AnasayfaKayıt OlGiriş yap

Paylaş | 
 

 Gerçeğin Peşinde * Küçük Sır

Önceki başlık Sonraki başlık Aşağa gitmek 
YazarMesaj
Paula Patricia Pratt
Tılsım Profesörü & Ravenclaw Bina Sorumlusu & Admin
Tılsım Profesörü & Ravenclaw Bina Sorumlusu & Admin
avatar

Mesaj Sayısı : 547
Yaş : 23
Rp Düzeyi : Oldukça Debdebeli!
Tarafı : Tarafsız.
Kan Durumu : Safkan
Asa : Aynadaki Yabancı
Rp Yaşı : 30.
Patronus : Rakun
Rp Sevgilisi : Fiziksele bağladı.
Özel Yetenek : . Zihinfendar & Zihinbendar
Kayıt Tarihi : 28/04/09
Ruh Hali :

MesajKonu: Gerçeğin Peşinde * Küçük Sır   Cuma 08 Mayıs 2009, 19:47

Tozlu yolda yürürken çıkan tek ses Paula’nın hafif topuklu ayakkabılarının zemine yumuşak basışından bile yankılanabilen tiz sesti. Sokakların bomboş olduğundan olsa gerek, tüyler ürpertici bir hava hakimdi etrafa. Gecenin bu saatinde, Muggle’ların bile az uğradığı arka Muggle sokaklarında tek başına yürüyordu Paula. Zifiri karanlığı aydınlatan tek şey az ilerideki bir evin cılız ışığıydı. Bu saatte dışarıda olmasının kutsal bir nedeni vardı aslında. Ama burada ne aradığını bilmiyordu, olması gereken yer; muhtemelen bu saatte bile tıklım tıklım dolu olan yer, kilometrelerce geride kalmıştı belki de. Buluşmaya daha çok olduğundan olsa gerek, yürürken kendinden geçip burada bulmuştu kendini Paula. Yol boyu düşündüğü tek şey; Hogwarts’ta başlayacağı yeni hayatı idi. Yepyeni insanlar, yepyeni yüzler. İngiltere’ye döneli haftalar olmasına rağmen hala alışamamıştı memleketine. O kadar uzak kalmıştı ki, dilini bile unuttuğundan korkuyordu. Ama hayır, buradaydı işte. Kendi insanlarıyla, kendi evinde ve en önemlisi kendi dostlarıyla.

Bu gece de dostlarından biriyle olacaktı işte. Belki de yıllardır görüşmediği ama sık sık mektuplaştığı insanla. Araya giren binlerce kilometre mesafelerin bile onların dostluğuna engel olmamış olması, Paula için bir hayli mutluluk vericiydi. Paula sık sık gelirdi gelmesine ama hiç görüşememişlerdi Tiffany ile. Evet, Tiffany. Paula’nın dünyada sahip olabileceği, dostluk sınırlarını en fazla zorlayan insanlardandı belki de. Bu kadar yıl sonra, onlar için bu kadar özel bir mekanda buluşacak olmaları Paula’nın kalp atışlarını iki katına çıkmasını sağlamıştı. Çok heyecanlıydı, onunla yeniden dertleşebileceği için.

Gümüş saatine baktığında buluşmalarına 10 dakikadan fazla olmadığını görüp kendine lanetler ederek cisimlendi olduğu yerde. Belirdiği yer, buluşacakları yerin bir arka sokağı idi. Cisimlenirken korkudan kaçan aptal bir sokak kedisi dışında, sokak bomboştu. Sokağın bu tarafı ile bir alt sokağı arasında dünyalar kadar fark var idi. Birkaç adımdan sonra eğlencenin doruğuna ulaşacak iken şimdi kedilerle birlikte duruyordu bomboş sokakta. Pelerini tozlu yerlere deye deye yürürken yanından geçtiği cam ekranlı bir dükkanın önünde durup kendine uzun uzun baktı. Yıllar çok değiştirmişti onu, Tiffany ile kaçıp buralara geldikleri günleri hatırlıyordu da; ne kadar da gençti! Şimdi ise 30 yaşına merdiveni dayamıştı. 6 ay sonra 30 oluyordu işte. O ‘korkulan yaş.’ Tiffany ne kadar değişmişti, hiçbir bilgisi yoktu Paula’nın. Sadece tahmin edebiliyordu ve tüm tahminleri hala genç ve güzel olduğu yönündeydi. Bıraktığı gibi. Yürümeye devam ederken, mekan karşıdan görünmüştü işte.; ‘Kentish Town’ Tiffany ile Muggle yemeklerini ilk tattığı yer idi burası. Bugün de tadacaklardı; eski günlerdeki gibi. Adımlarını git gide hızlaştırarak ulaştığı Cafe hayret edici bir şekilde boştu o akşam. Birkaç masa, birkaç garson dışında tamamen boş sayılabilirdi hatta. Cam kapıyı iterek içeri girdiğinde tüm gözler çevrilmişti Paula’ya. Muggle kıyafetlerini giymemiş olmasının bu kadar fark edileceğini beklemeyen Paula için bu şaşkınlık bir süre sonra gülümsemeye dönüşmüştü. Normal bir insanmış gibi bir masaya otururken bile, tüm Cafe’ye gülümsemeyi başarabilmişti. Bu gece sadece ‘muggle’ olarak görünüp eski bir dostuyla laflayacaktı, sadece.


En son Paula Patricia Pratt tarafından Çarş. 20 Mayıs 2009, 11:31 tarihinde değiştirildi, toplamda 1 kere değiştirildi
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Tiffany Maquire
Okul Müdiresi & Admin
 Okul Müdiresi & Admin
avatar

Mesaj Sayısı : 2839
Yaş : 27
Nerden : Smyrna
Rp Düzeyi : Harikulade
Tarafı : Aydınlık
Asa : Güç Tohumu
Rp Yaşı : 26
Patronus : Deniz Kızı
Rp Sevgilisi : Bu gün!
Hayır.
Sadece dün,
Belki de yarın.
Özel Yetenek : Animagus * Baykuş - Zihinfendar
Kayıt Tarihi : 15/02/09
Ruh Hali :

MesajKonu: Geri: Gerçeğin Peşinde * Küçük Sır   Cuma 08 Mayıs 2009, 20:13

Tatlı bir rüyanın gülümsettiği bir yüz ile uyanmıştı Tiffany bu sabah. Koca bir yılın yorgunluğunu sanki bir gecede omuzlarından atmış, büyük bir yükten kurtulmuştu. Belki de bu neden ile kendisini bu kadar dinç hissediyordu. Gelen yaz mevsiminin sıcak rüzgarları çıplak kollarını yakıyordu. Teninin üzerinden geçen esinti ince, ipek bir çarşafın üzerinden çekilmesi gibi bir his verirken ona hafif bir gıdıklanma duygusu onu esir ediyordu. Yatağının karşısında duran dev aynanın karşısına geçtiğinde de daha önceki sabahlarda yaptığı gibi saçının dağınıklığına aldırmaksızın sadece elleri ile braz düzeltti. Yüzüne düşüp, gözlerini örten ince tutamları elleri ile arkasına attıktan sonra bir taç yardımı ile onları geriye doğru tutturdu. Banyoya gidip yüzünü yıkarken bile içinin huzur dolu olduğunu hissetti. Yüzüne çarpan su onu alıp götürüyordu sanki. Eski günlerin güzel anları gözlerinin önüne geliyor, yaşanmışlıklar zihnine doluşuyordu. Kahvaltısını yapması her ne kadar sadece 20 dk sürmüş olsa da ona geçmek bilmiyormuş gibi gelmişti. Yılların beklentisi vardı üzerinde ve şimdi de geçen dakikalar ona zor geliyordu. Çok komik bir durumdu aslında bu. Büyük bir kova gibiydi şu an. İçine dolan su da akıp giden zaman. O zaman ile dolukça su ağırlık yapıyor, taşma seviyesine doğru ilerliyordu. Şimdi de su son demlerini yaşarken kova onu taşırmamak için elinden geleni yapıyordu fakat her ne kadar denese de onun genişliği belliydi.

Gülümsedi kıyafetlerini üzerine geçirdiğinde. Paula'yı görmeyeli geçen yıllar onu epey değiştirmiş olmalıydı. Tiffany de bu süre zarfında değişmişti ve cadının kendisini tanıyıp tanımaması konusunda endişelenmiyor değildi. Üzerindeki ince siyah elbisenin askılarını düzelttikten sonra asasını eline aldı. Büyülü sözleri söyleyerek oradan ayrılması, içini gıcıklandıran bir his ile muggle kentine ulaşması sadece küçük saniyeleri doldurmuştu.

Boş bir ara sokağa girmeye özen göstermişti. Daha önceki deneyimleri nedeni ile burada onu görebilecek sadece ayaşlar ve sokak çocuklarının olma ihtimali vardı. Onların dışında ufak sokak çeteleri ile uğraşmak çoğu zaman onu işinden alı koysa da kolay ve zevkli oluyordu. Kendisini savunmasız* bir kasın gibi gören mugglar ona "paraları sökül bakalım bebek" dediğinde o, elindeki asayı doğrultuyordu sadece. Bu hareketine karşılık çıkan kahkağalar bağırma ve çığlıklar ile noktalanıyor ardından da küçük sokaktan gülümseyerek çıkan Tiffany oluyordu. Neyse ki şimdi çıkmaz sokakta onun dışında sadece yandaki çöp kutusunda yiyecek birşeyler arayan bir köpek ve birkaç küçük fareydi. Bir animagus olma ihtimali çok düşük olunca da onlardan neden korksundu ki Tiffany?

Eli ile saçını düzettikten sonra düzgün adımlar ile oradan ayrıldı. Buluşacakları cafeyi bulmak zor olmamıştı. Her ne kadar geçen zaman buraları değiştirse de Tiffany Paula ile (bir zamanlar) her hafta gittiği yeri unutamazdı. Bulması bu neden ile kolay olmuştu. Hatta beklediğinden de kolay. Kapıyı iktirip içeriye adımını attığında da o güzel renkli gözleri içerideki kişileri taramaya başladı. Geç kalmış olamazdı. Yoksa erken mi gelmişti?
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Paula Patricia Pratt
Tılsım Profesörü & Ravenclaw Bina Sorumlusu & Admin
Tılsım Profesörü & Ravenclaw Bina Sorumlusu & Admin
avatar

Mesaj Sayısı : 547
Yaş : 23
Rp Düzeyi : Oldukça Debdebeli!
Tarafı : Tarafsız.
Kan Durumu : Safkan
Asa : Aynadaki Yabancı
Rp Yaşı : 30.
Patronus : Rakun
Rp Sevgilisi : Fiziksele bağladı.
Özel Yetenek : . Zihinfendar & Zihinbendar
Kayıt Tarihi : 28/04/09
Ruh Hali :

MesajKonu: Geri: Gerçeğin Peşinde * Küçük Sır   Cuma 08 Mayıs 2009, 20:38

Dakikalar birbirini kovalarken, Paula yine dalmıştı işte hayal dünyasına. Bu sefer aklına gelen ilk şey; Kevin olmuştu. Tiffany ile Kevin aynı ortamda çalışıyorlardı ve Paula, Kevin’ı çalışırken hiç izlememişti. Kevin hakkında zihninden yavaş yavaş uçan her şeyin yeniden canlanmasını istiyordu. Bu konuda Tiffany’den büyük umutları vardı, ne de olsa Kevin’ı iyi tanıyor olmalıydı. Aslında Paula için berbat bir durumdu bu. Öz kardeşi ile ilgili haberleri başkasından alacak olmak, kardeşi ile ilgili gelişmeler için başkalarına muhtaç olmak; Paula için tek kelime ile felaketti. Ama Tiffany anlardı Paula’yı, dostuydu değil mi? Görür görmez anlayabilirdi Paula’nın ne kadar çöktüğünü. Evet, yaşlanıyor olabilirdi. Ama onu asıl çöktüren şey; Kevin idi. Ve en acısı da, Kevin’ın bunların farkında bile olmayacak kadar bencil olmasıydı.

Paula bir kez daha kendine geldiğinde, karşısına baktığında gördüğü ilk şey güler yüzlü garson olmuştu. Bir Muggle olarak normal görülse de, Paula anlam veremiyordu genç kızın tiplemesine. Rüküş olabilmek için elinden geleni yapmış gibiydi, suratını fazlaca kapladığı makyaj malzemeleri; günün yorgunluğuyla dağılmış, yerini tüm boyaların karışımı almıştı. Genç kızın lavaboya gidip kendini toparlayacak kadar bile vakti olmadığını düşünüyordu; yazık, gerçekten çok yazık. Paula böyle bir yoğunluğu hiç tatmamıştı hayatında. Tatmayacaktı da. Zoraki bir gülümsemeyi suratından hala indirmeyen kıza saklandığı menünün ardından bakıyordu Paula.
“Şimdilik..” diye girişti sözlerine, hala süzüyordu gözleriyle menüyü. “Bitki çayı istiyorum.” diye tamamlandırdı sözlerini. “Arkadaşım gelecek, o zamana kadar idare eder sanırım.” diye söylendi kendi kendine. Garson kızın gülümseyip gitmesini izlerken, Tiffany geldiğinde neler olacağını tarttı kafasında. Muhtemelen ufak bir özlem giderme, ardından yılların acısını çıkarma. Belki de Hogwarts’ın görkeminden bahsedecekti Tiffany. Paula Hogwarts’ın kapısından girmeyeli o kadar uzun zaman olmuştu ki Tiffany’nin bu özlemi giderme isteğine girişebileceğini düşünüyordu, umuyordu en azından.

Sıcacık gelen Bitki çayının dumanı hala tüterken bir yudum aldı dudaklarını büzerek. Sıcaktı, gerçekten çok sıcaktı. Etrafın da sıcak oluşu Paula’yı bunaltıyordu git gide, yanakları hafif hafif kızarmıştı. Kendine çeki düzen vermek için lavaboya gidebilirdi. Ama ya Tiffany o yokken gelip giderse? Paula’nın aklına gelen bu düşünce ile, lavabo hayalleri tamamen uçmuştu. Hem Cafe’nin en ücra köşesinde oturuyordu onu Tiffany’den başka kim görecekti ki? Tiffany Paula’yı en berbat halleriyle bile görmüştü, azıcık kırmızılıktan hiçbir şey olmazdı.

Paula, eskilere dönecekti ki cam kapının kapanış sesiyle kendine geldi. Paula ani bir refleksle kalktı ayağa. Kapıdan girmişti işte, yılların yıkamadığı Tiffany duruyordu orda! Paula eli ayağına dolanmış bir şekilde masadan kalkıp cafe’nin ortalarına doğru gittiğinde hafif açık ağzından mırıldandı;

“Tiffany!”
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Tiffany Maquire
Okul Müdiresi & Admin
 Okul Müdiresi & Admin
avatar

Mesaj Sayısı : 2839
Yaş : 27
Nerden : Smyrna
Rp Düzeyi : Harikulade
Tarafı : Aydınlık
Asa : Güç Tohumu
Rp Yaşı : 26
Patronus : Deniz Kızı
Rp Sevgilisi : Bu gün!
Hayır.
Sadece dün,
Belki de yarın.
Özel Yetenek : Animagus * Baykuş - Zihinfendar
Kayıt Tarihi : 15/02/09
Ruh Hali :

MesajKonu: Geri: Gerçeğin Peşinde * Küçük Sır   Cuma 08 Mayıs 2009, 20:59

Tiffany içeriyi incelerken ağır sayılabilecek bir koku burun deliklerini sızlattı. İçerideki baharat, çay ve alkolün kokusu yağlar ile karışınca ortaya hiç de hoş olmayan bir koku çıktığı açık bri şekilde belli oluyordu. Fakat bunda bir değişik durum vardı. Bu kokuyu sadece kendisi alıyor olmazdı değil mi? Bir adım daha attığında eli cam kapıdan çekilmişti ve kapanan kapı gereğinden büyük bir ses çıkararak çarptı. Ona doğru bakmak için bir an gözlerin yana çevirince de mutfaktan gelen dumanın dışarıya doğru çıktığını gördü. İşte bu herşeyi açıklıyordu. Giriş tarafında sadece kendisi durduğu için de bu iç bunaltıcı onun dışında kimse tarafından hissedilmiyordu. Yüzünü buruşturmuştu ki kendi isminin söylendiğini duyunca bakışlarını diğer tarafa doğru çevirdi. Karşısında, birkaç masa ileride, duran cadı ona doğru bakıp gülümsüyordu. Bir anda güneş ışığı gibi neşe saçıldı yüzünde. Parlak renkli gözleri neşe ile açıldı.

Adımları hızlanırken topuklarının sesi ahşap zeminde tok sesler çıkarıyordu. Cadının yanına vardığında da ona sıkıca sarılırken birbirine kavuşmuş iki küçük kız gibiydiler. Tiffany onun yanaklarından öptükten sonra bir adım geriye çekildi. Cadıyı incelemeye başlamıştı. Neredeyse hiç değişmemişti Paula. Yine aynı gizemli gözler ile bakıyordu kendisine. Zamanın verdiği bir buğu ile kaplanmış olsa da Tiffany bunu normal karşıladı. Tıpkı göz çevresinde ve alnında hafif bir şekilde ortaya çıkmış olan ince çizgiler gibi. Gereğinden çabuk oluşmuştu bu çizgiler. Herbiri yaşanmışlık anlatıyordu. Mektuplarındaki mürekkeplerin herbirinden damlıyordu zaten üzüntü. Özellikle de kardeşi için. Tiffany küçüklüğünü hatırladı. Kimi zaman onu kendi kardeşinde kıskandığı olurdu çocuk aklı ile. Kendisine aşırı yakın hissettiği bu güzel cadı o zamanlardan beri kardeş ötesi bir bağ ile bağlıydı ona. İçinde kabaran bir sahiplik duygusu onu kaplarken Tiffany ondan hiç ayrılmak istemezdi. Ne yazık ki yıllar buna izin vermemişti ve yollarını ayırmıştı.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Paula Patricia Pratt
Tılsım Profesörü & Ravenclaw Bina Sorumlusu & Admin
Tılsım Profesörü & Ravenclaw Bina Sorumlusu & Admin
avatar

Mesaj Sayısı : 547
Yaş : 23
Rp Düzeyi : Oldukça Debdebeli!
Tarafı : Tarafsız.
Kan Durumu : Safkan
Asa : Aynadaki Yabancı
Rp Yaşı : 30.
Patronus : Rakun
Rp Sevgilisi : Fiziksele bağladı.
Özel Yetenek : . Zihinfendar & Zihinbendar
Kayıt Tarihi : 28/04/09
Ruh Hali :

MesajKonu: Geri: Gerçeğin Peşinde * Küçük Sır   Cuma 08 Mayıs 2009, 21:28

Paula’nın ayakta dikildiği süre boyunca tüm Cafe Paula’yı izliyordu. İzleyenlere kısa bir süre sonra eklenen Tiffany, Paula’ya doğru geldiğinde Paula’nın nefes alış verişleri anormal derecede azalmıştı sanki. Paula’ya yıllar gibi gelen, halbuki saniyeler bile sürmeyen kavuşmanın ardından Paula Tiffany’nin kollarında buldu kendini. Yılların özlemi, bir sarılışla bitmiyordu ama, o sarılış o kadar şey ifade ediyordu ki.. Paula’nın iliklerine kadar huzurla dolmasına yetebilecek kadar büyük ifade taşıyordu. En sevdiği insanlardan biri ile, Tiffany ile, birlikteyken bu kadar mutlu olduğunu hatırlamıyordu daha önce. Çünkü ilk defa bu kadar uzun süre görüşmemişlerdi, ilk defa bu kadar ayrı kalmıştı iki dost.

Paula, kendini yeniden boşlukta hissettiğinde Tiffany ile ayrılmışlardı. Tiffany Paula’ya bakıyordu özlem dolu gözlerle. Paula tüm bakışlarını iade ediyordu ona. Az ilerideki masasına göz attı Paula, göz ucuyla. Soğumaya yaklaşmış, yarım kalmış çayı bekliyordu sıcacık sandalyelerin çevrelediği masasında. Paula Tiffany’e baktı uzun bir süre daha. Çok değişmemişti, en azından Paula kadar çökmemişti. Hala aynı gür saçlar, aynı güzel yüzü kapatıyordu. Renkli gözlerin verdiği etki, her yerden hissediliyordu. Paula, o gözlerin onu delip geçmesine bir kez daha izin vermişti işte. Çizgi hiç yoktu o güzel yüzünde. Paula özlemle baktı ona, gençliğini hatırlatmıştı pürüzsüz yüzü. Yüzü kadar pürüzsüz olan elinden çekti Paula. Oturduğu masanın yanı başına geldiğinde oturması için işaret edip oturdu hala sıcak olan sandalyesine.

Onu süzerken konuya nereden başlayacağı konusunda fikir yürütemiyordu. En mantıklısı ‘özlem’ den bahsetmekti, peki ya sonra? Bu kadar yılın üstünü nelerden konuşarak örteceklerdi? Paula bu düşüncelerle sarsılırken tek düşündüğü bu geceyi mahvetmemekti. Ne olursa olsun, ne kadar yıl geçmiş olursa olsun, bir şekilde kapatacaklardı işte mesafeyi.
“Seni çok özlemişim.” dedi Paula en içten sesiyle, gözleri dolmuştu her zamanki gibi. Duygusallığı bir kez daha boy gösteriyordu, Cafe’nin ortasında ağlayacaktı şimdi. Yavaş yavaş boşalan göz yaşlarına engel olarak konuyu değiştirme çabasına girişti. Az ileride onları izleyen tuhaf tipli garsona bakış attı çağırırcasına. Garsonun koşa koşa gelişiyle konunun değişmesi bir oldu.
“Ee Tiff, ne ısmarlayayım sana?” dedi suratına gülümseme yerleştirmeye çalışarak. Rol yapmayı hiçbir zaman becerememişti, şuan becerebildiği konusunda büyük kuşkular içine düşmüştü. Tek isteği; bu gecenin göz yaşları ile sona ermemesiydi.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Tiffany Maquire
Okul Müdiresi & Admin
 Okul Müdiresi & Admin
avatar

Mesaj Sayısı : 2839
Yaş : 27
Nerden : Smyrna
Rp Düzeyi : Harikulade
Tarafı : Aydınlık
Asa : Güç Tohumu
Rp Yaşı : 26
Patronus : Deniz Kızı
Rp Sevgilisi : Bu gün!
Hayır.
Sadece dün,
Belki de yarın.
Özel Yetenek : Animagus * Baykuş - Zihinfendar
Kayıt Tarihi : 15/02/09
Ruh Hali :

MesajKonu: Geri: Gerçeğin Peşinde * Küçük Sır   Paz 10 Mayıs 2009, 20:48

Geçen zamana karşı şimdi hangi konu, hangi bakışlar ya da sarılış onları yok saydırabilirdi ki? Bir kağıdı karalayın. Bastırabildiğiniz kadar bastırarak. Tüm gücünüzü harcayarak yapın bunu. Ardından da elinize aldığınız silgi ile temizlemeye çalışın. Ne kadar temiz kalabilir ki o kâğıt? Eskiye döner miydi? Hayır bu olmazdı. Minik de olsa izler kalırdı ki bu en iyi silgi içindi. Şimdi de onlar geçen zamanı ne tam olarak unuttururdu ki? Hiçbirşey.

Cadıyı süzlemeye başlarken onun geçen zamana karşı güçlü bir şekilde direnmiş olan güzelliğini fark edememezlik yapamadı. Sadece birkaç çizgi ile gerçek yaşından oldukça genö görünüyordu. Kendisini bildi biledi onun üzerindeki sert tavır hâlâ yerini korusada Tiffany onun içini bilen biri olarak diğer insanların aksine hiç çekinmiyordu ondan.


Yerine geçtiğinde onun ne ısmarlamış olduğuna baktı. Sadece bitki çayı almıştı. Anlaşılan henüz alkollü birşeyler için erken olduğu kanısına varmıştı. Tiffany de ona karşı çıkmayarak, eşlik etmeye karar verdi.

- Sanırım bir kahve alabilirim.

Gülümsedi ve arkasına yaslandı.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Paula Patricia Pratt
Tılsım Profesörü & Ravenclaw Bina Sorumlusu & Admin
Tılsım Profesörü & Ravenclaw Bina Sorumlusu & Admin
avatar

Mesaj Sayısı : 547
Yaş : 23
Rp Düzeyi : Oldukça Debdebeli!
Tarafı : Tarafsız.
Kan Durumu : Safkan
Asa : Aynadaki Yabancı
Rp Yaşı : 30.
Patronus : Rakun
Rp Sevgilisi : Fiziksele bağladı.
Özel Yetenek : . Zihinfendar & Zihinbendar
Kayıt Tarihi : 28/04/09
Ruh Hali :

MesajKonu: Geri: Gerçeğin Peşinde * Küçük Sır   Çarş. 13 Mayıs 2009, 19:25

Ah, hiç değişmemişti Tiffany! Hala aynı pürüzsüz güzellik, aynı mavi gözler, karşısında duruyordu Paula'nın. Onu süzdüğü uzun süre boyunca bir kendine baktı, bir de ona. Ne kadar yaşlanmıştı Paula. Yüzünde oluşan, sayılabilen kırışıklıklar, gözlerine vuran yorgunluk. Peki ya Tiffany ne haldeydi? Suratında parmakla gösterilebilir tek bir çizik bile yoktu, ne kadar da şanslıydı! Aralarındaki yaş farkı önceden hiç belli olmazken, yıllar, o kahrolası yıllar, Paula'nın tüm güzelliğini götürmüştü neredeyse. Tiffany ise güzelleşmişti; gün geçtikçe güzelleşmeye devam ediyordu. Paula, öyle olabilmeyi ne kadar da isterdi! Hogwarts'ta çalışmaya başladığında, Elshworth'un karşısına çıktığında, eski Paula olabilmeyi ne kadar da istiyordu. Elshworth'u uzun bir süre sonra ilk defa görecekti ve ona öğrenci hayranlığıyla baktığı günlerdeki güzelliğiyle bakmayı o kadar istiyordu ki!

"Hogwarts nasıl Tiffany?"
diye sohbete girişti Paula. Neden önce Hogwarts'tan bahsetmeye başlamıştı, biliyordu. Tek ümidi karşısındakinin de onu anlamasıydı, hislerini cümlelere dökmesini istememesiydi. Paula, Els'den bahsetmişti işte, nasıl olduğunu sormuştu, gizli bir şekilde. Tiffany, Paula'nın en yakını olan Tiffany, bunu anlamalıydı. Belki anlayıp anlamamazlıktan gelecekti veya aynı cümleleri kuracaktı yine; "O senin için çok büyük Paula!", "Paula, daha iyilerine laiksin!" Ama hayır, Tiffany anlamıyordu işte Paula'yı. Çocukça bir hayranlığı geçmişti Paula, bu gerçekten aşktı. Hem de hayatında ilk defa.

Gözleriyle takip ettiği garson kız, sipariş ettikleri kahveyi getirirken Paula'nın düşünceleri tamamiyle dağılmıştı. Kendine gelebildiğinde kendine sövdü, Tiffany ile kırk yıl sonra buluşmuşlardı ve Paula 'aşkından' mı bahsedecekti? Ah, Paula çok değişmişti. Böyle bir şeyi aklından geçirmiş olması bile anlamsızdı. Daha Tiffany'e nasıl olduğunu bile sormamışken kendinden bahsetmeye başlamıştı Paula. Ama bu aptallığının tek bir açıklaması olabilirdi; Els'i çok özlemişti. Platonik olarakta sevse, Els bunu asla bilmeyecek olsa da; aşıktı. Hiçbir zaman sönmeyeceğinden emin olduğu bir şekilde hemde. Düşüncelerle cebelleşirken önündeki sıcak bitki çayından bir yudum aldı. Ah şu bitki çayı! Çoğu zaman alkolden bile iyi geliyordu ona, sinirlerini yatıştırmada bire bir. Alkol, sadece kısa bir süre dinlendiriyordu Paula'nın ruhunu. Ama bu öyle değildi; ne tapılası bir içecekti bu böyle!
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Tiffany Maquire
Okul Müdiresi & Admin
 Okul Müdiresi & Admin
avatar

Mesaj Sayısı : 2839
Yaş : 27
Nerden : Smyrna
Rp Düzeyi : Harikulade
Tarafı : Aydınlık
Asa : Güç Tohumu
Rp Yaşı : 26
Patronus : Deniz Kızı
Rp Sevgilisi : Bu gün!
Hayır.
Sadece dün,
Belki de yarın.
Özel Yetenek : Animagus * Baykuş - Zihinfendar
Kayıt Tarihi : 15/02/09
Ruh Hali :

MesajKonu: Geri: Gerçeğin Peşinde * Küçük Sır   Cuma 15 Mayıs 2009, 16:09

Tiffany kaşlarını çattı. Kendisine yöneltilen soru karşısındaki ilk tepkisi şaşkınlık olsa da kendisine çabuk gelmiş, bu şaşkınlık denizini öfke almıştı. Paula hâlâ ondan mı bahsediyrodu yani? Gençlik zamanlarında Paula ve Tiffany ondan hep Hogwarts diye bahsederlerdi. Bir çeşit lakap ya da şifre gibiydi bu onların arasında. O zamanlar Tiffany için her ne kadar eğlenceli gelse de geçen zaman ile kız arkadaşının bu durumu hâlâ sürdürmesi onu endişelendirmişti. Ona uygun olmadığını, en sakin dille, güzelce anlatmıştı hem de defalarca. Karşısına geçip bu konuşmaya her başladığında Paula ona itiraz eder ve kendisini savunurdu. Tiffany ise onun ilgisini başkalarına çekmek için elinden geleni yapmıştı. Bu durumun saf ve temiz bir ilgi, hayranlıktan öteye, takıntıya, dönüşmesinden korkmuştu hep. Onun için endişelerini dile getirdiğinde ise Paula her seferinde onu susturmauı başarmıştı şimdiye kadar.

Boş su bardağını hafif bir şekilde kaldırdı ve tekrar masaya koydu. Fakat bunu biraz sert bir şekilde yapmıştı. Ortaya çıkan ses ile az önceki garson kız onlara bakmak için hamle yapsa da Tiffany ona bir anlık gözlerini dikince bundan vazgeçmiş olmalıydı ki yönünü birden değiştirmişti.

- Lütfen bana şaka yaptığını söyle Paula...

Sahte ve şaşkın bir gülme sesi çıkardıktan sonra arkasına yaslandı. Gerçi buna yaslanmaktan ziyade kendisini atmak demek daha doğru olurdu.

- O kadaruzun zaman burada yoksun ve ilk sorduğun şeye bak. Oradayken bu fikirlerden uzaklaştığını ve hatta birini bile bulmuş olabileceğini düşünürken beni gerçekten de şaşırttın.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Paula Patricia Pratt
Tılsım Profesörü & Ravenclaw Bina Sorumlusu & Admin
Tılsım Profesörü & Ravenclaw Bina Sorumlusu & Admin
avatar

Mesaj Sayısı : 547
Yaş : 23
Rp Düzeyi : Oldukça Debdebeli!
Tarafı : Tarafsız.
Kan Durumu : Safkan
Asa : Aynadaki Yabancı
Rp Yaşı : 30.
Patronus : Rakun
Rp Sevgilisi : Fiziksele bağladı.
Özel Yetenek : . Zihinfendar & Zihinbendar
Kayıt Tarihi : 28/04/09
Ruh Hali :

MesajKonu: Geri: Gerçeğin Peşinde * Küçük Sır   Cuma 15 Mayıs 2009, 16:28

Ah, Tiffany. Hiç değişmemişti işte. Aynı 'zıt' Tiffany idi. Ne olurdu ki birazcık değişseydi? Ne olurdu ki bir sefercik olsun boyun eğip anlatsaydı Paula’nın istediklerini. Ama yok, inat değil miydi işte, ille söyletecekti Paula’yı. Tiffany’nin söylediklerini duymazdan gelmeye çalışarak, iki saattir elinde çevirdiği hafif boş çay fincanından son yudumunu aldı; buz gibiydi çay. Bitki çayına bayılırdı ama bu kadar soğuğunu sevmezdi. Aslında şuan bitki çayı içmek istediğinden emin değildi, evet bitki çayı her zaman kurtarıcısı olmuştu. Ama şuan ki ruh haline hiçbir şekilde iyi gelmeyeceğini biliyordu.

Güneşin eteklerini tamamen çekmesiyle kararan hava, Cafe’nin içine de yansımıştı. Garsonlar vardiya değişimi yaparken, çoğu müşteri kalkmaya başlamış; kalkanların yerini ‘gececi’ müşteriler doldurmaya başlamıştı. Paula, ilk geldiğinden beri ortalıkta dolanan garson kızın nöbet değişimi yaptığını görünce, hafif bozuldu. Hıncını o kızdan çıkarma planları vardı, ama o kızın yerini iri yarı birçok tip almıştı. Gözleriyle süzdüğü garsona ufak bir kaş işareti yaptı Paula. Artık içmek istiyordu; en sevdiği insan ile. Tiffany, onun için her zaman harika bir meyhane arkadaşı olmuştu. Şimdi de olacaktı işte. Hafif sendeleye sendeleye gelen garson, Paula’nın dimdirek gözlerine bakarken ağzını açtı Paula:

“Konyak istiyorum.”
dedi olabildiğince soğuk bir sesle. Tiffany’nin de siparişini verişini izlerken, elini mor cübbesinin iç cebine soktu usulca. Neredeydi ki bu? Hayatında belki de edindiği en kötü alışkanlık olmasına rağmen en sevdiği şey.. Ah, buradaydı işte. Yavaş yavaş çıkardığı sigarasından birini eline alırken paketi Tiffany’nin önüne bırakacaktı. İçip içmeyeceğini gerçekten merak ediyordu, Tiffany sigara içmezdi çok. Paula alıştırmıştı onu. Ne kadar iyi bir arkadaştı değil mi? Tiffany’nin sigarayla arasında olan bakışları bölmek istemeyerek sigarasını yaktı asasıyla. İlk çekimini yaptı sigaradan; daha ilk dakikadan iliklerine kadar rahatlama hissetmişti. Ne muhteşem bir şeydi bu! Sigarayı her içine çekişinde Tiffany’e hala bir cevap vermeyişi geliyordu aklına. Ne diyecekti ki? Karışmamasını falan mı? Belki de karışmaya hakkı olan tek insandı ama anlayış göstermiyordu. Paula tek kelimeyle aşıktı.

“Tiffany, anlamak istemiyorsun beni!”
dedi Paula dimdik gözlerinin içine bakarak. “Ben onu se-vi-yo-rum! Anlıyorsun değil mi?” diye tamamladı soğuk bir şekilde. Soğuk olmak istemezdi, ama konu O’ndan açılınca elinde olmadan soğuklaşıyordu. Aşk, ne berbat bir şeydi!
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Tiffany Maquire
Okul Müdiresi & Admin
 Okul Müdiresi & Admin
avatar

Mesaj Sayısı : 2839
Yaş : 27
Nerden : Smyrna
Rp Düzeyi : Harikulade
Tarafı : Aydınlık
Asa : Güç Tohumu
Rp Yaşı : 26
Patronus : Deniz Kızı
Rp Sevgilisi : Bu gün!
Hayır.
Sadece dün,
Belki de yarın.
Özel Yetenek : Animagus * Baykuş - Zihinfendar
Kayıt Tarihi : 15/02/09
Ruh Hali :

MesajKonu: Geri: Gerçeğin Peşinde * Küçük Sır   Cuma 15 Mayıs 2009, 16:54

Önce mor cüppeden çıkardığı sigaraya bakıyordu ki onun asası ile yakışına şaşkınlık dolu gözler ile baktı Tiffany. Değişmeyecekti. Kızdığında nerede olduğu ya da ne yaptığı önemli olmamıştı geçmişte ve anlaşılan bu hâlâ devam ediyordu. Etrafını kaplayan birçok mugglenin aksine o tahta bir çobuktan* çıkan aleve değil de onun düşüncesizce davranışına şaşırmıştı. Başını iki yana salladı. Artık o da birşeyler içmek istiyordu. Bir masa yanlarında duran genç garsonu yanına çağırdı el hareketi ile. Garson ilk başta Paula'ya bakış atmış ve tereddüt içinde kalmış olsa da, şaşkınlıktan açık kalan ağzını kapattı ve ağır adımlar ile yanlarına geldi. Gözlerini ise Paula'dan ayırmamıştı.

Tiffany bu iri cüssenin arkasında korkmuş bir çocuk fark etti birden. Adam gitmek için sabırsızlanıyor gibiydi.

- Korkma ısırmaz. Sadece tanıtım amaçlı yapılmış bir reklam çakmağı kullandı.

Dedi. Sonra da umursamaz bir şekilde önündeki sigara paketinden bir tane çıkartıp aldı. O Paula'nın aksine masada, kül tablasının eki olan bir çakmağı kullandı. Yakıp bir nefes aldıktan sonra ince parmakları arasında kavradığı sigaraya baktı. Bu zehiri içmezdi normalde. Sadece Paula'nın yanında o da arada içerdi. İri garson ise orada durmuş Paula'ya bakmaya devam ediyordu.

- Bana bir bira getirir misiniz?

Garsonun başı il onaylayarak geri geri gittiğini fark etmek için oraya bakıyor olmak gerekmiyordu. Masaya çarpan garson gürültü ile arkasını döndüğünde masadaki boş bardakları düşmeden önce zor yakalamıştı. Tiffany sadece gülümsemek ile yetindi. Arkasından baktı o uzaklaşırken ve ardından da Paula'ya doğru döndü.

- Nasıl istersen Paula. Kocaman bir bayansın ve sana karışılacak yaşı da çoktan geçtin.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Paula Patricia Pratt
Tılsım Profesörü & Ravenclaw Bina Sorumlusu & Admin
Tılsım Profesörü & Ravenclaw Bina Sorumlusu & Admin
avatar

Mesaj Sayısı : 547
Yaş : 23
Rp Düzeyi : Oldukça Debdebeli!
Tarafı : Tarafsız.
Kan Durumu : Safkan
Asa : Aynadaki Yabancı
Rp Yaşı : 30.
Patronus : Rakun
Rp Sevgilisi : Fiziksele bağladı.
Özel Yetenek : . Zihinfendar & Zihinbendar
Kayıt Tarihi : 28/04/09
Ruh Hali :

MesajKonu: Geri: Gerçeğin Peşinde * Küçük Sır   Ptsi 18 Mayıs 2009, 15:36

Paula, yeni fark etmişti yaptığını. Muggle'ların en ünlü cafelerinden birinde, asasını kullanmıştı. Ah, hiç değişmiyordu işte. Aynı düşüncesizlik, aynı bencillik. Aslında yaptığını düşünecek taakate sahip değildi, hem -her zamanki gibi- Tiffany toplamıştı Paula'nın arkasını. Paula düşünüyordu da, Tiffany olmasa ne yapardı? Onun yanında olmadığı bir hayat düşünemiyordu aslında. Evet, uzun süredir uzaklardı ama hiç olmazsa birbirleri için hep varlardı. Paula, emindi ki bundan sonra da hep olacaklardı. Çünkü Paula'nın bırakmaya niyeti yoktu. Tiffany, o kadar farklıydı ki onun için. Bazen bir anne şefkatinde, bazen bir kardeş yakınlığında.. Paula bu özelliği yüzünden Tiffany’e hayran kalıyordu tek kelimeyle. Ah, ama bir sorun vardı elbette. Tiffany hiçbir zaman onaylamamıştı Paula’nın aşklarını. Daha Hogwarts’ta ilk yılı iken aşık olduğu Slytherin’li çocuk ile 1 hafta bile sürmeyen ilişkisi, Fransız bir barmenle ilişkisi ve son olarak Els.. Paula anlayamıyordu. Çok mu yanlış şeyler yapıyordu da bu kadar kızıyordu Tiffany? Paula yanlış olduğunu düşünmüyordu, evet sonunda acı çeken, üzülen Paula oluyordu ama yine de memnundu halinden. En azından şimdilik.

“Evet Tiffany.. Büyüdüm, lanet olsun ki büyüdüm. Bana karışılacak yaşı çoktan geçtim. Ama geçmek istemiyorum, hala annemin dizinin dibinde olabilsem keşke.”
diye girişti söze Paula. Söylediklerinde dalga iması taşıyıp taşımadığını bilmiyordu. Hala küçük olmayı çok isterdi. Uğraşmak zorunda olduğu tonlarca şeyden uzak. Gözlerini dünyaya yeni açmış, yumuk kadar bir varlık olmayı çok isterdi. Ama yok, büyümüştü işte. Bir sürü sorumluluk, bir sürü dert ile birlikte. Tiffany’nin yüzüne anlamsız ve boş bakarken gözü az ilerideki garsona kaydı nedense. Ah, ne kadar da gençti. Belki 18, belki 19. Ama gençti işte. Omuzlarındaki tek şey para kazanma gereğiydi. Bakmak zorunda olduğu kocaman bir ailesi yoktu, ders vermesi gereken yüzlerce öğrencisi yoktu, menapoza girmeyecekti kısa bir süre sonra, en önemlisi umutsuz bir aşkla cebelleşmiyordu. İmreniyordu, diğer insanlara gerçekten imreniyordu. Tiffany’e baktı son olarak, onun da bu kadar derdi olduğunu düşünmüyordu. Suratında olmayan çizgilerden de belli değil miydi zaten? Hala gençkızlığını koruyabilmişken ne derdi olabilirdi ki? En yakın arkadaşını bile imrendiği için kendinden tiksindi Paula. Gelen içeceğini bir yudumda içti. Ah, iyi gelmişti.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Tiffany Maquire
Okul Müdiresi & Admin
 Okul Müdiresi & Admin
avatar

Mesaj Sayısı : 2839
Yaş : 27
Nerden : Smyrna
Rp Düzeyi : Harikulade
Tarafı : Aydınlık
Asa : Güç Tohumu
Rp Yaşı : 26
Patronus : Deniz Kızı
Rp Sevgilisi : Bu gün!
Hayır.
Sadece dün,
Belki de yarın.
Özel Yetenek : Animagus * Baykuş - Zihinfendar
Kayıt Tarihi : 15/02/09
Ruh Hali :

MesajKonu: Geri: Gerçeğin Peşinde * Küçük Sır   Ptsi 18 Mayıs 2009, 16:30

Tiffany ellerini kaldırdı kızgın ama pes eder bir şekilde. Paula'nın bakışlarını takip ederken onun garsona doğru baktığını fark etti. Bir anlam veremiyordu onun bu inadına. Eskiden de Tiffany ile çok fazla inada binerdi fakat bu artık inat boyutunu geçmişti ve Tiffany bunun saplantı olmasından korkuyordu. Hafif bir şekilde öne, ona, doğru yaklaşmaya başladı. İlk günden kavga etmeye başlarlar ise ileride neler olacağını düşünmek bile istemiyordu. Çünkü daha beterlerinden korkuyordu. Gençliklerinde de kavga ettikleri ya da tartıştıkları zaman fazla dargın kalamazlardı. O ya da Tiffany bir şekilde kendisini affettirmeyi başarırdı. Şimdi de bu ilk adımı Paula'nın atacağından şüpheliydi ve bu şekilde olunca da iş bu gün Tiffany'e kalıyordu.

Dudaklarını şişirdi. Ona küçük bir çocuk gibi bakmaya başladığında nasıl göründüğü umrunda bile değildi. Kimin ne diyeceğini duymak değil çok sevdiği arkadaşını, yıllardır göremediği, sadece mektuplar ile görüşebildiği Paula'nın yüzünün az da olsa gülümsemesiydi istediği ve amacı. Tam o sırada garson geri dönünce kaşlarını çattı ve dudaklarını hafif büzdükten sonra yan yan garsona bakarkenn Paula'nın yüzü hafif bir şekilde gülümseme ile aydınlanmıştı sanki. İşte buydu Tiffany'nin istediği. Garson arkasını döndükten sonra Tiffany sesini yükseltti çıkışarak.

- Bu ne ama ya... O kadar şirinlik yapıyoruz beni takan yok ama hatunun yüzünü tırsmış garsonlar güldürüyor.

sesini dolduran öfkeden çok şakaydı. Muzip bakışları aklına eski günleri getirmişti yine ama bu sefer içini kaplayan burukluk değildi.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Paula Patricia Pratt
Tılsım Profesörü & Ravenclaw Bina Sorumlusu & Admin
Tılsım Profesörü & Ravenclaw Bina Sorumlusu & Admin
avatar

Mesaj Sayısı : 547
Yaş : 23
Rp Düzeyi : Oldukça Debdebeli!
Tarafı : Tarafsız.
Kan Durumu : Safkan
Asa : Aynadaki Yabancı
Rp Yaşı : 30.
Patronus : Rakun
Rp Sevgilisi : Fiziksele bağladı.
Özel Yetenek : . Zihinfendar & Zihinbendar
Kayıt Tarihi : 28/04/09
Ruh Hali :

MesajKonu: Geri: Gerçeğin Peşinde * Küçük Sır   Ptsi 18 Mayıs 2009, 16:57

Paula düşünceli düşünceli elindeki bardağı çevirirken, az ilerideki küllüğün içinde sönmeye yakın sigarasından son bir kez çekti içine. Özlemle bitişini izlediği sigarasını küllüğün içinde söndürmek için gezdirirken Tiffany’nin sözleriyle karşılaştı, ah şaşırtıcı sözlerdi bunlar. Paula, bu kadar tepkiyi beklemiyordu en azından. Tiffany’nin sabredecek gücü kalmamış olsa gerek, ağır tepki vermişti. Eh, her zaman Tiffany alttan alacak değildi ya. Paula da deniyebilirdi bunu.

“Ah Tiffany, bir bak şunlara. Hepsi ne kadar komik ve şirin görünüyorlar.”
diye dalgayla karışık devam etti. Ama hayır, yalan değildi. Ellerinde tepsileri, ordan oraya koşarken gerçekten komik görünüyorlardı. “Hem şu üçgen vücutlu pek bir yakışıklı. Ne dersin ha? Cebimde her zaman aşk iksiri taşıdığımı da hatırlatırım.” diye devam etti sözlerine. Hayır, ciddiydi. Bir gecelik bir eğlence, hiçte fena gelmezdi. Hem o üçgen tip tam Tiffany’likti. Ah, ama Tiffany’nin inadı tutacaktı yine. Paula emindi bundan. Tiffany, başkasını seviyordu. Paula’nın ilginç bir şekilde tanıştığı bir tipti bu. Hogwarts’ta olduğunu biliyordu, ama ne meslek yaptığını bilmiyordu. Uzaktan tanıdığı tiplerdendi işte. Tiffany ile hiç bağdaştıramıyordu çocuğu. Evet, Paula ‘çocuk’ diyebiliyordu. Aralarında en az 6-7 yaş vardı çünkü. Ah, nerden bulurdu ki Tiffany böyle tipleri? Özellikle Paula, olgun tiplerden hoşlanırken, hiç hoş değildi bu. Ama Paula güveniyordu kendine, Tiffany ile hoşlandıkları tipleri de aynı yapabilecekti. Zaten en uyuşmadıkları konu buydu, çok sık kavga ediyorlardı. Bu kavgaların önüne geçmek için onu büyülemeye bile razıydı. Eh, Paula’nın bu fikirlerini uygulaması için tek gereken Tiffany ile büyük bir kavgaydı. Ve hemen ardından muma dönecekti. Evet, en yakınını büyüleyecekti belki. Ama onun iyiliği içindi sonuçta. Paula, garsona gözleri dalarak konuşurken, yeniden Tiffany’e döndüğünde tüm düşünceleri uçtu nedense. Onun kahverengi gözleriyle bir kere bile buluşabilmek, tüm düşüncelerini götürmüyor muydu zaten? Az önce sürdürdüğü haince planlar kafasından tek tek yok olurken üçgen vücutlu garsonu çağırdı eliyle, yiyecek bir şeyler istemeliydi. Garsonun hafif koşarak gelişini izlerken kendini gülümsemekten alıkoyamadı. Çalışmak, böyle bir şey olsa gerekti. Uzun süredir bunu tatmamıştı Paula. Garson –nihayet- gelebildiğinde Paula, menüye bile bakma gereksinimi duymadan konuştu:

“Hey, masayı donat. Kurt gibi açız değil mi Tiffany?”
dedi Tiffany’e göz ucuyla bakarak. Hayır, niyeti yemek değildi tam olarak. Tiffany ile garsonun göz göze gelmelerini istiyordu. Paula, çocukça davranmıştı yine. Ama mutluydu.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Tiffany Maquire
Okul Müdiresi & Admin
 Okul Müdiresi & Admin
avatar

Mesaj Sayısı : 2839
Yaş : 27
Nerden : Smyrna
Rp Düzeyi : Harikulade
Tarafı : Aydınlık
Asa : Güç Tohumu
Rp Yaşı : 26
Patronus : Deniz Kızı
Rp Sevgilisi : Bu gün!
Hayır.
Sadece dün,
Belki de yarın.
Özel Yetenek : Animagus * Baykuş - Zihinfendar
Kayıt Tarihi : 15/02/09
Ruh Hali :

MesajKonu: Geri: Gerçeğin Peşinde * Küçük Sır   Ptsi 18 Mayıs 2009, 18:31

Tiffany yüzünü buruşturdu. Birşeyler yemek stiyor muydu ki? Küllükte yanmış ve son demlerini can çekişerek yaşayan sigara izmaritine doğru baktı. Konuşmaya dalınca onu tamamen aklından çıkarmıştı. Bu çok sıradandı ama. Sadece Paula bu zıkkımı ona içiriyordu ya böyle bir alışkanlığının olmaması sıradanlık olarak nitelendirilebilinirdi ancak. Derin bir nefes aldı ve başını tastikler şekilde salladı.

- Senin kafana ne esiyor ise ben de onu alabilirim.

demekle yetindi sadece. Bunu sadece ona eşlik etmek için yapmıştı. Yoksa yemek yiyecek hali olduğunu düşünmüyordu. Paula'ya doğru baktığında ise onun yüzünde değişik bir ifade farketti. İsim vermek zordu bir an için ama sonra onun bir kaş işareti ile planını anladığında kızardığını hissetti. Yüzü yanıyordu ve o an umduğu şey başkası tarafından anlaşılmamasıydı bu durumun. Fakat onun kafasında Paula'ya köpürmek vardı. Hele şu garson gitsin de Paula kaçacak yer arayacaktı. Öyle bakıyordu ki karşısındaki kadına, düşüncelerini anlamamış olması imkansızdı.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Paula Patricia Pratt
Tılsım Profesörü & Ravenclaw Bina Sorumlusu & Admin
Tılsım Profesörü & Ravenclaw Bina Sorumlusu & Admin
avatar

Mesaj Sayısı : 547
Yaş : 23
Rp Düzeyi : Oldukça Debdebeli!
Tarafı : Tarafsız.
Kan Durumu : Safkan
Asa : Aynadaki Yabancı
Rp Yaşı : 30.
Patronus : Rakun
Rp Sevgilisi : Fiziksele bağladı.
Özel Yetenek : . Zihinfendar & Zihinbendar
Kayıt Tarihi : 28/04/09
Ruh Hali :

MesajKonu: Geri: Gerçeğin Peşinde * Küçük Sır   Salı 19 Mayıs 2009, 09:59

Paula, Tiffany’nin bakışları altında tek kelimeyle ‘eziliyordu.’ Biliyordu ki, garson gittiği anda masada tartışma boy gösterecekti. Ama hayır, madem öyleydi. Paula göndermeyecekti garsonu. Tiffany’e dimdik gözlerle bakarken garsona döndü tekrardan, üçgen vücutlu garsona. Garsonu uzunca süzerken daha önce hiç fark etmediği bir şeye kaydı gözleri; yakasına iliştirilmiş, berbat bir el yazısıyla yazılmış, siyah bir kartvizit. Paula, küçücük yazıyı okuyabilmek için gözlerini kısarken, nihayet okuyabildiğinde kendine lanetler etmeyi ihmal etmedi. Garsonun yakasında küçücük yazılarla ‘Kevin’ adı ilişitiriliydi. Kevin, kardeşinin adıydı. Çok sevdiği kardeşinin. Kartvizite inanamaz gözlerle bakarken Tiffany’e belli etmemek için gözlerini açabildiğinde garsonu orada daha fazla görmek istemiyordu. Gitmeliydi.

“Hey, Kevin.”
dedi garsonun dimdirek gözlerine bakarak. “Hala ne bekliyorsun? Size en çok para kazandıracak insan benim! Çabuk donat şu masayı.” dedi en sert sesiyle. Neden Kevin olmak zorundaydı ki adı? Özellikle Paula Kevin’ın özlemiyle yanıp tutuşurken. Ah, bu hiç adil değildi. Uzaklaşan Kevin’ı izlerken yeniden önüne döndüğünde, sinirli bir suratla karşılaştı. Ah, Tiffany’e sinirlenmekte çok yakışıyordu. Gerilmiş yüzü, masmavi gözlerle birleştiğinde; ah, bir doğa harikası oluşuyordu resmen. Tiffany’e hayran hayran bakarken sessizleşen ortamı bozmak yine Paula’ya kalmıştı.

“Ah Tiffany, sinirlenme hemen. Tamam, anladım. Üçgen tiplerden hoşlanmıyorsun. Peki şu Profesör’e ne dersin? Ah, neydi adı..”
diye devam ettirdi sözlerini, cesurca. Evet, hatırlayamamıştı çocuğun adını. Hele biraz önce tek yudumda içtiği konyaktan sonra, bir milyon olan kafası, zihnini zorlayamıyordu. Paula isim vermese de, Tiffany anlamıştı. Paula emindi bundan. Ve Paula bir şeyden daha emindi; Tiffany çok sinirlenmişti. Şimdi asasını çıkarıp Paula’yı büyülese, haklıydı. Ne diyebilirdi ki Paula. Sınırı aşmıştı yine.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Tiffany Maquire
Okul Müdiresi & Admin
 Okul Müdiresi & Admin
avatar

Mesaj Sayısı : 2839
Yaş : 27
Nerden : Smyrna
Rp Düzeyi : Harikulade
Tarafı : Aydınlık
Asa : Güç Tohumu
Rp Yaşı : 26
Patronus : Deniz Kızı
Rp Sevgilisi : Bu gün!
Hayır.
Sadece dün,
Belki de yarın.
Özel Yetenek : Animagus * Baykuş - Zihinfendar
Kayıt Tarihi : 15/02/09
Ruh Hali :

MesajKonu: Geri: Gerçeğin Peşinde * Küçük Sır   Salı 19 Mayıs 2009, 13:49

"Kevin" derken Paula'nın yüzünün aldığı ifade görülmeye değerdi doğrusu. Kendi elleri ile kazdığı kuyuya kendi düşmüş gibiydi. Hani olur ya 1 Nisan şakası yapmak için o kadar uğraşan ama sonunda kendisi şakaya uğrayan insanlar. İşte Tiffany o an karşısındaki cadıyı öyle birisine benzetmişti. Yine de yufka yürekliliği tutmuştu işte. Ona bu konu ile ilgili bir şaka yaparak üzülmesini sağlamaya gönlü elvermiyordu. Fakat onun bu yumuşak yanını göstermenin iyi bir zamanı değildi anlaşılan ki Paula'nın cümlesi ile bir an duraksadı.

- Ah Tiffany, sinirlenme hemen. Tamam, anladım. Üçgen tiplerden hoşlanmıyorsun. Peki şu Profesör’e ne dersin? Ah, neydi adı..

Kendisince açık bir yeri deşiyordu şimdi de cadı. Her ne kadar defalarca Paula'ya öyle birşeyin olmadığını söylemiş olsa da Paula bu konuda ısrarcıydı. Anlaşılan Tiffany için birini bulur ise kendisinden büyük olan sevdiği ile ilgili onu rahat bırakacağını düşünüyordu. Eğer bütün amacı bu ise hayalleri suya düşecekti kesinlikle. Tiffany'nin onun eline bu şekilde bir koz vermeyeceğini biliyor olmalıydı. Bakışlarını bir anlığına devirmiş olsa da kendisinden emin bir şekilde onun gözlerine doğru baktı. Tamam büyücünün çekici bir hali vardı ve ondan etkilenen birçok cadı olmalıydı fakat bu durum Paula'ın bu şekilde bir anlam çıkartmamalıydı. Belki de sadece Tiffany ile şakalaşmak istiyordu.

- Saçmalama Paula. Üçgen vücutlardan hoşlanmıyor ya da hoşlanmıyor olmamın konu ie ilgisi yok sen de biliyorsun.

Tiffany işte buna bocalamak derdi. Ne saçmalamıştı.

- Öyle birşey yok.Unut tamam mı?

dedi. Sesi resmen itiraz tınısı ve karşı çıkış kokuyordu buram buram. Bu şekilde karşısındaki cadının konuyu kapatmasını umuyordu fakat eğer arkadaşını tanıyor ise hâlâ ilerleyeceğini de biliyordu. Ne diyebilirdi ki? Eline bir koz geçti mi bunu sonuna kadar kullanmaya çekinmeyen birisiydi o. E körle yatan şaşı kalkar derler ki Tiffany de bu konuda yavaş yavaş ona benziyordu. Aynı sigara dediği zehrini paylaştığı gibi.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Paula Patricia Pratt
Tılsım Profesörü & Ravenclaw Bina Sorumlusu & Admin
Tılsım Profesörü & Ravenclaw Bina Sorumlusu & Admin
avatar

Mesaj Sayısı : 547
Yaş : 23
Rp Düzeyi : Oldukça Debdebeli!
Tarafı : Tarafsız.
Kan Durumu : Safkan
Asa : Aynadaki Yabancı
Rp Yaşı : 30.
Patronus : Rakun
Rp Sevgilisi : Fiziksele bağladı.
Özel Yetenek : . Zihinfendar & Zihinbendar
Kayıt Tarihi : 28/04/09
Ruh Hali :

MesajKonu: Geri: Gerçeğin Peşinde * Küçük Sır   Çarş. 20 Mayıs 2009, 11:35

Karşısında itiraz etmeye çalışıp, bocalayan Tiffany’i izlerken iliklerine kadar ısındığını hissediyordu Paula. Tiffany, kıpkırmızı olan suratına rağmen; hala aşkını itiraf etmemekte kararlıydı anlaşılan. Paula ile Tiffany dosttan ötelerdi öte olmasına ama Tiffany pek bahsetmezdi aşk hayatından. Aşkını içinde yaşamayı seven tiplerdendi, Paula buna alışmıştı ama biliyordu Tiffany’nin kimi sevdiğini. Tek sorun, bunu ona itiraf ettirememekteydi. Ama Paula vazgeçmezdi, isteyip yapamadığı hiçbir şey olmamıştı bugüne dek. Bundan sonra da olmayacaktı, tek gereken birazcık zaman ve birazcık alkoldü. Tiffany alkole çok dayanamazdı, Paula ise asla sarhoş olmazdı. Kendini hiç kaybetmemişti alkole karşı, bundan sonra da kaybetmeyecekti.

“Tiffany, kurduğun cümleleri bir kafanda tart ha, ne dersin?”
diye devam etti acımasızlığına. Tiffany, kendi de farkındaydı; Paula’dan hiçbir şey gizleyemezdi. Paula, anlardı. Eh, anlıyordu da işte. Tek sorun; Tiffany’nin saf ayağına yatmasıydı. Ama hayır, o da düzelecekti yakında. Paula, dimdirek karşısındaki cadıya bakarken üçten vücutlu garsonun elinde tepsilerle gelmesiyle bozulan bakışları, önüne gelen tabağa kaydı. Ah, tavuklu mantarlı krep gelmişti önüne. Garson, Paula’nın aklını mı okumuştu ne? Saatlerdir hiçbir şey yememişti Paula. Açlığını hissetmiyordu ama, aç olduğunu biliyordu. Masanın üstüne yavaş yavaş konan yemeklere bakarken, gelen içeceğin ağır bir şey olmasını diliyordu. Tiffany, sarhoş olmalıydı en yakın zamanda. Önüne gelen kadehe bakarken kadehten yansıyan Tiffany’nin delici bakışlarını üstünde hissetti bir anda. Ah, ne kadar da sinirli bakıyordu. Ama sinir de yakışmıyor muydu zaten ona? Kadehte hareket eden yansıma, kadehin kırmızı şarap ile doluşuyla kesilmişti. Masayı donatıp uzaklaşan garson Paula’ya son bakışlarını atarken, Tiffany suskunluğunu koruyordu. Paula, bir şeyler deme zorunluluğunu üstünde hissedince, ağzını açtı:

“Tiffany, aşk hayatını açmalısın dış dünyaya. İçine atarsan, patlarsın.”
diye konuştu sesindeki alayı azaltmayarak. Hayır, dalga geçmiyordu. Ama sesi aynı alaylı tonla çıkmıştı. Belki şakaya vurursa Tiffany daha az acı çekerdi, kim bilir. Ah, yine de Tiffany biliyor olmalıydı ki her şakanın altında bir gerçek payı vardı. Ve Paula, o gerçeği öğrenmeden bu günü kapamayacaktı. Masanın üstünde tuttuğu elleriyle, çatal ve bıçağını alarak, krepini bölüp ağzına götürürken bir kez daha ısındığını hissetti. Çok lezzetliydi.


En son Paula Patricia Pratt tarafından Çarş. 20 Mayıs 2009, 14:31 tarihinde değiştirildi, toplamda 1 kere değiştirildi
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Tiffany Maquire
Okul Müdiresi & Admin
 Okul Müdiresi & Admin
avatar

Mesaj Sayısı : 2839
Yaş : 27
Nerden : Smyrna
Rp Düzeyi : Harikulade
Tarafı : Aydınlık
Asa : Güç Tohumu
Rp Yaşı : 26
Patronus : Deniz Kızı
Rp Sevgilisi : Bu gün!
Hayır.
Sadece dün,
Belki de yarın.
Özel Yetenek : Animagus * Baykuş - Zihinfendar
Kayıt Tarihi : 15/02/09
Ruh Hali :

MesajKonu: Geri: Gerçeğin Peşinde * Küçük Sır   Çarş. 20 Mayıs 2009, 14:22

Sıkılmaya başlamıştı işte Tiffany. Artık bu konudan cidden sıkılıyordu. Neden Paula bu konuya bu kadar takmıştı ki? Onun inadına bir anlam veremiyordu. Belki de bu konuda konuşmak one eğlendiriyordu. Tiffany'nin içine attığını nereden çıkarıyordu? Aşık mıydı? Hayır Tiffany bu konuda hiç de değildi. Aşk fazla büyük bir kelimeydi. En fazla dikkatini çekiyor diyebilirdi ama Paula her zamanki gibi bu küçük bir bakışı bile kendisine göre yorumlayabilirdi.

- Paula seni cidden anlayamıyorum. Neden buna bu kadar taktın ki? İçimde yaşadığım aşk falan yok. Bu söylediklerinin gerçekliğini bence sen kafanda tartmalısın.

bu sefer sinirli bakışlarını gülümseyen bir şekile bürümüştü. Fakat Paula'nın ısrarlarından korkuyordu. Daha önce de ağzından laf almaya çalışmıştı defalarca. Gerçi bu tür işlere fazla gerek kalmazdı. Duygularından emin olduğunda zaten ona- en iyi arkadaşına- söylerdi fakat bunun dışında her fırsatta onun anlamlı sözleri ile karşılaşıyyordu.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Paula Patricia Pratt
Tılsım Profesörü & Ravenclaw Bina Sorumlusu & Admin
Tılsım Profesörü & Ravenclaw Bina Sorumlusu & Admin
avatar

Mesaj Sayısı : 547
Yaş : 23
Rp Düzeyi : Oldukça Debdebeli!
Tarafı : Tarafsız.
Kan Durumu : Safkan
Asa : Aynadaki Yabancı
Rp Yaşı : 30.
Patronus : Rakun
Rp Sevgilisi : Fiziksele bağladı.
Özel Yetenek : . Zihinfendar & Zihinbendar
Kayıt Tarihi : 28/04/09
Ruh Hali :

MesajKonu: Geri: Gerçeğin Peşinde * Küçük Sır   Cuma 29 Mayıs 2009, 15:49

Paula, dimdirek Tiffany’i süzerken, ilk buluşmalarından birbirlerini sinir etmeye başladıklarını fark ederek, bir süre susmaya karar verdi. Evet, Paula ve Tiffany çok yakındı ama konu aşk olunca feci kavga ediyorlardı. Paula’nın engin deneyimleri, ve aşkını içine atmaması ile Tiffany’nin Paula’nın tam tersi olan durumu karşılaştığında, ikisi birden patlıyordu. İlk günden patlamamak için susmaya başladı Paula. Emindi, Tiffany aşıktı. Ama itiraf etmiyordu ‘hala.’ Ama Paula buna bozulmuyordu, Tiffany’nin sakladığını düşünmüyordu. Tek sorun hala kendine bile itiraf edememişti. Ama Paula Hogwarts’ta işe başladığı zaman, bunu Tiffany’e itiraf ettirmesini bilecekti. Emindi bundan. Şimdilik yapabileceği tek şey; susup beklemekti. Sabırlı bir şekilde. Sabır kelimesi Paula’ya uymasa da, yapabilecek başka bir şey yoktu. Tiffany’nin kafasını daha fazla karıştırmak istemiyordu. En az kırıcı olacağını düşündüğü sözlerle, ağzını açtı.

“Pekala Tiff, sen kazandın.” diye başladı suratında hiçbir ifade olmadan. Hiçbir ifade takınmayışı, - her zamanki gibi- Paula’nın ciddi olmadığını gösteriyordu. Tiffany’nin bu karışıklıkta bunu fark etmeyeceğini umuyordu. Suratına yalanda olsa bir ifade takınmaya çalışarak sözlerini devam ettirdi.
“İstediğini sev, istediğine tap. Bana söylemene gerek yok.” Paula, bunları söylemeyi planlamasa da, renkli gözlerin içinde dalmışken, ağzından çıkabilen tek şey bunlar oldu. Kırgındı bir bakıma. Bu kadar uğraştan sonra, itiraf etmesini bekliyordu. Evet, sevmezdi Tiffany böyle şeyleri. Ama bari Paula’ya anlatsaydı. Kırgınlığını gizlemeye çalışarak, hala dumanlar çıkan yemeğinden bir parça daha alıp ağzına götürdü. Ah, bayılıyordu tavuğun mantarla birleşimine. Mantarı sevmese de, tavuğa eşlik eden mantara ölebilirdi. Yemeğin verdiği mutluluk tüm yüzünü kaplarken, gözü az ilerideki cam kapıya çarpmıştı. Az önce Paula’nın büyü yaptığını gören ve Paula’ya hizmet eden garson, çöpleri çıkarıyordu. Ah, bu nasıl bir şeydi?! Çöpler arka kapıdan çıkarılmalıydı. Bu kadar insanın ortasından değil. Şarabından bir yudum alırken, gözleri garsonla bir kez daha buluştu. Üçgen vücutlu garson, tekrardan mutfağa giderken Paula çekti gözlerini. Şimdi, karşısında afallamış vaziyetteki Tiffany’e bakıyordu. Ona afallamakta çok yakışıyordu!

Gözlerini devirdiği yemeği, ‘ye beni’ dercesine bakarken, bir çatal daha aldı. Fakat bu sefer suratını aptal huzur bulamamıştı. Aynı anlamsızlıkla bakıyordu yemeğine. Çünkü yemeğine gözlerini devirdiği anda hatırladığı şey tüm hevesini kaçırmıştı; Kevin –kardeşi olan Kevin- bayılırdı krepe. Ve şuan, onunla burada oturup dertleşmeyi o kadar isterdi ki.. Suratına gelen duruluğun ardından gözlerini tekrar Tiffany’e kaldırdı. Hayır, haksızlık ediyordu. Kevin ile olsa yine kavga edecekleri için, Tiffany ile olmak daha iyiydi. Hem Tiffany’i çok seviyordu, hemde hiç kavga havasında değildi.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Tiffany Maquire
Okul Müdiresi & Admin
 Okul Müdiresi & Admin
avatar

Mesaj Sayısı : 2839
Yaş : 27
Nerden : Smyrna
Rp Düzeyi : Harikulade
Tarafı : Aydınlık
Asa : Güç Tohumu
Rp Yaşı : 26
Patronus : Deniz Kızı
Rp Sevgilisi : Bu gün!
Hayır.
Sadece dün,
Belki de yarın.
Özel Yetenek : Animagus * Baykuş - Zihinfendar
Kayıt Tarihi : 15/02/09
Ruh Hali :

MesajKonu: Geri: Gerçeğin Peşinde * Küçük Sır   Salı 02 Haz. 2009, 15:38

- İstediğini sev, istediğine tap. Bana söylemene gerek yok,

Bu kadarı da yeterdi ama. Tiffany'nin kimseye taptığı falan yoktu. Çoğu zaman olduğu gibi Paula yine olayları abartıyordu. Birisinden hoşlanmak ona aşık olmak ya da ona tapmak anlamına gelmezdi ki. Bir paranoya ise hiç değildi onunki. Aralarında süregelen bir rekabet varken bu tür düşünceler ona fazlası ile uzak geliyordu. Fakat şunun da fazlasıyla farkındaydı ki aralarındaki rekabeti öne sürse Paula da bu sefer " En büyük aşklar nefret ile başlar" gibi bir cümle ile karşılık verirdi. İşin aslı Paula bu konunda Tiff'e aşırı derecede kafasına takmıştı. Nedeni konusunda ise Tiffany'nin en ufak bir fikri yoktu. Haksızlıktı ama bu. O Paula'ya platonikliğini bırakması için birçok şey yapmıştı fakat hiçbir zaman bu kadar onun üzerine düşmemişti. Şimdi onun yaptığı adil miydi? Tiff bu konuda şüpheliydi. Ayrıca bu konu nereden çıkmıştı? Kapatmanın en iyi fikir olduğunu düşünüyordu.

Paula önündeki mantarlı omleti iştah ile yerken ona dikkatli bir şekilde bakıyordu. Renkli gözleri ona odaklanmıştı. Adeta büyü yapmak için konsantre olmuştu. Hiç kırpmadan doğrulttuğu bakışlarını onun üzerinden çekmeden, ince ama dikkatli bir ses tonu ile konuştu.


- Okulun açılışı yaklaşıyor. Heyecanlı mısın?

Aslında amacı sadece başka bir konu amaktı ama karşısındaki cadının bunun farkında olduğundan da emindi. Yine de umursamadı. Ne olur ise olsun bu konuyu kapatmak zorundaydı. Çünkü düşündükçe içini bir huzursuzluk dalgası kaplıyordu. Çaresizlikler denizine kendisini boğulmak üzere atmak gibiydi bu konu onun için. Hele de karşısında durmuş olan Paula ise.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Paula Patricia Pratt
Tılsım Profesörü & Ravenclaw Bina Sorumlusu & Admin
Tılsım Profesörü & Ravenclaw Bina Sorumlusu & Admin
avatar

Mesaj Sayısı : 547
Yaş : 23
Rp Düzeyi : Oldukça Debdebeli!
Tarafı : Tarafsız.
Kan Durumu : Safkan
Asa : Aynadaki Yabancı
Rp Yaşı : 30.
Patronus : Rakun
Rp Sevgilisi : Fiziksele bağladı.
Özel Yetenek : . Zihinfendar & Zihinbendar
Kayıt Tarihi : 28/04/09
Ruh Hali :

MesajKonu: Geri: Gerçeğin Peşinde * Küçük Sır   Çarş. 03 Haz. 2009, 16:08

Önünde oynadığı yemeği, Paula’nın çatal bıçağıyla deşişinden, artık tanımlanamayan bir hale gelmişti. Mantarlar ve tavuklar, krep ile bir bütün olmaktan çıkmış, kendi içinde bir uyum oluşturmaya başlamıştı. Gözlerini bir saniye bile ayırmadığı mantarlar, eskisi kadar hoş görünmüyordu artık. Evet, çok açtı aç olmasına ama.. Tiff ile kavga etmekten beter olmuşlardı ve Paula’nın iştahı yok denilecek kadar azdı. Yemeğiyle oynamayı kesip, kadehini eline aldığında, Tiffany’nin sözleriyle püskürecekti neredeyse şarabını. Ah, konu değiştirme çabalarına girişmişti yine. Ama her zamanki gibi, bu konuda oldukça yeteneksizdi. Okulun açılışı. Mm, Paula aslında ‘kelimelerin kifayetsiz kaldığı’ derecede, heyecanlıydı. Gözlerini açtığı her yeni günde, güneşin her batışında, Dolunayın gökte her belirişinde.. Okulun açılımı yaklaşıyor, Paula’nın nefes alış verişi azalıyordu. Heyecandan, unutacaktı neredeyse nefes almayı. Hem okulu çok özlemişti. Ah, Hogwarts bir zamanlar onun eviydi. Aslında hala öyleydi. Her ne kadar yıllardır gitmemiş olsa da, orada geçirdiği seneleri hiç unutamamıştı. Hayatının en güzel yılıydı onlar. Ama heyecanını arttıran en büyük sebep, evine dönecek olmasından farklı bir şeydi. Ah, Elshworth. Onu yeniden görebilecek olmak! Aptal gelecek postasından veya aptal dergilerden değil de, onu canlı canlı ‘yeniden’ görebilecek, konuşabilecek, belki de dokunabilecek olmak. Ah, işte dünyanın en mutluluk verici haberiydi! Gözlerini diktiği kadehinde, yansıyan kendisini gördü. Els’den bahsedince, suratını buruk bir mutluluk kaplamıştı. Biraz masumane, biraz suçlu bir mutluluktu bu. Aslında için için Els’i sevmemesi gerektiğini biliyordu. En büyük neden; yaş farkı idi. Herkes bunu Paula’nın suratına vurup duruyordu. Ama hayır, o yaş farkını zerre kadar takmıyordu. Paula’nın aşkı, bu farkı örtmeye yeter de artardı!

Paula, düşüncelere dalmışken, Tiffany’de hiç ses çıkarmadı. Bu sessizlik, kısa bir süre sonra sıkıcı hali alınca, Paula, eski konuya dönmektense Tiffany gibi, konuyu değiştirmeyi tercih etti.

“Ah! Evet, heyecanım çok!” dedi samimi olmaya çalışır bir tavırla. Nedense, Tiffany’nin üstüne daha fazla gitmek istemiyordu. Aslında bakarsak, bu berbat mekanda biraz daha kalmak istemiyordu! “Okul balosu için mükemmel bir elbise yaptırdım!” dedi buruk bir heyecanla. Aslında balo falan, umurunda bile değildi. Els için yaptırmıştı onu. Els’in en sevdiği renkte ve Els’in hoşlanacağını düşündüğü bir tipte. Ah, az değildi işte Paula! “İstersen buradan çıkıp bize gidelim, göstereyim?” dedi buradan kurtulmak istediğini belirtircesine. Ah, gerçekten çok sıkılmıştı üçgen vücutlu garsondan, basık bu mekandan. Şu an tek istediği; Tiffany’nin de sıkılmış olmasıydı..

_________________
~

It's gonna take a miracle to bring me back, you know?
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Tiffany Maquire
Okul Müdiresi & Admin
 Okul Müdiresi & Admin
avatar

Mesaj Sayısı : 2839
Yaş : 27
Nerden : Smyrna
Rp Düzeyi : Harikulade
Tarafı : Aydınlık
Asa : Güç Tohumu
Rp Yaşı : 26
Patronus : Deniz Kızı
Rp Sevgilisi : Bu gün!
Hayır.
Sadece dün,
Belki de yarın.
Özel Yetenek : Animagus * Baykuş - Zihinfendar
Kayıt Tarihi : 15/02/09
Ruh Hali :

MesajKonu: Geri: Gerçeğin Peşinde * Küçük Sır   Paz 07 Haz. 2009, 19:05

İşte bu kesinlikle iyi bir fikirdi. Aksi taktirde Paula ile arasında bir soğuk hava dalgası ilerlemeye devam edecekti. Bu neden ile de ona oldukça çekici gelmişti bu fikir. Onu onayladı. Paula genel olarak yaptığı gibi hesabı istedi ve kendisi ödedi. İşin ilginci para öderken bile gözleri o kaslı* muggleı takip ediyordu. Tiffany bu duruma ister istemez gülmüştü. Paula ona öfkeli ama muzip bir bakış atınca da bakışlarını farklı bir tarafa çevirdi. Kapıyı açtı ve ona yol verdikten sonra o da cafeden ayrıldı. Birlikte oradan uzaklaştılar.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Sponsored content




MesajKonu: Geri: Gerçeğin Peşinde * Küçük Sır   

Sayfa başına dön Aşağa gitmek
 
Gerçeğin Peşinde * Küçük Sır
Önceki başlık Sonraki başlık Sayfa başına dön 
1 sayfadaki 1 sayfası
 Similar topics
-
» Sizce İchigo ve zangetsunun gerçek gücü ne ?
» Özel mesaj geldiğinde müzik çalması
» Site içinde Forumu kullanmak
» Atasözü ve Deyim Çevirileri
» İNANIN su bükme böle

Bu forumun müsaadesi var:Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
Verus Magia | Role Play Sitesi :: İngiltere :: Spinner's End :: ¨Kentish Town Cafe -
Buraya geçin: