AnasayfaKayıt OlGiriş yap

Paylaş | 
 

 Düğünden Bi'kaç Saat Önce.

Önceki başlık Sonraki başlık Aşağa gitmek 
YazarMesaj
Valencia Béatrice Quella
Seherbaz
Seherbaz
avatar

Mesaj Sayısı : 20
Yaş : 23
Nerden : *Londra
Rp Düzeyi : Afet
Tarafı : Aydınlık
Kan Durumu : Safkan
Asa : [Karışık Düzen]
Rp Yaşı : 23
Patronus : sincap
Rp Sevgilisi : ...
Kayıt Tarihi : 24/02/09
Ruh Hali :

MesajKonu: Düğünden Bi'kaç Saat Önce.   C.tesi 19 Eyl. 2009, 21:00

Neden mi buluşmuşlardı?
Bilmiyordu ki...

Aklına esmişti sadece ya da...
Leo'yu sonsuza dek geline teslim etmeden görmek istemişti, sonsuz bağlılık yemininden sonra o evli bir adam olacaktı. Valencia'ya göre... Ne kadar kötü. Ya da ne kadar uzak... Hiç bir zaman bir adama sonsuza dek bağlanmayı düşünmemişti, her kızın rüyalarını süsleyen(!) o gelinliği giymeyi hiç bir zaman istemememişti. Belki de bu yüzden bu kadar uzaktı bu fikir ve belki de bu yüzden son kez görmek istemişti onu. Hayatı değişmeden önce, birilerine bağlanmadan önce. Daha serbesttiler şu anda birkaç saat sonraya göre. Zamanın her yarayı sardığını söylerler, her durumu kabullenmeyi sağladığını. Çoğu yazar, çoğu şair, düşünürler, bilginler hep bunu savunurlar. Yelkovan ile akrep birbirini takip ederken olayları akışına bıraktığınızda her şey normale döner, birbirini takip eden o ikili sanki rakamların üzerinden geçip giderken sizin yaralarınızıda sararlar. Kim demiş böyle şeyleri Merlin adına! Hepsi koca bir yalandan ibaret bence. Yalan, yalan, yalan! Zaman ilerledikçe evet çok şey değişiyordu fakat bu değişimler genç bayanı mutlu etmiş miydi? Şimdi bir arkadaşı daha o saçma yeminleri edecekti sanki gerekliymiş gibi. Hiç istemiyordu evlenmelerini, Leo'nun hiç bir şeye bağlı olmasını. Herşeyin eskisi gibi kalmasını istiyordu, her istediklerini yapabilmelerini ya da her istediği zaman onu görmeyi. Ama yakında hayatını başka birine bağlı yaşamaya başlayacaktı ve bu Valencia'yı deli ediyordu. Düşünceleri arasında kapıyı açtı yavaşça, içeriye ilk adımını attığında derin bir nefes aldı ve ilerledi karşısına gelen ilk masaya doğru. Leo gelmemişti daha, oturup beklemeye başladı. Sakin kalacaktı. Bu herkes için en iyi olanıydı, istemediğini Leo'nun gözüne sokarak onu kaybedebilirdi. Ve... Bunu asla istemezdi. Leo'yu beklerken gözlerini pencereye dikti. Oturduğu yerden Paris'in eşsiz güzelliklerini izlemek ayrı bir huzur veriyordu Valencia'ya. Ama bu gece olmamıştı aynı şey... Gözleri Paris'in büyüsüne kapılmışken duyduğu kapının sesiyle tekrar gerçeğe döndü. Dudakları daha sıkı kapandı, istemediğin birşeyi söylememek üzere gözleri kapıya doğru dönerken.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Leonard V. Winchester
Dervish ve Banges Sahibi
Dervish ve Banges Sahibi
avatar

Mesaj Sayısı : 699
Yaş : 24
Nerden : Madrid / İspanya
Rp Düzeyi : Afet
Tarafı : Aydınlık * Kutsal Güç Lideri.
Kan Durumu : Safkan
Asa : Dizginsiz Ebediyet
Rp Yaşı : 24
Patronus : Çift Boynuzlu Ejderha
Özel Yetenek : Vampir
Kayıt Tarihi : 07/06/09
Ruh Hali :

MesajKonu: Geri: Düğünden Bi'kaç Saat Önce.   C.tesi 19 Eyl. 2009, 21:28

Hafiften esen rüzgar ruhumdaki bütün ağırlığı alıp uzaklara, çok uzaklara götürüyordu. Ayaklarım beni gideceğim yere götürüyordu ancak beynim tamamen durmamı söylüyordu. Beynim formdan düşmüştü. Beni kontrol edemiyordu artık. Yaşlanıyorum oğlum, diye geçirdim içimden. Evleneceğimi düşündükçe de yaşlanma hissim son haddine vuruyordu. Bir yandan, fiziksel anlamda hiç yaşlanmayacağım da aklıma geliyor ve beni bir düşünce seline sürüklüyordu. Şu bizim serseri çocuk Leo evleniyor muydu yani? Çapkın Leo kendini bir kıza mı kaptırmıştı? Vay be! Bu da olmuştu sonuçta. Başımı silkileyip bütün düşünceleri kafamdan uzaklaştırdım. Eğer bir şey yapıyorsan sonuçlarına katlacaksın Leo, diye düşündüm. Yol boyunca kendimi azarlamıştım. Kendimle kavga etmeyi bıraktığımda iki katlı yapının önüne gelmiştim. Adımlarımı hızlandırdım ve kafe bölümüne yöneldim koşar adımlarla. Etraf sakindi genellikle. Zaten buraya ilk defa geliyordum. Bu sakinlik buraya özgü de olabilirdi. Merdivenlerden çıkıp holün sonundaki kapıya uzandım ve yavaşça kolu çevirip kendimi içeride buldum. Oradaydı camın kenarında. Masaya gidip oturdum. Bakışları bana çevrilmişti. "Hala bir şansım var ha! Düğün daha başlamadı." dedim ve kendi yaptığım espriye gülmeye başladım. Ancak o gülmüyordu. Ona komik gelmemişti sanırım. Bir anda utanıp gülmeyi kestim. Ne var? Bence gayet güzel bir espriydi. Off ben ne biçim adamdım ya? Şurada bile komik bir şeyler buluyordum. Hemen ciddileştim. Onun bu halini görüp de nasıl saçma sapan konuşurdum? Off! Hiçbir şey yokmuş gibi mi davranacaktım? Uzanıp elini tuttum. Bilmem içimden öyle geçmişti.

_________________


My name is Death! And the End is here...
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Valencia Béatrice Quella
Seherbaz
Seherbaz
avatar

Mesaj Sayısı : 20
Yaş : 23
Nerden : *Londra
Rp Düzeyi : Afet
Tarafı : Aydınlık
Kan Durumu : Safkan
Asa : [Karışık Düzen]
Rp Yaşı : 23
Patronus : sincap
Rp Sevgilisi : ...
Kayıt Tarihi : 24/02/09
Ruh Hali :

MesajKonu: Geri: Düğünden Bi'kaç Saat Önce.   Ptsi 21 Eyl. 2009, 18:03

Dökülür yapraklar her yeni sonbahara. Kalbindeki tamamlanmamış şarkıların notaları gibi sıçrar durur her yana. Gün batımındaki güneş kadar turuncu, savrulur nemli toprağa. Kupkuru dudaklarına damlayan yağmur gibidir koyu renk örtünün üzerine düşen yaprak. Üstüne bir gecelik geçirmek misali, yepyeni bir kostüm giyer doğa. Sessiz kostüm, sarhoş eder genç kızı. Alır kendinden, götürür bambaşka diyarlara.
Çıktığı yolculukla keyfi yerine gelir kızın. Dünyadaki herkesten daha harika olduğunun fakına varır hayal gücünün. Dev bir köprünün, çelikten halatlarla bağlanması gibidir algıları. Buna karşın, gerçeğe düşkünlüğü incecik bir misinayla kıyaslanabilir ancak. Onu olması gerektiği yerden alıkoyan tek şeydir gürültü. Koşuşturmacanın içinde bir camın parçalanması gibidir hayat. Ne denli kolay kayıp gittiğinin farkına varamazsın bile. Oksijen parçacıkların havada yer değiştirirken çıkardığı sesi dahi duyamadan kapatırsın gözlerini dünyaya. Oysa o muhteşem melodi, öylesine rahatlatır ki canlıyı… Bilemez kimse.

Genç adamın masanın öbür ucuna oturmasını bekledi sakince, dışarıdaki görüntü yine bütün sinirini alıp götürmüştü sanki. Bu yüzden seviyordu burayı, diğer yerlerden farklı bir havası vardı Valencia'ya göre. Gözlerini tekrar Leo'ya çevirdi ve gülümsemeye çalıştı sakince. Damat bey kendisine har zamankinden fazla özenmişti bugün ya da Valencia'nın minicik bir şeyi saçmasapan şeylere çevirebilme yetisi olduğu için ona böyle gelmişti. 'Tabi bugün en mutlu günü. Hah, ne kadar mutluyum senin için Leo.' Kendi kendisiyle konuşmasına bir ara vermesi gerektiğini düşünürken, Leo'nun sesi onu bütün düşüncelerinden uzaklaştırmıştı zaten.

"Hala bir şansım var ha! Düğün daha başlamadı."

Ne kadar komik.
Ya da evet bir şansın varken kaç kurtar kendini. Saçmaladığının farkındaydı her zaman ki gibi ama kendine hakim olamıyordu sanki, beyni bu düğün fikriyle hala çalkalanıyordu. Leo'nun gülmesine aldırmadan somurtmaya devam etti. Bunu onu üzmek için yapmıyordu sadece içinden gülmek gelmiyordu. Konu hayatını birine bağımlı yaşamak olunca ister istemez somurtuyordu her an. Leo da gülmeyi bırakmıştı, Valencia biraz üzüldü. Onun da moralini bozuyordu ve buna hakkı olmadığını biliyordu, sonuçta bugün onun hayatındaki en güzel gün olmalıydı. Bugünü berbat edemezdi. Leo ellerini tuttuğunda, içinde oluşan ürpertiyle elini bir an çekse de tekrar tuttu sonra. Ne yapmalıydı? Onu üzmemek için yalan mı söylemeliydi hisleri konusunda? Birşeyler söylemek için dudakları aralanmadan önce derin bir nefes aldı.


"Bu şansını iyi değerlendir bence. Eşyalarını toplamana yardım edebilirim."

Oups.
Ne söylemişti öyle!
'Saçmalıyorsun Val!'
Boşlukta hissediyordu kendini Valencia. Ucu ne kadar uğraşırsa uğraşsın gelmeyen bir boşluk. Hani kabuslarınızdan düşerek uyanırsınız da, her şeyin soyut dünyada kaldığını görürsünüz ya, Valencia'nınkiler adeta somut olarak ona bakıyorlardı. Her ne kadar arkadaşını üzmemeye çalışsa da bu düğün konusunda olumlu olamıyordu işte. Bazı şeyleri kafasında büyütüyor olabilirdi ama bu gerçekti. Sonu hiçbir zaman eline geçemeyecek bir gerçek, onu boğan; hatta delirmesine yol açan bir gerçek. Gerçek demeti... Hani insan içindekileri anlatmak ister de, anlatamaz ya. O durumdaydı. Konuşmaması gerekiyordu. Bu kimse için önemli olmasa da susması... Ya da biri için önemlidir söyledikleri. Leo.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Leonard V. Winchester
Dervish ve Banges Sahibi
Dervish ve Banges Sahibi
avatar

Mesaj Sayısı : 699
Yaş : 24
Nerden : Madrid / İspanya
Rp Düzeyi : Afet
Tarafı : Aydınlık * Kutsal Güç Lideri.
Kan Durumu : Safkan
Asa : Dizginsiz Ebediyet
Rp Yaşı : 24
Patronus : Çift Boynuzlu Ejderha
Özel Yetenek : Vampir
Kayıt Tarihi : 07/06/09
Ruh Hali :

MesajKonu: Geri: Düğünden Bi'kaç Saat Önce.   Ptsi 21 Eyl. 2009, 18:54

Ellerini çekmek ister giydi aslında. Ben de fazla sıkmak istemiyordum. Sonuçta bir vampir saç okşama amacıyla bile birinin kafatasını paramparça edebilirdi. Dikkat etmek zorundaydık adamım. Bizler farklıydık. Karşımdakinin avlamak istediği tiplerden işte. Aslında şikayetçi değildim ama dikkat etmek bana göre değildi. "Bu şansını iyi değerlendir bence. Eşyalarını toplamana yardım edebilirim." dedi hayet ciddi bir sesle. Ben her ne kadar şaka yapıyor sansam da. Ama o gerçekten ciddiydi ve bu benim dikkatimi fazlasıyla çekmişti. Ne istiyordu? Onunla kaçmamı mı? Gözlerine baktığımda bu gayet iyi bir fikir gibi geliyordu. Ama, Eva'nın ben gittikten sonraki hali göz önüme geliyor ve aklımı allak bullak ediyor, düzgün düşünmemi engelliyordu. Off! Aynı anda iki kişiye mi aşık oluyordum yani? Ne yapmak istiyordum, kimi istiyordum? Lanet olsun! diye geçirdim içimden. Neden bir kopyam yoktu ki? "Bilmiyorum Val! Ne yapmam gerektiğini bilmiyorum?" dedim ellerimi onunkilerden çekerken. İstediği sadece arkadaşlıktı zaten. Saçma sapan düşüncelerimi aklımdan silip atmalıydım. An geçtikçe bunu anlıyordum.

_________________


My name is Death! And the End is here...
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Valencia Béatrice Quella
Seherbaz
Seherbaz
avatar

Mesaj Sayısı : 20
Yaş : 23
Nerden : *Londra
Rp Düzeyi : Afet
Tarafı : Aydınlık
Kan Durumu : Safkan
Asa : [Karışık Düzen]
Rp Yaşı : 23
Patronus : sincap
Rp Sevgilisi : ...
Kayıt Tarihi : 24/02/09
Ruh Hali :

MesajKonu: Geri: Düğünden Bi'kaç Saat Önce.   Ptsi 21 Eyl. 2009, 19:39

"Bilmiyorum Val! Ne yapmam gerektiğini bilmiyorum?"

Elini neden çekti ki şimdi? Yüzüne masum bir ifade vermeye çalıştı ve gözlerini ona çevirdi. Tanrım! Onu üzmemeliydi. Bu Val'e de istemediği bir acı veriyordu. Bu gece kafasını karıştıran birden fazla şey vardı. Valencia hayatı boyunca ilk kez kendini bu denli savunmasız ve düşüncelerini kontrol altına alamayacak kadar zayıf hissediyordu. Bakışlarına bile söz geçiremiyordu; onları o kadar masanın arasından sızan ışığın aydınlattığı sert zemine yönlendirirken dönüp dolaşıp Leo'nun gecenin acımasız karanlığı kadar koyu, doğadaki renk cümbüşünün en çekici tonuna sahip gözlerine odaklanıyorlardı. Anlayamadığı bir şey, gözbebeklerini onunkilerden ayırmasına engel oluyordu. Kendini öylesine tuhaf hissettiriyordu ki Val şaşkınlıkla kalakalmıştı. Kendisini toparlaması gerekiyordu. Olağanüstü bir çabayla gözlerini ellerine çevirirken hızlı hızlı inip kalkan göğsünü sakinleştirmeye çalıştı. Hafifçe yutkundu ve konuşmaya başladı.

"Leo üzgünüm. Ben biliyorsun... Düğün dernek bana göre değil. Senin kafanı karıştırmak istemezdim ama bir arkadaşımı daha kaybetmek istemiyorum."

Sözlerinden sonra yavaşça gülümsemeye çalıştı. En azından biraz rahattı şimdi açıklama yapmıştı Leo'ya ve bu daha az suçluluk hissetmesini sağlıyordu. Ama kaçma fikri çok cazip gelmişti Val'e. 'Neden olmasın?' Bir süre düşündü, kaçarlarsa olacakları. Gelinin halini, çekeceği acıyı. Ya Leo mutlu olmazsa? Ya da Val hep içinde bir suçluluk duygusu taşırsa? Bunların olmasını istemiyordu. Ama Leo'nun evlenmesi... Ne karmaşık bir gün! Daha Leo'ya karşı olan hislerini bile tam olarak anlamamışken, bir de diğerlerinin hislerini düşünmek... Bunlar çok fazlaydı. Aşk denilen şeyin özel olduğunu düşünmüştü hep, kararları yalnızca kalbi verebilirdi. Birine bağlanmaya karar verip ertesi gün kendini sahipli hissetmesi imkansızdı. Bu, bir anda oluveriyordu; kendi farkına varamamışken ansızın varlığını asla tanımlayamayacağı bir his ele geçiriyordu bedenini. Kime veya neden diye soramıyordu kendine, geceleri rüyalarında, gündüzleri düşüncelerinde, gözlerini kapadığı an gözkapaklarında beliriveriyordu hayali, vazgeçilmezi oluyordu. Ama Val için bunlar hiç bir zaman geçerli olmamıştı, onun için aşk değerini yitirmiş bir eşya gibiydi, bütün güzelliği yok olmuştu, bir daha hatırlanmamak üzere tozlu raflardan birine kaldırılmıştı. Şimdi hissettikleri ise tamamen saçmalıktan ibaretti. 'Evlenmek üzere olan bir adam. Yeni hedefin bu mu Val. Ayrıca bu adama arkadaşım dediğini unutmayalım.' Neler düşünüyordu yine. Herşey giderek daha karmaşık hale geliyordu. Kaçmak fikri artık daha değerliydi Val için. Yine sözlerinin gereksizliğini farkettiğinde artık çok geçti. Gülümsemeye ve Leo'yu şaka yaptığına inandırmaya çalıştı.

"Ama hala eşyalarını toplayabilirim."
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Leonard V. Winchester
Dervish ve Banges Sahibi
Dervish ve Banges Sahibi
avatar

Mesaj Sayısı : 699
Yaş : 24
Nerden : Madrid / İspanya
Rp Düzeyi : Afet
Tarafı : Aydınlık * Kutsal Güç Lideri.
Kan Durumu : Safkan
Asa : Dizginsiz Ebediyet
Rp Yaşı : 24
Patronus : Çift Boynuzlu Ejderha
Özel Yetenek : Vampir
Kayıt Tarihi : 07/06/09
Ruh Hali :

MesajKonu: Geri: Düğünden Bi'kaç Saat Önce.   Ptsi 21 Eyl. 2009, 19:50

"Leo üzgünüm. Ben biliyorsun... Düğün dernek bana göre değil. Senin kafanı karıştırmak istemezdim ama bir arkadaşımı daha kaybetmek istemiyorum." Ah evet! Tabi ya... Aşka düşkün olan bi bendim. Gerizekalı herifin tekiydim işte. Ne zamandır beri kendimi birine bağlıyordum? Her gece başka bir yerde uyanan Leo, şimdi de aşık mı oluyordu. İçimden etrafı dağıtmak geliyordu. Her yeri yıkmak. Öneüme ne gelirse. Duvarları yumruklamak. Yıkana kadar yumruklamak. Ya bunları yapacaktım. Ya da Valencia'ya ne hissettiğimi gösterecektim. "Ama hala eşyalarını toplayabilirim." Bu da bana komik gelmemişti. Yapmacık olduğu gayet belli olan bir gülümseme attım. Sonradan yine somurttum. Off! Kafamın ne kadar karışık olduğunu asla bilemezdi. Ama gösterecektim. Elini tuttum. Daha doğrusu bileğini. Etrafa bakıp kimsenin bize bakmadığına emin oldum. Ve tek bir asa hareketiyle dükkanıma doğru ışık hızıyla yol aldık.

_________________


My name is Death! And the End is here...
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Sponsored content




MesajKonu: Geri: Düğünden Bi'kaç Saat Önce.   

Sayfa başına dön Aşağa gitmek
 
Düğünden Bi'kaç Saat Önce.
Önceki başlık Sonraki başlık Sayfa başına dön 
1 sayfadaki 1 sayfası
 Similar topics
-
» YaKuP Ekİn HEP SENİN YÜZÜNDEN!
» 99 Saat İçinde online Olan Üyeler
» Tarih ve Saat Ayarları
» Saat Formatı hakkında
» BUYRUN SÜPER SAAT KODU ..

Bu forumun müsaadesi var:Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
Verus Magia | Role Play Sitesi :: World Tour :: Paris :: ¨Champ Elysees  :: ¨Pleine Lune -
Buraya geçin: