AnasayfaKayıt OlGiriş yap

Paylaş | 
 

 Yıllar Sonra Farklı Bir Boyut*

Önceki başlık Sonraki başlık Aşağa gitmek 
YazarMesaj
Renée Lynn Tremere
Hogwarts Şifacısı
Hogwarts Şifacısı


Mesaj Sayısı : 377
Yaş : 25
Nerden : TheCityOfAngels
Rp Düzeyi : Oldukça debdebeli!
Tarafı : Kanımla imzaladım anlaşmayı, sevgilerimi verdim karanlık ruha karşı.
Kan Durumu : Safkan
Asa : Eros' un Oku
Rp Yaşı : 25
Patronus : Bufalo
Rp Sevgilisi : Kardan adamlar yaptım, hepsini kahramanım sandım, avuçlarımda eridiler...
Kayıt Tarihi : 15/02/09
Ruh Hali :

MesajKonu: Yıllar Sonra Farklı Bir Boyut*   Cuma 20 Şub. 2009, 20:15

Rol Oyuncuları: Renee Lynn Tremere & Andrew Jacob Fallon
Zaman ve kurgu: Öğle / Yaz / Karşılaşma

**

Bunca yılın ardından kendi ayakları üzerinde yaşamaya çalışmak... Ne kadar da zordu, Lynn daha yolun başındayken yorulmuştu. Her zaman hayatın kolay ve eğlenceli yüzünü gören genç bir kız için son bir sene içinde yaşadıkları katlanılamaz derecede can yakıyordu. Babasını aniden ortaya çıkan ve nedense* bir türlü çözümü bulunamayan bir hastalıktan kaybetmenin şokunu atlatamadan annesini de onun yanına uğurlamıştı, şu ana kadarki rahatlığının sebebi, en büyük güvencelerinin ani vedası Lynn' i derinden sarsarak biraz da olsa akıllanmasına* sebep olmuştu aslında. Onunla yaşıt olanlar çoktan bir işe girmiş, evine çıkmış, hayatının iplerini eline almıştı ama Lynn !
O bu acı kayıp yaşanana kadar bunların hiç birini hiç düşünmemişti. Umarsızca gezmiş, dolaşmış, eğlenmişti. Ve bugün kotunun cebindeki o kemik ve asa amblemli kağıdın kanıtladığı gibi, bir şifacı... Hogwarts' a atanmış genç bir şifacı olmuştu. Dört senenin ardından çocukluğunun geçtiği o muazzam şatoya dönmesi gerektiğini öğrendiği saniye ki hisleri tıpkı şu yaz günündeki hafif rüzgarın ince telli saçlarına verdiği şekil gibi karmakarışıktı. Bir an önce evine varmak istiyordu, belki de okuldan mezun olduğundan beri ilk kez bir sabah erken kalkmıştı. Ve bundan sonraki sabahlarında böyle olacağı fikri içini acıtıyordu.
Severn River nehrinin başında ki ara sokakta hafif bir pop sesiyle cisimlendi. Buraya yavaş yavaş alışıyordu. Yeni hayatının, yeni merkezi...
Hayatından çekip giden ailesinin ardından Lynn geri kalan herşeyi de soyutlamak istercesine buraya taşınmıştı. Los Angeles' da koca bir malikaneyi, işlerini, dükkanları bırakarak buraya gelmişti. Kaçmış mıydı? Kesinlikle!
Kısa sürede alışmıştı ama bu hafif tuzlu iyot kokusunun ciğerlerine verdiği tahribata. Hem ilk defa yalnız kalmış, kendi eliyle yaptığı yemeği yemiş ve bir insan nasıl ayakları üstünde durur kavramıştı. Ufak şımarık zengin kız ölmüştü Severn River' da. Lynn' ın hayatında aynı kalan tek isim eski birkaç arkadaşıydı. Kopamadığı, değer verdiği ama şu günlerde kendisinin kararlarına, isteklerine ve tavırlarına sonsuz şaşıran birkaç arkadaş işte... Ahh acaba şifacı olduğunu öğrendiklerinde napacaklardı? Sonuçta basit bir Hogwarts şifacısı, sadece* şifacı.
Asimetrik olarak yerleştirilmiş taş kaldırımlarda ilerlerken yüzünde ne anlama geldiği anlaşılamayan saçma bir gülümseme vardı. Memnuniyet mi?
Yoo hayır alışmadığı ve alışamadığı yeni bir yol için bu imkansızdı. Belki de sonunda kendi seçimini yapabilmenin verdiği mutluluktu bu, mesleğinin dışında koca bir gerçek varsa da artık Lynn' in bir ölüm yiyen olduğuydu. Ailesi yaşarken buna asla izin vermezdi herhalde. Ama O taa okuldan beri istediği emelini gerçekleştirmişti artık. Tek düze adımlarla ilerlerken olduğu yerde durmasına neden olan gelişme sonucunda ne diyeceğini ilk bilemedi. En favori aksesuarlarından olan güneş gözlüğünü çıkarıp ince hırkasının cebine asarken uzunca asasını çıkarmış eve büyü yapan adama ne diyeceğini tartıyordu. Salak mıydı bu yaa! Mugglelarla dolu bir kasabada açık seçik büyü yapma cürretine erişmişti. Herhalde bir muggle olsaydı elinde ki sopayla saçma sapan hareketler yapan bir deli olduğunu düşünürdü bu uzun boylu sarışın adamın.
Herhalde yeni taşınmıştı, ahh tamda kendi evinin yanıbaşına... Öff bir de akılsız komşular eksikti diye düşünmeden edemedi Ravenclaw' ın eski öğrenci başı. Hiçte onunla tanışmaya meraklı değildi yürüyüp eve gidebilirdi şuan, bu kararını almışken yinede içinde ki o dürtüuü bastıramadan söze girişiverdi;


"Heyy, asayı biraz daha kaldırsana Diagon Yolu' nun sonundan senin büyü yaptığını göremeyenler kaldı." dedi öncelikle o sırf kendisine özgü ipeksi ve ruha hitap edercesine konuşan ses tonuyla. Azarlarken, laf atarken, ezerken, severken hiç farketmez bu hitabet tarzı farklı bir etkiliydi. Karşısında ki O' na dönerken O gözlüğünü yeniden gözüne takmış eve gidince yapacaklarının planını düşünmeye başlamıştı bile. Günlük birine sataşma gereksiniminin bir kısmını da tamamlamıştı. Şuan mutluydu az çok. Cevabı beklediği nanosaniyede içinde adamı bir sarraf misali değerlendiriyordu. Neciydi? Her halde bu akıllan bir barda barmen falandır en fazla diye düşündü ilk... Ama tarafı? Bu aniden ortaya çıkan belirsiz ve Lynn' ın kararı ile de aklı kısa boyu uzun adam nedense bir tutam da esrarengiz gelmişti.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Misafir
Misafir



MesajKonu: Geri: Yıllar Sonra Farklı Bir Boyut*   Cuma 20 Şub. 2009, 21:29

Yine o aptal günlerden biri...Güneş tam tepesinde parlarken Andrew kendi gölgesine sığınıp bütün dünyadan kopmayı o kadar istiyordu ki..Issız sokakta hızlı adımlarla ilerlerken aklından tek geçen şey biraz olsun serinlikti.Alnından süzülen terler kirpiklerinden geçip gözlerini yakıyordu.Elinin tersiyle alnını sildi ve derin bir nefes aldı.Hava her zamankinden daha ağırdı ve içine çektiği her nefeste ciğerleri kuru havayla dolarken bu tempoyla yürümeyi sürdürmek gerçekten çok zordu.Adımlarını biraz daha yavaşlatırken gözleri geçtiği hiç bir yeri kaçırmamak için sürekli hareket ediyordu.Aciz çocukluğunun hatıraları üzerine çullanırken ondan bir kaç metre ilerdeki terk edilmiş eve dikti gözlerini.Yeniden bu eve dönmek ona ürkütücü gelmişti.Korkularıyla yüzleşmekten her zaman olduğu gibi yine kaçıyordu.Sıradan bir hayat sürdüğü dönemleri yani hayatının ilk sekiz yılını hafızasından silmek için büyük çaba harcamıştı.Şimdi neden böyle bir karar alıp bu sokağa döndüğünü kendi bile bilmiyordu.Sadece anlık verilen bir kararla hayatının rotasını tamamen tersine çevirmişti.Her zaman kaçtığı şeylere şimdi her zaman olduğundan daha yakın hissediyordu kendini.Yaşamındaki kör düğümü çözmesi için belkide burdan başlaması gerekiyordu,her şeyin başladığı yerden..
Sokağın her köşesinde büyük muggle çocukları tarafından itilip kakılan yaşıtlarına göre oldukça ufak,sarışın bir çocuk görüyordu.Hayatının ne yönde gittiğini bilmeden sadece korkularıyla yaşıyan,aciz bir velet.Üç yaşında sallandığı salıncak,beş yaşında peşinde koşturduğu küçük bir köpek ve sekiz yaşında hayatının tamamen değişmesine neden olan kaza.Sadece aptalca bir şekilde eğlenmeye çalışan iri yarı bir çocuğun ölümü belirdi gözlerinde."Kovaladığı ufak sarışın çocuk kaçarken takılıp düşüyor.Elinde hissettiği acı gözlerinin kararmasına sebep oluyor ve içindeki sapkın güç bir anda patlıyor.".Andrew elini yavaşça gebine sokup küçük bir taş çıkardı.Bu taşı o zamandan beri hep yanında taşıyordu.O'na ne olduğunu,nereden geldiğini hatırlatması için.Küçük,belkide pek masum olmayan bir çocuğun ölümüne sebep olduğunu hiçbir zaman unutmamak için.Bir anda içinde elindeki taşı fırlatıp ondan sonsuza kadar kurtulma isteği belirdi ama kendini tutup taşı yeniden cepine koydu.Kendini yeniden son derece aciz hissediyordu.
Elini bu sefer diğer cebine daldırıp neredeyse boşalmak üzere olan bir sigara paketi çıkardı.İçinden bir tane alıp yeniden cebine attı ve sigarasını yaktı.İçine büyük bir nefes çekerken kendini yeniden az da olsa rahatlamış hissetti.Sigara dumanındaki zehrin ciğerlerini yavaş yavaş tükettiği gerçeği onda sahte bir cesaret duygusu yaratıyordu.Kendi acınası hayatını bitirmekten korkuyordu.Her zaman istenmeyen kişi konumunda olmak onda kendine karşı derin bir nefret duygusu oluşmasını sağlamıştı.Son zamanlarda en büyük isteği hayatına son vermek istemesine reğmen asla o cesareti kendinde bulamamıştı.Belkide bu yüzden bu küçücük şeye bu kadar bağımlı olmuştu.Her nefeste onu yavaş yavaş öldürdüğü gerçeği için...
Sigarasından derin bir nefes daha alırken gözlerini eski evden ayırıp sokağın ilersindeki eski ama düzenli evlere dikti.Yeni evi buradan çokta uzak sayılmazdı.Yeni evine ve eski hayatının kalıntılarına kavuşmak için hiçte hızlı hareket etmiyordu.Sokağın bu kadar boş olması içinde garip bir his uyandırıyordu.Çocukluğunda her zaman cıvıl cıvıl olan sokakta şimdi kendini bir hayalet kasabadaymış gibi hissediyordu.Sigarasını kenardaki çöperden birine fırlatıp biraz daha hızlandı.Sonunda yeni evinin bahçe kapısına geldiğinde duraksadı.Bu ev ona bir yandan çok yabancı gelirken bir yandan hayatının önemli bir bölümünü kaplıyormuş gibiydi.Kapı kulak tırmalan tizlikte bir sesle açılırken Andrew ayaklarını hareket etmek için ikna etmeye çalışıyordu.Vücudundaki tek bir kas dahi emirlerine itaat etmekten kaçıyor,ona karşı geliyordu.Kendi kendine bundan sonra herşeyin iyiye gidiceğini söylemeye çalıştı ama boşunaydı.Hiçbir zaman hiçbir şeyin iyi gitmediğini hayat ona çoğu kez göstermişti zaten.Gerçekliğin ağır yükünü bir kez daha sırtlarken bahçeye adım attı.Elini belindeki asasına götürerek sıkıca kavradı.Soğukkanlı kendinden emin bir adamın arkasına saklanmış o küçük sarışın çocuk yeniden belirmişti.Evi güvenli hale getirmek için aklına gelen her büyüyü yapıyordu.

"Heyy, asayı biraz daha kaldırsana Diagon Yolu' nun sonundan senin büyü yaptığını göremeyenler kaldı."
Arkasından gelen sesle bir anda irkildi ve elinden geldiğince hızlı döndü.Oldukça etkileyici ve sinir bozucu bir ses tonu vardı.Andrew ilk başta parlayan güneşin gözüne girmesiyle sesin sahibini görmekte güçlük çekti.Çitlerin arkasında ona dönmüş ince bir siluet olduğu dışında pek bir şey göremiyordu.Zamanla ince siluet gittikçe belirginleşirken.Andrew sinirle asasını ona doğrulttu."Başkalarının işine burnunu sokmaktan vaz geçip kendi işine baksana.Ayrıca elinde asa olan birinin arkasından sinsice gelip bu şekilde konuşursan çok fazla yaşamazsın." dedikten sonra bayana sertçe arkasına dönüp son kalan büyüyüde yaptı.Asasını yerine yerleştirirken arkasındaki bayanın hala olduğu yerde durduğunu gördü."Laf anlamaz mısın sen? Az önce kendi işine bakmanı söyledim.!" .Başkalarının işine burnunu sokanlardan da en az diğer her şey kadar nefret ederdi.Çitlerin arkasında bekleyen genç bayanın oradan bir an önce uzaklaşması için ne yapması gerektiğini bilmiyordu ama son derece sinir bozucu bu durumdan kurtulmanın bir yolunu bulmalıydı.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Renée Lynn Tremere
Hogwarts Şifacısı
Hogwarts Şifacısı


Mesaj Sayısı : 377
Yaş : 25
Nerden : TheCityOfAngels
Rp Düzeyi : Oldukça debdebeli!
Tarafı : Kanımla imzaladım anlaşmayı, sevgilerimi verdim karanlık ruha karşı.
Kan Durumu : Safkan
Asa : Eros' un Oku
Rp Yaşı : 25
Patronus : Bufalo
Rp Sevgilisi : Kardan adamlar yaptım, hepsini kahramanım sandım, avuçlarımda eridiler...
Kayıt Tarihi : 15/02/09
Ruh Hali :

MesajKonu: Geri: Yıllar Sonra Farklı Bir Boyut*   Cuma 20 Şub. 2009, 22:04

Lynn elini saçlarına götürüp nazikçe düzeltirken adam biraz geç idrak edebilcekki anca cevap verebilmişti. Ama Lynn buna şaşırmadı zaten adama kıt zeka damgasını daha iki dakika önce yapıştırmıştı. Ve eğlenerek bu şahısı ne de güzel eğitebilceği düşüncesine odaklandı... Ama yazın en sıcak gününde bunu çekebilceğine emin değildi. Kısa bir süre sonra ilk fikri değişmişti.
Hava gittikçe daha basık bir hal alırken bu uzun boylu yeni komşuyla uğraşamiyacağını farketti. Aldırmadan gidecekti ki Lynn' in aksine o kulak tırmalayıcı boğuk ses gitmeyip kalmasına neden olacak sözleri sarfedebilmişti. "Başkalarının işine burnunu sokmaktan vaz geçip kendi işine baksana.Ayrıca elinde asa olan birinin arkasından sinsice gelip bu şekilde konuşursan çok fazla yaşamazsın... Laf anlamaz mısın sen? Az önce kendi işine bakmanı söyledim.!"
Lynn gözlüklerini az indirip üstünden karşısındakine boş bir bakış atıp kahkahayı bastı. *Ahh bayım siz sandığımdanda betermişsiniz.*
Sinirli, agresif, tuhaf ama ilk bakışta hemen notunu verebileceği gibi oldukça yakışıklı bu genç adam ilginç bir şekilde tanıdık gelirken Lynn oldukça eğleniyordu. Tavırlarına sinir olduğunu bariz bir şekilde ortaya koyan bakışlarına aldırmadan gözlüğünü çıkarıp, yutkundu. Hiç bir adım atmamıştı. Gitmeyecekti ki, hem bu yeni varlık kimin yerinden kimi kovuyordu? Kendi evinin sokağındaydı sonuçta... Gözlerini kırpıştırdıktan sonra adamın aksine büyük bir nezaketle söze başladı;


"Farkedememinizi anlayışla karşılıyorum. Fakat mugglelarla dolu bir kasabada asa şovu düzenliyorsanız bu bir cadı olarak beni aynı zamanda da tüm büyücüler alemini ilgilendiriyor."
dedi ilk olarak oldukça yavaş ve sanki karşısındaki anlama özürlüymüşçesine tek tek konuşmuştu. Adam biraz daha sınırları zorlarsa işaret diline de başvurabilirdi elbette. Lynn sabırlı, anlayış saçan biriydi. Karşısındakine cevap verme fırsatı vermeden söze girişti. Tam kendini tanıtacaktı ki yerinde durup bu tuhaf tipi bir kez daha süzdü. Bu çocuğu Hogwarts' tan mı tanıyordu yoksa gazeteden mi? Elinde olmadan kıkırdadı, büyücüler aleminin en zor anlayan varlığı ödülü adayları arasında görmüş olabilme olasılığı o kadar güçlüydü ki. Saçma hareketlerde bulunduğunun farkına varıyordu artık. Nezaket sınırlarına geçme vakti gelmişti, her ne kadar karşısındaki bu duruma taş bir duvar gibi yanıt verecek olsada çite doğru bir adım atıp;


"Hmm sanırım yeni komşum olacaksınız, yan evde oturuyorum." dedi başıyla kendi evini gösterirken şuan onun umursamadığını farkedebiliyordu ama azcık zeka pırıltısı gösterirse Lynn' in barış bayrağı salladığını anlayabilirdi. Hem sanki, sanki bu umursamaz sert ifade hoşuna gitmişti. Özellikle de delip geçen derin bakışlar... Yakışıklı erkeklere her zaman sempatisi olmuştu fakat bu durum değişikti, bu tanıyormuşluk hissi nedensizce huzursuz hissetmesine hatta anlaşılmaz bir şekilde de kendini kötü hissetmesine neden olmuştu. Başını hafifçe iki yana sallayıp on dakika önce tanıştığı adam hakkında kafa yormaması gerektiğini anlarken başını kaldırıp elini uzattı;
"Renee Lynn Tremere"
Tuhaf bir tanışma olsa da bu hayatının yeni ve bir hayli yontulması gerektiğine kanaat getirdiği yolcusu ilgisini çekmişti. Ve bunun nedenini biliyordu. Aklından milyon tane soru geçiyordu şuanda... Kaç yaşındaydı? Cidden yeni komşusu muydu? Ve ne zaman cevap verecekti?

Tanışmak istediğini açıkça belli etmesine hatta söylemesine rağmen anlayamamış dahi olabilirdi. Arkasını dönüp giderse bu sefer gülmekten katılır hatta muggle kenti bile dinlemez adama lanetinin tadına baktırırdı. Tabi herşey bunların aksi yönünde de gerçekleşebilirdi. İnsancıl yaklaşım karşısında bu uzun sarışına ev düzenlemelerinde bile yardım ederdi belki... Belki.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Misafir
Misafir



MesajKonu: Geri: Yıllar Sonra Farklı Bir Boyut*   Cuma 20 Şub. 2009, 22:48

Andrew zaten yakıcı sıcakla boğuşurken bir de bu sevimli genç bayan eklenmişti.Şu an hangisinin daha bunaltıcı olduğuna bir türlü karar veremiyordu.Buraya ilk geldiği gün sorun yaşamayı istemiyordu ama sorun onun en yakın dostuydu ve nereye giderse gitsin ilk karşılaştığı şey oluyordu.Yüzünden süzülen teri eliyle silerken karşısındaki bayanı dikkatle inceledi.Güneş her ne kadar onu net görmesini engellede de güzel olduğundan neredeyse emindi.Ayrıca ses tonundan nasıl biri olduğunu çıkarmak çok zor olamamalıydı.Otoriter ve iğneleyici bir ses tonu kişiliğinin bir aynası olduğunu haykırıyordu adeta.Andrew bu durumdan rahatsız olup olmaması gerektiğine karar veremiyordu.Genç bayanın kendine göre çok güçlü bir çekimi vardı.
Saçmaladığını düşünerek başını salladı.Ne oluyordu ona böyle.?Kendinden emin görünmeye çabalıyarak sırtını dikleştirdi.Karşısındaki bayanın bir an önce gidip onu yalnız bırakmasını istiyordu.Andrew insanlarla sohbet etmeye pek alışık değildi,bir çeşit tartışma bile olsa.Her zaman diğer insanları dışarıda bırakarak kendini küçük ve güvenli bir kafese hapsederdi.Belkide hayatındaki insanların birer birer onu terk etmesi yüzünden böyle olmuştu.Hayatına giren herkes hiç bir şey demeden geldikleri gibi çıkıp gidiyordu.Andrew her giden kişide daha derin bir yara almıştı.Sonunda sadece sürekli kanayan çok derin bir yaraya sahip olmuştu.Bunun dışında elindeki her şey yitip gitmişti.Daha fazla acı çekmemek için seçmişti bu yolu."Kimseyi hayatına sokmazsan yara da almazsın" düşüncesini benimsemişti.Hayatta sadece iki şeye sahipti;sigarası ve asası.Bunların dışında bir şeye bağlanmayı var gücüyle reddetmeyi seçmişti.

"Farkedememinizi anlayışla karşılıyorum. Fakat mugglelarla dolu bir kasabada asa şovu düzenliyorsanız bu bir cadı olarak beni aynı zamanda da tüm büyücüler alemini ilgilendiriyor."
'Bla,bla,bla' Andrew sadece bir an önce bu aptalca sohbetimsi şeyin bitmesini ve yeni* evine girmeyi istiyordu.Bu sıcakta yapmak istediği son şey bir tartışmaydı.Gözlerini devirerek sessizliğin cezbedici tatlılığına bıraktı kendini.Karşısındaki bayan konuşmadığı zaman çok daha ilgi çekici görünüyordu.Ne kadar eğlendiği bakışlarından belli oluyordu.Andrew derin bir iç çekti buraya hiç kimsenin eğlencesi olmak için gelmemişti.Tek istediği biraz sessizlikti ve bu bayan burada olduğu sürece pek mümkün görünmüyodu.

Hmm sanırım yeni komşum olacaksınız, yan evde oturuyorum."
Bu da ne şimdi.?Geri adım mı atıyordu yani.?Oysaki Andrew büyük bir belayla karşı karşıya olduğunu düşünmüştü.Gözlerini öylece bayana dikip baktı.Tanışmak için başlanmış bir cümlenin devamı olmalıydı ama o öylece durmuş Andrew'u süzüyordu.Andrew rahatsızlıkla karışık bir şey daha hissediyordu ama ne olduğunu kestirmesi imkansız gibiydi.Bayan O'na elini uzatırken adını da söylemişti.

"Renee Lynn Tremere"
Renee Lynn* hiç yabancı gelmiyordu ama Andrew nereden hatırladığını düşünemiycek kadar yorgun hissediyordu.Kendisine uzatılan eli kavrarken içinde bir şeyin harekete geçtiğini hissetti.Kavradığı el kendisininkilerin aksine oldukça yumuşaktı.Andrew kafasındaki düşünceleri def etmeye çalışırken "Andrew..Andrew Jacob Fallon." dedi.Çok garip!Bir an için neredeyse kendi adını unuttuğunu hissetmişti.Kendine gelmeye çalışarak Lynn'in elini bırakıp başını salladı.Yakından,ismi kadar kendiside tanıdık geliyodu.Andrew bir an eğer daha önce tanışmışlarsa onun hayatının hangi evresinde olduğunu merak etti.Aciz çocukluk dönemi,içler acısı gençlik dönemi ya da son dönem.Hangisi olduğunu kestiremiyodu.Hafızasını zorlarken bir kaç görüntü belirdi zihninde.Lynn'i nereden tanıdığını farketmiş olmanın verdiği garip hisle gülümsedi."Ravenclaw,değil mi?Yani Ravenclaw mezunusun?" dedi.Onu hatırlamak bir bakıma hayal kırıklığı olmuştu.Farklı olduklarını en başında hissetmişti ama bu kadar olucağını tahmin edememişti.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Renée Lynn Tremere
Hogwarts Şifacısı
Hogwarts Şifacısı


Mesaj Sayısı : 377
Yaş : 25
Nerden : TheCityOfAngels
Rp Düzeyi : Oldukça debdebeli!
Tarafı : Kanımla imzaladım anlaşmayı, sevgilerimi verdim karanlık ruha karşı.
Kan Durumu : Safkan
Asa : Eros' un Oku
Rp Yaşı : 25
Patronus : Bufalo
Rp Sevgilisi : Kardan adamlar yaptım, hepsini kahramanım sandım, avuçlarımda eridiler...
Kayıt Tarihi : 15/02/09
Ruh Hali :

MesajKonu: Geri: Yıllar Sonra Farklı Bir Boyut*   Cuma 20 Şub. 2009, 23:45

Adama hiç bir konuşma, savunma, tersleme fırsatı vermeden biran lafını yerleştirmiş sonrada barış ilan etmişti. Dengesizliğini her zaman açıkça belli ederdi zaten. Ama bu seferkinin nedeni farklıydı. Arkadan bakınca salak dediği adamla konuşunca ilgi duymasının tek bir nedeni olabilirdi elbette. Sanki şuan bir sene öncesine dönmüştü. Hiç bir sorumluluğu olmayan, istediğini istediği zaman yaparmış gibi duran fakat kafese tıkılı bir kuş kadar özgür olan Lynn... Ama herşeyden güzeli okul yılları vardı o geçmişinde. En güzel arkadaşlıklarını o zamanlarda tatmıştı, herşey daha saftı çünkü. Şuan ruhunu ele geçirmiş ve belki de sırf bu yüzden karanlık tarafa itilmiş kibiri o zamanlar bu düzeyde değildi. Tabi bazı özel kişiler hariç... Slytherin eziklerine ve Gryffindor kahramanlarına hiç tahammülü olmamıştı. Kendini belli etmekten bile korkan tırsaklara akıl sır erdiremiyor, sahnesini paylaşan cesaret budalalarına da kızıyordu o zamanlar. Ama artık bu durumlar umrunda değildi. Tat vermiyordu ki bunlar, yepyeni bir hayat kurma kararı almıştı kendine. Tabi geçmişi, üzdükleri, terslledikleri buna izin verirse...
Neden bu sıcakta burada dikildiğini bilmiyordu, gitmek istemiyordu da. Karşısında ki soğuk bir şeyler teklif etme nezaketinden de yoksundu elbette. Bunu çok daha önce kanıtlamıştı. Adamın alnından boynuna doğru süzülen damlacıklar yüzünün tüm hatlarını daha da ortaya koyuyordu sanki... Ve Lynn' ın etkilenmeme gibi bir şansı yoktu.

"Andrew..Andrew Jacob Fallon."
Ahh hayır ciddi olunamaz?
Bu O* çocuk mu yani?
Okul yılları boyunca sevmediği, pasif bulduğu ve asla alakası olmayacağını düşündüğü Slytherin' li mahlukat şuan karşısında ki etkileyici kişi olamazdı elbette. O zamanların çocuğu şimdi çok farklıydı. Umarın kendisinin kim olduğunu çözememiştir.* İçinden bunun için adeta dua ediyordu. Çünkü en yakın arkadaşlarından birinin Andrew' den hoşlanmasını hazmedemediği için yerli yersiz her yerde ikisini birden gereğinden fazla aşağılamıştı. Yaptıklarından ötürü bir gün bir şekilde pişman olacağını düşünemeyecek kadar üstün ben yeteneği vardı ama o zamanlar. Hem bir insan bu kadar değişebilir !
Diyecek bir söz, verecek bir tepki bulamıyordu. Ve bariz şaşkınlığını da asla gizleyemezdi. *Büyük lokma ye, büyük söz konuşma bayan Tremere*
Ama ismini söylediğinde bir tepki verirdi herhalde tanısaydı. Gerçi kendisi hiç değişmemişti. Hatta hala son sınıf bir okul öğrencisi gibi dahi duruyor olabilirdi. Fakat ihtimallere güvenmek istiyordu. Andrew ile yeni bir tanışma isterdi kesinlikle. Bunun tek nedeni de adamdan yayılan o yasak elma profiliydi. Ulaşılmaz, soğuk, tepkisiz, kendinden emin... Bu özelliklerin bir insana dört sene içinde yüklenmeside ilginçti açıkçası. Lynn neyse o kalmıştı. Ya da kalmış mıydı? Eğer öyle olsaydı şuan burada bu hisleri yaşamazdı kesinlikle. Zaten Andrew hiçbirşeyin farkında değildi çok şükür. Bunun verdiği mutlulukla içtenlikle gülümsemişti ki O söze başladı;


"Ravenclaw,değil mi?Yani Ravenclaw mezunusun?"
Yooo hayır! Başla bir kimlikleymiş gibi yalan mı söyleseydi yani? *O Lynn bu Lynn değildi ki. En azından sana karşı Andrew.*
Bir anlık ihtimalleri tuzla buz olurken sıkıntıyla etrafa bakındı. Her zaman gurur duyduğu ihtişamlı okul yıllarını şuan gizleme emellerinde bulunması durumun anormalliğini arttırırken düştüğü durum nedeniyle kendine kızmadan edemiyordu. Gerçek vardı ve gizlemeyecekti. İlk ses tonunu korumaya çalışarak;

"Ahh evet Ravenclaw, ve sanırım sende Slytherin' din." demekle yetindi. Ama aynı dönemi paylaştık, senle hiç ilgilenmedim, umursamamakla kalmayıp ezdiğim insan grubundaydın deme cesareti elbette yoktu. Yutkunup devam etti bu sadece konuyu değiştirme çabasıydı ve başarılı olmasını diliyordu. Geçmişe tanıştıktan sonra *çok sonra* girmeyi tercih ederdi şuan "Bu arada Severn River' a hoşgeldin." dedi enerjik, sevimli ve masum bir tavır takınarak.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Misafir
Misafir



MesajKonu: Geri: Yıllar Sonra Farklı Bir Boyut*   Ptsi 23 Şub. 2009, 10:39

Bunun olmasına imkan yoktu.Nasıl olupta en baştan tanıyamadığını bilmiyordu.Okul hayatını ona zehir eden insanlardan biri,belkide en önemlisiydi Lynn...Ne yapıcağını bilemez halde Lynn'in yüzüne bakmakla yetindi.Hiç değişmediğini şimdi farkediyordu.Görüntü olarak eskisinden hiç bir farkı yoktu,ya kişilik olarak.?Kişilik olarak ne kadar farklı olduğunu kestiremiyordu.Andrew bir anda değişmiş olmasını dilediğini farketti.İçindeki garip bir his parmak uçlarının karıncalanmasına sebep olmuştu.Uzun zamandır hissetmediği,varlığını dahi unuttuğu bir şey uyanıyordu içinde.Gözlerini ondan ayrımaya çalışıyordu ama bu konuda hiç olmadığı kadar zorlanıyordu.Onu tepeden tırnağa süzerken içindeki garip çekim duygusunu bastırmaya çalıştı.Bunları yaşıyan kişi kendisi olamazdı.Belkide başka birinin hayatından bir kesit yaşıyordu şu an.Sıradan bir hayat yaşıyan,sevginin ne olduğunu iyi bilen birinin.Ama kendi hayatında olması imkansızdı.Hayat onu buraya Lynn'in karşısına sürüklemiş olamazdı.Andrew dudağının ucunun kıvrıldığını hissetti.Hayat her zaman ona karşı sert oynamıştı ve bu da onun bir parçasıydı.Belkide yeniden acı çekmesi gerekiyordu.İstemeden de olsa içinde yaşadığı kafesin kapısının aralandığını hissetti.Var gücüyle kapıyı yeniden kapamak için koluna asıldı ama boşuna güç sarfettiğinin farkına çoktan varmıştı bile.Şimdi o kapalı basık küçük kafes hiç olmadığı kadar geniş gözüküyordu.Gerçekte belki ter içinde olabilirdi ama içini küçük bir serinlik dalgası kaplamıştı.Bunların sadece Lynn sayesinde olduğu düşüncesi onu delirtmeye yetmişti.Bu kadar hızlı olabiliceği aklından geçmiyordu.Nasıl oluyorda daha en fazla beş dakikadır *gerçekten* konuştuğu birini yeniden bu kadar arzulayabiliyordu.Eski bir sandığa kapatıp yok saydığı anılar yeniden beliriyordu.Bir günde bu kadar nostalji ona ağır gelmişti.
Andrew geçmişi düşünmemeye çalışıyordu ama artık çok geçti."O küçük sarışın çocuk artık biraz daha büyümüştü.Elindeki kitabın arkasına saklanmış ondan sadece bir kaç metre ötedeki kızları izliyordu.Belkide içlerinden sadece birini izliyordu ama her zaman olduğu gibi bunu kendine itiraf edemiyordu.Onunla daha önce yüzlerce kez konuşmuştu.Kütüphanedeki kitabı istediğinde,iksir dersinde Andrew'dan solungaç suyunu getirmesini istediğinde,yada buna benzer onlarca kez.Andrew onunla konuştuğu her saniyeyi hatırlıyordu,ama o bunun farkında bile değildi.O anda kızlardan birinin kendini işaret ettiğini gördüğünde panikleyerek ayağa kalktı.Arkasını dönüp uzaklaşırken son bir kez ona baktı.Ama o sadece umursamazca gülümseyip yeniden arkadaşlarıyla koyu sohbetine devam etti.".Hislerini her zaman içinde tutmayı seçmişti.Karşılığı olmadığını her zaman biliyordu.Peki ama şimdi neden içinde garip bir umut yeşermişti.?

"Ahh evet Ravenclaw, ve sanırım sende Slytherin' din."
Onu hatırlıyordu.!Andrew'un Slytherin olduğunu gerçekten hatırlıyordu.İçindeki garip umudun gittikçe büyüdüğünü hissediyordu.Başını sallayıp kendine gelmeye çalıştı.Böyle şeyler hissetmeyi çok önceden kendine yasaklamıştı.Şimdi o yasağı kırıp geçmesi için hiç bir neden yoktu.Karşısındaki kişi Lynn olsa bile..
"Bu arada Severn River' a hoşgeldin."
Burada komşu olucaklarsa Andrew'un bir kez daha buraya dönme planını gözden geçirmesi gerekiyordu.Şimdi bu kadar sevimliyken belkide yarın ya da sonraki gün sonunda eski Lynn olucağını düşünüyordu.Andrew her zaman olduğu kadar korkuyordu hislerinden.Geçmişine gömdüğü bir şeyi yeniden deşmek istemiyordu.Unutmak için büyük çaba harcamıştı,şimdi bütün o çaba eriyip gidiyordu.Adını dahi hatırlamak istemediği halde şimdi hatıra denizinde yüzüyordu."Aa..Evet hoşbuldum." .Ne demesi gerektiğini kestiremiyordu.Onu başından atmayı artık istemediği kesindi ama yeniden de onunla dolu bir hayata dönemezdi.Onu düşlemek hayal kırıklığından başka bir şey değildi."Şeyy..Ama çok fazla burada olamam zaten.Sadece bir evim olsun diye aldım burayı.Aslında ben Hogwarts'ta olacağım.".Bu düşünce içini biraz olsun rahatlatmıştı.Bu yıl nasıl olsa eve uğraması gerekmiycekti.Sadece bir yerlerde bir evi olduğu düşüncesinin iyi hissetmesini sağlıycağı düşüncesiyle alınmış bir evdi bu.İçindeki rahatlama hayal kırıklığına karışırken tek yapabiliceği güçlü olmaya çalışmaktı.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Renée Lynn Tremere
Hogwarts Şifacısı
Hogwarts Şifacısı


Mesaj Sayısı : 377
Yaş : 25
Nerden : TheCityOfAngels
Rp Düzeyi : Oldukça debdebeli!
Tarafı : Kanımla imzaladım anlaşmayı, sevgilerimi verdim karanlık ruha karşı.
Kan Durumu : Safkan
Asa : Eros' un Oku
Rp Yaşı : 25
Patronus : Bufalo
Rp Sevgilisi : Kardan adamlar yaptım, hepsini kahramanım sandım, avuçlarımda eridiler...
Kayıt Tarihi : 15/02/09
Ruh Hali :

MesajKonu: Geri: Yıllar Sonra Farklı Bir Boyut*   Ptsi 23 Şub. 2009, 22:44

Geçmişin naparsa yapsın yine karşısına çıkan o gölgesi üzerine vururken yazın bu en sıcak gününde içinde bir soğukluk, nereden geldiği belirsiz bir titreme hissetti Lynn. Daha önce tatmadığı birkaç çeşit duygu ruhunu ele geçirmişti şimdi ve emindi ki bir sonraki rotası benliği olacaktı. Çok fazla uzun zaman önce gibi geliyordu herşey... Ve bu muazzam değişim gerçekten dudak uçuklatacak cinstendi. Elbette Lynn, Adnrew' i tanıyamazdı şimdi ama yanında fazladan hissettiği bu duygu da neydi şimdi?
Bir zihinbendar olmayı çok isterdi şuan... Karşısında ki bu daha ilk gördüğü saniyeden etkilendiği adamın beyninden geçenleri bilmek için feda edebilceği şeyler listesi bir hayli kalabalıktı. Düşüncelerinin ortaya çıkmasından korkarcasına gözlüğünü takıp aksi yöne bakmaya çalıştı. Utanmıştı sanki? Hem yaptıklarından, hem hissettiklerinden hem de istediklerinden. Garip bir şekilde buraya taşındığı için mutluluk dalgaları kalbinin limanlarına sertçe çarparken O saçmaladığını artık anlayabiliyordu. *Eğer ben O olsaydım, Lynn' dan nefret ederdim.*
Zaten bir haftaya kalmaz okul açılacak ve bir daha ki tatile kadar Andrew' i göremeyecekti. Şuan düştüğü durumu sevmemiş, içinde yanmasına az kalmış ufak kıvılcımlar saçan bu duygudan oldukça nefret etmişti. İlk* gördüğünde birinden hoşlanan bir kız olmamıştı O hiç.
Ortada ki bomboş ve kısa sessizlik aslında çok şey anlatıyordu. İkiside olmuş olanların olacak olanlara olan etkisini yargılıyordu elbette. En azından Lynn için böyleydi bu... Andrew kendi kafasında bu karşısındaki ufak kızı sevmeme nedenlerini düşünüyor olabilirdi. Bu konuda O' na hak vermeme gibi bir şansı olamazdı. Aklına gelen aksak anılar yüzünden gülmek geliyordu içinden. Hiç saygı göstermemişti şimdi etkilendiği bu sarışına. Tılsım dersinde kafasına kitap düşmesine neden olmuş, ksks de yanlışlıkla sersemletmiş, kütüphanede ayağına basmış, iksir de kazanını devirmişti... Bunlar sadece nice örnekten birkaçı olmasına rağmen keşke* özür dileyebilseydi. Ama çoğundan farketmemişti ki... Umursamamıştı.

Başını yerden kaldırıp tam gözlerine baktı şimdi. Ne kadar derin, içten ve bir o kadarda soğuk, keskin olduğunu idrak etmesi zor değildi elbette.
**
"Aa..Evet hoşbuldum."
O da şaşkın biliyorum?
Peki O da etkilendi mi?
Yutkunup gülümsedi. Sanki Severn River' ın asırlardır vazgeçilmez müdavimiymiş havasında O' nu karşılaması anormal kaçmıştı. Sonuçta kendisi de taşınalı iki gün dahi olmuyordu, ama başka bir şey demek istedi. Hogwarts dışında bir şey... Okuluna dönmeyi ne kadar çok istiyordu, orayı tarifsiz derecede sevmesine rağmen şuan oraya karşı duyduğu sıkıntı moralini bozuyordu. Bu durum nedeniyle Andrew' e suçlarcasına baktı. Aslın suçlunun kendi olduğu konusunda bilinçsizce... Birşeyler daha demesi gerektiğini hissediyordu. Ah tamam iyi günler o zaman diyip gitmek şu ortamdan rahatsız olsada en son istediği şeydi(?)
"Şeyy..Ama çok fazla burada olamam zaten.Sadece bir evim olsun diye aldım burayı.Aslında ben Hogwarts'ta olacağım"
O' nun konuşmasıyla oluşan sevinci sadece saniyelikti. Bu cümle kesinlikle ummadığı bir cepheye açılmış yeni bir saldırıydı. *Bu gidişle o engin aşk okyanusunun içinde bulcan kendini Lynn, karşılıksızca...* Şaşkınlığını ve afallamışlığını gizleyemeyerek kalakalmıştı. Gözlüklerini çıkarıp bir daha takmamak üzere hırkasının cebine atarken içinde yüzdüğü duygular çok değişikti. Sevinmiş miydi? Evet kesinlikle, Korkuyor muydu? Sevincimden daha fazla* Karşısında ki anlam veremezce bakarken yutkunup konuşmaya başladı. Boğazı daha O' nun cümlesi bitmeden kurumuştu.

"Ne... Yok artık... Yani ben, bende Hogwarts' da olacağım."
Heh bu da bir başlangıçtı en azından aptal şok ifadesini toparlayabilmişti. Ama sesi kontrolsüzce ve tiz çıkmıştı tabiki de. Daha dik durup konuşmaya devam etti. Tüm gayretiyle durumu son derece normal bir konuşmaymış gibi götürmeye çalışıyordu. "Hogwarts şifacısı olarak atandım, bugün." diye devam ederken şimdi aklına aile faktörüde eklenmişti. Tam bir kargaşa, koskocaman bir kargaşa...
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Misafir
Misafir



MesajKonu: Geri: Yıllar Sonra Farklı Bir Boyut*   Salı 24 Şub. 2009, 19:12

Hislerini geri planda tutmak için harcadığı çabaya ramen ses tonu kendini ele veriyordu.Kekelemeye bile başlamıştı.Bu da diğer her şey gibi uzun zamandır yapmadığı bir şeydi.Sadece çok fazla heyecanlandığında söyliyceklerini unutur ve saçma sapan şeyler söylerken kekelerdi.Kısa zamanda kendine gelmesi gerekiyordu.Tek sorun bunu nasıl yapıcağını bilmemesiydi.Huzursuzca topukları üzerinde sallanmaya başladı.Bu ondaki stresin en büyük belirtisiydi.İçinden hiç bir ses dönüp arkasını uzaklaşmasını söylerken diğeri ona var gücüyle karşı çıkıyordu.Bir zamanlar hayalini kurduğu şey gerçek oluyordu.Lynn karşısındaydı ve onunla konuşuyordu.Elleriyle yeniden yanmaya başlayan gözlerini ovaladı.Belkide bunu şu an bir rüyada olup olmadığını anlamak için yapmıştı ama hiç bir değişiklik olmamıştı.Lynn hala tüm ihtişamıyla ona bakıyordu.
Yüz ifadesi Andrew'un hiç hatırlamadığı bir şekildeydi.Her zaman ukalalıkla gerilen yüzü şimdi kendinden emin görüntüsünü kaybetmiş az da olsa şüpheye bürünmüştü.Ne düşündüğünü anlamak imkansızdı.Andrew onun düşüncelerini okuyabilirdi ama bunu yapıcak gücü kendisinde bulamıyordu.Eğer bunu yaparsa kendini büyük bir suç işlemiş gibi hissediceğinin farkındaydı.Belkide o karmaşık zihinde görüceklerinden ürküyordu.İstediği gibi düşünceler göremezse yeni ve diğerlerinden çok daha büyük bir hayal kırıklığı yaşıycaktı.Kendisini en iyisinin bu olduğuna ikna etmek için içinde küçük çaplı bir savaş veriyordu.Kaybetmeye mahkum olduğunu bir kez daha kendine hatırlattı.Ne olursa olsun her zaman zararda çıkan kendisi oluyordu.Hayat ona yeterince acı çektiriyordu zaten bir de yeni bir tanesine hiç ihtiyacı yoktu.Anlıyamadığı bunları kendisine defalarca tekrarlamasına rağmen neden içindeki yeşeren şeyin büyümeye devam ettiğiydi.Kendini gerçekten garip* hissetmeye başlamıştı.Mutluluk denilen bu olabilir miydi.?İçindeki şeyleri anlamlandırmak şu an çok zordu.
İçinde büyünen hislere daha fazla karşı koyamıyordu.Karamsarlığı silinip giderken sanki 15 yaşındaki o küçük sarışın çocuk geri dönmüştü.Umutsuz aşık.!Umutsuzluğu o zamanlar hislerini engelleyememişti.Şimdi bunu yapabiliceğini nereden çıkarıyordu ki.?Düşünceleri birbirine karışırken dudaklarında hafif bir gülümseme belirdi.Kendine inanamıyordu.!!Nasıl gülümsendiğini hatırladığına kendisi bile şaşırmıştı.

"Ne... Yok artık... Yani ben, bende Hogwarts' da olacağım.Hogwarts şifacısı olarak atandım, bugün."
Kader.?
Tesadüf.?
Belkide hayat her zamanki gibi ona küçük bir oyun hazırlamıştı,acıyla sonlanan oyunlardan bir tane daha.O,Lynn'den uzak durmayı planlarken şimdi yıl boyu yeniden aynı çatı altında olucaklardı.Hogwarts ne kadar büyük olursa olsun Andrew her zaman kaçtığı kişilerle karşılaşırdı.Bu yılda böyle geçiceğe benziyordu.Hiç olmadık anlarda Lynn'i görüp yeniden duygu selinde boğulucaktı.Andrew bu kadar duygusal olamazdı.!Olmamalıydı.!Hayat adil oynamıyordu,her zaman en zayıf noktayı bulup oradan saldırıyordu.Andrew en zayıf noktasının Lynn olduğunu kendi kendine itiraf edince ürperdi.Bunu dışarı yansıtmasada bir başkasının onun hayatına bu kadar etki etmesi ona korkunç geliyordu.O her zaman kendi hayatını yaşamıştı,daha küçük bir çocukken kimsenin hayatına etki etmesine izin vermiyceği için kendine söz vermişti.Ama bu sözünü zaten tutamadığını kendide çok iyi biliyordu.Geçmişinden kaçmaya çalıştıkça kendini hep anıların tam ortasında kapana kısılmış buluyordu.Ne kadar silkelerse silkelesin hatıralar yakasına yapışmıştı ve bırakmayı düşünmüyor gibiydi.
Profesörlüğü bırakmayı düşündü ama bu bir seçenek olamazdı.Bu hayatını bir düzene sokması için son fırsattı ve bunu mahfetmeye niyeti yoktu.Tek yapması gereken Lynn'i elinden geldiğince diğer insanlardan farksız görmeye çalışmaktı.

"Bu güzel bir haber.Ne olursa olsun komşu olmaktan kaçamıyoruz desene.".Çok güzel şimdide düşünceleriyle tamamen alakasız şeyler dökülüyordu dudaklarından.Belkide normal biri olsa bunları gerçekten hissederek söyleyebilirdi.Sahte bir sevinmişlik maskesine gerek duymadan gerçekten bu habere sevinebilirdi.Ama o Andrew Fallon'dı.Kimse tarafından sevilmeyen,değersiz yaratık."Şifacı ha?Bu gerçekten aklımın ucundan geçmezdi.Ben seni daha çok..Ne biliyim..Farklı bir meslek seçersin diye düşünmüştüm.".İşte bir saçmalama nöbeti daha.Konuştukça kendini daha da küçük düşürüyordu ve ağzını kapalı tutmayı öğrenmeliydi.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Renée Lynn Tremere
Hogwarts Şifacısı
Hogwarts Şifacısı


Mesaj Sayısı : 377
Yaş : 25
Nerden : TheCityOfAngels
Rp Düzeyi : Oldukça debdebeli!
Tarafı : Kanımla imzaladım anlaşmayı, sevgilerimi verdim karanlık ruha karşı.
Kan Durumu : Safkan
Asa : Eros' un Oku
Rp Yaşı : 25
Patronus : Bufalo
Rp Sevgilisi : Kardan adamlar yaptım, hepsini kahramanım sandım, avuçlarımda eridiler...
Kayıt Tarihi : 15/02/09
Ruh Hali :

MesajKonu: Geri: Yıllar Sonra Farklı Bir Boyut*   Çarş. 25 Şub. 2009, 15:09

Yanaklarını içe çekerek kendini kastı bir bakıma, şuan altüst olmuş iradesi ve arzularını dizginleme derdindeydi. Bu oldukça zordu aslında... Nedenini bilmediği saçma sapan bir duyguyu nasıl kontrol altına alabilirdi bilmiyordu Lynn. Şimdi kendisi Andrew' den hoşlanmış mıydı? Eğer şuan hissettiği o tarz bir duyguysa şimdiye kadar hiç kimseyi sevmediğini açıkça söyleyebilirdi. Çünkü zamanında sevdiğini iddia edip çıktığı erkeklere hissettiği şeyin bu olmadığını biliyordu. Onları sevdiğini sanıyordu şu ana kadar, bu yabancı duygu ortaya çıkana kadar...
Hayatında ilk kez konuştuğu biri olsaydı Andrew ya da geçmişte yaptıkları olmasaydı şuan içinde bulunduğu durum bu kadar umutsuz gelmeyecekti O' na. Sevdiği erkeği her zaman elde edebilme yetisine sahip olmuştu, bunun farkındaydı. Ama söz konusu erkek Hogwarts yıllarını sevmesine engel olduğu ve kendisinden nefret eden kişi olunca hiç bir güç durumu kurtaramazmış gibi duruyordu. Başını kaldırıp adamın gözlerine baktı. Orada nefret yok gibiydi, hatta çocuksu, içten ve sevimliydi birazda. Yine de kendisini kandırdığını anlaması geç olmadı. Görmek istediğini görüyordu. Bu saçmalama ve hayal gücü formatında ilerlerse birazdan Andew' in kendisine aşık olduğunu dahi iddia edebilirdi. O' nun gözlerine bakarken bir cesaret gülümsemeyi denedi. Karşısından yanıt gelmeyecekti ama Lynn kendisinin değiştiğini göstermeliydi. Durumu telafi edebilir miydi? Ya da şuan ayaklarını yerden kesmiş adamı bir daha gördüğünde kafasını çevirip, o yokmuş gibi davranabilir miydi? İkisine de ihtimal vermiyordu. Yapabilceği, çıkabilceği bir çözüm yolu kalmamıştı anlaşılan. Umutsuzca o kendini aciz hissetmesine neden olan gözlerden gözlerini kaçırdı şimdi.
Yardıma ihtiyacı olup olmadığını sormak istiyordu aslında. Hem buna cevap olarakta evet var yanıtını istiyordu ardından kendisinin ne yapabileceğini soracak ve böylece de beraber zaman geçireceklerdi. Ne de çok şey istiyordu! Ama gerçekleşirse ne de güzel olacak şeylerdi bunlar... *Gerçekleşmesi olasılıksız güzel şeyler*
~~
"Bu güzel bir haber.Ne olursa olsun komşu olmaktan kaçamıyoruz desene.".
Ciddi mi söylüyorsun?
Yoksa nezaket mi?
Başını iki yana salladı. Eğer bu gerçekse içinde ki şımarık kız hemen uyanabilirdi. Bu karamsar ve bithap ruh halinden çok kısa bir sürede kurtulur o ışıl ışıl gülümsemesinin etkisini Andrew' e gösterebilirdi. Ama içinde bir yerlerde O' nun durumdan rahatsız olduğuna inanan kesit çıkarılıp atılamıyordu. Kendisine bakmaktan korkup kafasını çevirmesi, yada bakmaya dahi tenezzük etmemesi*
Olay buydu herhalde. Kısa sürede seçimini yapmıştı Lynn. Hem zoru sevmez miydi o hep? Sevdiğini yine alacaktı. Andrew' e değiştiğini gösterebilirdi bunu biliyordu. Her ne kadar O' nun da kendisine bu konuda yardım etmesi gerektiğini düşünsede. Yine istediklerinin peşinden gidecekti. Ve sonunda bu ilk saniyelerden hoşlandığı adama sarıldığında herşeye değdiğini anlayacağına olan inancı sonsuzdu... Aynı yerde çalışıyor olmalarının verdiği mutluluğu yansıtmak istercesine O' nun aksine sıcacık bir gülümseme yolladı yeniden. Ama o farkedememişti. Değersiz bularak konuşmaya devam ediyordu.
"Şifacı ha?Bu gerçekten aklımın ucundan geçmezdi.Ben seni daha çok..Ne biliyim..Farklı bir meslek seçersin diye düşünmüştüm.".
Gülümsemesi bir anda kayboldu. O yarayı açmamalıydı... Herkeste mesleğine karşı oluşan bu tepki, bu şaşırmış ve inanamaz ifade Lynn' ı deliye çeviriyordu. *Neden? Niye böyle bakıyorsunuz ki. İstediğim buydu bunu yapıyorum.*
Aile dostları Bakanlığın en üst düzey yerlerinden çağırmışlardı O' nu, St. Mungo bölüm Başkanlıklarına atanmasını sağlamak istemişlerdi bazıları, bir sürü torpil dönecekti işte! Aslında bunlara gerek kalmadan da o vaad edilen mesleklere sahip olacağını biliyordu. Ama bıkmıştı ki her zaman fazlasını yaşamaktan! Kendisine yeterli olacak düzeyde olanı istemişti bu sefer. Evine, Hogwarts' a dönebilmesini sağlayacak kadar yeterli.
Bunun açıklamasını karşısındakine yapabilcek bir gerekçesi yoktu. Hem bunu paylaştığı ilk insanlardan biri Andrew' di, bu almaktan bıktığı tepki hevesini öldürmüştü adeta. Dudak büktü sadece. Adam farkedebiliyordu sanki bu sefer atmosferdeki değişimi. Gitmek istedi... Ya gitmek ya da O' nun güçlü yapısından destek almak istercesine karşısındakine dayanıp, sarılmak. İç çekti sadece, ikincisini yapma şansı olmadığına göre herşey belliydi. Huzursuzca;
"Öyle oldu işte, bunu istedim ben... Neyse yerleşme falan senin bir hayli işin vardır. Hogwarts' da görüşürüz herhalde. İyi günler." dedi son sürat bir hızla. Kelimeler birbirine girmiş, o güç sözler biranda çıkmıştı. Yavaş söylerse cümlenin yarısında vazgeçeceğini biliyordu. İşte bu yüzden birkaç saniyede bitirivermişti tümcesini. Son bir zoraki bir şekilde gülümseyip orada öylece kalmak isteyen bedenini zorlayarak kendi evinin yolunu tuttu.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Ralph Emmeit O'Denill
Biçim Değiştirme Profesörü & Admin
Biçim Değiştirme Profesörü & Admin


Mesaj Sayısı : 453
Rp Düzeyi : Harikulade!
Tarafı : Aydınlık
Kan Durumu : Safkan
Asa : Şahitsiz Suç
Rp Yaşı : 28
Patronus : Çita
Rp Sevgilisi : ''âşık-ı mehcur''
Özel Yetenek : animagus *çita*
Kayıt Tarihi : 15/02/09
Ruh Hali :

MesajKonu: Geri: Yıllar Sonra Farklı Bir Boyut*   Cuma 06 Mart 2009, 19:56

Tebrikler (=
Bu başlıktaki yazılar;
Şubat ayı en iyi role playi seçilmiştir.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
 
Yıllar Sonra Farklı Bir Boyut*
Önceki başlık Sonraki başlık Sayfa başına dön 
1 sayfadaki 1 sayfası
 Similar topics
-
» şu köşede çıkan mutlu yıllar yazan logonun kodu nedir
» Giriş yaptıktan sonra kaybolma
» Profil kutusu boyut
» Farklı forum tasarımı yardım.
» Modeller paralı olduktan sonra oluşan bir sorun

Bu forumun müsaadesi var:Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
Verus Magia | Role Play Sitesi :: Gloucestershire :: River Severn Nehri-
Buraya geçin: