu. Hoşlanmadığı insanların sataşmalarında çok net bir şekilde ağızlarının payını verse de, Ada ve Cath için bunu yapması güç oluyordu.
''Kendini aptal Hufflepufflular gibi hissetmiyor musun Olivia?''
Yok artık! Neden duygusal bağ kurması onu böyle hissettirsindi ki?! Hufflepuff deyince aklına O'Quin'ler ve bir tavşanı bile gebertemeyen Ales'den başka kimse gelmiyordu. Olivia nasıl onlarla bir tutulurdu? Hayır, nefret ettiğinin farkındaydı Cath. Olivia başta ona cevap vermedi. Yüzündeki sırıtkan ifadeye boş gözlerle bakmakla yetindi. Utanmamıştı. Verebileceği milyonlarca cevap varken sessiz kalmak içine oturmuştu. Birkaç kelimeyi yeni birleştirmişti ki Ada'nın ince sesi ulaştı kulaklarına;
“Ahh! Bence Hufflepufflular gibi hissetse daha iyi! Tanrım, Catherine! Her buldukları yerde sevgi pötürcüğü oluyorlar! Hufflepuff’u bile geçti! Mide bulandırıcı. Dillerini ağızlarının içinde dans ettirmenin zevkini bir ben anlayamadım. Olivia iki günde kapmış ama.”
Bu kez utanmıştı işte. Sarışın olmanın verdiği en iğrenç dez avantajla kulaklarına kadar kızardığından emindi. Öpüşmek... Kısa zaman önce tüm feminen duyguları ile bunun iğrenç olduğunu dile getirirdi. Ama César onun her tür tabusunu yıkmıştı anlaşılan. Kızardığını onlara belli etmemeye çalışarak sıratına sinsi bir ifade yapıştırdı Ardından ellerini teslim olmuş gibi havaya kaldırdı;
"Hey üstüme gelmeyi kesin! Hufflepuff'lılar gibi hissetmek uzak durabilir. César'la en sevdiğim ortak yanımız kötülük düşkünlüğümüz zaten. Seni birkaç sene sonra göreceğim Cath. Ada, Sachie ile neler yaptığını..." Dilini ısırıp sustu. Ah, budala! Ada'nın Sachie yönünden ne dertli olduğunu biliyordu. Ne diye konuyu açmıştı ki. Cümlesini yarım bırakıp dilini ısırdı. Kısa bir sessizlikten sonra yeni bir şeyler ekledi; "Cesar ve benim dudaklarımız birbirleri için yaratıldıysa bu benim suçum değil!" Umarım kıvırabilmişimdir, diye düşünmekten kendini alamamıştı.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Catherine Lettice Karle
Slytherin 3. Sınıf
Slytherin 3. Sınıf
avatar

Mesaj Sayısı : 204
Yaş : 23
Nerden : Bursa
Tarafı : Karanlık
Kan Durumu : Safkan
Asa : Seçim Şansı
Rp Yaşı : 15
Kayıt Tarihi : 16/02/09
Ruh Hali :

MesajKonu: Geri: Catherine'in Odası   Paz 18 Ekim 2009, 13:59

Cath, Ada'nın dilleri-ağzının-içinde-dans-ettirmek deyiminden sonra iğrentiyle yüzünü buruşturdu. Olivia'yı, Cesar'ın ağzına dilini sokarken hayal ettiğindeyse kusmak üzereydi. Aah! Aşk insanı gerçekten böyle aptallıklara götürüyor olmalıydı. Ama bu aptallılar, yine de Olivia'dan beklenmeyen aptallıklardı. O da rahatsız olmuş olmalıydı ki, yüzü saç tiplerine kadar kıpkırmızı oldu. Oliş'i bu halde görmek herkese nasip olacak bir şey değildi. Bu yüzden bu anın zevkini doyasıya çıkardı. Tam yeni bir saldırıya geçmek üzereydi ki Olivia'nın sesi duyuldu;
"Hey üstüme gelmeyi kesin! Hufflepuff'lılar gibi hissetmek uzak durabilir. César'la en sevdiğim ortak yanımız kötülük düşkünlüğümüz zaten. Seni birkaç sene sonra göreceğim Cath. Ada, Sachie ile neler yaptığını..."
Sachie.. Olivia tabu kelimeyi söylemişti. Kısa bir an için huzursuz bir sessizlikle doldu oda. Cath, Ada'nın yüzüne bakmaya cesaret edemiyordu. Olivia'nın derhal bir şeyler söylemeye devam etmesini diledi. Ve dileği yerine geldi!
"Cesar ve benim dudaklarımız birbirleri için yaratıldıysa bu benim suçum değil!"
Olivia'nın bu sözü karşısında bir kahkaha patlattı. Tanrım! Olivia'ya neler oluyordu böyle? Gerçekten tek bir erkek mi onu böyle sevgi pötürcüğü haline getirmişti? Bunu anlamak için yaşamak gerekliydi. Yaşamak içinse Aaron.. Cath, Aaron'u aklına getirdiğinde yüzünde oluşan gölgenin fark edilmediğini umarak Olivia'ya saldırıya devam etti;
''Olivia! Sen tam bir sevgi pötürcüğü olmuşsun! Laflara bakar mısın Ada?'' sesini Olivia'nınkine benzetmeye çalışarak;
''Cesar ve benim dudaklarım birbirimiz için yaratılmış!'' dedi. Bunun üzerine Ada ile birlikte kısa süreli bir kahkaha krizi geçirdiler. Bu sırada Olivia kızgın bakışlarla onları izliyordu. Cath ona aldırmayarak devam etti;
''Oliş ve Cesarcığın dudakları! Aman Tanrım romantiklikten kırılıyor.''
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Baptiste César Karle
Slytherin 4. Sınıf & Öğrenci Başı
Slytherin 4. Sınıf & Öğrenci Başı
avatar

Mesaj Sayısı : 17
Yaş : 29
Tarafı : Karanlık.!
Gölgelere saklanır ruhum, göremezsin. Bir anda saldırırım, hissedemezsin.
Kan Durumu : Safkan elbette!
Asa : *Kırılma Noktası*
Rp Yaşı : 15
Rp Sevgilisi : Kargaşa tanrıçası* ♥️ Olivia ♥️
Kayıt Tarihi : 03/09/09
Ruh Hali :

MesajKonu: Geri: Catherine'in Odası   Paz 18 Ekim 2009, 16:00

Huhh.. Bu ne sıcak böyle?! Alnından süzülen terleri silerken göz ucuyla gördüğü Mel'i takmadan merdivenlere atlayıp yukarı çıktı. Evde olması gereken uzunca bir süreyi karargahta hizmet ederek geçirmişti. Erech'e göre bu gurur duyulması gereken bir olaydı. Kendi düşüncesiyse tam aksine hakaret olduğu yönündeydi. Yeterince büyümemişmiydi artık? Kaçırılma olayında ne kadar iyi olduğundan bahsediliyordu sürekli karargahta. Yeni bir görev için aday olduğundaysa ismi olabileceklerin en sonunda yer alıyordu! Belki de César onu getir César bunu götür çok daha hoşlarına gidiyordu. Lord'u gördüğü bir kaç seferinde neredeyse heyecandan ölüyordu. Karargahta olmanın en güzel yanı da O içerideyken konuşmalarını duyabiliyor olmaktı. Bir gün en sadık hizmetkar olacaktı. Bu kezde Erech ayak işlerine bakardı artık. İçten tiz bir kahkaha attı. Düşüncesi bile ne kadar güzel!
Karanlık koridorda yürürken her zamanki gibi odalardan gelen sesleri dinledi. Cath yine saçma sapan şeylere gülüyor olmalıydı. Ah şu kızlar... Kuzenini ne kadar sevsede bu huyundan nefret etmemek kolay değildi. Her zaman olur olmadık şeylere ne kadar da çok gülerdi. O'nu anlamakta zorlanıyordu, hem de çok fazla.
Odasına girdiğinde büyük bir rahatlama kapladı bedenini. Burada olmanın nasıl olduğunu unutmak üzereydi. Yüzünde beliren gülümsemeyi sabit tutarak dolabına yöneldi. Tşörtü terden vücuduna yapışmıştı, tanrım ne kadar iğrenç! Hızla çıkartırken dolabı açtı. Borgin ve Burks'ten aldığı Lord'a ait olduğu ileri sürülen tşörtünü bulamayınca sinirle kükredi. Cath! En başından beri almak için yalvardığı tşörtü sonunda O evde değilken almış olmalıydı. Hırsla odadan çıkarken cebindeki kağıdı masasının üzerine fırlattı.
-Lord'un el yazısıyla yazılmış bir kağıt. O'nu toplantı sonrası şöminenin yanında bulmuştu. Yazanları okumak için her şeyini verebilirdi!
Cath'in kapısını tüm gücüyle yumruklarken O'na yapacaklarını düşünüyordu. Belki Crucio kullanıp acı çektirirdi. Bu fikirle dudakları gülümsemek için hareketlendi fakat kapı açıldığında gördüğü manzara karşısında donup kaldı.
Olivia!
Olduğundan daha çıplak hissettiği bedenini saklamak için kollarını önünde birleştirdi. Koşarak odasına dönmek istiyordu ama en az kızlar kadar donmuş haldeydi.
Lanet olsun!
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Adalicia Bérnard
Ravenclaw 5. Sınıf & Öğrenci Başı
Ravenclaw 5. Sınıf & Öğrenci Başı
avatar

Mesaj Sayısı : 919
Yaş : 25
Nerden : Marsilya
Rp Düzeyi : Çığır açan, akla zarar!
Tarafı : Karanlık
Kan Durumu : Safkan
Asa : Ay Işığı
Rp Yaşı : 17
Patronus : Denizatı
Kayıt Tarihi : 17/02/09
Ruh Hali :

Ek Bilgiler
Hogwarts Görevi: Okul Korosu Görevlisi & Tüy Kalem Yazarı & Ravenclaw Quidditch Takımı Kaptanı & Arayıcısı

MesajKonu: Geri: Catherine'in Odası   Paz 18 Ekim 2009, 16:54

Olivia'nın ağzından çıkan isim ile suratını tanımsız bir ifade aldı Adalicia'nın. Dadısından duyduğu aşk hikayelerinin sonunda, ayrılıklar yaşandığı zaman, neden arkadaş kalamadıklarını şimdi anlıyordu. Büyük aşklar, büyük kavgaları beraberinde getiriyordu. Ve kavgasız ayrılan iki aşık olacağını hiç sanmıyordu Adalicia. Yani ‘arkadaş kalmak’ deyimi, tamamen yalandı. Sachie’nin Adalicia’ya kattığı şeylerden biriydi işte bu. Onunla çıktığı 3 sene boyunca, birbirinden farklı, kimisi acı kimisi tatlı tecrübeler edinmişti. Onunla çıktığına asla pişman değildi. O, Adalicia’nın ilk aşkıydı. Ve hep ilki olacaktı. Ayrılmalarının Aydınlık-Karanlık çatışması yüzünden oluşu bile, Adalicia’nın olgunlaşmasını sağlamıştı. Ama yine de, onun adını duyduğu zaman bembeyaz suratı kasılıyor, daha da beyazlaşıyor; gözleri hüzün ve öfke ile doluyordu. Vücudunun bu isime olan tepkisinin, kısa süre sonra geçeceğini bildiği için çok huzursuz olmasa da, suratı biçim değiştiriyordu işte.
Olivia’nın, kelimeyi dolandırmaya çalışmasının ardından, Catherine’in ona destek oluşuyla suratını eski haline döndürmeye çalıştı. Burada sevdikleri ile birlikte, eğleniyordu! Kimsenin bunu bozmaya hakkı yoktu. Sachie, yaşanmış ve bitmiş bir şeydi. Buna alışması gerekiyordu. Alıştığını göstermek istercesine, saçlarını tepesinden topladı. Toplu saç Adalicia’nın güzelliğini mükemmel derecede ortaya çıkarıyordu. Topladığı saçını, büyük bir özenle, asası ile tutturdu. Asasının kafasında sallanması, dışarıdan bakıldığında komik bir görüntü oluştursa da, çok yararlıydı aslında! Asasının, etrafındaki tüm negatif güçleri çektiğine inanıyordu Adalicia. Bu yüzden asasını, pelerinin cebinde değil, başının üstünde taşımayı uygun görüyordu. Hem kullanımı daha pratikti, ani bir düello durumunda, pat diye çekebilirdi asasını!
Olivia ve Catherine’in izlediği sessizliği bozmak için, tam ağzını açacaktı ki, kapının büyük bir gürültüyle açılışına tanık oldu. Gözlerini Olivia’dan alıp, kapıya diktiğinde koca bir kahkaha patlattı. ‘İti an, çomağı hazırla’ deyiminin gerçekleştiğini ilk defa görüyordu. César’ın dedikodusunu yaparken, César çıka geliyordu. César’ın suratına yerleşen şaşkınlık görülmeye değerdi. Bu olayın üzerine, kahkahasını en tiz seviyesine çıkardı ve César’a alaycı alaycı bakmaya başladı. Sokağın ortasında, çırılçıplak kalmış bir kadını andırıyordu César. Kadın, göğüslerini kapatmaya çalışırdı. César’da tüm vücudunu sarmaya çalışıyordu işte. Besbelli, Adalicia’yı görmemişti ama Olivia’nın varlığı bile dondurmuştu çocuğu.
“Tinicik minicik Césarcık! Ne iyi ettin de geldin. Biz de tam senle Olivia’nın cinsel ilişkinizden, ay pardon aşkınızdan bahsediyorduk!”
İleri gitmiş olabilirdi, öyle olsa bile Olivia’dan daha az can yaktığı kesindi! Olivia ‘Sachie’ diyerek Adalicia’nın canını acıttığına göre, Adalicia’ya da can acıtma hakkı doğuyordu. César ile zaten yıldızları barışmıyordu. Bu lafın ardından, ne olurdu kim bilir?

_________________
~

No matter what you say, I ain't going no where.
No matter what you think, I'm a always be there.
The love that we share relieves inside of me..

Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Misafir
Misafir



MesajKonu: Geri: Catherine'in Odası   Paz 18 Ekim 2009, 18:08

Adalicia'nın yüzündeki değişmeyi görmüştü Olivia. Bu onun için son derece fena bir durum arz ediyordu. Olivia duyduğu vicdan azabını hafifletmek için çevreye bakındı bir süre. Ardından Cath bozdu bu kasvetli durumu. Onun dalga geçişi bile sessizlikten daha hoş geliyordu şimdi. Haksız olduklarını hiç düşünmedi. Sevgi pıtırcığı olduklarını hiç inkar etmiyordu. Gönülden bir aşkla bağlıydı ona. Ve fiziksel yakınlıklarının ağızlara dolaşması da artık rahatsız etmiyordu. Kime neydi ki? Olivia herkesin dedikosunu çok rahat şekilde yapardı. Bu durumda kendi dedikodusunun da aynı miktarda yapılması normaldi. Bu yüzden aldırmamaya çabaladı.
Bir anda kapıyı yumruklama sesi duyuldu. Olivia'nın yüreği ağzına gelmişti. Acaba evi seherbazlar mı basmıştı? Hayır öyle olmamalıydı. Son anlarını Aethra'dan uzak, ömrünün kalanını Azkaban'da geçiremezdi. Kapı bir anda açıldığında, soluğunu tutmuştu Olivia. Birkaç saniye sonra karşısındaki yüz ve gayet çekici* vücudu gördüğünde ise yüzündeki tüm sinir hoş bir sırıtma ve kıpkırmızı bir utanca bırakmıştı kendini. Gözlerini dikip baksa mı, görmemiş gibi mi yapsa; karar verememişti! “Tinicik minicik Césarcık! Ne iyi ettin de geldin. Biz de tam senle Olivia’nın cinsel ilişkinizden, ay pardon aşkınızdan bahsediyorduk!” Ah, Adalicia! Biricik arkadaşının üzerine tanımaması gerektiğini fark etti intikam konusunda Olivia. Zaten yeterince kızarmış yanakları alev almıştı adeta. Bir şey dese kekeleyeceğini tahmin etti. Sessizlik ise yeniden rahatsız ediciydi. Biricik sevgilisinin bu sıkıntılı durumda kalmasına izin vermemeliydi. O da en az kendi kadar sıkıntılı bir haldeydi çünkü. Üzerindeki pembe geceliğin kemarlarını bacaklarını iyice örtebilmek istermiş gibi çekiştirdi. Oysa zaten dizinin altındaydı etekler.Gözlerini Adalicia'dan César'a çevirerek; "Bu iki dedikoducunun benimle uğraşmaktan daha önemli bir işi kalmamış." diyebildi yalnızca. Adalicia'nın iddiasını nasıl çürüteceğini ise bilememişti. Cinsel yaşam. Uvv, tüyleri ürpermişti. Sevgilisinin utangaç bir şekilde vücudunu saklama çabası onu kahkaha atmaya teşvik etse de, alt dudağını ısırıp buna engel oldu.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Catherine Lettice Karle
Slytherin 3. Sınıf
Slytherin 3. Sınıf
avatar

Mesaj Sayısı : 204
Yaş : 23
Nerden : Bursa
Tarafı : Karanlık
Kan Durumu : Safkan
Asa : Seçim Şansı
Rp Yaşı : 15
Kayıt Tarihi : 16/02/09
Ruh Hali :

MesajKonu: Geri: Catherine'in Odası   Paz 18 Ekim 2009, 19:12

Cath, söylediği alaylı cümlenin ardından yumruklanan kapıyla anlık bir irkilme yaşadı. Daha sonra bu duygu yavaşça sinire dönüştü ve tüm bedenini etkisi altına aldı. Kim, hangi cürretle kapısını böyle saygısızca çalabiliyordu? Erech olmasını ve bir güzel kavga etmeyi umarak hışımla yerinden kalktı ve kapıyı sertçe açtı. Karşısında gördüğü manzara karşısında az daha kahkahayı patlatıyordu fakat César'ın niye bu aceleyle geldiğini tahmin ettiği anda bundan vazgeçti. Demek tişörtün yokluğunu fark etmişti. Hızlıca odasına göz gezdirdi. Çok şükür ki dışarda bırakmamıştı. César'ın Olivia karşısında kendisini örtme çabaları, Ada'nın alayı ve Oliv'in açıklama yapmaya çalışması Cath'e toparlanması için zaman tanımıştı. Şimdi tek yapması gereken haksızken haklı konumuna çıkmaktı. Ki bu, onun göbek adıydı. Hemen suratına o sinirli ifadeyi yerleştirdi ve César'a çıkıştı;
''Ne yaptığını sanıyorsun Tanrı aşkına! Ne kadar hassas bir dönemde olduğumuzu ve böyle ayılıkların* insanın yüreğini ağzına getirdiğinin farkında değilsin herhalde? Ne zaman düşünerek hareket etmeye başlayacaksın bunun merakı içersindeyim César''
Evet, iyi sayılırdı. Şimdi tek yapması gereken onu Olivia karşısında biraz daha utandırıp konuyu değiştirmekti. César'a konuşma fırsatı vermeden alaycı tonu geri dönmüş olan sesiyle atıldı;
''Ayrıca hangi akla hizmet çıplak dolaşıyorsun? Şu görüntüyü biraz daha izleyecek olursam kusacağım ve sana temizleteceğim haberin olsun.''
César iyice kızarmıştı. Planı başarıya doğru dört nala koşuyordu. Tek yapması gereken César'ın bu utangaçlığının biraz daha devam etmesi için dua etmekti. Ve Cath, yapılması gerekeni her daim yapardı..
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
 
Catherine'in Odası
Sayfa başına dön 
1 sayfadaki 1 sayfası
 Similar topics
-
» Moderatör Odası

Bu forumun müsaadesi var:Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
Verus Magia | Role Play Sitesi :: World Tour :: Paris :: ¨ Karle Malikanesi -
Buraya geçin: