AnasayfaKayıt OlGiriş yap

Paylaş | 
 

 Banktaki Zararsız İki Bayan

Önceki başlık Sonraki başlık Aşağa gitmek 
YazarMesaj
Misafir
Misafir



MesajKonu: Banktaki Zararsız İki Bayan   Çarş. 02 Eyl. 2009, 20:51

Sıradan bir İlkbahar gecesinde burada olmak, Melanie'nin monoton hayatına bir renk katacakmış gibi görünüyordu. Sanki buna ihtiyacı varmış gibi... Karnı burnunda bir bayan olarak, neredeyse Muggle kıyafetleri içinde burada olmak pek de haz ettiği bir şey sayılmazdı. Akşamın ilerleyen saatlerinde olmasına karşın, merdivenlerde devamlı bir insan akışı kendini gösteriyordu. Bunun ne derece tedirgin edici bir durum olduğu ise kelimelere sığmayacak kadar can sıkıcıydı. Hem havanın sıcak oluşu hem de Muggle'ların alışılmadık hareketleri can sıkıcıydı. Kafasını ne yöne çevirse, onların garip icatlarından görüyordu. Buraya cisimlenmeden gelmişti, geçtiği dükkanlar delirmesine bile sebep olabilirdi. En çok da dikiş makinası olduğunu öğrendiğini garip aygıt, ona göre bir asadan bile daha değerli gelmişti. Trenler, elekrik direkleri... Akla hayale sığmayacak bu teknolojileri biliyor olsa da, yakından görmek onu tedirgin ediyordu. Aynı zamanda, onun garip bakışlarını fark edeceklermiş gibi bir his içine çöreklenmişti, kutulamıyordu. Dükkanları aşıp da bu çok turistik ortama geldiğinde, biraz olsun rahatladı. Buluşacakları sokak lambasının altında dikilirken, keş görünen birkaç kişinin laf atması, bir kedinin ona bakıp tıslaması - ki Mell Dırdırcı'da kedilerin büyü gücünü sezebildiğini okumuştu - ve sıkıntıdan patlaması dışında bir şey yaşamadı. Yandaşını beklemekten başka yapabileceği bir şey yoktu.

Burada olmasının sebebi, nihayet aktif bir mürit görevini yerine getirebilecek olmaktı. Uzun süreden beri ilk kez, kolundaki o kafa tasının hakkını verecekti. Ve asası, nihayet tatmin olacaktı fışkıran büyülerle. Lord kendini gösterme eğilimi gösteriyordu. Nihayet, bir kez daha. Erech de onunla gelmek istemişti, ama emre itaatsizlik infaz gerektirirdi. Hamile eşini böyle yerlere göndermenin onun için ne kadar güç olduğunu tahmin edebiliyordu Melanie. O ise hiç aldırmıyordu, küçük veletin şimdiden böyle şeylere alışması gerekiyordu. Yine de, fiziksel olarak yorulması işten bile değildi. Mümkün olduğunca çevik hareketlerle, gayet pis görünen bir banka oturdu. Hemen üst tarafta başlayan merdivenlere bakmamaya çalışıyordu. Biraz sonra hoş şeyler olmayacak olan merdivenlere... Bir an bir şey duyduğunu hissetti, sonra bunun beyninin sesi olduğunu fark etti. Yani Ses... Hep böyle anlarda kendini gösteriyor olması, Melanie'ye derinden bir hüzün veriyordu. Bir rüzgar yüzünü yalarken, Ses sözünü tekrarladı; "İçin rahat mı? Böyle anlarda elini kana bulamak ruhsal çöküntüye sebep olur." Melanie gözlerini devirdi. Bağırmak, haykırmak istiyordu. Dikkat çekmemek için yutkundu. Cevap vermezse tekrarlanmayacağından emindi. Gözlerini belli bir noktaya dikti. Renee'nin geleceğini umduğu noktaydı bu. Sanki biliyormuş gibi, genç cadı yolun başında belirdi o an. Melanie tutmuş olduğu nefesi bıraktı. Bu, sesin şimdilik kaybolacağını gösteriyordu. Cadı ona doğru yürürken, yüzüne hoş bir gülümseme yerleştirdi. Çünkü plan buydu, hoş iki arkadaş taklidi yapacaklardı. Cadının rahat adımlarını izlerken ayağa kalktı. O gelince, onun gözlerinde de kendisine benzer bir ifade olduğunu fark etti: duygusuzluk ve heyecan. Sakin bir şekilde kucaklaştılar. Melanie ne diyeceğini bilemedi ilk olarak. Havadan sudan konuşması uygun olur muydu? Ah, ölüm yiyenlik duyguları hamlamış olmalıydı. Ufak bir tebessümle mırıldandı; "Nereden geliyorsun?" Söylediği şey sanki bir devlet sırrıymışçasına fısıldadığını fark edince şaşırdı, ama karşısındaki cadıya belli etmedi. İnsanlar onlara aldırmadan, olağan trafiklerine devam ediyorlardı.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Renée Lynn Tremere
Hogwarts Şifacısı
Hogwarts Şifacısı


Mesaj Sayısı : 377
Yaş : 25
Nerden : TheCityOfAngels
Rp Düzeyi : Oldukça debdebeli!
Tarafı : Kanımla imzaladım anlaşmayı, sevgilerimi verdim karanlık ruha karşı.
Kan Durumu : Safkan
Asa : Eros' un Oku
Rp Yaşı : 25
Patronus : Bufalo
Rp Sevgilisi : Kardan adamlar yaptım, hepsini kahramanım sandım, avuçlarımda eridiler...
Kayıt Tarihi : 15/02/09
Ruh Hali :

MesajKonu: Geri: Banktaki Zararsız İki Bayan   Çarş. 02 Eyl. 2009, 21:22

Bunları neden yapıyordu bilmiyordu karanlıkta tek başına yürüyen kadın.
Çoğu zaman gereksiz hatta anormal derecede saçma geldiği anlar ne kadar da fazlaydı. Fakat biliyordu ki ruhunun buna ihtiyacı vardı. Gereksinim duyduğu ve içinde sıkıştırdıklarını su yüzeyine çıkarma arzusu sarıyordu şu saniyelerde benliğini. Masenfer kendisine yardımcı oluyordu. Konumunu ve durumunu ne kadar tehlikeye attığının bilinceydi her adımında yine de umursamadan devam edebiliyordu herşeye. Gecenin karanlığını solumuş ciğerleri bu saatten sonra olacaklara hazırdı. Kaç kişinin lanetlerinin tadına isteksizce bakacağından haberi yoktu. Mell' in var mıydı? Son zamanlarda bu kadınla fazla göreve gider olmuştu. Viviana' nın saçma yokoluşu Lord' unun aklında bu ikiliyi oluşturmaya itmiş olmalıydı. Ama şimdi tuhaf geliyordu. Aynı yerde çalışıp yıllık zaman dilimlerinin çoğunu dipdibe geçirmiş olmalarına rağmen daha yeni tanışıyorlardı adeta. Renée Mell' i severdi. Aynı tarafta olmalarından memnuniyet duyacağı bir cadı olduğu kesindi; ama...
Ama' sı şu ki Karle ailesinin yaptıklarını dinlemeyi hazmedemediği de devasa bir gerçekti. Masenfer' ın göz bebeği olmak isterdi ve karanlık simalarıyla göz dolduran bu aile bunu engeller gibi oluyordu bazen. İşte o zamanlarda sevmiyordu onları. Renée sahnesini paylaşmazdı. İlkbahar gecesinin hafif meltemleriyle uçuşan saçlarını ellerinin hızlı bir hareketiyle düzeltti ve buluşmaları gereken yere doğru ilerlemeye devam etti. Gitceği yeri biliyordu, Roma' ya ilk gelişi değildi. Hem bu gece öyle kasvet ve gazap saçan ruh hali vardı ki değil merdivende ki bir kaç zavallı muggle tüm şehri tarihe gömüp yeni bir Atlantis oluşturmak isterdi. Gözlerini kısarak etrafa bakındı gelmesi gereken yere gelmişti; İspanyol Merdivenleri...
Tanrım !
Bu ne muazzam bir kalabalıktı. Saçma mugglelar, salaklar !
Burada oturup beklemekten zevk mi alıyorlardı şimdi? Renée etkilencek bir yan bulamadı. Hatta yaptıklarından sonra tarih katliamı ve kan vahşeti saçacaklarını da düşünmedi. Aklında ki şey Masenfer' ın kendilerini nasıl ödüllendirmeyi seçeceğiydi. Mell' in de bunu umduğunu biliyordu. Doğacak çocuğu adına biraz istirahat, rahatlık ve güvence şuan en çok istediği şey olmalıydı. Genç kadına yardım edecekti. Diğer insanların anlamayı beceremediği bir yönü vardı çünkü; tarafı. Muggleların ne denli değersiz olduğunu ve Renée' nin ait olduğu dünyayı kısıtladıklarını bilen biriydi Mell. Kendisi kadının bu dönem bazı zor anında yanında olmuştu, olurdu. Yanına vardığında durumdan memnun ve çok iyi geçinen iki dost edasında sarıldılar. Rekabet duygusu işin içine girmediği sürece yakın olurlardı da. Orta şekerli selamlaşmanın ardından Renée O' nun sorusuna;

" Mortalitas. " diye kısa ve net bir cevapla yanıtladı. Bu karargahlarının adıydı. Kadının yüzünde ki onaylayan gülümseme Renée' ye de bulaşırken Mell' in hamileliğinin son gördüğünden bu yana bir haylice illerlediğini farketti. Renée cidden çocuklarında da kurt kanı olacak mı merak ediyordu. Ki olmasını da umuyordu. Bu güçlü ırk onlara lazımdı. Kaşlarıyla kadının karnını işaret ederek " Nasıl gidiyor, rahatsız etmeye başladı mı?" diye sordu. İri yeşil gözleri ince bileğinde ki gümüş saate kaymıştı ardından, daha yarım saatleri vardı. Ama görev başlamıştı...
İlk adım; kendi halinde çok yakın iki arkadaş imajı

Tamamdır Masenfer !
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Misafir
Misafir



MesajKonu: Geri: Banktaki Zararsız İki Bayan   Çarş. 02 Eyl. 2009, 21:53

Genç cadıyı süzerken, sanki rolünü benimsemiş gibiydi Melanie. Gerçekten de, garip bir ilişkileri vardı aslında. Aynı yaşta olmalarına rağmen, Melanie onu okuldan hatırlamakta zorluk çekiyordu. Ah, ne zaman kuvvetli olmuştu ki zaten şu lanet hafızası. Yeni bir ekip olarak uyumlu olduklarını düşünmekten alamadı kendini. Tabi kendi karnındaki ufak bir fark yaratıyordu. Bilinçsiz bir genç gibi göründüğüne şüphe yoktu. Eh, aptal Muggle'ların ne düşündüğünü önemsemediğine göre, sorun olmayacaktı. Onların gözlerini üzerinde hissediyor ve tedirgin olmaktan alamıyordu kendini. Reneé'nin Muggle'lara hiç aldırmadığı belliydi, düşmanca bakışları ve Muggle'ları pek andırmayan kıyfaeti de bunu gösteriyordu. Yine de onlara aldıran yoktu. Her yanda patlayan flaşlar gözünü alıyordu Melanie'nin. Bir flaş o kara kutudan patlıyor, ardından incecik bir ses çıkarıyordu. Ne kadar da sinir bozucuydu!

Cadının cevabını duyunca gülümsemekten alamadı kendini. Birkaç gündür oraya gitmediğini fark etti, ne kadar da özlemişti. Saatler bile özlemesine sebep oluyorsa, damarlarında akan kan gerçekten karanlığa aitti. Bu yüzden gurur duymaktan alamadı kendini. Her zaman hayal ettiği şeyi yapmak onu mutlu ediyordu. Şizofreniye sahip annesinin gözlerini hatırladı bir an. O deli gözler karargah yollarında daha bir parlardı adeta. Ve Melanie hep etkilenirdi bundan. Reneénin sorusunu duyunca, kafasında oluşan anne görüntüsü bir duman gibi dağıldı. Dudaklarında hafif bir gülümsemeyle, içgüdüsel olarak karnını okşadı; "Pek sayılmaz. İyi bir ekip olduk." Oğluyla bir ekip olması fikri gerçekten onu çıldırtacak derecede mutlu ediyordu. Gülümsemesini ufaltıp ona baktı; "Gittikçe gençleşiyor gibisin." Eh, bayanlar birleşince birbirlerine iltifat edip mutlu olurlardı.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Renée Lynn Tremere
Hogwarts Şifacısı
Hogwarts Şifacısı


Mesaj Sayısı : 377
Yaş : 25
Nerden : TheCityOfAngels
Rp Düzeyi : Oldukça debdebeli!
Tarafı : Kanımla imzaladım anlaşmayı, sevgilerimi verdim karanlık ruha karşı.
Kan Durumu : Safkan
Asa : Eros' un Oku
Rp Yaşı : 25
Patronus : Bufalo
Rp Sevgilisi : Kardan adamlar yaptım, hepsini kahramanım sandım, avuçlarımda eridiler...
Kayıt Tarihi : 15/02/09
Ruh Hali :

MesajKonu: Geri: Banktaki Zararsız İki Bayan   Çarş. 02 Eyl. 2009, 22:17

Merdivenler... André.
Ah lanet olsun ki bu anına da karışmak zorunda mıydı !
Ama Mell' in cevabını beklerken gözlerine takılan ve birazdan da orada olmayacak merdivenler aklına sevdiği adamı getirmişti. İlk buluşmalarında Renée' yi umutsuza merdivenlerde bekleyişini unutamıyordu asla. Ve O' nun tarafını bilmiyordu bilse de birşey değişmiyecekti kendi için. O' nun için değişir miydi? Renée' yi yadırgamasından ve kabıl etmemesinden oldukça korkuyordu özünde ama bunu yaparsa hayatında bir André olmazdı. Çekip giden kendisi olurdu. Adamın benimsemesini asla beklemezdi. Ne kadar sevse bile... Sırt dönmeyeceği şey anne-babasını kaybettikten sonra genç kadına kucak açmış Masenfer ve mürtiler olurdu. Gözlerinin daha fazla dalmasına izin vermeden Mell' in dostane gerçekliğine geri döndü. İkisinin bir başka ortak yanları çarpmıştı gözüne; yaşları. Emindi ki hayat karşısında ki evli, hamile ve kariyer sahibi bu kadına da çok şey öğretmişti. Mell de kendisi gibi vazgeçmeyenlerdendi kıza göre. Tabi aklında şerit şerit dolaşan düşünceler varsayım ya da ihtimal dahili görüşlerdi ama gerçeklik yanını seziyordu. Acaba Renée' nin de bir bu tarz bir hayatı olabilir miydi? Kendisini seven bir eşi ve o eşden beklediği bir çocuğu... Saçma bir arzu duydu kalbinin derinliklerinde ve gözünün önüne gelen tek sima yine o keskin bakışlı mavi gözlerin ait olduğu yüz oldu; içi ısındı.
Görev partnerinin duru sesiyle yeniden adamdan kopup akıp giden zamanın vuruculuğuna döndü. Bebeğinden bahsediş tarzı Renée' nin içtenlikle gülümsemesine neden olmuştu. Ekip olmak... Ailesinden bahsediş tarzı oldukça eğlenceliydi. Adına sevindiğini vurgulayacakken O sözlerine devam ederek ummadığı bi iltifatta bulunmuştu. Şuan emindi, ilk adım başarıyla tamamlanıyordu. Hemde istekli bir şekilde. Masenfer bunları bilerek mi ayarlamıştı acaba? Çok sevdiği ablası Queena asla Renée' nin yanında olmayacaktı bu konularda. Belki O' nun boşluğunu Mell doldururdu.
Dudaklarını büzürek rujunu düzeltti ve söze başladı.

" Ah Mell, sağol. Sanırım zaman benden daha soyut şeyleri çalıyor... " derken sesinde ki burukluğa hakim olmak için büyük çaba sarfetmişti. Şen ve eğleniyor gibi durduğuna emindi yine de. Ve Mell haklıydı yaşını göstermiyordu. Okulda ki son sınıf halinden bir farkını bulamadığı kesindi. Ufak tefek oluşuna bağladı.
Ardından " Senin de farkın yok, Erech çok şanslı bir adam. " diye devam ederken tüm samimiyetini kullandığına emindi.
Bankta oturan bu ikiliye yoldan geçenlerin hevesle baktıklarını sezinleyebiliyordu. Hiç bir şey bilmiyorlardı. Bu da başka bir zavallılıktı. Gözleri etrafı hızla süzdü. Yoldaşlık zamazingosundan birileri burda olabilirdi? Aslında olsa iyi olurdu. Olsa daha eğlenceli olurdu.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Misafir
Misafir



MesajKonu: Geri: Banktaki Zararsız İki Bayan   Çarş. 02 Eyl. 2009, 22:50

Reneé'nin dalışını izlemek garipti. Boşluğa dikilmiş gözler, sanki kocaman kederleri gizliyordu. Ne olabilirdi onu böyle üzen? Genç kadının görüntüsü hiç de çok şey yaşamış gibi değildi. Ama o anki gözlerinin derinliği, çok şey yaşamış gibi görünüyordu. Melanie tahmin kabiliyetinin güçsüzlüğüne boyun eğerek düşünceleri savuşturdu. Ardından cadının iltifatı kabul edişi ise, düşüncelerinin tekrar beynine hücum etmesine sebep oldu. Bilmece gibi konuşuyordu adeta. Ve genelde Melanie'nin gayet uzağında dolaşan merakını çekti. İlginç bir histi bu. Ne diyeceğini bilemeden ona baktı. Ardından onun da karşılık olarak yansıttığı iltifatla gülümsedi. Erech... Onun buz gibi gözlerini anımsamak bile Melanie'ye çok büyük bir haz veriyordu. Yalnızca gülümsemekle ve bunu Erech'in de düşündüğünü umut etmekle yetindi.

Kendilerine çevrilmiş birkaç sabit gözü görünce gülümsemesi yerini görevi benimsemiş ciddi bir ifadeye bıraktı. Sanki dalgınmış gibi kolundaki deri saate bir göz attı. Zamanın ne kadar çabuk geçtiğine şaşırmıştı. Söz konusu saate yalnızca 5 dakika kalmıştı. "Hala geri dönebilirsin." Ah, yine ses! Kafasını hafifçe sallayıp onun kaybolmasını sağladı. Yine de tedirgin olmuştu. "Bunu ne zamandır yapmak istiyorsun? Ne zamandır masum canlara kıyıorsun?" Beyninin içinde yankılanan sesi duymazlıktan gelmeye çalışarak gözlerini Reneé'ye çevirdi. Sabırsızlandığını belli ettiğini biliyordu; ama elinde değildi ki. Hem onları izleyen gözler, hem de Ses nefret verici bir heyecan veriyordu ona. Sanki soğuk kanlılığı duman gibi kaybolmuştu. Derin bir nefes aldı. Karnında oluşan hafif bir darbe de sakin olmayan benliğine pek yardımcı olmamıştı. Hafifçe başını kaşıdı. Ardından gözlerini tekrar Reneé'ye çevirdi. Genç cadı merakla izliyordu onu. Daha 5 dakika olduğunu düşünerek, konuşmaya devam edecek bir konu düşündü. Ardından, sanki biraz önce garip şekilde durgunlaşan kendisi değilmiş gibi; "Düşünüyorum da, okulda tanışmamış olmamız çok garip." diye konuştu. Şizofrenik yatkınlığa geçmiş gibi, garip davranmıştı.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Renée Lynn Tremere
Hogwarts Şifacısı
Hogwarts Şifacısı


Mesaj Sayısı : 377
Yaş : 25
Nerden : TheCityOfAngels
Rp Düzeyi : Oldukça debdebeli!
Tarafı : Kanımla imzaladım anlaşmayı, sevgilerimi verdim karanlık ruha karşı.
Kan Durumu : Safkan
Asa : Eros' un Oku
Rp Yaşı : 25
Patronus : Bufalo
Rp Sevgilisi : Kardan adamlar yaptım, hepsini kahramanım sandım, avuçlarımda eridiler...
Kayıt Tarihi : 15/02/09
Ruh Hali :

MesajKonu: Geri: Banktaki Zararsız İki Bayan   Ptsi 21 Eyl. 2009, 16:04

Mas' ı yadırgadı ilk kez.
O' nu kusursuzluk sınırlarında en öteye yerleştirmişken Mell' i görünce hiç yapmadığı bir şeyi yapabildi. Hamile bir kadının olması gerektiği tek yer elbette eşinin yanı, sıcak yuvasıydı. Gerçi Renée ayrıntıları bilmiyordu belki de Mell kendi gelmek istemişti; tıpkı Renée gibi. Ama saçma bir şekilde kadının simasında ikilemler, az telaş ve belki de zorunluluk seçiyordu. Bu doğru değildi. Mell' in düşüncelerine ve sadakatine sonsuz inanırdı ama o şuan iki canlıydı. Belki de kendisi dişi iç güdüleriyle hareket ediyordu. Belki de şuan aşık olduğunu bildiği için bu tür konular zayıf noktası haline gelmişti. Ama André' nin Renée' ye bahşettiği bir bebek varken ortada O sevdiğinin yanından asla ayrılmak istemezdi. Yutkundu ve bunları düşünmemeye çalıştı. bulaşıcı bir hastalık gibi bu fikirlerin kendinden Mell' e yayılmasını istemiyordu. O zaman kendini kötü hissedebilirdi.

Zaman geçiyordu geçiyordu yine.
Bu iki bayan oldukça zararsız ve yerli bir portre çizmişti artık. Saatine baktı sadece birkaç dakika. Muazzam bir haz duymuştu sanki çarpık bir gülümseme yaşadı. Bu plan milyon kez tekrar edilmişti. Görgü tanıkları, insanlar hepsi göze alınmıştı. Hayal bozan büyüsüyle başlıyacaktı herşey ardından sırayla yollanan patlatma büyüleri... Budala mugglelar daha ilkinin ne olduğunu anlayamamışken ikincisinin şokunun tam kucağına düşecekti. Bu güzel olacaktı.
Olacakları düşünürken Mell' in ses tınısı yine erişti kulaklarına. Çok doğru söylüyordu cidden. Benzeştikleri aşikardı. Hem bundan da ötesi aynı ortamlarda sürekli bulunup birbirlerini pas geçmeleri oldukça ilginçti özünde. Başıyla onaylayıp;

" Kesinlikle, bizim ki oldukça geç bir tanışma oldu. Ama güzel oldu. " dedi hoşnut bir edayla. Ardından da " Hadi zaman geldi." diye ekledi.
İkisi de zarif ama emin hareketlerle önceden belirledikleri kör noktaya hayalbozan büyülerini yapmak için ilerledi ardından da. Evet, başlıyordu. Şuan burda gördüğü insanların bir daha birilerini görmeye hakkı olmayacaktı. Olmamalıydı da. Ve bu gerekliliği kendileri sağlayacaktı. İlerlerken muggle erkeklerinin aç bir havayla kendilerine baktığını görebiliyodu. Daha da iğrendi...
Normal koşullarda hoşuna giden bu olgu O'ndan sonra... André' den sonra değişmişti.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Sponsored content




MesajKonu: Geri: Banktaki Zararsız İki Bayan   

Sayfa başına dön Aşağa gitmek
 
Banktaki Zararsız İki Bayan
Önceki başlık Sonraki başlık Sayfa başına dön 
1 sayfadaki 1 sayfası
 Similar topics
-
» meamar arabi for construction
» Bana siteme uygun ikon lazım
» İşinize Yarıyıcak Şeyler
» belirlediğim konuya sadece bayanlar girsin!

Bu forumun müsaadesi var:Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
Verus Magia | Role Play Sitesi :: World Tour :: Roma :: ¨İspanyol Merdivenleri -
Buraya geçin: